Siz değerli misafirlerimize Türkü Kervanı harika bir müzik ziyafeti sunan Türkü Kervanı dinletmek için kuruldu.

6 Nisan 2009 Pazartesi

Yaza az kaldı, diyet için geç kalmayın!

Hanımlar, yaz geliyor. Şimdi diyetin tam zamanı. Orantılı vücut ölçüleri için biraz çaba yetecek. Denizi, kumsalı, bikinileri, mayoları bir düşünün!..

Araştırmalar kadın ve erkeklerin ideal kilolarında olmadıklarını düşündüklerini ortaya koyuyor. Bu düşünce zayıflama programlarının ve çeşitli diyetlerin her zaman gündemde kalmasının başlıca nedenini oluşturuyor. Ama bugünlerde diyetlerin bir başka anlamı daha var. Yaz yaklaşıyor ve herkesi plajlarda güzel görünme telaşı aldı. Tatilin de ötesinde yazın zayıf görünmek günlük yaşam için de önemli. Havalar ısındıkça kalın paltolar, ceketler, yelekler, çıkarılacak, yerine rahat ve hafif elbiseler giyilecek. Hafif elbiseler vücudun gizlenen hatlarını ortaya çıkaracak. Bu da kaçınılmaz olarak estetik kaygıları tetikleyecek.

Beslenerek zayıflama
İşte tam da bu noktada uzmanlar, güzel görünmenin vazgeçilmez yollarından biri olarak kabul edilen zayıflama rejimlerinin sağlıklı yürütülmesinin önemine dikkat çekiyorlar. Hızla verilen kilolar, yine hızla geri alınabiliyor, dahası bilinçsiz yapılan diyetler sinirlilik, yorgunluk, vücutta sarkma gibi yan etkilere de neden olabiliyor.
Zayıflamak için zaman zaman hiç yemek yememeyi tercih edenler olduğu gibi, bilimsel temeli olmayan zayıflama rejimlerini uygulayanlar da var. Bu bilinçsiz zayıflama programları, vücutta ciddi tahribatların oluşmasına da yol açabiliyor. Bu tahribatlar kimi hastalıkların önünü açtığı gibi, bazen de tedavi mümkün olmayabiliyor.
Uzmanlar besin maddelerini protein, karbonhidrat ve yağ olmak üzere üç ana grupta topluyor. Ayrıca su ve vitamin almanın da önemine dikkat çekiyorlar.
Uzmanlara göre, diyetler asla vücudun temel gereksinimi olan besin maddelerinin alınmasını engellememeli.

Dengesizliğin sonucu
Şişmanlık kalori alışverişinde doğan dengesizliğin sonucu olduğuna göre, alınan ve verilen kalori oranında denge kurulduğu zaman şişmanlama sorunu da çözülmüş oluyor. Bu denge, yiyecek ve içeceklerle alınan kalorinin günlük hareketle harcanması yoluyla kurulur. Şişman kimselerde, fazla kilonun verilebilmesi için alınan kalorinin az, harcanan kalorinin çok olması gerekir ki, aradaki fark vücut yağ depoları tarafından karşılansın. Böylece fazla yağların erimesi sağlansın. Tıp biliminin verdiği uğraşlar, akıllı bir diyet ile birleşen bol hareketin şişmanlıktan kurtulmanın en ideal yolu olduğunu ortaya çıkardı.

Hareket etmek şart
Uzmanlara göre nasıl diyet uygulanırsa uygulansın, hareket edilmediği takdirde sağlıklı bir zayıflama gerçekleşmiyor. Bunun için özellikle ağır sporlar değil jimnastik yapılması öneriliyor. Uzmanlar jimnastikte de aşırıya kaçmanın sağlıklı olmadığına dikkat çekiyor.
Sağlıklı ve uzun yaşam için yapılacak hareketlerin başında her gün bir saat tempolu yürüyüş, jimnastik, kondüsyon bisikleti, koşu, yüzme, tenis veya herhangi bir spor yapılması geliyor. Eğer bunları yapacak zaman yoksa yine de hareket olanaklarının yaratılması gerektiğine dikkat çekiliyor. Bu olanaklar da şöyle sıralanıyor: Eğer işyeri çok uzak değilse ve zaman elveriyorsa işe yürüyerek gidip gelmek veya en azından yolun bir kısmını yürümek. Kısa mesafelerde ulaşım vasıtalarını kullanmayıp yürümeyi tercih etmek. Günlük alışverişleri yapmak böylece yürüme fırsatı yaratmak. İşe gidiş gelişlerde zaman açısından problem varsa öğle tatilini değerlendirip yürümek. Mecbur kalmadıkça asansör kullanmamak. Bol bol yüzmek.

İsveç Diyeti
Geçen yıllarda en çok başvurulan diyet "İsveç Diyeti" oldu. Bu diyeti özellikle iki ana soruna çözüm getiriyor. Bunlardan birincisi sorunsuz hızlı kilo verdirmesi, ikincisi ise verilen kiloların iki yıl boyunca geri alınmaması. İki yıl boyunca kilo alınmamasının nedeni de diyetin metabolizmada yarattığı değişikliklere bağlanıyor.
Bu diyet 13 günden uzun sürdürülmüyor. Rigshospitalet adlı bu diyet, tam olarak uygulanırsa iki haftada 7-20 kilo verdiriyor.

Bu diyetin kuralları şöyle:
Ayrıca çay, kahve ve meşrubat içilmeyecek, günde iki litre su içilecek, diyet 13 günden uzun, altı günden az uygulanmayacak. Üç aydan kısa bir sürede aynı diyet tekrarlanmayacak ve en son olarak da aynı gün içinde öğle ve akşam yemekleri ile yer değiştirilebilecek."

Günde iki litre su
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Beslenme ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı'ndan Prof. Dr. Üstün Korugan, yaza girerken eğer diyet yapılıyorsa günde en az iki litre suyun kesinlikle tüketilmesi gerektiğini belirtiyor. Diyette, sebze ve meyveye ağırlık verilmesini öneren Prof. Korugan, "Günde en az 400 gram meyve tüketilmeli" diyor. Meyvelerden şeftali, armut ve karpuzu özellikle öneren Prof. Korugan bu meyvelerin metabolizmayı yavaşlatmadığını hatırlatıyor. Diyette, olmasa olmaz denilebilecek gıdalardan birinin de yoğurt olduğunu bildiren Prof. Korugan içecek olarak da alkol yerine ayran, maden suyunu öneriyor. Sakarin ve yağdan mümkün olduğunca uzak durulmasını da isteyen Prof. Korugan, eğer yüksek tansiyon söz konusu değilse tuz sınırlamasına gerek olmadığını belirtiyor.

1000 kalori şart
Beslenme uzmanı Dr. Med. Muzaffer Kuşhan günde 1000 kalorinin altına düşen diyetlerin kesinlikle yapılmaması gerektiğini vurguladı. Dr. Muzaffer Kuşhan, "Aksi taktirde sağlığınızı yitirirsiniz" diyor. Bazı diyetlerde tek yönlü beslenmenin esas alındığına dikkat çeken Dr. Kuşhan, bunun çok tehlikeli olduğunu bir kişinin diyet yaparken bile belirli oranlarda karbonhidrat, protein ve yağ tüketmesi gerektiğini anlatıyor. Üç öğün ana, iki öğün de ara öğün yenilmesini öneren Dr. Kuşhan ara öğünlerin meyveden oluşması gerektiğine dikkat çekiyor. Konserve içeceklerden uzak durulmasını, çay ve kahvede aspartamlı tatlandırıcıların kullanılmasını önemle hatırlatan Dr. Kuşhan en ideal içeceğin su ve sebze suları olduğunu, şekerli, unlu gıdaların öğün aralarında alınmaması gerektiğini sözlerine ekliyor.

Diyet programı




KahvaltIÖğleAkşam
1. ve 8. gün 1 fincan kahve2 katı yumurta,1 kesme şeker,ıspanak,1 domates1 biftek (200 gr) 1 porsiyon haşlanmış zeytinyağlı,limonlu Yeşil salata
2. ve 9. gün 1 fincan kahve,1 kesme şeker1 dilim salam,100 gr yoğurt 1 biftek (200 gr),Yeşil salata,1 meyve
3. ve 10. gün 1 fincan kahve,1 kesme şeker,1 dilim kızarmış ekmekhaşlanmış ıspanak,1 domates,1 meyve2 katı yumurta,1 dilim salam,yeşil salata
4. ve 11. gün 1 fincan kahve,1 kesme şeker,1 dilim kızarmış ekmek1 katı yumurta,1 rende havuç,250 gr yağsız peynir2 dilim portakal suyu,100 gr yoğurt
5. ve 12. gün 1 büyük rende havuç limonluhaşlanmış yağsız balık (200 gr)1 biftek (200 gr),salata ve brokoli
6. ve 13. gün 1 fincan kahve,1 kesme şeker2 katı yumurta,1 büyük rende havuçderisi alınmış tavuk salata
7. gün şekersiz çayızgara et (200 gr),1 meyvehiçbir şey

Ergenlikte diyet tehlikeli olabilir!

Çocukluk döneminden ergenlik dönemine geçiş, gençlerde vücut şekli ve kilo ile ilgili saplantılara neden olabiliyor. Bu yaşlarda yapılan diyetler ise gelişimi olumsuz etkiliyor...

Çocukluk döneminden ergenlik dönemine geçiş yapan gençlerin, yaşadıkları hem fiziksel, hem de psikolojik değişikliğe uyum sağlamaları kolay olmuyor. Uzmanlar, ergenlik döneminde vücut yapılarında aniden ortaya çıkan değişikliklerin gençleri, vücut biçimleri ile aşırı ilgilenmeye ittiğini belirterek, durumun çeşitli saplantılara kadar varabileceği konusunda uyarıyorlar.
İstanbul Üniversitesi (İÜ) Çocuk Sağlığı Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Muazzez Garipağaoğlu, ergenlik döneminde çok ince olma isteğinin bazen ciddi derecede sağlığı tehdit ettiğini vurguluyor.
Diğer çocukluk dönemine göre daha fazla evden uzak kalan ergenlerin beslenmelerinin genellikle düzensiz olduğunu belirten Doç. Dr. Garipağaoğlu, ''Ergenlerin yağ ve şekeri fazla, sebze ve meyveleri ise az tükettikleri, dolayısıyla demir ve kalsiyum başta olmak üzere bazı mineralleri yetersiz aldıkları belirlenmiştir'' dedi.

''Ergenler, boya göre ağırlıkları konusunda gerçekçi olmayan beklentiler içerisinde olabiliyorlar'' diyen Doç. Dr. Garipağaoğlu, bu durumun özellikle kendine az güvenen ve kendini olumsuz değerlendirenler arasında görüldüğünü vurguladı.

Doç. Dr. Garipağaoğlu, ''Bu yaş grubundaki sağlıklı erkeklerin üçte biri, kızların ise yarısının kendilerini şişman buldukları belirlenmiştir'' dedi.

Bu nedenle ergenlerin kilo kaybetmek için çaba gösterdiklerini ifade eden Doç. Dr. Garipağaoğlu, gençlerin diyet yapma konusunda genellikle ''katı ve seçici'' davrandıklarını vurguladı.

SAPLANTILI DÜŞÜNCE
İnce olma arzusunun ergenlerde saplantıya dönüşebildiğini dile getiren Doç. Dr. Garipağaoğlu, şunları söyledi:

''Çok ince olma isteği bazen ciddi derecede sağlığı tehdit eden saplantılara neden olur. Öyle ki normal ağırlıklı veya zayıf olsalar bile, kendilerini şişman olarak görüyorlar. Bu konudaki saplantıları, yeme bozukluğuna neden olabiliyor. Çoğu yeme bozuklukları da psikolojik sorunlarla birlikte seyreder. Özellikle kızlarda bu saplantı, kansızlığa da neden olur.''

Doç. Dr. Garipağaoğlu, çabuk kilo verme arzusu ile ergenlerin uyguladıkları ''çeşitlilik ve dengeden uzak olan zayıflama diyetlerinin'', büyüyen organizmanın artan enerji ve besin öğeleri gereksinimini karşılayamadığını belirtti.

İnce olmak amacıyla ergenlerin bazen sabahları açken greyfurt veya limon suyu içmek ya da tek bir besinden oluşan diyetler yapmak gibi yanlış uygulamalara yöneldiğini belirten Doç. Dr. Garipağaoğlu, bazen de tehlikeli olabilecek ilaç kullanımlarına girişebildiklerini ifade etti.

Doç. Dr. Garipağaoğlu, ergenlerin bu tür diyetlerle başarıya ulaşamadıkları gibi bazen tehlikeli sonuçlarla da karşılaşabildiklerine dikkat çekti.

Yağsız yoğurt ye, göbeğin erisin!


Yağsız yoğurt tüketen insanlarda vücuttaki yağların yüzde 61, göbek bölgesindeki yağlarınsa yüzde 81 oranında azaldığı saptandı

Kilo sorunu bulunanlara sütlü besinlerden uzak durmalarını salık verdiklerini belirten uzmanlar, yeni araştırmaların, yağsız yoğurdu bu kısıtlamanın dışında bıraktığını açıkladı.

Tennesee Üniversitesi'nde, diyet uygulayan 34 denek üzerinde 12 hafta süren araştırmada, yağsız yoğurt tüketen ve kilo sorunu bulunan deneklerin, düşük kalsiyum diyeti uygulayan deneklere göre, yüzde 22 daha fazla kilo verdiği gözlendi. Bu deneklerde, vücuttaki yağların yüzde 61, göbek bölgesindeki yağlarınsa yüzde 81 oranında azaldığı belirlendi.

Yağsız yoğurt diyeti uygulanan deneklere, günde üç kez bin 100 miligram kalsiyum içeren yoğurt verildi. Diğer diyet grubunaysa 500 miligram kalsiyum içeren farklı bir diyet uygulandı.

Tüm denekler, günlük normal kalori alımından 500 kalori daha az tüketti.

Yağsız yoğurt diyeti uygulanan deneklerde, kaslardaki yağların azaldığı belirlendi. Kasların kalori yakılmasında önemli rol oynadığına değinen uzmanlar, bazı diyet programlarında kilo vermek isteyenlerde kas kaybının da meydana gelebildiğini belirtiyor. Yağsız yoğurt diyetinde, vücuttaki kasların da dengelenebildiği saptandı.

GÖBEKTEKİ YAĞLAR KALP, ŞEKER, İNME VE KANSER NEDENİ
Göbekteki yağların genellikle erkeklerde çeşitli hastalıkların risk faktörü olduğu, yağsız yoğurt diyetinin göbekteki yağların yüzde 81'ini eriterek, hastalık risklerini de elimine edebildiği gözlendi.

Göbekteki yağların, kalp, şeker ve inme riskini körüklediği, bazı kanser risklerini yükselttiği biliniyor.

Düşük kalsiyum diyeti uygulayanlara göre, yağsız yoğurt diyeti uygulayanlarda bel kısmının, iki buçuk santim incelebildiği kaydedildi.

Yeterli oranda kalsiyum tüketmenin, vücuttaki yağların çözülmesini sağladığı, vücutta yeni yağ birikmesini önleyebildiği belirlendi.

Yağsız yoğurt temelli kalsiyum diyeti uygulayanlarda kemik yoğunluğu da normal seyrini koruyabiliyor.

Günde üç kez her seferinde 180 gram yağsız yoğurt tüketenlerin, üç servis yağsız yoğurttan sadece 300 kalori aldığı biliniyor.

Kalsiyum al, kilo alma!

Yeterince kalsiyum alan genç kızların, kalsiyum almayan genç kızlara oranla daha az kilo aldıkları ve vücutlarında daha az yağ biriktiği saptandı.

Hawaii Üniversitesi'nde 9-14 yaş arasında 321 denek üzerinde yapılan araştırmada, fazla kalori alan, yeterince kalsiyum almayan ve egzersiz yapmayan genç kızların kilolu ve vücutlarındaki yağ oranının fazla olduğu belirlendi.

Aynı özelliğe ve yaşam biçimine sahip, aynı kaloriyi tüketen, ancak kalsiyum içeren besinler alan deneklerin ise daha az kilolu oldukları, vücutlarındaki yağ oranının da daha düşük olduğu gözlendi.

Günde 300 miligram kalsiyum alan deneklerde, deri altı yağlarının 0.9 mm azaldığı, bu deneklerin aynı özelliğe sahip olan ve kalsiyum almayan deneklerden 2 kilo daha az aldıkları kaydedildi.

Uzmanlar, günde bir bardak süt veya kibrit kutusu büyüklüğünde peynir tüketerek, 200 miligram kalsiyum alınabileceğini belirtiyor.

Başka bir araştırmada, 30-60 yaş arasındaki kadınlar ile okul öncesi çağındaki çocuklarda kalsiyum alımının, vücuttaki yağ ve fazla kilolar üzerinde etkili olduğu belirlendi.

Araştırma raporu, Experimental Biology 2003 genel kurulunda açıklandı.

Sağlıklı beslenmenin sırrı


Sağlıklı bir yaşam için, doymamış yağ ve şeker oranı yüksek besinlerin daha az tüketilmesi, günde 5 gramdan az tuz, en az 400 gramdan fazla sebze-meyve yenmesi öneriliyor

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından, beslenme ve kronik hastalıklar hakkında bağımsız uzmanlar raporu yayınlandı. Uzman bir ekip tarafından kaleme alınan rapor, her yıl daha da ölümcül olan kronik hastalıklarla mücadelede hükümetlere yardım etmek için beslenme ve fiziksel egzersiz konularında yeni öneriler getirmeyi hedefliyor. Rapora göre, kalp ve damar hastalıklarını, kanseri, diyabeti ve obeziteyi (aşırı şişmanlık) önlemek için, daha az doymuş yağ, şeker, tuz; daha çok meyve, sebze ve fiziksel egzersiz gerekiyor.

Aktif bir hayat tarzı için, doymuş yağ ve şeker oranı yüksek besinleri daha az, meyve ve sebzeyi daha çok tüketmek, kronik hastalıklarla mücadelede de en etkili yollardan biri olarak açıklanıyor.

ÖNERİLER
Kalp-damar hastalıkları, kanser, diyabet, obezite gibi kronik hastalıkların dünyada hızla arttığı belirtilen raporda, günlük beslenme şekillerini değiştirme ve enerji harcamayı artırma yolları hakkında şunlar öneriliyor:


  • Doymamış yağ ve şeker oranı yüksek besinleri daha az tüketin.
  • Günde 5 gramdan az tuz, günde en az 400 gramdan fazla sebze-meyve tüketin.
  • Her gün en az bir saat orta yoğunlukta fiziksel hareket yapın.
  • Günlük enerji tüketimi harcanabilen enerji miktarıyla oranlı olsun.
  • Enerji içeren besinler kiloya yol açar, özellikle öğün öncesi yenilen yemeklerde, hazır yemeklerde ve içeceklerde büyük miktarda bulunan doymamış yağ, şeker ve tuz tüketimini kontrol edin.
  • Yağ ve sıvıyağın kalitesi ve emilmiş tuz miktarı, felç ve kalp krizi gibi hastalıkların ortaya çıkmasında etkilidir. Bu nedenle günlük enerji depolamada yağ miktarı yüzde 15-30'u geçmesin, doymuş yağ ise bu oranın yüzde 10'undan az olsun.
  • Karbonhidratlar günlük beslenmenin yüzde 55-75'ini geçmesin, şeker de bu oranın yüzde 10'unu oluştursun.
  • Proteinler, günlük kalori payının yüzde 10-15'i arasında olsun.
  • Doğal zayıflama ilacı: Mantar

    İçeriğinde yağ oranı yok denecek kadar düşük olan ve kolesterol bulunmayan mantar, sağlıklı bir diyet listesinin ilk sırasında yer almalı...

    Doğada, karbon, oksijen, azot ve fosfor gibi organik maddelerin bileşenlerine ayrılmasında önemli bir rol oynayan mantarlar, insanlar için de önemli bir gıda maddesi özelliği taşıyor.

    Rüzgarla bile taşınabilen sporlar yardımı ile uygun yetişme ortamının bulunduğu alanlarda kolaylıkla yetişebilen mantarlar, değişik lezzetiyle birçok kişinin vazgeçemediği damak tatları arasında yer alıyor.

    Selçuk Üniversitesi Mantarcılık Araştırma ve Uygulama Merkezi Başkanı Yrd. Doç. Dr. Celalettin Öztürk, mantar içinde yoğun olarak bulunan A, C, D vitaminleri ve zengin minerallerin, sağlıklı beslenmede önemli bir yeri olduğunu kaydetti.

    Öztürk, hafif lifli yapısıyla midede hazmı ve bağırsaklar tarafından emilmesi kolay olan mantarların önemli bir besin kaynağı olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

    ''Ülkemizde yetişen pek çok mantar türünde, enerji kaynağı olan karbonhidrat miktarı oldukça yüksektir. İçeriğinde yağ oranı yok denecek kadar düşük olan ve kesinlikle kolesterol içermeyen mantarlar, sağlıklı bir diyet listesinin ilk sırasında yer almalıdır. Çünkü, zayıflama, şeker ve yağ gibi bazı maddelerin alınması yasak olan diyet programlarında ortak özellik, besin değeri yüksek, ancak kolesterol oranı düşük gıda maddeleri tüketmektir. Mantar ise bu özellikleriyle hemen her çeşit diyete son derece uygun bir besin maddesidir.''

    ''DİYET İÇİN DOKTOR KONTROLÜ...''
    Birçok diyet gıdasının, lezzetli olmayan ve yenmesinden keyif alınmayan suni üretilmiş yiyecekler olduğunu belirten Öztürk, ''Diyet yapmak için pahalı ürünler kullanmak yerine daha ucuz olan ve doğadan rahatlıkla toplanabilecek mantarlar kullanılabilir. Ancak toplanacak mantar çeşidi ve diyetin ne amaçla yapıldığı çok önemlidir. Bunun için mantar ağırlıklı yapılacak diyetin, tüm diyetlerde olduğu gibi doktor kontrolünde gerçekleşmesi gerekir'' diye konuştu.

    Sağlıklı bir yaşam için diğer gıdalara göre, zehirli mantarlar hariç, belirgin bir yan etkisi olmayan mantarın kişiye günlük yaşamda ihtiyaç duyduğu enerjiden daha fazlasını bile verdiğini vurgulayan Öztürk, yazın kırlardan toplanacak mantarların taze ya da kurutularak kışın da tüketilebileceğini sözlerine ekledi.

    Egzersizi aksatmayın!

    Fiziksel aktivite zayıflığının, vücutta iç yağlanmaya neden olduğunu belirten uzmanlar bu durumun ciddi rahatsızlıklara zemin hazırlayabileceğine dikkat çekiyorlar...

    Egzersizin vücuttaki etkilerini inceleyen ABD Duke Üniversitesi uzmanları, yüksek egzersizin iç yağlanma oranını hızlı bir şekilde indirebildiğini belirledi.
    İç yağlanmanın sağlık üzerinde tehlike ortaya koyduğuna değinen uzmanlar, bu durumun ensülin duyarsızlığına, kalp-damar hastalıklarına ve diğer metabolik rahatsızlıklara neden olabildiğini ifade etti.

    Organlar arasında ve belde meydana gelen iç yağlanmanın, deri altındaki yağlanmadan daha gizli kaldığı belirtiliyor.

    Araştırmada, egzersizden 8 ay uzak kalan deneklerde iç yağlanmanın 8.6 oranında meydana gelebildiği saptandı. Bu deneklerden yüksek oranda egzersiz yapanlarınsa kısa zamanda iç yağlanma oranını yüzde 8.1 oranında indirebildikleri gözlendi.

    Araştırma raporu, Amerikan Spor İlaçları Kolejinin 50'inci yıl genel kurulunda açıklandı.

    İncelmek için değil sağlık için diyet

    Yaz aylarında daha ince ve güzel bir vücuda sahip olmak için yapılan hızlandırılmış diyetlerle sağlığınızı bozmayın, sağlığınız için diyet yapın!

    Kış aylarında soğuk havanın da etkisiyle hamur işi başta olmak üzere yağlı ve tatlı ağırlıklı yiyeceklerin bol miktarda tüketilmesi, yaz aylarında özellikle kadınların karşısına ''vücutta depolanmış yağ problemi'' olarak çıkıyor.

    Hava sıcaklığındaki artış nedeniyle giysilerin inceldiği yaz aylarında, en gözde tatil mekanı plajlara çıkabilmek için vücutlarındaki bu yağdan kurtulmak isteyen kadınlar, soluğu, en kısa sürede bu sorundan kurtaracak diyet uzmanlarında alıyor.

    Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Diyet Uzmanı Elif Yıldırım, yaz diyetinin kış diyetine göre daha kolay, ancak bilinçli yapılmadığı takdirde sağlık açısından daha riskli olduğunu söyledi.

    Yıldırım, zayıflamak için yapılan diyetin bir şey yiyip içmemekten ibaret olmadığını belirterek, ''Yaz aylarında uygulanacak diyet programlarının, hava sıcaklığı nedeniyle oluşan yeme-içme isteksizliğinin de yardımıyla başarı şansı daha yüksektir. Ancak, tüm diyetlerde olduğu gibi yaz aylarında yapılacak diyetin de hızlı ve sert bir şekilde değil, yavaş yavaş ve düzenli yapılması yararlıdır'' dedi.

    ''BİLİNÇSİZ DİYET HASTA EDİYOR''
    Sanılanın aksine yaz mevsiminde ihtiyaçtan fazla içilen suyun zayıflamak için olumlu ya da olumsuz herhangi bir etkisi bulunmadığını vurgulayan Yıldırım, şunları kaydetti:

    ''Çok çeşitli diyet türleri var, ancak herkesin metabolizması farklıdır. Bu nedenle uygulanacak diyetin nasıl olacağına diyet uzmanlarından çok, vücudunu daha iyi tanıyan kişinin kendisi vermelidir. Diyetisyen, sadece denetleyici ve yanlış yeme içme alışkanlıklarının değiştirilmesi konusunda danışman olarak görev yapmalıdır.

    Dikkat edilmesi gereken önemli konu ise 15 gün gibi kısa süre içinde zayıflamaya çalışmaktır. Bu durum hava sıcaklığının da etkisiyle vücut direncini zayıflatıp, yetersiz beslenmeye bağlı olarak kalp, böbrek rahatsızlığı gibi önceden varolan ancak bilinmeyen hastalıkların ortaya çıkmasına neden olabilir. İzlenmesi gereken en iyi yöntem, diyetin belli bir plan dahilinde yavaş yavaş uygulanmasıdır.''

    Konya Numune Hastanesi'nde görevli Diyet Uzmanı Nilgün Baysal ise diyetin sadece zayıflamak değil, kişinin bedensel durumunu iyileştirmek, gerekli enerjiyi sağlayan protein, karbonhidrat ve yağ gruplarından herhangi birinin doğru ve sağlıklı beslenme programıyla denetim altına alınması anlamına geldiğini söyledi.

    MUCİZEYE ÖNERİLERE KANMAYIN
    Baysal, vücuttaki su kaybının normal kişilerde bile tehlike sınırına dayandığı yaz aylarında yapılacak diyetlere daha fazla özen gösterilmesi gerektiğinin altını çizen , şunları kaydetti:

    ''Yaz aylarında ince ve güzel bir vücuda sahip olmak, hem de bunu birkaç hafta içinde gerçekleştirmek ümidiyle diyetisyenlere başvuranların sayısı çok fazla. Hiç kimse bir hafta 10 gün içinde yağlarından tamamen kurtulmak gibi yanlış bir beklenti içine girmemelidir. Tatile yağsız ve formda bir vücutla çıkmak isteyenler, zayıflama çayı gibi, kendilerine kısa sürede kilo verdireceğini düşündükleri (mucizevi) diyet programlarına ilgi göstermemelidir. Çünkü, diyet sadece tatil için değil, sağlık için yapılmalıdır.''

    Akdeniz diyeti ömrü uzatıyor


    Fındık, ceviz gibi sert kabuklu kuruyemişler, peynir ve zeytinyağı açısından zengin "Akdeniz diyeti", kalp krizi ve kanserden ölüm riskini büyük ölçüde azaltıyor

    ABD Boston'daki "Brigham and Women's Hospital"den bilim adamları, Yunanistan'da 22 binden fazla kişiyi izleyerek bir araştırma yaptı. Araştırmanın sonuçları "New England Journal of Medicine" adlı tıp dergisinde dün yayımlandı. Buna göre, Akdeniz diyeti, kalp krizinden ölüm riskini yüzde 33, kanserden ölüm riskini ise yüzde 24'lere varan olanlarda azaltabiliyor.
    Ayda bir kez et
    Akdeniz diyeti, aslında ülkeden ülkeye değişiyor, farklı bir tipi oluyor. Ancak bu diyet, genel olarak ayda bir et, haftada bir ise tavuk eti, yumurta ve tatlıyı içeriyor. Bu diyette çeşitli sebzeler, meyveler, fındık, ceviz gibi sert kabuklu kuruyemişler, baklagiller, rafine edilmemiş tahıllar, zeytinyağı, peynir, yoğurt ve balık ise genellikle her gün yeniyor. Şarap da orta düzeyde alınıyor.
    Bütünü yararlı
    Çalışmaya katılan Frank Hu, diyetteki belirli gıdaların kalp krizi ve kansere karşı bir şekilde etki gösterip riski düşürdüğünü belirtti. Ekip Başkanı Atina Üniversitesi'nden Antonia Trihopulu ise "İnsanın sağlığını bu derecede koruyan, diyete dahil belirli bir gıda değil. Gıdalar tek başlarına daha az etkiye sahip olabilir" dedi

    Diyet tarifleri için kolları sıvayın!


    Tatil planlarının yapıldığı şu günlerde, zayıflamak üzere az kalorili yiyeceklerden oluşan menünüze, Dr. Yasemin Bradley ve Anthony Bradley'in 'Gelecek Yiyeceklerde' adlı kitabından diyet yemek ve tatlılarını da eklemek istemez misiniz? O zaman kolları sıvayın, işte tarifler...

    TONY'NİN MAKARNASI (2 kişilik)

    MALZEMELER200 gram kepekli makarna
    1 adet kabak
    1 büyük soğan
    2 diş sarmısak
    2 büyük domates
    1.5 kaşık zeytinyağı
    2 - 3 kaşık fesleğen (veya maydanoz)
    1 kaşık hardal
    1 çay kaşığı karabiber
    8 kaşık kırmızı veya beyaz şarap (yerine su da olabilir)
    Parmesan peyniri

    YAPILIŞI
    Soğan ve sarımsağı küçük küçük kıyın. Bir tavaya zeytinyağını koyup ısıtın. Aşırı kızmasın. Sarımsağı ekleyin ve altın sarısı oluncaya kadar kavurun. Ardından soğanı da ekleyip, birlikte kavurun. Kabağı yarım aylar şeklinde ince ince doğrayıp tavaya ekleyin (Bu sırada makarnayı kaynar suya atıp, haşlamaya başlayın). Sonra domatesleri tavadaki sosunuzun içine doğrayın, şarabın yarısını da ekleyin. Beş dakika kadar arada karıştırarak pişirin. Hardal, biber ve fesleğini de ekleyin. Makarnanız hazır oluncaya kadar sosunuzu yavaş yavaş karıştırarak pişirmeye devam edin. Makarnayı süzerken sosunuzun altını da söndürün, şarabın diğer yarısını da içine karıştırın. Tavaya en son makarnayı ekleyip dikkatli bir şekilde karıştırın. Tabaklara alıp üzerine peyniri serptikten sonra servis yapın.
    MERCİMEK SALATASI
    MALZEMELER

    1 bardak mercimek
    7 - 8 yaprak beyaz lahana
    1 kaşık zeytinyağı
    1 diş sarmısak
    1 limon
    Yarım su bardağı yoğurt

    YAPILIŞI
    Mercimeği ve lahanayı ayrı ayrı haşlayıp süzün. Lahana yapraklarını ince şeritler halinde kıyın. Diğer tarafta yoğurt, limon, zeytinyağı ve dövülmüş sarmısağı elde veya blender ile çırpıp bu sosu sıcak mercimek ve lahanayla iyice karıştırın.
    NOT: Lahana yerine çiğ kıvırcık marul veya rendelenmiş havuç da kullanabilirsiniz.
    MUZLU PUDİNG
    MALZEMELER
    1 bardak esmer pirinç
    2 adet olgun muz
    2 çay kaşığı tarçın
    2 çay kaşığı hindistancevizi

    YAPILIŞI
    Pirinci iyice haşlayın ve soğumasını bekleyin. Muzları haşlanmış pirincin içine doğrayıp tarçını da ilave edin. Blendır ile 2 - 3 dakika karıştırın. Karışımı kaselere alıp buzdolabına koyun. Soğuduktan sonra üzerini hindistanceviziyle süsleyin.
    NOT: Hiç şeker konulmamasına rağmen bu puding özellikle tatlı krizleriniz için birebir. Kesinlikle beyaz pirinç kullanılmamalı.
    YULAF HELVASI
    MALZEMELER
    1 bardak yulaf kepeği
    2 adet yeşil elma
    Bir avuç ceviz (fındık ya da badem de olabilir)
    1 yemek kaşığı tarçın
    1 kaşık hindistancevizi

    YAPILIŞI
    Yulaf kepeğini üzerini 3 parmak geçecek kadar suyla tencereye koyun. Orta ateşte pişirin. Muhallebi kıvamına gelip fokurdamaya başlayınca kabuklarıyla rendelediğiniz yeşil elmaları, cevizi ve tarçını da ekleyip 2 dakika kadar karıştırın. Ocaktan alıp bir servis tabağına dökün. Buzdolabında soğuduktan sonra üzerine hindistancevizi serperek yiyin.