Siz değerli misafirlerimize Türkü Kervanı harika bir müzik ziyafeti sunan Türkü Kervanı dinletmek için kuruldu.

28 Mayıs 2008 Çarşamba

Aşıkmısınız?

Sadece aşık olmanız ömür boyu mutlu olacağınız anlamına gelmiyor, karşınızdaki kişi ile yıllarca aynı yastığa baş koymak istiyorsanız kendinize şu soruları sorun.

İş hayat arkadaşını seçmeye geldiğinde kimse bu kişi konusunda hata yapmak istemez. Aşk iki insanın bir araya gelmesi için en doğru neden gibi gözükse de bir evliliği sürdürmek adına bu duygunun yanında birçok farklı desteğe daha ihtiyaç vardır. Günümüzde artan boşanma oranları da bunu göstermiyor mu? Hayatınızı birlikte geçireceğiniz kişiyi bulduğunuzu düşünüyorsanız aşağıdaki soruları kendinize sorun.

Ortak amacınız var mı?
Evleneceğiniz insanla birlikte olduğunuz süre boyunca nasıl vakit geçirmeyi düşünüyorsunuz? Örneğin onunla sadece seyahat edip, yemek yiyip birlikte yürüyüş yapmayı mı? Hayat sadece bunları yaparak geçmez.

Bunlardan daha derin ve daha anlamlı bir şeyler paylaşmalısınız. Hayatı birlikte de yaşayabilir, ayrı ayrı da takılabilirsiniz.Bu sizin seçiminiz.

Güveniyor musunuz?
Bu soru ilişkinizin kalitesiyle doğrudan bağlantılıdır. Güven bir ilişkinin temel besinidir. Siz evlenmeyi düşündüğünüz bu kişiye duygularınızı açacak ve fikirlerinizi özgürce paylaşacak kadar güveniyor musunuz? Bu soruya cevap verirken kendinize mümkün olduğu kadar dürüst olmaya çalışın.

İyi tanıyor musunuz?
İki çeşit insan vardır: Birincisi kişisel gelişimine önem veren, ikincisi ise sadece rahatını düşünen. Rahatına düşkün olanlar maddiyata çok önem verir. Evlenmeyi düşündüğünüz kişinin hayattaki duruşuna çok dikkat edin. Rahatına düşkün olan kişiler genellikle 'ben merkezli' olurlar. Önce kendilerini düşünürler oysa evlilik iki kişinin ortak yarattığı bir kurumdur. O yüzden bu konuya özellikle dikkat ederek 'Evet' deyin.

Diğer insanlara nasıl davranıyor?
Sevdiğiniz kişi etrafınızdaki insanlarla bir şeyler paylaşmaktan zevk alıyor mu? Yoksa aksine onların yanında içine mi kapanıyor? Arkadaşları ya da ailesi için özveride bulunmayan, onlarla maddi-manevi birtakım şeylerini paylaşmaktan kaçınan kişiler sizin için de aynı tutumu sergiler. Örneğin onun iyi davranmak zorunda olmadığı kişilere (garson, şoför vs.) nasıl davrandığına dikkat edin. Davranışlarını birlikte olduğunuz zamanlarda iyice gözlemleyin. Unutmayın başkalarına kötü davranan birinin yarın öbür gün sizi de üzebilme ihtimali yüksektir.

Bana burcunu söyle , sana saç rengini söyleyeyim

Burçlar her şeyde olduğu gibi saç renginiz konusunda da ipuçları veriyor. Her burcun taşıdığı karakter, saç rengiyle bütünleşerek kişiliğinizi tamamlıyor.

Koç
Karar vermekte güçlük çekm enize rağmen şans her zaman sizden yana. Sabırlı, cömert, kurnaz ve girişimci Koç kadını için kızılın her tonu çok uygun.

Boğa
Boğa kadını her zaman sürprizlere açık. Özellikle de aşkta. Arkadaş toplantıları ve sosyal ortamlar, onun için vazgeçilmez. Sağlık açısından da enerjisi her zaman yüksek. Girişimciliği, direnci ve asla teslim olmama özellikleri ile Boğa kadını için en uygun saç rengi kızılın en açık tonları ve sarı.

İkizler
Sosyal alanda ve iş ortamında her zaman en yüksekte olmayı sever. En yakın rakipleriyle kıskançlık nedeniyle sorunlar yaşar. Talih oyunlarında şansı yüksektir. Hayatında her an köklü değişiklik yapabilir. İkizler kadını, çılgın, duyarlı ve rutine karşı duran kişiliği ile saç rengini birkaç haftada bir değiştirebilir.

Yengeç
Pervasızdır, eleştiriler asla moralini bozamaz. Özellikle iş konusunda her zaman en iyi olduğunu düşünür. Sağlığına özen gösterir. Olaylar karşınında tepkisel davranmaz, acele cevaplar vermez. Sezgilerine güvenen, şefkatli ve romantik Yengeç kadınına, bal köpüğüne uzanan açık kumral saç rengi çok yakışır.

Aslan
Gerçek arkadaşlığın değerini bilir, her zaman liderdir. Sevdiklerini ihmal etmez. Ancak iş yaşamındaki monotonluk onu somurtkan yapar. Tutkulu, yaşamsal ve enerjik olarak ateşli bir kadındır. Karakterine uygun renkleri tercih eder. Aslanın yelesini andıran uzun, parlak ve gür saçlara sahip olanlar için fındık kabuğu en uygun renk.

Başak
Kafası her zaman karışıktır, geriye dönüp geçmişin muhasebesini yapmayı sever. İş konusunda hata affetmez, başarıya ulaşmayı bilir. Etrafındakilerin de mükemmel olmasını bekler. Zamanını evde geçirmeyi sever. Onun için herşey düzenli ve emniyetli olmalıdır. Kusursuz görünmek için çabalayan Başak kadınına platin tonları yakışır.

Terazi
Çevresi dostlarla dolu, sosyal yaşamı çok hareketlidir. Küçük sorunlar karşısında işi oluruna bırakır. Büyük sorunlar karşısında ise akıntıya kürek çekmeyi sever. Terazi kadını ince zevkli nazik ve şıktır. Her zaman denge ve güzelliği bulmayı arzular. Dikkat çekse de abartılı olmalı sevmediği için kumral tonları tercih eder.

Akrep
Ne istediğini bilir. Amacını belirler, hedefe kilitlenir ve başarıya ulaşır. İş yaşamında kolayca kariyer sahibi olur. Para meselelerini sorun etmez. Akrep kadınının çekiciliği kişisel ve saklıdır. Gizem ve tutku en önemli özellikleri arasındadır. Altın sarısı ya da kuzguni
siyah fark etmez, önemli olan etrafını aydınlatmasıdır.

Yay
Verdiği kararlardan kuşkuya düşmez, zaman onu her zaman haklı çıkarır. Kontrolü elinde tutmayı sever. Yeni başlangıçlara açıktır, fırsatları iyi değerlendirir. Akıntıya kapılmaz, tedbirlidir. Dışa dönük, maceracı,
kuralları koysa da çiğnemeyi seven yay kadını için koyu kumral saç rengi çok uygun olabilir.

Oğlak
Duyguları ön plandadır, mantığıyla hareket etmekten hoşlanmaz. Özellikle aşk konusunda fazla düşünmeden evet der. Sorumluluk almayı sevmese de, üstüne düşen görevleri mutlaka yerine getirir. Zaman, romantizm ve tutku onun için önemlidir. Fethetmeyi seven oğlak kadını için toprak renkleri
çok uygun.

Kova
Aşktan yana en parlak burçlar arasındaki kova kadını, sıradışı zevklere sahiptir ve isyankardır. İş hayatında ise, barış, huzur ve uyum içinde çalışmayı sever. Midesine düşkündür. Üstelik tam bir alışveriş çılgınıdır. Daima geleceğin kanatları üzerinde uçuş halindedir. Yoğun ve net kızıllar Kova kadını ile bütünleşir.

Balık
Mücadelecidir, zorlukların üstesinden gelmeyi bilir. İkili ilişkilerde suskun olmasına rağmen, sosyal yönü kuvvetlidir. Sağlığına önem vermez. Düş ve yarının gerçeği arasında dolaşan Balık kadını romantik ve sezgileri güçlü bir insandır. Sanata düşkündür. Toprağın tüm renkleri Balık kadınına yakışır.

Göbek Eritmek Çok Kolay

Yaz geldi! Siz hâlâ göbeğinizi eritemediğinizi düşünüp, bikini giymeye cesaret edemiyorsunuz. Halbuki şimdi başlayıp uygulayacağınız basit önerilerle, birkaç gün içinde sonuç vermeye başlayacak ve tatil günlerinizde kendinize daha çok güven duyacaksınız.

Göbeği eritmenin yolları

• Yaz geldi! Siz hâlâ göbeğinizi eritemediğinizi düşünüp, bikini giymeye cesaret edemiyor musunuz?..

• Hemen uygulamaya başlayacağınız basit önerilerle, birkaç gün içinde göbeğinizi kontrol altına alabilir ve tatil günlerinizde kendinize daha çok güven duyabilirsiniz.

İşe az yemekten başlayın

• Akşam yemeklerini bol mineral alabileceğiniz sebze ağırlıklı mönülerle oluşturun. Böylelikle vücudunuz depoladığınız yağları yakmaya başlar.

• Sık sık küçük öğünler yiyin. Şekeri mümkün olduğunca kesin. Vücudunuzun şeker ihtiyacını meyvelerle karşılayın.

• Ancak meyveyi mutlaka bir proteinle birlikte alın ki hemen kana karışıp daha sonra da yağa çevrilmesin!

Egzersizleri ihmal etmeyin

• Egzersizlerinizi sabah kahvaltısından önce yaparsanız gece boyu harcayamadığınız enerji açığını kapatacak ve depolandığınız yağı eriteceksiniz.

• Akşam yemeği sonrası yapacağınız egzersiz ise bütün gün boyunca biriktirdiğiniz şekeri eritecek. Hatta uyuduğunuz sırada da vücuttaki yağ depolarından yakmaya başlayacak.

İp atlayın

• Bacaklar, kasların en çok biriktiği yerdir. Onları güçlendirmek, kalorileri daha iyi yakabilmek ve metabolizmayı hızlandırmak anlamına gelecektir.

• Kalça kaslarınızı güçlendirecek egzersiz yapmak da yararınıza. Hiçbir şey yapamıyorsanız, günde en az 15 dakika ip atlayın. Böylelikle 100 kaloriden fazlasını harcayacaksınız!

• Tüm bunları kendinizi sıkmadan yapın. Unutmayın uzmanlar haftada bir kilo ve 6 haftada bir beden incelmenin ideal olduğunu söylüyor.

2. Kaba tuzla banyo

• Kaba tuz terletir ve vücuttaki fazla suyun vücut dışına atılmasına, derinin metabolizmasının hızlanmasına yardımcı olur.

• Süpermarketten veya bakkaldan birkaç torba kaba tuz alıp, banyodan önce bir bardak kaba tuzu biraz sıcak suyla karıştırarak, karnınızın üstüne sürün. 10 dakika ellerinizle masaj yapın. Daha sonra sıcak suyla durulayıp banyonuzu yapın.

1. Ev işleri

• Yerleri temizlerken elektrikli süpürge yerine bez veya normal süpürgeyi tercih edin. Hava sıcaklığının arttığı öğle saatlerinde çamaşır yıkamayı ve ütü yapın.

• Acıktığınızda, kendinize bir diet yemek hazırlayın. "Aşçı" genellikle kendi pişirdiği yemekleri yemeyi sevmez, böylece az yemek yemiş olacaksınız.

3. Masaj

• Masaj, karın bölgesini eritmek için en çok kullanılan yöntemlerden biridir. Masaj kremiyle karnınızı ovalayın. Bu uygulama, karın bölgesindeki yağın giderilmesi için etkilidir.

• Masaj, derinin ısısını yükselterek enerji tüketimini artırmanın yanı sıra bağırsakların hareketlerini de hızlandırır. Kan dolaşımını hızlandıran masaj fazla suyun da vücuttan atılmasına yardımcı olur. Her gün bir masaj yapmayı ihmal etmeyin.

4. Diyet

Normal öğünden önce biraz atıştırın. Bu uygulama iştahınızı kapatarak normal öğünde daha az yemek yemenizi sağlar. Ayrıca her gün 15-20 mililitre sirke içerseniz, bir ay içinde sevindirici bir sonuç görebilirsiniz.

5. Beyni çalıştırma

• Eski Sovyetler Birliği'nden bir fizyolog, beyin ne kadar çok çalışıyorsa, vücudun o kadar çok enerji tükettiğini öne sürdü.

• Bu teoriye dayanarak, beyni çalıştırma yoluyla zayıflama yöntemi ortaya çıktı. Bu yöntemde, şişman insanlara kitap okumak, resim yapmak, yazı yazmak, matematik soruları çözmek ve teknik beceri öğrenmek gibi çalışmalar yapmaları öneriliyor.

Otomobil kullanırken de göbek eritebilirsiniz

• Herkes otururken, otomobil kullanırken karın kaslarını sıkılı tutup bırakabilir... Sıkmak, beklemek ve gevşemek önemli.

• Oturduğunuz yerden çapraz karın kaslarını çalıştırmak adına çapraz yönde sağ elinizi sol dizinizi geçecek yönde çevirerek ve sonra aksi yönde tekrarlayarak kasları sıkıp bırakarak çalıştırabilirsiniz.

• Üst karın kaslarını otururken çalıştırmak zordur, otururken en fazla yapabileceğiniz boynunuzu iyice öne doğru eğip çenenizi göğsünüze yaslayıp bir miktar çalıştırmaktır. Karın kasları gerçekten çok önemlidir; insanın duruşunu, bel sağlığını ve bütün olarak da omurga sağlığını etkiler.

• O nedenle mutlaka gerekli özen gösterilmelidir. Oturduğunuz yerde bu egzersizleri yapmayı bir alışkanlık haline getirin. Böylece 'spora zamanım yok' diye bahaneniz de kalmaz.

Göbek eritmek için soya sütü

• Göbek bölgesindeki yağlardan kurtulmak isteyenlere müjde. Amerikalı bilim adamları her gün düzenli olarak soya sütü içeren içeçekler tüketmenin, göbek bölgesindeki yağlanmayı ortadan kaldırdığını ortaya çıkardı.

• Alabama Üniversitesi tarafından yapılan araştırmaya göre, soya sütü fazla şekerin yağa dönüşmesini engelleyerek günlük olarak alındığında karın bölgesindeki yağların erimesini sağlıyor.

• Araştırmayı yürüten uzmanlardan Dr. Daniel Christie, soya sütlü içeceklerin karın bölgesindeki yağları engellemesine bağlı olarak kadınların kalp ve diyabet gibi rahatsızlıklara yakalanma riskini de azalttığını belirtti.

Uzmanından makyaj önerileri

Gölgelendirme yaparken, elmacık kemiğinin altına biraz koyu fondöten sürdüğünüzde elmacık kemikleri belirginleşir. Burnu daha ince göstermek için de burun kenarlarına koyu renk üzerine ise açık renk kullanabilirsiniz. Yüzün hangi bölgesini inceltmek ya da yok etmek istiyorsanız, oraya koyu renk diğer bölgelere de açık renk sürmek istediğiniz sonucu elde etmenizi sağlayacaktır. Bu gölgelendirmeleri çok kesin hatlar yerine yumuşak geçişlerle uygulamak gerekir.

Özellikle renkli göz makyajlarında farın göz altlarına dökülme riski vardır. Makyaja başlamadan önce gözaltlarına biraz pudra sürüp, makyajı bitirdikten sonra bu pudrayı alarak göz altı bölgesinin temiz kalmasını sağlayabilirsiniz.

Dudak makyajlarında mat tonlar kullanılmalı. Kontür çizgileri çok fazla tercih edilmemeli. Tercih ediliyorsa da kullandığınız ana ruj renginde olması ve dudakta iyi dağıtılması gerekiyor.

Yazın çok yoğun rimeller pek fazla görmeyeceğiz. Rimeli uygulamadan önce boş bir tarama fırçasıyla kirpiklerinizi tarayıp daha sonra rimeli dipten uca uygularsınız daha temiz bir görüntü elde edersiniz.

Küçük gözler için göz içlerine uygulayacağınız beyaz renkli kalemle aydınlatma yapabilir, gözlerinizi daha büyük gösterebilirsiniz.

Makyaj yaparken yüzünüzde renk dengelerini iyi kurmak gerekiyor. Eğer renkli bir göz makyajınız varsa dudaklar için uçuk renkler, renkli ve belirgin bir rujunuz varsa da hafif bir göz makyajı yapmak abartıdan uzak olmanıza yardımcı olacak.

Göz şeklinize göre makyaj

Gözler yüzün en çok dikkat çeken bölgesidir. Teninize ve saçınıza uygun bir göz makyajı ile çok etkileyici bakışlara sahip olabilirsiniz. Bunun yanında gözlerinizdeki anlamı ön plana çıkarmak için göz şeklinize uygun makyaj yapmalısınız. Böylelikle küçük olan gözlerinizin büyük görünmesini sağlayabilir, istediğiniz etkileyici bakışları elde edebilirsiniz. Unutmayın anlamlı bakışlar doğru yapılan makyajla ortaya çıkar…

Küçük gözler
Bir koyu, bir de açık renk far seçin.
Üst göz kapağınızın tamamına açık renk farı sürün.
Koyu renk bir kalemle kirpik diplerine çizgi çekerek göz çevrenizi belirleyin. Çizgiyi dışa doğru dağıtın.
Koyu renk farı gözün dışına doğru, göz çukurunun üzerine sürün. Dışa doğru hafifçe dağıtın.
Gözün iç kenarına beyaz renk far sürün. Açık ve koyu farlar arasındaki renk farkının sınır oluşturmaması için renkleri birbirine iyice yedirin.
Kirpiklerinizi kıvırın ve iki kat rimel sürün.

Ayrık gözler
Yumuşak tonda kestane rengi bir far ile koyu renk bir diğer far seçin.
Kestane rengi farı burnunuz ile gözünüz arasındaki bölgeye uygulayın. Farın leke gibi durmasını engellemek için rengi iyice dağıtarak gölge havası verin.
Koyu renk farı göz kapağınızın hareketli kısmına sürün.
Aynı farla, gözün dış kenarını, dışarı taşarak yuvarlayın.
Koyu renk kalemle göz kapağınızın üstüne ve gözün iç kısmına çizgi çekin.
Sadece üst kirpiklerinize iki kat rimel sürün.

Düşük gözler
Birbirini tamamlayan renklerde üç far seçin. Renklerden biri açık, biri orta, biri ise koyu tonlarda olmalı. Tek ambalajda satılan üçlü göz farları uygun bir seçenek oluşturabilir.
Koyu renk farla, alt kirpiklerinizin ortasından başlayıp dışarı doğru bir çizgi çekin. Çizginin ucunu göz kenarınızın dışında hafifçe yukarı doğru kaldırın.
Aynı işlemi üst kirpikleriniz boyunca da uygulayın ve iki çizgiyi birleştirin.
Sünger uçlu bir aplikatör veya bir pamuklu çubuk yardımıyla çizgileri dağıtarak hafifleştirin.
Açık renk farı üst göz kapağınızın tamamına sürün.
Orta koyuluktaki farı göz çukuruna muz formunda uygulayın.
Yine orta koyuluktaki farla gözün dış kenarına gölge yapın.
Kirpiklerinizi kıvırın ve iki kat rimel sürün.

Yuvarlak gözler
Bir koyu, bir açık tonda iki far rengi seçin. Renkler birbirleriyle uyumlu olmalı.
Açık renk farı göz kapağınızın tamamına uygulayın.
Koyu renk farı göz kapağınızın sadece hareketli kısmına sürün. Göze daha uzun bir form kazandırmak için renkleri uygularken gözün dışına ve yukarıya doğru çalışın.
Göz kapağınıza, kirpiklerin hemen dibinden, boylu boyunca kalem çekin. Çizgiyi göz kenarından dışarı doğru taşırın.
Kirpiklerinizi kıvırın ve iki kat rimel sürün.

Cildiniz İçin Bol Bol Çimen Suyu İçin

Bol bol çimen suyu içtiğini ve formunu yağsız sebze yemeklerine borçlu olduğunu söyleyen Şallı, "Çimen suyu çok faydalı. Ancak bu çimenler sanıldığı gibi sokakta büyüyen çimenlerden değil. İnsanlar bilmedikleri otlardan kesinlikle uzak durmalı" dedi.

100'den fazla vitamin ve enzim içeren çimen suyu, taze çimenden sıkılıyor. 57 gramlık bardağın fiyatı 2.5 dolar… Amerikalılar son dönemde nar, havuç ya da portakal suyuna değil, "çimen suyu"na rağbet etmeye başladı. Ülkede moda haline gelen "çimen suyu", büfelerde taze taze sıkılıyor ve 57 gramlık küçük kaplarda servis ediliyor. 2 kilo 250 gramlık sebzeden alınabilecek vitamin ve minerallere denk gelen bu içeceğin bardağı 2.5 dolardan satılıyor.
Çimen Suyu İçinde 100`den Fazla Vitamin ve Enzim Barındırır

İçinde 100`den fazla vitamin ve enzim barındıran ve özel yetiştirilmiş çimlerden elde edilen `çimen suyu`, kanı yenileme özelliğiyle dikkat çekiyor. Tadı pek de hoş olmadığı için genelde tek yudumda içilen ve ağız tadını düzeltmek için peşinden bir dilim portakal yenen bu ilginç içecek hakkında 10`dan fazla kitap yazıldı. Özel tohumları olan bu çimen , yine özel olarak yetiştiriliyor.

1 hafta içinde büyüyen çimenin besleyici unsurlarından tam olarak faydalanabilmek için mutlaka suyunun içilmesi gerekiyor; çünkü örneğin salataya karıştırarak yendiğinde herhangi bir faydası görülmüyor . Uzmanlar günde 57 gram çimen suyunun insan vücudu için yeterli olacağını; alıştıktan sonra ise bunun en fazla 114 grama kadar çıkarılabileceğini belirtiyor. YÜZDE 70 ORANINDA KLOROFİL İÇERİYOR
Çimen Suyu K, E, C, A, B, B12 , B9 , B8 , B6 , B3 , B2 ve B1 Gibi Vitaminler İçerir

K, E, C, A, B, B12 , B9 , B8 , B6 , B3 , B2 ve B1 gibi vitaminler içeren `çimen suyu`nun içindeki mineraller de bir o kadar fazla: Bakır, demir, magnezyum, potasyum, manganez, iyot, kalsiyum, fosfor, selenyum, sülfür, bakır, çinko sodyum, bor , krom, kobalt ve molibden. Çimen suyu yüzde 70 oranında klorofilden oluşuyor. Klorofil ise ışığın `ilk ürünü` olduğu için diğer bütün elementlerden daha fazla ışık enerjisi içeriyor. Tanınmış beslenme uzmanı Bernard Jensen , çimen suyunun sindirilmesinin sadece birkaç dakika aldığını ve bu süreçte çok az vücut enerjisi tüketildiğini belirtiyor. FAYDALARI SAYMAKLA BİTMİYOR
Çimen suyunun faydalarından bazıları ise şöyle:

- Kanı temizleyip kan dolaşımını düzenler
- Hemoglobin üretimini artırır
- Diş çürümelerini önler
- Ağızda 5 dakika tutulursa diş ağrılarını keser , dişetlerini temizler
- Yaraların çabuk iyileşmesini sağlar
- Toksik ve kanserojen maddeleri nötralize eder
- Karaciğeri temizler
- Kan şekerini düzenler
- Saçların aklaşmasını engeller
- Sindirim sistemini düzenler
- AIDS `in önlenmesine yardımcı olur
- Vücuttaki ilaç artıklarını temizler
- Kötü bakteri oluşumunu engeller
- Vücuttan ağır metalleri temizler
- Cildi yeniler
- Seks hormonlarını düzenler
- Tansiyonu düşürür

Not: Ebru Şallı Cildi İçin Çimen Suyu içiyor.

Doğum öncesi bakım

Kendiniz ve bebeğiniz için yapabileceğiniz en önemli şey, hamile olduğunuzdan kuşkulandığınız anda doğum öncesi bakıma başvurmaktır.

Birçok kadın bir doğum uzmanından ya da doğum öncesi bakım sağlayan başka bir doktordan randevu aldığında, hamile olduğunu biliyordur. Tüm semptomlar görülmektedir ve evde yaptıkları bir gebelik testi pozitif sonuç vermiştir. Hamileliğiniz bir testle doğrulanmadıysa, doktorunuzun muayenehanesinde bir test yaptırabilirsiniz.

Doktorların çoğu, bir adet gecikir gecikmez özellikle hamile kalmaya çalışıyorsanız doğum öncesi bakıma başvurulmasını önermektedir. En fazla iki adetin gecikmesini bekleyebilirsiniz.

Doktora gittiğinizde ayrıntılı bir sağlık formu doldurursunuz ve doktorunuz, soruna yol açacak ya da hamilelik sırasında özel önlemleri gerektirecek, önceden varolan bazı durumların söz konusu olup olmadığını anlamak için aile öykünüz ve genel sağlığınız hakkında birçok soru sorar.

Ne zaman gebe kaldığınızı öğrenmek önemlidir, bu nedenle doktor bebeğin ne zaman doğacağını kesin olarak belirlemek için adet düzeniniz hakkında sorular sorar. Ancak bu yalnızca bir tahmindir. Bebeklerin çoğu tam beklendikleri gün doğmazlar. Bir bebeğin tahmin edilen tarihten 2 hafta önce ile 2 hafta sonrası arasında doğması tamamen normaldir.

Tıbbi öykünüzü öğrendikten sonra, doktorunuz fiziksel bir muayene ve bir pelvis muayenesi yapar. Tipik olarak, ilk vizitten sonra genellikle hamileliğin son haftalarına kadar pelvis muayenesi bir daha yapılmaz, o zaman da doğumun yakın olup olmadığını belirlemek için yapılır. Kan ve idrar tahlilleri ilk vizitte yapılır.

Vizit genellikle doktorun sizinle hamilelik konusunda tartışması, beslenme, kilo alma ve egzersiz konusunda öğütlerde bulunması ve vajinal kanama gibi potansiyel komplikasyonlar konusunda sizi uyarmasıyla son bulur.

İlk vizitten sonra, düzenli vizitleriniz, ağırlık ve kan basıncınızın belirlenmesiyle başlar, ayrıca tahlil için bir idrar örneği vermeniz istenir. Doktorunuz, baş ağrısı, görmede değişiklikler, karın ağrısı, mide bulantısı, kusma, bacaklarda ya da ayaklarda şişme ya da vajinal kanama gibi sorunların olup olmadığını öğrenmek ister. Doktorunuza sormak için, ay boyunca aklınıza gelen soruları not edin.

Gebeliğin 10 ila 12 haftasından sonra, vizitin heyecan verici bir parçası, bebeğinizin bir Doppler aletiyle (bir ses yükseltme aracı) teşhis edilen kalp atışını dinlemektir.

Doktorunuz bebeğin uygun bir şekilde büyüyüp büyümediğini anlamak için karnınızı muayene edecektir. Bazen, döllenmenin gerçekleştiğini düşündüğünüz zaman ile ceninin büyüklüğü arasında bir çelişki olur. Ceninin yaşı söz konusu olduğunda, doktor, ceninin düşünüldüğünden daha büyük olup olmadığını belirlemek için bir ultrason muayenesinin yapılmasını isteyebilir. Bu, doktorun bebeğin kafatasının genişliğini ölçmesi için, ceninin bir resmini kaydetmek üzere yüksek frekanslı ses dalgalarını kullanan acısız bir testtir. Ultrasonografi denilen bu testle, son adet döneminden 7 hafta sonra cenin de görülebilir.

Bedene müdahale etmeden sağlık hakkında yaşamsal bilgiler edinilmesini sağlaması açısından, ultrason testi doğum uzmanlarının pratiğinde önemli bir etki yaratmıştır. Cenin yaşını belirlemek için kullanılmasının yanı sıra, birden fazla bebek taşıyıp taşımadığınızı, bebeğin bütün kısımlarının tamam olup olmadığını, uygun bir şekilde büyüyüp büyümediğini, plasentanın konumunu ve bazı durumlarda çocuğun cinsiyetini de açık bir şekilde gösterebilir.

Bazı doktorların muayenehanelerinde küçük ultrason cihazları vardır ve anneyi bebeğin hayatta ve aktif olduğuna ikna etmek için doğum öncesi vizitler sırasında kullanırlar. Ancak genellikle bu birimler cenin hakkında çok ayrıntılı bilgi sağlayamazlar, bu nedenle ultrason incelemelerinin büyük kısmı hastanelerde ya da radyoloji merkezlerinde yapılır.


DOGUM ONCESI BAKIMIN ONEMI


Gebelik; aileye yeni bir üye katılımının beklentisi ve heyecanıyla yaşanılan çok önemli bir süreçtir. Bu süreçte verilen doğum öncesi bakımla; anne karnındaki bebek gelişiminin yakından takip edilmesi, gebelikteki risk oranlarının saptanması, gereksiz müdahalelerden kaçınılması, anne ve bebek ölümlerinin önlenmesi veya asgariye indirilmesi amaçlanmaktadır.

Gebeliğin hedeflendiği şekilde; sağlıklı bir bebek ve sağlıklı bir anneyle sonuçlanması, gebenin ve ona bakım veren sağlık ekibinin görev ve sorumluluğu kapsamındadır.

İngiltere de 1915 yılına kadar gebeler ancak doğum anında doktor veya ebe tarafından görülebiliyorlardı. Ülkemizde bunun önemi gün geçtikçe daha iyi anlaşılmakla birlikte, halen büyük bir sorun olarak önemini koruduğu dikkati çekmektedir.

Doğum öncesi bakım ebelerin ev ziyareti, gebelerin pratisyen hekimlere gitmeleri veya daha ideal şekliyle konunun uzmanlarınca gerekli lâboratuvar desteği altında kliniklerde izlenmeleri şeklinde olmalıdır.

Doğum öncesi bakım uygulamalarının prensipleri:

o Gebelik süresince beslenme ve diğer konularda gerekli eğitimin verilmesi, fiziksel ve ruhsal iyilik halinin temini ve devamını sağlamak.

o Doğumsal engel oluşumuna yol açabilecek nedenleri ortadan kaldırmak veya zamanında tanının konmasının temini ile, bebeğin canlı, sağlıklı ve gününde doğmasını sağlamak.

o Anne ve bebeğinin hayatını tehdit edebilecek veya sağlığını bozabilecek durumları tespit ve tedavi etmek.

o Anneyi sosyal, fiziksel, psikolojik ve eğitsel olarak en üst düzeye çıkarmak suretiyle doğuma, emzirmeye ve bebek bakımına hazırlamak.

o Anneye; genel vücut bakımı, beslenme, aile planlaması, gebelikte tehlike belirtileri, yeni doğanın bakımı ve ihtiyacı olabilecek diğer konularda eğitim verilmesi sağlanabilir.

Son yıllarda tıbbi ve teknolojik gelişmelere paralel olarak hamilelik bakımının zamanında ve etkin bir şekilde yapılması ile genetik hastalıkların anne karnında iken tespit edilmesi ve gereken tedbirlerin geç kalmadan önceden alınması sağlanmış, anne ve bebek ölümleri büyük bir oranda azaltılmıştır.

Gebelik ve doğuma bağlı nedenlerle dünyada her yıl 600 bin kadın başka hiçbir sağlık sorunları olmamasına rağmen yaşamını kaybetmektedir. Bu kadınların ölüm nedenleri incelendiğinde, ilk sıralarda doğum öncesi bakımla önlenebilecek kanama, iltihaplanma (enfeksiyon) ve gebelik zehirlenmelerinin olduğu görülmektedir. Bu nedenle doğum öncesi bakım; gebelik oluştuğu anda başlanmalı ve sağlıklı bir bebek dünyaya gelene kadar aksatılmadan devam edilmelidir.

Sorun olmadan ilerleyen bir gebelikte, doktor tarafından aksi söylenmediği takdirde planlı ve düzenli bir şekilde yapılması gereken doğum öncesi bakım ve kontroller; gebeliğin ilk üç ayında bir kez, 4-7 nci aylar arasında ayda bir, 8 nci ayda 15 günde bir ve 9 ncu ayda ise haftada bir kez olmak üzere yapılması gerekir. Kontrol süreleri ve bu kontrollerde yapılacak işlemler aşağıdaki çizelgede belirtilmiştir.

Doğum Öncesi Bakım Periyodu:

İlk 12 Hafta :
Şikâyetlerin ve soruların dinlenmesi,
Psikolojik ve sosyal desteğin sağlanması,
risklerin belirlenmesi,
Sağlık durumunun değerlendirilmesi,
Genel danışmanlık hizmeti ve öneriler

13-24 Hafta :
Gelişimin ve ağırlık artışının takibi,
Nabız ve Kan basıncı kontrolleri
Rahim büyümesi
Çocuk kalp sesi takibi (ÇKS)
Beslenme ile ilgili öneriler
Şeker hastalığı yönünden değerlendirme(Şeker yükleme testi)
Genetik inceleme (Üçlü Tarama Testi)
Gerekirse Amniosentez (çocuk kesesinden su alınması)

28-32 Hafta :
Rahim içindeki bebeğin gelişimi
Gebelik krizleri yönünden takip
Tetanoz aşısının yapılması
Doğuma hazırlık
Bebek bakımı ve doğum kontrolü ile ilgili eğitimin verilmesi
Kan basıncı, nabız ve solunum = Normal & Şişlik (ödem) = Yok & İdrarda albümin (protein) =Yok ise Diğer kontrollerde idrar tetkiki gerekmez

34-36 Hafta :
Bebeğin gelişiminin takibi,
Annenin kan seviyesinin değerlendirilmesi
Bebeğin pozisyonu ve rahim içi yerleşimi
Doğum yapılacak merkezin belirlenmesi
Doğum belirtileri ve doğum yardımı
Meme muayenesi ve emzirme eğitimi
Doğum sonu aile planlaması eğitimi

37-38-39-40 Hafta :
Bebeğin geliş pozisyonunun tespiti
Doğum eylemi
Vücudun genel inceleme bulguları
Genel danışmanlık hizmetinin verilmesi

Kilonuzu koruyun

Soğuk ve erken kararan havalarda organizma daha çok enerjiye gereksinim duyuyor. İştahı açılan kişi de yazın verdiği kiloları tekrar almaktan korkuyor. Kışın havaların soğuk olması ve erken kararması yaz aylarındaki aktif yaşantının da azalmasına yol açıyor. Bu mevsimlerde insanlar düzenli besleniyor, yürüyüş, yüzme gibi sporlar yaparak vücutlarını çalıştırıyorlar. Kış aylarında ise ısının düşmesine bağlı olarak vücut daha fazla kaloriye gereksinim duyuyor. Örneğin ısı 5 santigrat derece düştüğünde enerji gereksinimi yüzde 10 artıyor. Fazla kilo sorunu da bu gereksinimin karbonhidratlı ve şekerli yiyeceklerle karşılanmasıyla ortaya çıkıyor" diyor. Düzenli beslenmek şart Kilo korumanın altın kuralını düzenli beslenmek! Günde 3 ana, 3 ara öğün şeklinde beslenin. Ancak günlük kalori miktarınız 2 bin kaloriyi geçmesin. Öğlen yiyeceğiniz chesburger, patates kızartması ve koladan oluşan bir mönü ortalama 700 kalori ve yüzde 45 yağ içeriyor. Bu mönü ; A, C vitaminleri ve kalsiyum bakımından yetersizdir. Bunun yerine bir tane tavuklu sandviç, bir su bardağı ayran ve 1 meyve yiyerek hem kalori miktarınız 400-450 civarında olur, hem de sağlıklı bir yemek yemiş olursunuz. Ayrıca yemeklerin suyunu yemeyerek yağdan da kaçınabilirsiniz Pilav, makarna veya ekmekten sadece birini yemeğin yanında yeme şansınız her zaman vardır. Gelelim akşam yemeklerine... Yatmadan en az 2 saat önce ve hafif besinlerle karnınızı doyurun. Bu öğünde seçeceğiniz yemeği öğlen yemeğine göre ayarlayın. Örneğin, öğlen sebze yediyseniz akşam et yiyerek öğünlerin birbirini tamamlamasını sağlayın. Ara öğünler için e en uygun yiyecek meyvedir. Ancak meyve bulamadığınızda 2-3 tane grissini yiyebilirsiniz. Kilonuzu korumada püf noktaları Arkadaş toplantısında, televizyon karşısında atıştırmaktan kaçının. Muhakkak bir şey yemek istiyorsanız bir salatalık veya havuç yiyin. Diyet sırasında olduğu gibi sonrasında da bolca su içmeyi unutmayın. Ara öğünleri kesinlikle atlamayın. Yemeğe davetliyseniz önceden evde bir şeyler yiyin. Çünkü sohbetli yemeklerde kontrollü olmak çok zordur. Eğer akşam yemeğe davetliyseniz öğlen mönünüzü az kalorili seçin. Fırsat buldukça yürüyün

Gelinlik Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?



Gelinlik modelinizi seçerken fiziğiniz, karakteriniz, düğün mekanı dikkate alınarak uygun tarzı belirlemelisiniz.
kalp Gelinlik modeli belirlerken damat adayı ile yan yana durduğunuzdaki fiziki görünüm uyumu dikkate almalısınız.
kalp Gelinlik tarzınızı belirleken mevsimi de göz önüne alabilirsiniz. Bahar gelinlikleri; cıvıl cıvıl çiçekli, ince kumaşlar, uçuş uçuş tüller, hafif renkli süslemelerden oluşabilir. Yaz gelinlikleri; ince tüllü kumaşlardan, çiçek aksesuarılı, straplez dekolte gelinlikler tercih edebilir. Sonbahar gelinlikleri daha romatik soft bir hava vermeli, dantel ve krem rengi ağırlıklı olabilir. Kış gelinlikleri; kumaş tercihleri saten, tafta, ziberlin, birazdaha ışıltılı ve pırıltılı gelinlik tercih edebilir.
kalp Gelinlik alırken mümkünse katalogdan model seçerek değil üzerinizde deneyip beğenerek karar vermenizde fayda vardır. Yakın çevreden etkilenmek yerine uzman kişiden fikir almak daha doğru tercih yapmanızı sağlar.