Siz değerli misafirlerimize Türkü Kervanı harika bir müzik ziyafeti sunan Türkü Kervanı dinletmek için kuruldu.

27 Haziran 2008 Cuma

'Cepte' aşk oyuncağı!

Son yıllarda yanınızdan ayırmadığınız cep telefonlarının, sevgilinizi nasıl tahrik edebileceğini öğrenmek ister misiniz? Yaratıcılığınızı konuşturmanın tam zamanı!

"Eskiden parfüm kokulu mektuplar yazılırdı, sevgilinin gönderdiği fotoğraf kalbin üstünde taşınırdı; teknoloji ilerledi romantizm, heyecan sona erdi" diye düşünenlerdenseniz; çağın 'minik mucizesi', olmazsa olmazımız cep telefonlarımızın nasıl etkili bir aşk silahına dönüşebileceğine inanamayacaksınız!

• Cep telefonunuzun birçok işe yaradığını zaten biliyorsunuz. Peki, onun arzularınızı karşılayabilecek yetenekleri olduğunun farkında mısınız acaba? Söylediğimiz ilk bakışta çok mantıklı gelmemiş olabilir. Ancak acele etmeyin. Aşağıda telefonunuzu yaramaz bir kız gibi kullanmanın tekniklerini öğreneceksiniz.

• "Bil bakalım burası benim vücudumun neresi?" oyununu oynayın. Cep telefonunuzun kamerasıyla, kalçalarınız, göğüsleriniz, beliniz gibi vücudunuzun kıvrımlı yerlerinin fotoğrafını çekin ve ona MMS atın. Üzerine bir not yazarak, vücudunuzun neresinin resmi olduğunu sorun.



• Tam gün ortasında, oradan oraya koşuştururken veya sabah kalkar kalkmaz, hiç beklemediği bir anda ona şehvet kokan mesajlar atın. İşte size birkaç örnek; "Ellerinin vücudumda dolaşmasını istiyorum" veya "Sen, ben, benim evde, Saat 20.00'de..."

• Birlikte evde olduğunuz zaman, ikinizin de cep telefonunu alarak, onun yanından uzaklaşın. Gittiğiniz odada üzerinizi çıkarın ve onun cebini çevirin. Telefonun çaldığını duyduğu anda sizin yanınıza gelecek ve sizi çırılçıplak beklerken bulacaktır.

• BTE (Beni tahrik ediyorsun) veya SÇİ (Seni çok istiyorum) gibi sadece ikinizin anlayabileceği tutkulu kısaltmalar bulun. Kalabalık bir yere gittiğinizde ve onunla direkt konuşamadığınız anlarda, aklınızda olanları kısaltmalar haline çevirerek ona SMS atın.



• Onun, üstü çıplak olarak çekilmiş bir fotoğrafını, telefonunuzun arka plan resmi olarak belirleyin. Bu şekilde ondan uzak olduğunuz zamanlarda, onun seksi vücuduna bakarak, çeşitli fanteziler kurabilirsiniz.

• O aradığı zaman çalması ve aklınıza yaramaz düşünceler gelmesi için seksi melodiler bulun. Cinselliği çağrıştıran, Usher'dan "Nice and Slow" veya Justin Timberlake'den "My Love" olabilir mesela.

• Kendisinin çektiği erotik bir videoyu size yollamasını isteyin. Bunu yaptığı zaman, sizin de ona karşılık vereceğinizi söyleyin. Tabii tedbiri elden bırakmayın ve yüzünüzün ya da tanınmanızı sağlayacak bir yerinizin
gözükmemesine dikkat edin.

Alışveriş kraliçesi olun

VIP seri sonu satışlarına davet edilin, bedavaya harika görünün... Kendinizi suçlu hissetmeden alışverişi keyifli bir hale getirebilirsiniz!



Alışveriş, uzun yıllardır bilim adamlarının da ilgisini çeken bir eylem. İnsan psikolojisiyle de yakından alakalı. Kendini o gün iyi ya da kötü hissetmeniz yaptığınız alışverişin tarzını belirliyor. Peki, mağazalar müşterilerine maksimum memnuniyet sunmak için neler yapıyor? Yaz sezonunun açıldığı şu günlerde akıllı alışverişin tüyolarını bu yazıdan öğrenebilirsiniz.

Mağaza çalışanlarına göre, onlarla iyi bir ilişki kurmanın yolu harcadığınız paranın miktarıyla uzaktan yakından alakalı değil. Çoğu zaman çok para harcayan müşterilerinden kurtulmak için kaçacak delik arayan satış elemanları olduğunu söylüyorlar. Çünkü bu grup kendilerini çok önemli sanıyorlar oysa zahmete bile değmiyorlar.

"Yılda sadece üç tane elbise alan müşterilerimiz de var, ama onlarla çalışmak çok daha zevkli" diyen bir satış elemanının saptaması oldukça manidar. Bu durumda siz ne kadar iyi huylu olursanız, mağazadakilerin de size o kadar iyi davranacağı aşikâr.

Yedi kişinin birden istediği bir çanta veya ayakkabı olabilir. Ama eğer mağaza elemanı en çok sizi seviyorsa, onu siz alırsınız. Ama bu iki taraflı bir yol: En iyi mağaza elemanları her ay ödüllendiriliyor. Eğer sizin için kimsenin bulamadığı bir elbiseyi bulabilirlerse, sadece bir teşekkür notuyla olsa bile bunun karşılığını onlara vermelisiniz.

Sezon öncesi teslimlerine odaklanın. Eskiden iki sezon vardı ama artık bu sayı dörde çıktı. Eskiden çok daha küçük olan ve "resort" olarak adlandırılan bahar öncesi sezonu, kasımda veya aralıkta mağazalara geliyor. En güzel ve en çok giyilebilecek parçalar genellikle bu sezondan çıkıyor. Bahar öncesi elbiselerinin kumaşları daha incedir ama sonbahar renklerinde oldukları için çok daha uzun süre giyebilirsiniz.

Bedeninizi kabul edin... Unutmayın, kıyafetlerin üstünüzde nasıl duracağını bilenler satış görevlileridir. Başka bir markanın ürününü 36 beden giyiyor olabilirsiniz ama her kesimin kalıbı farklı olduğu için başka bir yerde 38 bedene girdiğinizde şaşırmayın.



Alışveriş danışmanınızı bulmak için alışverişe çıkın. Çoğu lüks mağazanın müşterilerine birebir yardımcı olan stil danışmanları var. Ama sizin tarzını beğendiğiniz ve isteklerinizi anlayacak birini bulmanız gerekiyor. Bu konuda işinin uzmanına danışmak sizin de işinizi kolaylaştıracaktır. Üstelik bu, alışveriş danışmanınıza ne tarz kıyafetleri kaldırabileceğinizi görmesi için bir şans verecek ve sizin onla daha iyi ilişkiler kurmanızı sağlayacaktır.

Sırf paralarının karşılığında daha çok ürün almayı sevdikleri için sadece indirimlerde alışveriş yapan ve milyarlar harcayan insanlar var. Bunu satış görevlilerine açıkça belirtmekten çekinmeyin. Böylece en beğendiğiniz parçaları sizin için takip edip indirime girdiklerinde haber verebilirler.

Hafta sonları alışveriş yapmayın. Kulağa çok belli bir şey gibi gelse de aslında hiç de yabana atılacak bir detay değil. Öğle arasında olsa bile, haftanın başında alışveriş yapmaya özen gösterin.

Mağazaların alışveriş hileleri

Alışveriş merkezine bir yolculuk, tehlikesiz bir gezinti gibi görünse de, averaj bir gezinme duyularınızı önceden hesaplanmış bir sürü saldırıyla karşı karşıya bırakabilir.

İlk heveste...

Çoğu alışveriş merkezinde parfüm ve kozmetik tezgâhları girişin yanında bulunur. New York'taki satış danışmanlığı şirketi Envirosell'in kurucusu Paco Underhill, "Bunun sebebi 19.yüzyılda Philadelphia ve New York sokaklarının at pisliği kokmasıydı diye açıklıyor. "Orijinal tezgâhlar dışarının kokusu ve içerinin zarifliği arasında bariyer olmak için girişe yerleştirilmişti." Bugün, bu gelenek yerini daha modern bir kar mantığına bıraktı: Tezgahlar önde ve ortada çünkü en iyi gayrimenkul için en yüksek parayı ödeyen şirketler kozmetik şirketleri. Alışverişin doğasına cazip geldiği için aksesuarlar, çantalar ve takılar da giriş katında bulunur. "Satılan ürünlerin aşağı yukarı üçte ikisi ani istekler sonucu satın alınıyor," diyor Underhill.

Ayna, ayna söyle bana...

Giyinme odası tecrübesini yaşayan herkes mucizevî bir şekilde uzamış ve incelmiş olan yansımasını gördüğü "ince ayna"nın sihrini bilir. Bu iki yoldan elde edilebilecek basit bir bilimdir; hafif içbükey bir aynayla veya uzun göstermesini sağlamak için aynayı yukarıya doğru eğerek... Manhattan’da birçok iyi butikte deneyimi olan bir satış elemanına göre; "İnce aynalar gerçekten var. Ancak böyle aynaların kasıtlı bir hileden çok estetik görünmenin bir parçası olduğunu düşünüyorum. Bana göre hafif eğik, hareketli bir ayna duvarda asılı duran sabit bir aynadan çok daha güzel görünüyor."

Koku ve hassasiyet...

Yenilikçi satıcılar gittikçe artan bir taktik olarak mağazalarında kokular kullanıyorlar. İstekli olmayan müşterilerde hassas anılar bırakıyorlar ve bu müşterilerin şüpheli yaklaşımlarını mağazaya sıktıkları kokular ile gideriyorlar. Burada amaç belli kokular ile alışveriş deneyimi arasında pozitif ve uzun süren bir bağ kurabilmek. Underhill, "Manhattan’da Columbus Circle'daki yeni Best Buy mağazasına giderseniz, beyaz eşya bölümünde yeni ütülenmiş çarşafların kokusunu duyarsınız," diyor. Görünüşe göre, kurutma makinesi ev ortamının o huzurlu kokusunu hissettiğiniz zaman çok daha seksi geliyor.

Müşterinin vicdan azabı...

"Düşüneceğim" diyerek bir şeyleri eve götüren alıcılardan mısınız? O zaman büyük alışveriş merkezlerinde alışveriş yapmanız sizin yararınıza olur. Genellikle geri iade kabul etmeyen, sadece bir iki hafta içinde değişim kabul eden diğer küçük mağaza ve butiklere göre çok daha iyi bir iade politikaları var.

30 dakikada hokka gibi burun!

Yeni burun estetiği "MİR" tekniğiyle 30 dakikada doğal bir görünüme sahip olmak mümkün. Üstelik ağrısız, acısız!

Yüzün en dikkat çekici unsuru olması sebebiyle burun estetiği ameliyatları en çok başvurulan estetik operasyonların başında geliyor. Birçok kişi, hokka gibi bir burna sahip olmak için defalarca bıçak altına yatmayı göze alırken, bazı kişiler ise ameliyat sonrası hissedilen ağrı, yüzde oluşan şişlik ve morluklar yüzünden estetik operasyona cesaret edemeyebiliyor.



Ancak son yıllarda gelişen teknoloji, her alanda olduğu gibi estetik cerrahi alanında da büyük yenilikler ve hasta açısından kolaylıklar sağlıyor. Burun estetiğinde uygulanan MİR tekniği de, istediği görünüme sahip olmanın yanında hastaya büyük kolaylıklar sağlıyor.

Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu, kısaca MİR denilen "Minimal Invazif Rhinoplasty" (Minimal Girişimle Burun Estetiği) tekniğine dair merak edilen soruları cevapladı...

MİR’le doğal güzelliğe kavuşun

Prof. Kışlaoğlu, MİR tekniğinin en büyük özelliklerinden birinin, kişinin görüntüsünü çok fazla değiştirmeden doğal ve güzel bir görünüm sağlaması olduğunu söyledi. Operasyonun, kapalı teknikle gerçekleştirildiğini belirten Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu, tüm ameliyatın burun içinden yapıldığını ve burun dışında herhangi bir kesi ya da iz olmadığına dikkat çekti. Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu'nun belirttiğine göre, genel anestezi altında yapılan operasyonda, burnun neresinde problem varsa o bölgeye müdahale ediliyor.



Burnun kemik yapısı normal fakat burun ucu etli, iri ve geniş ise, kemiklere hiç dokunulmadan sadece burun ucundaki problem gideriliyor. Yani burun ucu etli ise inceltiliyor, geniş ise daraltılıyor, yüksek ise indiriliyor, alçak ise yükseltiliyor.

Burun ucu normal, ancak burun sırtında kemik çıkıntısı varsa, kemik törpülenerek, yeni şekil veriliyor. Burun ucuna hiç dokunulmuyor.

'MİR'le 4–5 saatte evinize dönebilirsiniz

Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu, eğer hem uçta, hem kemikte bozukluk söz konusu ise her ikisinin de düzeltildiğini söyledi. Prof. Kışlaoğlu, aynı zamanda kişide deviasyon, burun eti gibi nefes almayı engelleyen bir durum söz konusu ise estetik ameliyat ile birlikte mutlaka deviasyon ve konka (burun eti) ameliyatları da yapılarak nefes yolunu açılması gerektiğini vurguladı.



Eğer kişide nefes alma güçlüğü yoksa estetik ameliyatın MİR tekniği sayesinde sadece 30 dakika sürdüğünü ve kişinin 4–5 saat sonra evine gidebildiğini kaydetti.

Operasyon sonrası kişide morluk ve şişliğin çok az olduğunu ifade eden Prof. Kışlaoğlu, ağrının ise hemen hemen hiç hissedilmediğine işaret etti.
MİR tekniği ile yapılan operasyon sonrası, kişinin sosyal hayatına daha çabuk döndüğü de belirtildi.

Sıcaklar erken doğuma neden olabilir.

Hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte vücudun susuz kalmasının, hamilelerde erken doğuma neden olabileceği belirtildi.

Hacettepe Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tarık Aksu, yaptığı açıklamada, hamilelerin, sıcak havanın etkisiyle bazı sağlık sorunları ile karşılaşabileceklerini ifade ederek, giyim, spor ve beslenmeye yönelik önlemlerle, sıcak havanın olumsuz etkisinin azaltılabileceğini söyledi.

Mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklıklarının yorgunluk, yüksek tansiyon, sırt ağrısı, varis, ayaklarda ödem ve ciltte güneş lekeleri gibi birçok sağlık problemine yol açabildiğini belirten Aksu, özellikle hamilelerin bundan çok etkilendiğini ifade etti. Aksu, ''Sıcak havanın etkisiyle vücudun susuz kalması, rahimde kasılmalara, kasılmalar doğum sancılarına ve erken doğuma neden olabilir'' uyarısında bulundu.

En son makyaj ve saç trendleri

Makyaj ve saç artistleri bu yazın son saç ve makyaj trendlerini açıkladılar. Her zevke ve tipe uygun trendlere bayılacaksınız!

Şimdi parlak dudakların, buğulu gözlerin, havalı saçların ve rengârenk tırnakların zamanı! İşte yazın en gözde trendleri karşınızda…

Günbatımı renklerinde gözler

Mor, pembe ve turuncu tonları, günbatımının tüm renklerini gözlerinize yansıtıyor. Kullanmak istediğiniz en açık rengi kaş kemiğinin altına uygulayın. Ardından bir ton koyu farı göz kapağının üzerine, en parlak rengi ise kirpiklerinizin başladığı noktaya sürün. Clarins’in Single Eye Colour in Sweet lilac, Lovely rose, Sweet melon göz farlarının tonlarını tercih edebilirsiniz.



Şeker gibi tırnaklar

Bu yaz renklerle oynama zamanı. Pespembe bir ojeyi bile rahatlıkla kullanabilirsiniz (FlorMar, Selection, No: 12, 1,75 YTL). Tırnaklarınızın uç kısımlarına fazladan bir kat daha oje uygulayarak ojenin soyulmasını önleyebilirsiniz.

Kısaltılmış uçlar

Yaz sezonu defilelerinde podyumlara kısa tırnaklar hâkimdi. Bu tırnaklara sahip olmak için kare kesimi tercih edin ve The Body Shop, Nail Polishing Block çok işlevli tırnak törpüsü ile tırnaklarınızın yüzeyini parlatın (9 YTL).

Tropik renkli dudaklar

Mercan renkli ruj gibi deli dolu renkleri tercih etmelisiniz (MAC, lipstick in See Sheer, ruj, 33 YTL). Rujunuzun üzerine uygulayacağınız renksiz bir parlatıcı ile dudaklarınızın daha dolgun ve seksi görünmesini de sağlayabilirsiniz.

Havalı saçlar

Saçımızdaki katları ve bukleleri kontrol altına alabileceğiniz bir ürünle (L'Oreal, Tec, Spiral Splendour, kıvırcık saçlar için kontrol kremi, 125 mi, 40 YTL) hacimli görünen modeller yaratabilirsiniz. Saçlarınız düzse hacim veren bir ürünü tercih etmelisiniz (Toni&Guy, Boost-lt Mousse, hacim kazandıran saç köpüğü, 250 ml, 32 YTL).