Siz değerli misafirlerimize Türkü Kervanı harika bir müzik ziyafeti sunan Türkü Kervanı dinletmek için kuruldu.

24 Mart 2008 Pazartesi

Dünyanın en büyük denizaltı robotu


Petrol endüstrisi için su altında boru döşeme ve telekomünikasyon firmaları için denizaltı kablosu kurmak üzere bir robot araç geliştirildiği bildirildi.

UT-1 Ultra Trencher ismi verilen bu araç dünyanın en büyük denizaltı robotu.

Yaklaşık 60 ton ağırlığında. Genişliği ve uzunluğu 7,8 metre, yüksekliği ise 5,6 metre. Küçük bir evi andıran robotun fiyatı yaklaşık 10 milyon sterlin.

Deniz altında 2 ila 3 deniz mili hızında hareket edebiliyor. Bin 500 metre derinlikte çalışabiliyor ve uzaktan komuta edilebiliyor. Robot, Soil Machine Dynamics firması tarafından geliştirildi.

"Titan'ın yerkabuğunun altında okyanus var"


Bilimadamları Satürn'ün en büyük uydusu olan Titan'ın yüzeyinin altında bir okyanus olduğuna inanıyor. Science dergisinde yayımlanan makaleye göre son üç yılda 19 kez Titan'ı ziyaret eden Cassini uzay aracından gelen radar kayıtları bilim adamlarının görüşlerini destekliyor. Bilimadamları Cassini'nin radar kayıtlarında Titan'daki 50 yeri işaretlediler. Daha sonra belli bir zaman periyodunda önceden kestirdikleri noktaların 19 mil kadar hareket ettiğini gözlemlediler. İşaretlenen bölgelerin bir okyanus tarafından yerinden hareket ettirilmiş olabileceği tahmin ediliyor. Elde edilen bu veriler Titan'ın kabuğunun altında bir okyanus olabileceğini gösteriyor.Titan'ın yüzeyinin Amerika'deki Great Lakes gibi (Superior, Michigan, Huron, Erie ve Ontario gölleri) göller içerdiği biliniyor. Üstelik bu göller Merkür gezegeninden daha geniş ve sıvı metan ve etan gazı ile dolu. Bu gazlar bugün kullandığımız doğal gazın bileşiminde de yer alıyor. Titan'daki göller dünyadaki petrol ve doğal gaz rezervlerinden daha fazla sıvı hidrokarbon içeriyor.BBC'de yayınlanan bir başka habere göre ise Cassini-Huygens uzay aracı, Amerikan, Avrupa ve İtalyan uzay Ajansları'nın ortak projesi olarak 1997 yılında uzaya yollanmıştı. 2004 yılında Satürn ve çevresinde incelemelerine başlayan Cassini'den gelen veriler sonucu, o zamanlar, uydunun yüzeyinin bir hidrokarbon okyanusuyla kaplı olduğu düşünülmüştü. Bir yıl sonra, Cassini'den Huygens gözlem aracının Titan'ın yüzeyini incelemeye gönderilmesiyle yüzeyin büyük bölümünün katı; ama kanallar, kumullar, kraterler gibi jeolojik oluşumlarla kaplı olduğu belirlendi.Uzmanlar, Titan'ın yüzeyindeki bu oluşumların, hareket halinde olduğunun anlaşılması üzerine uyduda su olabileceğini düşünüyorlar. Titan, Dünya ile aynı yönde hareket eden Ay gibi, Satürn'e devamlı aynı yüzünü dönüyor. Bu nedenle de bilim adamları, Cassini'den son gelen fotoğraflar ve verilerde, uydunun yüzeyinde varolduğu bilinen jeolojik oluşumların hareket halinde göründüğünü anlayınca şaşırdıklarını belirtiyorlar.


NASA'dan Christophe Sotin, dört yıl önce gözlemledikleri jeolojik oluşumların uydu üzerindeki konumlarının, yaklaşık 100 kilometre kaydığını tespit ettiklerini belirtiyor.

Su olduğunun doğrulanması, Titan'ın yaşam formunun oluşması için gereken iki bileşene -suya ve organik moleküllere- sahip olduğu anlamına gelecek.

Güneş Sistemi'nde halihazırda Jüpiter'in üç uydusunun derin okyanuslara sahip olabileceği düşünülüyor. Bunlar: Ganymede, Callisto ve Europa.

Titan'ın altında da Europa'da olduğu düşünülen su yatağına benzer yapıda bir okyanus olduğu görüşü hakim. Şimdilik bunlar sadece tahmin ve yüzeydeki değişikliklerin başka bir sebebi de olabilir. Ancak bilim adamları şu anda en güçlü nedenin okyanus teorisi olduğunda birleşiyor.

Titan hakkında

Titan, Satürn'ün ayı olarak bilinen, yaşamın var olmasının suyun varlığından dolayı mümkün olalabileceği düşünülen Satürn gezegeninin uydusudur.
Satürn'ün uydusu Titan, Güneş Sistemi’ndeki ikinci en büyük uydu.

Titan da, Ganymede gibi Merkür’den biraz daha büyük. Titan’ın büyük oranda azottan oluşan kalın atmosferinin, Dünya’nın ilk zamanlarındaki atmosferine benzediği düşünülüyor. Güneş sistemindeki öteki uyduların hiçbirinde böylesine kalın bir atmosfer bulunmuyor.

Son gönderilen NASA'nın uzay aracı Titan'da canlıların olabileceği olasılığını artıran izler görüldü.Titan'daki su kütlelerinde ise (metan sıvısı / okyanuslar - göller - denizler) deniz canlıların bulunma ihtimali olduğu düşünülüyor.

Radara yakalanmayan uçak emekli oluyor


Amerikan Hava Kuvvetleri'nin radara yakalanmayan savaş uçağı F-117, 21 Nisan'dan itibaren emekli oluyor.Lockheed Martin şirketi tarafından geliştirilen ve takma adı 'Gece Şahini' olan F- 117, 27 yıldan bu yana görev yapıyordu. Hizmet ömrünü tamamlayan F-177'ler, acil durumlarda kullanılmak üzere Nevada'da bulunan Tonopah Hava Üssü'nde tutulacak.Çok gizli geliştirilen uçakla ilgili çalışmalar 1977'de başladı. İlk uçuşunu 1981'de gerçekleştiren F-117, 1982'de hizmete girdi. Bu uçaklardan toplam 59 adet imal edildi. 1982 bütçe rakamlarına göre her bir uçak Amerikan hükümetine 122 milyon dolara mal oldu.Uçağın özel tasarımı, radar tarafından tespitini imkansız hale getiriyor. Ayrıca uçak üzerindeki özel boya ve yapı, radar dalgalarını emerek dönüşü engelliyor. Bu nedende F-117'ler radar tarafından tespit edilemiyor. F-117'ler Panama, Irak ve Bosna harekâtlarında aktif olarak görev yaptı. F-117'ler özel lazer güdümlü bombalarla hassas hedeflerin vurulmasında kullanılıyor.Sırplar düşürmüştüUçaklardan biri 27 Mart 1999 tarihinde Budjanovci yakınlarında Sırp kuvvetleri tarafından omuzdan atılan çok basit sisteme sahip SA-3 tipi füzeyle vurularak düşürülmüştü.
F- 117'lerin teknik özellikleri:Birim fiyatı: 122 milyon dolar Mürettebat: 1 pilotGövde Uzunluğu: 20.08 metreKanat Açıklığı: 13.20 metreYerden Yüksekliği: 3.78 metreBoş Ağırlığı: 13 bin 380 kilogramMaksimum Kalkış Ağırlığı: 23 bin kilogramEn Yüksek Hızı: 993 km/saatMenzili: 1720 kilometreYapılan araştırmalarda, Sırplar'ın F-117'leri televizyon yayınlarında oluşan parazitler sayesinde tespit ettikleri ortaya çıktı. Düşen uçağın kanopi olarak adlandırılan kokpit camı Belgrad'taki havacılık müzesinde sergileniyor.

Apple, Safari 3.1'i yayınladı


Apple, ''Mac ve Windows PC için Dünyanın En Hızlı Web Browser'ı'' sloganıyla hazırladığı Safari 3.1'i yayınladı.

Safari, web sayfalarını IE7'den 1.9 saniye, Firefox 2'den ise 1.7 saniye daha hızlı yüklüyor.

JavaScript'leri ise diğer browser'lardan 6 kez daha hızlı biçimde çalıştıran Safari 3.1, yüksek interaktiflik içeren yeni jenerasyon Web 2.0 deneyimleri için ihtiyaç duyulan en son yenilikçi web standartlarını destekleyen ilk browser.

Apple'dan yapılan açıklamada Safari'nin hızlı ve kolay kullanıma sahip olduğu en son ses, video ve animasyon standartlarını desteklediği bildirildi.