Siz değerli misafirlerimize Türkü Kervanı harika bir müzik ziyafeti sunan Türkü Kervanı dinletmek için kuruldu.

27 Mart 2008 Perşembe

Recep ivedik avatarları

Recep İvedik Recep İvedik

Cem Yılmaz Nickleri

# “Geri vites” kavramım yoktu. Şoför, kolunu koltuğa atıp arkaya doğru bakınca araba otomatikman geri geri gidiyor zannederdim” İşte Cem Yılmaz’ın çocukluk anıları…
# Ben çocukken çok salaktım. Edip Akbayram’ın ismini Edi zannederdim. Yani o, benim için “Edi Pakbayram” dı.
# Ablama, “Nasıl olup da koca bir günü canın sıkılmadan evde oturarak geçiriyorsun?” demiştim. “Büyüyünce insanın canı sokakta oynamak istemez ki” cevabını vermişti. Uzunca bir süre büyüyüp büyümediğimi anlamak için kendime, “Canın sokakta oynamayı istiyor mu?” diye sormuştum.
# Annem erkeğin cinsel organını “pipi” kadınınkini “kutu” olarak tanımlamıştı. O zamanlar TRT’de Cenk Koray’ın sunduğu “Tele Kutu” diye bir yarışma vardı. Yarışmacılar, “Hayır Cenk Bey. Ben kutumu açmak istiyorum” deyince koşarak odadan kaçardım.
# Sabahları kalktığımda aklımın hala yerinde olup olmadığını anlamak için 2+2, 3+4 gibi toplama işlemleri yapardım. Sonuçlar doğru olunca da çok sevinirdim.
# Dedemle parka gittiğimiz bir gün TRT’ciler çekim yapıyordu. Beni oynarken çektiler. Yayın günü bizim aile, jeneriğinde gözüktüğüm çocuk programını izlemek için televizyon başına geçti. Kendimi ekranda görünce, “Beni niye parkta unuttunuuuz?” diye gözyaşlarına boğulmuştum.
# “Geri vites” kavramım yoktu. Şoför, kolunu koltuğa atıp arkaya doğru bakınca araba otomatikman geri geri gidiyor zannederdim.
# Benden büyük kuzenlerim dondurmacıların dondurma külahlarının sivri kısmıyla kulaklarını karıştırdığını söylemişti. İnanmıştım. Hala da külahların sivri kısımlarını yemem. Çöpe atarım.
# Babaannem bir gün gelirse sevdiğim dizilerin olmadığı bir gün gelsin istiyordum.
# Abimle Karaoğlancılık oynardık. O Karaoğlan olurdu, beni de Bizans askeri yapardı. Sonra evire çevire döverdi. Çok mühim bir şey yaptığımı sandığım için canım yansa bile hiç sesimi çıkarmazdım.

Youtube Açıldı

Youtube AçıldıMahkeme tarafından yasaklanan video paylaşım sitesi YouTube Türkiye’den erişim sağlanamaması nedeniyle duydukları üzüntüyü belirtmişler, kapatma kararına neden olan videoların incelendiği ve YouTube içerik politikasına aykırı içeriğe sahip olmasından dolayı yayından kaldırıldığı bildirilmişti.
Ayrıca Türk kanunlarına aykırı olabilecek içeriğe ilişkin sorunları gidermek amacıyla yetkililerle işbirliğine her zaman hazırız” denilmişti.
Bu açıklamalar üzerine, 13 Mart’tan bugüne ‘yasak’ olan YouTube’a erişim biraz önce serbest bırakıldı.

Youtube konulan yasağın kalkması sevindirici, umarım böyle olaylar bir daha yaşanmaz.

Laleler için gen bankası kurulacak


Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü'nde yürütülen bir projeyle Türkiye'yi adım adım gezen uzmanlar doğada son kalan lale soğanlarını toplayarak gen bankası oluşturuyorlar.

Osmanlı döneminde Anadolu'dan Hollanda'ya götürüldüğü bilinen lale günümüzde Hollanda ile özdeşleşirken, Türkiye'de doğal olarak yetişen lale türlerinin bilinçsizlik nedeni ile yok olma ile yüz yüze olduğu belirtiliyor.

Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsünde TÜBİTAK desteği ile yürütülen "Türkiye Florasında Bulunan Lale ve Sümbül Türlerinin Kültüre Alınması" projesiyle, doğada bulunan lalelerin ve sümbüllerin korumaya alınarak ilerleyen yıllarda yapılacak ıslah çalışmalarıyla Türkiye'ye yeni lale çeşitleri kazandırılarak ülke ekonomisine katkı sağlanması amaçlanıyor.

Proje lideri Yasemin İzgi Saraç, "Anadolu'ya Türklerle gelen ve buradan da Osmanlı döneminde Hollanda'ya giden lalenin" yapılan bu çalışmayla yeniden eski önemine kavuşmasının hedeflendiğini söyledi.

Lale ve sümbülün Türkiye'nin pek çok bölgesinde doğal olarak yetiştiğini belirten Saraç, proje kapsamında üç kişilik bir ekiple Türkiye'yi karış karış dolaşarak doğal ortamdan lale soğanı topladıklarını anlattı.

Türkiye'nin doğal olarak florasında yetişen lale ve sümbüllerin, yapılaşma ve çiçek soğanlarının bilinçsizce sökülerek satılması nedeniyle yok olma ile yüz yüze geldiğini ifade eden Saraç, adeta doğada son kalan lale soğanlarını topladıklarını söyledi.

Topladıkları lale soğanlarını Enstitüye getirerek burada gen bankası oluşturduklarını belirten Saraç, bunun yanı sıra ülkemizde yetiştiriciliği yapılan 25 adet lale çeşidini de gözlem amaçlı ürettiklerini kaydetti.

Proje tamamlandığında tüm lale türlerini içine alan bir veri tabanına sahip olacaklarını, bu türlerin, çeşit haline getirilerek üretimini sağlayacaklarını ifade eden Saraç, lale üretimini yaygınlaştırarak, ekonomik bir değer olarak laleyi tarıma kazandıracaklarını bildirdi.

12 yıl sürecek

Projenin 12 yıl süreceğini ve ilk diliminin 3 yılı kapsadığını ifade eden Saraç, "TÜBİTAK tarafından desteklenen ve 12 yıl sürecek projeyle doğal lale türlerimize sahip çıkarak laleleri koruma altına alıp yok olmaktan kurtaracağız" dedi.

Samsun ve yöresinin kesme çiçek ve çiçek üretimi için oldukça elverişli olduğuna da işaret eden Saraç, Enstitüde normal şartlarda açık alanda lale üretimi yaptıklarını, yörede getirisi yüksek olan lale üretiminin kolaylıkla yaygınlaştırılabileceğini vurguladı.

Antarktika'dan Altındağ ilçesi kadar parça koptu


Küresel ısınma yüzünden Antarktika'dan neredeyse Ankara'nın Altındağ ilçesi büyüklüğünde parça koptu.

Uydudan alınan fotoğraflar, 569 kilometrekarelik yüzeye sahip devasa parçanın Antarktika'dan ayrıldığını, bunun 414 kilometrekarelik kısmının da dağılıp gittiğini gösteriyor.

Colorado Üniversitesi Kar ve Buzulları İzleme Merkezinin tespitine göre, parçalanma 28 Şubat'ta 25,5 km boyunda 2,4 km eninde dev bir parçanın aniden kopmasıyla başladı.

Bu kopuş, Wilkins platosunun parçalanma sürecini tetikledi ve 12 bin 950 kilometrekare yüzeye sahip platodan 569 kilometrekarelik parça koptu.

Uzmanlara göre, bu hızla devam ederse yakın gelecekte bölgedeki buzul tabakasının yarısı yok olacak.

Ted Scambos adlı uzman, yaklaşık 1500 yıldır var olduğunu düşündükleri Wilkins platosundaki parçalanmaya sıcak hava ve okyanus dalgalarının yol açtığına işaret etti.

Antarktika'da yaz sona erdiğinden, bilim adamları önümüzdeki aylarda Wilkins'ten yeni parçaların kopmasını beklemiyor.

1995 yılında da 75 km boyunda 37 km enindeki Larsen A platosu Antarktika'dan ayrılıp Weddel denizinde parçalanmıştı.

Larsen B platosu da 2002 yılında kopup parçalanmıştı. Uzmanlara göre, son 50 yıl içinde Antarktika küresel ısınma yüzünden en az 13 bin kilometrekare eridi.

Endeavour uzay mekiği Dünya'ya döndü


Uluslararası Uzay İstasyonu'na (ISS) istasyonun inşasının son halkası, Japon yapımı uzay laboratuvarının ilk parçasını götürme görevini yerine getiren mekik, ABD'nin Florida eyaletindeki Kennedy Uzay Merkezi'ne indi. Mekik, yörüngeye 11 Mart'ta fırlatılmıştı.

Japonlar, Çin'in uzay programına karşı uyardı


Japonya Ulusal Savunma Araştırmaları Enstitüsü, uluslararası toplumun, askeri potansiyeli nedeniyle Çin'in uzay programını yakından takip etmesi gerektiğini bildirdi.

Japon düşünce kuruluşunun yayımladığı raporda, Çin'in gelecek yıllarda uzay programıyla daha etkin ilgilenmesi olasılığının yüksek olduğu, çünkü böyle bir gelişmenin ABD'yle askeri rekabete ulaşmaya çok önemli katkısı bulunacağı belirtildi.

Çin'in uzay programının ordusuyla güçlü bağları olduğu, fırlattığı ve idare ettiği uyduların çoğunun ordu tarafından kullanıldığına inanıldığı ifade edilen raporda, "Çin'in uzay programındaki eğilimleri izlemeye devam etmek uluslararası toplumun çıkarına olacaktır" denildi.

Çin'in, kullanılmayan uydularından birini geçen yıl ocakta balistik füzeyle vurması, aralarında Japonya'nın da bulunduğu pek çok ülkeyi alarma geçirmişti. Çin, bu denemeyi tekrar etmeyeceğini bildirmişti.

Brezilya'da 62 milyon yıllık timsah fosili


Brezilya'da bulunan yaklaşık 62 milyon yıllık bir deniz timsahı fosili, Rio de Janeiro'da bilimadamlarınca inceleniyor.

"Guarinisuchus munizi" (Deniz Savaşçısı) adı verilen fosil, Pernambouc eyaleti kıyısındaki kayalarda bulundu.

Brezilyalı Paleontolog Maria Somalia Viana, Rio de Janeiro'da düzenlediği basın toplantısında, fosilin yaklaşık 62 milyon yıllık olduğunu tahmin ettiklerini belirterek, fosili bulunan timsahın 55-65 milyon yıl önceki Paleosen döneminde yaşayan "Dyrosaurides" grubundan olduğunu söyledi.

Timsah fosilinin kafatası, alt çenesi ve omur kemiğini inceleyen araştırmacılar, bu tür timsahların atalarının Afrika'da 200 milyon yıl önce yaşadığını belirtti.

Araştırmacılar, ilk kez Afrika kıtasında görülen bu timsah türünün, Güney Amerika ve Kuzey Amerika'ya da yayıldığını söyledi.

O dönemde Afrika kıtasıyla Brezilya'nın en kuzeydoğusundaki toprakların bugünkünden çok daha yakın olduğu belirtildi.

Timsahın deniz hayvanlarının tipik özelliklerine sahip olduğu ve balıklarla beslendiği kaydedildi.