Siz değerli misafirlerimize Türkü Kervanı harika bir müzik ziyafeti sunan Türkü Kervanı dinletmek için kuruldu.

21 Kasım 2009 Cumartesi

AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI

Diş ve diş eti hastalıkları ülkemizde ve dünyada en önemli sağlık sorunları arasındadır. Ancak hayatı doğrudan tehdit etmediği için gereken önem verilmemektedir.

Ağız sindirim kanalının girişidir. Ağızdaki olumsuzluklar diş sağlığının bozulmasına, sindirimin olumsuz etkilenmesine yol açar. Ağızla aldığımız yiyecekler çiğnenip, tükürükle karıştırılarak yutulmaya ve sindirime hazır hale getirilirler. Ağız aynı zamanda konuşmaya yardım eder. Tat alma organı olan dilin; çiğneme, yutma, konuşma gibi çok önemli yan görevleri de bulunmaktadır.

Dişlerin besinlerin parçalanması, öğütülmesi görevlerinin yanı sıra konuşmada ve görünümümüzde önemli etkileri vardır. Dişleri eksilmiş kişilerin bazı sesleri çıkarabilmeleri zorlaşır, çiğnemede ve/veya ısırmada da zorluk olur. Dişlerin gelişim süreci içerisinde ilk çıkan süt dişleri, daha sonra yerlerini kalıcı dişlere bırakır.

Ağız ve diş sağlığında en önemli iki hastalık diş çürükleri ve diş eti iltihaplanmalarıdır. Diş eti hastalıkları kimi zaman diş yuvasının bulunduğu çene kemiğinin erimesine kadar ilerleyen bir etki yapabilir. Diş sağlığının bozulması vücuttaki diğer organları da etkileyebilir. Dişler neredeyse bütün sistemleri olumsuz etkileyen sürekli enfeksiyon odağı haline gelebilir ve kalp, böbrek, eklemler vb. yapılarda önemli sağlık sorunlarına yol açabilen enfeksiyonlara kaynaklık edebilir.

Ağızda ve dişlerde yapısal ve işlevsel herhangi bir bozukluğun olmaması, ağız ve dişlerin görevlerini tam olarak yapabilmeleri durumu “ağız ve diş sağlığı”nın varlığını gösterir.

1. Diş Çürümesi

SAÇ TEMİZLİĞİ VE BAKIMI

Saçlar da baş derisinde bulunan kıl köklerinden uzayarak büyüyen kıllardır. Kıl köklerindeki bezlerden salgılanan maddeler yağlı yapıdadır.

Sağlıklı saçlara sahip olmak için düzenli biçimde yıkanmak gerekmektedir. Saçların fırçalanması dökülen saçlar, kir ve tozları uzaklaştırıcı işlev görmektedir. Normal bir saçın haftada en az bir ya da iki kez yıkanması gerekmektedir. Yağlı saçlar ise daha sık yıkanmalıdır. Saçlar temiz su ile iyice durulandıktan sonra kurutulmadan önce nazik bir biçimde taranmalıdır. Saçların kurulanmasında yumuşak bir havlu kullanılmalıdır. Kurulama işlemi de yumuşak olmalıdır. Eğer sert bir havlu kullanılır ya da çok şiddetli ovulursa saçların uçları çatallanabilir. Saçlar elektrikli kurutucularla kurutulabilir. Ancak kurutucunun saça çok yakın tutulmaması gerekmektedir. Bu durumda saçlı deri ve saçlar fazla sıcaktan olumsuz etkilenebilirler.

Saçların yıkanması için kullanılan sabunların ve şampuanların esasını kolay çözünebilir özellikteki yağ eritici bir madde oluşturur. Şampuanlara ayrıca koku, renk ve yoğunlaştırıcı maddeler eklenir. Bu ek maddeler saçlı deride tahrişe yol açabilirler. Piyasada bulunan şampuanlarda kullanılan bazı maddeler allerjik reaksiyonlara neden olabilir. Bu nedenle şampuan seçiminde, niteliği bilinmeyen maddelerden kaçınılmalıdır.

Saç diplerinde kepek varsa, sık sık çok sıcak olmayan su ve sabunla yıkamak yararlı olabilir. Saçlar bol su ile iyice durulandıktan sonra da kepeklenme önlenemiyorsa bir sağlık kuruluşuna danışılmalıdır. Hekim önerisi dışında saçlar için yararlı olduğu ileri sürülen maddeler güvenli olmayabilirler. Saç temizliğinde kişisel olarak kullanılan fırça ve taraklar sık aralıklarla sıcak sabunlu su ile yıkanmalı ve durulanmalıdır. Sağlık yararı dışında saçların temizlik ve düzeni, insanlar arasındaki ilişkilerde ve kendini iyi hissetmede etkisi olan olumlu dış görünüş açısından da önemlidir.

YÜZ, GÖZ VE KULAK TEMİZLİĞİ

Her sabah yataktan kalkıldığında su ile yüzün yıkanması gerekmektedir. Gece uykudan önce, yüzün sabunla yıkanarak temizlenmesi yüz derisi üzerindeki günün kirini arındırır. Cildin doğal kimyasal yapısına uygun sabunlar yüz temizliği için tercih edilmelidir.
Çoğu zaman görme keskinliğinin kaybedildiği farkedilmeyebilir. Bu nedenle düzenli aralıklarla göz muayenesi yaptırılmalıdır. Görme bozukluğu olanların gözlük yerine kontakt lens kullanması oldukça yaygındır. Bazı kişiler sadece göz rengini değiştirmek için estetik amaçlı kontakt lens kullanırlar. Kontakt lens kullanımında temizlik çok büyük önem taşımaktadır. Bu temizliğe ilk gün nasıl uyuluyorsa kontakt lens kullanıldığı sürece de aynı titizlikle uyulması gerekmektedir.



Bazen güzelliği daha belirgin hale getirmek için başta göz çevresi ve kirpikler olmak üzere makyaj amacıyla yüze sürülen çeşitli maddeler kullanmaktadır. Öncelikle bu maddelerin kaliteli olması çok önemlidir. Buna rağmen göz çevresinde ve yüzde mikrobik ya da allerjik sorunlarla karşılaşılabilir. Makyaj yapılıyorsa her akşam yatmadan önce muhakkak göz çevresinde ve yüzde kullanılan makyaj artıkları uygun krem ve solüsyonlar kullanılarak ya da su ve sabunla temizlenmelidir. Makyaj temizliğinde kullanılan malzemelerin niteliği de en az makyaj malzemeleri kadar önemlidir. Bu tür malzemeler yeterince kaliteli olmadığında cildin yıpranmasına, sivilce ve siyah noktaların oluşmasına hatta lekelenmelere yol açabilir.

Kulak temizliğinde kulak arkasının temizliği unutulmamalıdır. Kulak içine herhangi bir cisim sokulmamalıdır. Dış kulak yolunun zedelenmesi tehlikeli iltihaplanmalara neden olabilir.

Kulağa küpe takarken bunun kulakta allerji yapabileceği bilinmelidir. Bu nedenle kullanılacak küpelerin allerji yapma özelliği çok az olan altın ya da gümüşten yapılanları tercih edilmelidir.

Klipsi olmayan küpe kullananlar kulak memesinde delik açtırmaktadırlar. Bu deliği açarken kullanılan delici aracın ve peşi sıra takılan ip ya da halkanın mutlaka mikropsuz olması gerekir. Aksi takdirde kulak memesinde çok tehlikeli durumlara yol açabilecek iltihaplanmalar görülebilir. Ayrıca kulak memesine delik açılırken tek kullanımlık aletler kullanılmadığı taktirde bugün için çok yaygın hale gelmiş kan yolu ile bulaşabilen sarılık (hepatit B), AIDS (HIV) gibi, mikropların yol açtığı hastalıklara yakalanma tehlikesi vardır. Doğal olarak bu riskler kulak gibi vücudun başka yerlerine de takılan cildi delici takıların ve işlemlerin (dövme gibi) tümü için geçerlidir.

HİJYEN NEDİR, NE ÖNEMİ VARDIR?

Sağlığa zarar verecek ortamlardan korunmak için yapılacak uygulamalar ve alınan temizlik önlemlerinin tümü hijyen olarak tanımlanır.

Her insan kendi temizliğinden sorumludur. Çocuk yaşlarda anne, baba veya öğretmenler tarafından çoğu zaman bizzat yapılarak öğretilen temizlik uygulamalarının, çocukluktan sonra bireyin kendisi tarafından yapılması gerekmektedir. Örneğin; tuvaletten sonra ve yiyeceklere dokunmadan önce ellerin yıkanması bir alışkanlık olmalıdır. Her gün yapılan işler arasında banyo yapma bir başka temizlik uygulamasıdır.

Temizliğin sadece görünür kirlenme olduğunda yapılması yeterli değildir. Örneğin; uykudan uyanınca yüzün yıkanması, çamaşırların değiştirilmesi, gündelik temizlik uygulamalarıdır.

Su ve sabun olmadan temizlikten bahsetmek olası değildir. Gelişmiş toplumlarda kişisel temizlikte en fazla kullanılan malzemelerin başında su ve sabun gelmektedir. Bunun yanı sıra banyo süngerleri, lifleri, diş fırçaları, el ve ayak temizliği ile vücut temizliğinde kullanılan fırçalar, tırnak makası ilk akla gelen temizlik araçlarıdır. Bunların tümü başkalarıyla paylaşılmaması gereken, kişisel temizlik araçlarıdır.

Başta kişinin kendi sağlığı olmak üzere, başkalarının da sağlığını korumanın en önemli aracı temizliktir. Sadece beden temizliği değil, kullanılan her şeyi ve her ortamı temiz tutmak da temiz olmanın gereğidir.

CİLT TEMİZLİĞİ

Vücuda ait kişisel temizlik ile pek çok hastalığın önüne geçilmektedir. Birkaç örnek vermek gerekirse; ishalli hastalıklar, soğuk algınlıkları, cildin mikrobik hastalıkları, cildin mantar, uyuz ve bitlenme gibi parazitlerle oluşan hastalıkları ve bazı allerjik hastalıklar sayılabilir. Uygun vücut temizliği bir çok deri sorununu ve hastalığını önleyici ve ortadan kaldırıcı bir önlemdir.



Kişisel temizlik alışkanlıklarının önlediği diğer bir sorun vücut kokusudur. Vücut kokusu vücut yüzeyinde bulunan mikropların (bakterilerin) teri parçalamasına bağlı olarak meydana gelmektedir. Koku meydana getiren vücut bölgeleri öncelikle ayaklar, kıl köklerinin yoğun olduğu kasık ve koltuk altlarıdır. Her gün banyo yapılamadığı durumlarda koltuk altı önce sabunlu bir bezle, sonra su ile iyice silinmeli ve temizlenmelidir. Deri üzerine daha sonra bir deodorant veya ter önleyici uygulanabilir. Deodorantlar kokuyu sadece maskelerler. Bu nedenle temizlik aracı olarak değil, geçici bir uygulama olarak değerlendirilmelidirler. Giysilere sinen ter kokusu, beden temizliği yapılsa bile, aynı giysinin temizlenmeden tekrar kullanılması halinde kalıcı olur. Özellikle sık yıkanmayan kalın kazaklar kullanılırken bu nedenle özen gösterilmelidir. Vücudun terleme oranının artması kokunun da artması anlamına gelecektir. Ancak insan bir süre sonra kendi kokusuna duyarsızlaşır. Yoğun bedensel çalışma vücuttan çıkan ter miktarının artmasına neden olmaktadır. Bedensel etkinliği fazla olmadığı halde, bazı bireylerin ter bezi salgısı fazla olabilir. Bu durum ergenlik ve menapoz durumlarında özellikle ortaya çıkabilir.

SAĞLIKLI YAŞAM ÖNERİLERİ

Sağlıklı olmak, insan mutluluğunun öncelik taşıyan bir öğesidir. Sağlık genellikle kendiliğinden var olan bir durum olarak algılanır. Oysa sağlıklı olma uğrunda çaba gösterilmesi gerekir. Hatta bugünkü bilgilerimiz bize bu uğraşın daha doğum öncesi dönemde başlaması gerektiğini göstermektedir. Doğal olarak bu aşamada yapılması gerekenler, anne ve babalara düşmektedir. Olaya nesillerin sağlığı olarak bakıldığında, sağlığın ve sağlıksızlığın nesiller boyunca aktarılabileceği görülür. Anne ve babalar genetik özelliklerinin yanı sıra kendi sağlıklarına gösterdikleri özenle bebeklerine sağlık aktarabileceklerini bilmelidirler.

Sağlıklı bir yaşam için alınması gereken önlemlerin pek çoğu günlük yaşamımızda uygulamamız gereken küçük ve kolay çabalardan oluşur. Nerede olursa olsun günlük yaşamı düzenleyen bazı temel kuralların bilinerek uygulanması, sağlığın korunmasını ve diğer bireylerle paylaştığımız yaşamı kolaylaştırır. Bu kurallardan en önemli bazıları temizlik, sağlıklı beslenme, bedensel ve zihinsel çalışma, düzenli yaşam, sigara, alkol, uyarıcı ve uyuşturucu maddelerden uzak durma, kazalardan korunma, sorunlarla başa çıkmada doğru ve uygun yöntemler kullanmadır.

Çoğunlukla günlük çabalarda hedefin mutluluk olduğu varsayılır. Oysa altta yatan asıl neden güvenlik duygusudur. Çünkü hayatta kalmayı sağlayan en ilkel dürtü korkudur ve güvenlik duygusu korkunun yatıştırılmasıyla ortaya çıkar. Kendimizi güvende hissedebilmemizin ilk koşulu ise bilmektir. Ancak bildiğimiz şeyi, bildiğimiz kadarı ile kontrol edebiliriz. İkinci basamaksa bilginin eyleme dökülmesidir. Bilgimizi davranışımıza yansıtamıyorsak bu bilgi bizim için huzursuzluk kaynağı olmaktan öteye geçemez. Bir sonraki aşama ise paylaşarak çoğaltma, yandaş oluşturmadır. Bunun için bilgimize dayanan doğru bulduğumuz davranışı kurallaştırmaya çalışırız. Toplum içindeki pek çok kural bu yolla oluşmuştur. Zaman içinde altta yatan bilgi evrimleştikçe kurallar da değişecektir.

Domuz Gribi İçin uzmanlardan Öneriler

Domuz gribi için duyulan şüpheler sonunda gidilecek ilk yer hastane değil sağlık ocağı olmalıdır. Buradaki sağlık yetkililerince gerek duyulduğu zaman hastalık riski taşıyan kişi hastaneye gönderilmelidir. Bu sayede hastane önündeki kalabalıklaşmalar önlenebilir.

Dünya Sağlı Örgütü (WHO) ya göre antiviral ilaçlar domuz gribi tedavisinde ve buna eşlik eden diğer hastalıkların tedavisinde kullanılmalıdır. Bunun dışında antiviral ilaçların koruyucu amaçla kullanılmaması gerekmektedir.

Domuz gribi hastalığından hayatını kaybeden kişi ile temas edilmemelidir. Ölen kişiyi cenaze için yıkama amaçlı olan temaslar ağız ve burun salgılarında olan virüsler halen tehlike unsuru oluşturacak durumdadırlar. Ancak ölü kişinin kefene sarılması ve cenaze töreni için hazırlanması hastalığın bulaşma sebebi olarak görülmeyebilir.

Hastalığın belirtileri genel olarak ortak özelliklere sahiptir. Fakat bu belirtiler kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Örneğin; gribin en yaygın olarak bilinen belirtisi yüksek ateşlenmeler yaşlılar ve çocuklarda görülmeyebilir.

Domuz gribi aşısı kanser yapıyor

Fransa ve İngiltere domuz gribi aşısını hayvanlardan sonra ilk kez insanlar üzerinde denemeye başladı… Başladı ancak aşıyla ilgili öyle veriler elde ediliyor ki ortaya çıkan veriler şok ediyor…

Alman milletvekili Dr. Wolfgang Wodarg, “domuz gribi pandemisi korkusunun bir mizansen olduğunu” savunarak, deneme aşamasındaki domuz gribi aşısının muhtemel yan etkilerinden endişeli olduğunu belirtti.

Alman Bild gazetesinin haberine göre Avrupa Konseyi Sağlık Komitesi Başkanı ve Alman Meclisi Sağlık Komisyonu üyesi olan dahiliye uzmanı Dr. Wolfgang Wodarg’ın sözleri kabusu körüklüyecek cinsten…

AŞIDA HAYVANSAL KANSERLİ HÜCRELER KULLANILIYOR

Domuz gribi kabusu dünyayı kuşatmayı sürdürürken Dr. Wodarg Almanya’da deneme aşamasında olan domuz gribi aşısının tehlikeli olabileceğine işaret etti, aşıda hayvansal kanserli hücrelerin kullanıldığını kaydetti.

EN UFAK HATA HASTAYA KANSERLİ HÜCREYİ BULAŞTIRIYOR

Alerji riskinin olup olmadığının bilinmediğini ifade eden Wodarg, bundan daha da önemli olarak, bu kanserli hücrelerin kullanımındaki en ufak bir hatada, aşılanan kişinin kanser olma ihtimali bulunabileceğini belirtti.

Dr. Wodarg, bu korkunç sözlerinin ardından yüreklere şu sözlerle su serpmeye çalışıyor: “Domuz gribinin diğer grip salgınlarından farkı yok. Aksine domuz gribindeki vaka sayısı diğer grip dalgalarındaki vaka sayısıyla kıyaslanırsa bunun devede kulak kalır. Bu ilaç endüstrisinin işi.”

Almanya’da deneme aşamasında bulunan domuz gribi aşısının uygulanmasından sorumlu olan Paul Ehrlich Enstitüsünün Başkanı Johannes Löwer de domuz gribi aşısının yan etkilerinin normal grip aşılarının yan etkilerinden daha ağır olabileceğini kaydetti.
Domuz gribi aşısı ABD’de 2000 kişi üzerinde denendi.

kaynak : internethaber

Domuz gribi nedir?

PARİS – Merkezi Cenevre’de bulunan Dünya Sağlık Örgütü’nune (WHO), gribin, kuş gribinin 2003′te tekrar belirmesinden bu yana en geniş çaplı yaygın hastalık riskini taşıdığını açıklaması, tehdidin boyutunu gösteriyor. Örgüt, domuz gribi virüsünün evrim geçirip çok daha tehlikeli hale gelebileceği uyarısında bulunmaktan da kaçınmadı.

Dünya genelinde sağlık yetkililerini alarma geçiren domuz gribi, bir solunum hastalığı. Virüs insanlara domuzlardan solunum yoluyla bulaşıyor. WHO’ya göre domuz yiyerek virüs kapma olasılığı bulunmuyor. Domuz gribi domuzdan insana ve insandan insana bulaşabiliyor. İnsandan insana, hapşırık, öksürük ve hatta ele bulaşması halinde tokalaşma yoluyla bulaşabilen domuz gribine karşı doğal bağışıklığımız bulunmuyor. Bilgisayar klavyesi gibi virüslü bir yerle temas ettikten sonra burna ve ağıza dokunulması da hastalığın yayılmasına neden olabiliyor.

Hastalığa A tipi H1N1 adlı virüsün daha önce hiç görülmemiş bir türü yol açıyor. Bu tür, insan, domuz ve kuş gribi virüslerinin karışımından oluşuyor. Domuz gribinin belirtileri bildiğimiz grip vakalarından pek farklı değil: Kuru öksürük, ani ateş, boğaz ağrısı, eklem ağırıları, üşüme, bitkinlik ve baş ağrısı. bunların dışında, aşırı kusmaya ve ishale neden olabiliyor. Yaygın grip tipleri, genelde yaşı ilerlemiş insanları hedef alırken domuz gribinde ölümcül seyreden vakalar ise daha çok 25-45 yaş arasındakilerde görülüyor.

Sahte V-PILLS üreticileri yakalandı

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Biriminin Başarılı Operasyonu İle Haksız rekabet durduruldu.

Bugüne kadar mücadele etmeye çalıştığımız sahte ürünler ile ilgili tüm duyurularımıza ve Norma medikal duruşuna rağmen piyasada bu ürünün sahteleri üretilmeye ve satılmaya devam etmekteydi.

İstanbul Emniyetinin 22.01.2008 tarihi itibariyle başlatılan çalışmalarında, delil elde edilmesi niteliğinde, günümüze kadar toplam (7) operasyon gerçekleştirilerek 161.899 adet kaçak ve sahte ilaca el konulmuş ve toplam (6) şahıs hakkında yasal işlem yapılmıştır. 06.04.2009 günü, (6) ilde toplam (93) adreste, eş zamanlı olarak başlatılan operasyonda (64) şüpheli yakalanarak gözaltına alınmıştır.

İstanbul Emniyeti mensuplarına teşekkürü bir borç biliyoruz.

Sahte ürünleri kullanmaktan kaçının ...

V-Pills İçindekiler

İçeriğindeki Maddeler Nasıl İşe Yarar?

V-Pills™ Penis büyütme özelliği yanında, cinsel isteği ve performansı arttırma özelliği yıllardır bilinen bir takım doğal afrodizyaklar içermektedir.

B3 Vitamini (Niasin olarak):

Niasin (vitamin B3) birçok yiyecekte bulunan temel bir vitamindir. İnsan bedeni niasini 50'den fazla kimyasal reaksiyonda kullanır. Niasin vücutta kılcal damarları genişleterek sinir uçlarının son bulduğu yerlere kan akışını çoğaltır. Niasinin vücut hücrelerine enerji sağlayan koenzimler açısından hayati önemi vardır. Bu önemli vitamin aynı zamanda seks hormonlarının sentezi için gereklidir.

E Vitamini (d-Alpha Tocopheryl Succinat olarak):

E vitamini hücre zarlarını korur. Serbest radikallerin yayılmasını önlemek için doymamış yağ asitlerini oksijen ve oksidasyonun saldırısından korur. Bu antioksidan süreçlerle yok edilemez (C Vitamini gibi) ve fonksiyonunu tekrarlar. E Vitamini havadan gelen toksinlere karşı bir duvar oluşturur ve hücrelerin zarar görmesini önlemeye çalışır. Onun sağladığı antioksidan koruma kanseri, kalp krizini, felci önleyebilir, kötü kolesterolü düşürebilir ve kan pıhtılarını önleyebilir. E Vitamini bağışıklık sistemi oluşturur ve yaşlanmayı geciktirir.

Alıç (Crataegus pinnatifida olarak)(meyve):

Alıç bioflavonoidler açısından zengin olup damarları rahatlatır ve genişletir. Bu bileşimler kalbe kan ve oksijen akışını güçlendiren güçlü antioksidanlardır. Böylece kalbin dolaşımı sağlamak için sarf etmesi gereken gücü azaltır ve bu da kan basıncını ve kalp kasına baskıyı düşürür. Alıçtaki bioflavonoid maddeler kan damarlarının duvarlarını güçlendirir ve bedenin diğer bölümlerine kan akışını kolaylaştırır.

Keçiboynuzu (Epimedium sagittatum olarak) (bütün bitki):

Erkekte ve kadında libidoyu yükselten bir afrodizyaktır ve erkeklerde penisin sertleşme fonksiyonunu arttırır. Epimedium olarak bilinen keçiboynuzu ilk olarak eski klasik Çin tıp metinlerinde tanımlanmıştır. Günümüzde keçiboynuzu Geleneksel Çin Tıbbında önemli bir yere sahiptir ve dünya genelinde popüler olmaya başlamıştır.

Catuaba (Erythroxylum catuaba olarak)(kabuk):

Catuaba bitkisel tedavide uzun bir geçmişi olan bir afrodizyaktır. İnsanlar Caluaba'yı nesiller boyu kullanmıştır ve o Brezilya'da bulunan afrodizyak bitkiler arasında en ünlü olanıdır. Anavatanı Brezilya ve Amazonun belli bölümleri olan Catuaba dünya çapında cinsel iktidarsızlığın, yorgunluğun ve bitkinliğin tedavisinde kullanılan bir merkezi sinir sistemi uyarıcısıdır.

Saw Palmetto (Serenoa repens olarak)(meyve):

Saw Palmetto Maya Kızılderililerinin aşk iksirlerine kattıkları eski bir Amerikan toniğidir. Bütün Avrupa'da iyi huylu prostat genişlemesinin tedavisinde kullanılan terapilerden biri olan saw palmetto aynı zamanda doğal bir afrodizyak olarak da etkilidir. Seks güdüsünü çoğaltmak ve genel olarak üreme organlarının sağlığına yönelik tasarlanmış ilaçların formulunde sıklıkla kullanılır.

Muria Puama (Ptychopetalum olacoides olarak)(kök):

Güçlü bir afrodizyak olarak ünlenmiş önem verilen bir cinsel uyarıcıdır. Libidoyu çoğaltmak ve sertleşme bozukluklarının tedavisinde kullanılmaktadır.

Ginkgo (Gingko biloba olarak)(yaprak):

Ginkgo 5000 yıldan beri Çin Bitkisel tedavisinde kullanılmıştır. Ginkgonun beyine kan akışını güçlendirdiği bilinmektedir ki bu da beyini ve merkezi sinir sistemini canlandırabilir. Gingko kan dolaşımına, oksijenasyona iyi gelir ve cinsel fonksiyonu ve ereksiyonunuzun gücünü arttırarak genital bölgedeki kan dolaşımını hızlandırır.

Çin Ginsengi (Panax Ginseng olarak)(kök):

Geleneksel olarak genel zafiyeti yenmek ve ekstra enerji için kullanılır. Aynı zamanda afrodizyak etkisi göstermiştir. İktidarsızlık, kısırlık ve erken boşalmanın tedavisinde kullanılır. Vücudu canlandırıp yenilerken tansiyonu dengeler. Sinir dokusunun büyümesine de yardımcı olur. Ginsengin ana maddelerinden biri beyine ve penise kan akışını etkileyen ve kan ve sperm yapabilen ginsenosid'dir. Rus bilim insanları ginsengin hem fiziksel ve mental aktiviteyi uyardığını, hem de atletik performansı arttırdığını ve cinsel bezler üzerinde olumlu bir etkisi olduğunu göstermişlerdir.

Damiana (Turnera diffusa olarak)(yaprak):

Antik çağlardan beri afrodizyak olarak ünlenmiştir. Popülaritesi özellikle Meksika'da yüzyıllar boyunca devam etmiştir. İlk olarak Aztekler tarafından erkek ve kadınlarda cinsel uyarıcı olarak törenlerde kullanılmıştır. Tıbbi kullanımları kısırlık, iktidarsızlık ve cinsel dengesizliklerin tedavisinde kullanılır.

Iosin:

Atletler ve performasını arttırmak isteyen kişiler tarafından kullanılır.

Tribulus (Tribulus terrestris olarak):

Tribulus Terrestretris Ektraktı vücudun lutein hormonu (LH) seviyesini yükselterek testasteron düzeyinin artmasına yardımcı olan doğal bitkisel bir maddedir.

Kayen Meyvesi (biber türü olarak)(meyve):

Kayen kalbi, kılcal damarları ve sinirleri güçlendirerek kan dolaşımını uyarır. Tıpta asırlardır kullanılan hafif bir ağrı kesicidir.

Yan etkileri var mı?

Haplar doğal bir bitkisel tedavi olup yan etkileri görülmemiştir. Eğer tıbbi kaygılarınız mevcutsa içeriğindeki maddeleri doktorunuz ya da sağlık uzmanınızla gözden geçirebilirsiniz.



V-Pills kullananların yorumları

Okuyacağınız Yorumlar Ürünlerimizi Tecrübe Etmiş Gerçek Kullanıcıların Mail Adresimize Yolladıkları Deneyimlerdir.
V-Pills kullananların yorumları
Ben yaklaşık 6 gündür kullanıyorum. Ebatlarla ilgili bişey diyemem, 10 gün içinde etkisini gösterecekmiş. Ayrıca harika performans sağlıyor.Cinsel güç isteyenler muhakkak kullanmalı.
Yaş: 27 Bodrum / Türkiye

Arkadaşımın tavsiyesi üzerine bende aldım bu ilaçtan. Yakın arkadaşım olmasaydı çok inandırıcı gelmedi. Tavsiye üzerine 3 kutu kullandım. Yaklaşık 5cm büyüme saglandı.
Yaş: 33 Amasya / Türkiye

Ben bu tarz ürünleri sadece haber ve gazetelerde görmüştüm ama açıkcası bu gibi ürünlere hiç itibar etmezdim. Üroloğuma danıştım ve vpilsin tamamen bitkisel ve kullanilabilir bir ürün oldugunu, ereksiyona ve cinsel güce inanılmaz derecede fayda sagladıgını söyledi. Büyüklük ile ilgili herhangi bir sorunum yok zaten. Fakat büyümeyle birlikte cinsel yasamım inanilmaz renklendi ve 20 yıl onceki heyecana kavuştum.
Yaş: 49 Ankara / Türkiye

Kimileri önemli olan işlevi der ama büyüklüğü kadınlar için gerçekten önemli. Penis ölçülerim ülke standartlarinin üzerinde olmasına rağmen, bende denedim. Aldığım sonuç fena degil.
Yaş: 32 Ordu / Türkiye

bu ürüne merakım vardı ama bir türlü almak için cesaret edemiyordum. bir arkadaşım bu ürünün cinsel destek sagladıgını söyleyince kesin almam gerekir diye düşündüm ürünü düzenli olarak üç ay kullandım faydası olmadıgını soylemem mumkun degil bu urunu keşfeden bilim adamlarını kutlarım gerçekten çok güzel bir buluş
Yaş: 38 Batman / Türkiye

Öncelikle bu imkanı sagladıgınız için teşekkür ederim. Ben 3üncü kutuyu bitireli daha 2 gün oldu. Artık cinsel olarak hiç bir sorunum kalmadı. Ereksiyonum inanılmaz. Penis boyutlarımda ise 4.5 cm gelişme oldu. Ayrıca 20 dakikadan erken boşalmıyorum. Kullanmayan arkadaşlara şiddetle tavsiye ederim.
Yaş:40 Edirne / Türkiye

Bende bugun 3 kutu sipariş verdim. Kullanan birkaç arkadaşım çok memnun olduklarını söylediler. Kullanmaya başladıkdan sonra tekrar burdan gelişmeleri yazacağım.
Yaş: 25 Mersin / Türkiye

ben 55 yaşındayım. ürünü araştırdıgımda 70 yasına kadar kullanılabilir oldugunu ögrendim. çok fazla bi beklentim yoktu ama sonuçlar beklentilerimin çok ama çok üstüne çıktı. gerçekten çok teşekkür ederim.
Yaş: 55 İstanbul / Türkiye

Herkeze merhaba. Yaklaşık 5 ay önce kullandım bu ürünü. Penisimin boyutlarıyla ilgili bir sorunum yoktu ama ciddi anlamda ereksiyon problemi yaşıyordum. Ereksiyonumu mükemmel derecede güçlendirdigi gibi erken bosalma sorunumuda ortadan kaldırdı. Cinsel yaşamında sorun yaşayan herkeze tavsiye ederim.
Yaş: 35 K.Maraş / Türkiye

Ürünü düzenli olarak kullanılması çok önemli arkadaşlar. Ben bu ürünü 2 sene önce kullanmıştım. Penis boyutlarında 6cm etki gösterdi. 2 senedir penisim hala aynı. Etkisi tamamen kalıcıdır dediklerinde pek inandırıcı gelmemişti ama kullanınca anlıyor insan.
Yaş: 47 İzmir / Türkiye

Merhaba, 3 kutu alıp kullandım ve 2 ay önce bitti. Kullanmadan önce biraz araştırmıştım ürünü. %100 bitkisel oldugunu ögrendim. Bitkisel ürünlerin hiç birinin işe yaramadıgını dusunuyordum ama yinede bi umut diyip kullandım. İlk 5 gün bi gelisme göremeyince biraz ümitsizlige kapılsamda 10 gunden itibaren gosterdigi etki beni büyüledi. Bu ürünü üretenlere çok teşekkür ederim
Yaş: 24 Samsun / Türkiye

Ürünü büyük tereddütlerle almıştım, fakat kullandıkça farkettimki ilişkilerimde yorulma hissim azalmaya başladı. ben bunu büyütücü olarak almamıştım ama gerçekten 3 kutu sonunda 3-3,5 cm bir büyümede oldu. hala inanamıyorum ve bu ürüne teşekkür ediyorum.
Yaş: 32 Ankara / Türkiye

Bu ürünü ben bayağı bir araştırdım sahteleri çok var dediler. 2 haftadan sonra bu sitede karar kıldım ve aldım. iyikide almışım. bizim arkadaşlarada tavsiye ettim hatta bir tanesi aldı. memnun kadık. size daha çok müsteri bağlarız.
Yaş: 29 Zonguldak / Türkiye

Aslında böyle birşeye ihtiyacım yoktu fakat bir reklamda gördüm ve ilgimi çekti sonra araştırdım ve bu siteyi buldum. denemek istedim iyki denemişim 3 kutuda inanamadığım şeyler yaşadım tavsiye ederim. denemek isteyenlere.
Yaş: 41 Aydın / Türkiye

1 kutuyu alelacele aldım sımdı gozle gorulur bır uzama oldu ilacin işe yaradıgını gormek ve paramın bosa gitmedigini gormek guzel bi duygu.
Yaş: 30 Kastamonu / Türkiye

Uzmanların V-Pills Hakkındaki Yorumları



Uzun bir zamana yayılarak gerçekleştirdiğim çalışmalar sonucunda, V-Pills haplarının penisin ereksiyon halindeki büyüklüğünü arttırmada kesinlikle etkili olduğu ortaya çıktı. V-Pills hapları, penisin ereksiyon halindeki sertliğini arttırarak ereksiyon süresinin uzamasına yardımcı olmakta, cinsel gücü arttırmakta ve prematüre ejakülasyon'un (erken boşalma) engellenmesine yardımcı olmaktadır..
V-Pills hapları bitkisel içeriklerin eşsiz bir karışımını size sunmakta ve V-Pills formülünün gözle görünür etkileri öz güveninizi en üst noktaya taşımaktadır. Cinsel isteğinizi, gücünüzü ve penisinizin ereksiyon haldeki boyunu arttırmak ve kendinize duyduğunuz güveni çıtanın yukarılarına taşımak istiyorsanız, V-Pills haplarını kesinlikle denemeniz gerekir.
V-Pills ereksiyon kalitesini arttırmada sizlere sunulan en güvenli ve en etkili erkek cinsel gücü arttırıcıdır. Daha uzun ve daha kalın bir penis cinsel partnerinize zevk verme yeteneğinizi en üst seviyelere taşıyacaktır. Uzmanların yaptığı araştırmalar kadınların büyük çoğunluğunun bilinçaltlarında daha yoğun ve daha sert bir ereksiyona sahip bir erkek istediklerini ortaya çıkarmıştır
V-Pills'ın ayrıca temelde psikolojik sorun olan prematüre ejakülasyon (erken boşalma) tedavisinde de oldukça etkili olduğu görülmüştür. V-Pills haplarıyla boşalma süreniz artacak ve böylece cinsel partnerinize daha uzun sürelerle zevk verebileceksiniz.

Dr.John Staunton
Florida Bölge Klinik şefi
johnstntn@hush.com

V-Pills'i, keşfedene kadar, ereksiyon sorunları ve başarısız cinsel performans şikayetleriyle bana başvuran hastalarıma suna bildiğim tek tedavi semptomları tedavi eden ancak genellikle pek de hoş olmayan yan etkilere sahip reçete ilaçlarıydı.
Ama en sonunda artık hastalarıma yalnızca kısa vadeli semptomları iyileştirmeye yardımcı olan bir çözüm değil değil V-Pills günlük katkı ile birlikte güvenli, tamamen doğal içeriğin kullanılmasıyla, ereksiyon sorunları ve başarısız cinsel performansın temel nedenlerine doğrudan etki eden ve istenmeyen yan etkiler olmaksızın uzun soluklu bir çözüm getiren gerçek bir yardımcı sunabiliyorum
V-Pills Penis Cinsel Güç Arttırıcı Hapları yüzyıllardan beri cinsel istek ve performans arttırıcı etkileri bilinen bazı doğal afrodizyaklar içermektedir. Yohimbe (ya da uluslararası formülde görüldüğü şekliyle Cuscuta) yüz yıllardan beri performans ve erkeklik cinsel gücü arttırıcı bir tonik olarak kullanılagelmiştir. Peniste bulunan damarları genişleterek kan dolaşımının artmasına ve böylece de daha sağlıklı ve daha büyük bir penise kavuşulmasına olanak tanır. Ayrıca ereksiyonun gerçekleşmesi için gerekli doğal bir madde olan Azot Protoksit formasyonuna da katkıda bulunur. Yohimbe ayrıca uzun yıllardan beri erkeklerde performans arttırıcı bir ilaç olarak reçeteyle verilmektedir. Avena Sativa'dan ilk olarak 200 yıldan daha uzun bir süre önce yazılmış olan Alman Farmokopesinde (ilaçlar kitabı) çok güçlü bir afrodizyak olarak bahsedilmektedir. Ginseng (jinseng) enerjiyi, dayanıklılığı ve cinsel gücü arttırır. Temel kullanımlarından biri cinsel performansın ve isteğin arttırılması ile doğurganlığın arttırılmasıdır. Saw Palmetto libido'yu (cinsellik içgüdüsü), cinsel gücü ve performansı arttırır. Ayrıca prostat sağlığına oldukça iyi gelmektedir. Ginkgo Biloba ise penis içindeki kan dolaşımını arttırır.

Dr. Alexis Bornes
Osteopatik (Kemik Yapısı) Tıp Uzmanı
Alexismdc@gmx.com