Siz değerli misafirlerimize Türkü Kervanı harika bir müzik ziyafeti sunan Türkü Kervanı dinletmek için kuruldu.

10 Şubat 2008 Pazar

Lazer Epilasyon Çeşitleri



Lazer Epilasyon günümüz teknolojisinde Epilasyon konusunda gelinen en son noktadır. Lazer epilasyon 'da amaç, kıl üretimini gerçekleştiren kıl kök hücresini lazer ışığı ile tahrip edip bir daha kıl üretmesini tamamen engellemektir. Tahrip edilerek yok olan kıl hücresinin de bir daha kıl üretmesi mümkün olmadığından epilasyon yöntemleri arasında lazer epilasyon en iyi epilasyon yöntemidir.

Lazer Epilasyon Cihazlarının farkları ve üstünlükleri nelerdir?
Alexandrite lazer: Türk insanı genellikle çok koyu olmayan ten rengine ve koyu renk kıl yapısına sahiptir, bu nedenle alexandrite lazer epilasyon için en uygun yapıdadır. Alexandrite lazer derindeki kıl köküne dek ulaşarak kalıcı sonuç sağlar ve bu başarıyı sağlarken kalıcı yanık sorununa yol açmaz. Cihaz cilde 3 santimden atış yaptığından hijyen açısından sorun yaşanmaz.
NdYag lazer: Bazı merkezlerin lazer epilasyon bronz ciltte yazın dahi uygulanabilir diye tanıtım yaptığı NdYag lazer yüzeysel etki yaptığından derindeki köklere etki etmemekte, seans sayısı çok artmakta, kalıcı epilasyon başarısı düşmektedir. NdYag lazer fazla acı hissi verdiğinden lazer epilasyon tedavisinin yarım kalma ihtimali yüksektir. NdYag kullanımında bir diğer risk ise bu lazer ile ciddi ve kalıcı iz bırakan yanık olma ihtimalinin mevcut olmasıdır.
Işık bazlı sistemler: (IPL, Mavi Işık, Fotoepilasyon vs.) Bunlar gerçek lazer epilasyon değillerdir, sadece yoğunlaştırılmış ışık sistemleridir. Bu yöntemler derindeki köklere ulaşıp kıl kökünü tahrip gücüne sahip olmadıklarından daha ziyade bir modern ağda yöntemi olarak kabul edilir ve geçici etki gösterirler. Uygulama sırasında cihaz cilde temas ettiğinden hijyen açısından sorun olabilir. Vücut kıllarından kalıcı olarak bu yöntemler ile kurtulamazsınız.
Diode lazer: Diyot lazerler sadece ince, zayıf kıllarda başarılıdır, yüz kıllarında olumlu sonuçlar verebilmektedir. Kalın ve kökleri daha derinde olan vücut kılları için Lazer Epilasyon 'da önerilmez, sadece yüzünüzde ince ve açık renkli tüyler için tercih edebilirsiniz. Lazer epilasyon Uygulamada cihaz cilde temas ettiğinden hijyen açısından sorun olabilir.

Radio Frequency (RF): Radyo frekans dalgalarıdır, lazer değildir. Açık renkli, beyaz, sarı kılları yok edeceği iddia edilmekteyse de tarafsız çalışmalarda sadece kıl köklerinde geçici nem azalması sağladığı, zamanla kılın tekrar eski haline geldiği saptanmıştır.
Bazı cihazlar bu RF’ye (Radyo Frekans) ek olarak IPL veya Diode lazer epilasyon sistemlerini de birlikte kullanır.

(Referans: Pers. Comm. Nov. 2006, Larry Kunze, M.E., President of Rocky Mountain Laser College, Inc, state certified medical laser professor)
Tüm lazer tipleri değerlendirildiğinde Apogee Elite Alexandrite Lazer epilasyon cihazının en uygun lazer epilasyon cihazı oldugu olduğu anlaşılmaktadır.

Lazer epilasyon Hakkında

Lazer epilasyon insan vücüdunda oluşan tüylenmenin tedavisinde kullanılan en önemli gelişmelerden biridir.
Lazer epilasyon kullanımından daha öncelerde insanlar istenmeyen tüylerin yok edilmesi için ağda, traş, cımbız gibi tedavi edici olmayan yöntemler kullanmaktaydılar.
Lazer Epilasyon ile birlikte bu tür eylemlere gerek kalmadan, insan vücudunda oluşan ve istenmeyen tüylenmenin önlenmesi için kalıcı bir çözüm bulunmuş oldu.
Lazer epilasyon ve bu yöntemden daha farklı olan iğneli epilasyon yöntemide lazer epilasyon gibi kalıcı çözüm olmaktadır, iğneli epilasyon lazer epilasyona göre daha fazla zaman almakta, bunun yanında ağrılı ve daha pahalı olması yönünden cezbediciliği kalmayan bir yöntemdir.
Lazer epilasyon uygulamasında açık tenli ve koyu renkli tüylenmesi olan kişilerin daha başarılı sonuçlar elde ettiği gözlemlenmiştir.

Lazer epilasyon uygulamasının yapıldığı merkezlerde, lazer epilasyon yaptıracak kişinin ten rengi, tüylenme durumu göz önünde bulundurularak her hastaya farklı lazer epilasyon uygulanır. Bu yüzden lazer epilasyon yaptırmaya karar veren bir kişi bu işi profosyonel anlamda yapan ve konunun uzmanlarını bünyesinde barındıran merkezlere gitmesi son derece önemlidir.
Çünkü lazer epilasyon tedavisi sırasında uzmanlık, deneyim ve ekipmanlar sağlık açısından çok önemlidir… Lazer epilasyon uygulaması sırasında oluşacak etkilerin istenen ölçüde olmasının bu faktörlerle direkt olarak bağlantısı bulunmaktadır.
Lazer epilasyon tedavisi iğneli epilasyon tedavisine nazaran bazı üstünlükleri vardır bunları kısaca;
- Lazer epilasyon tedavi süresi iğneli epilasyon tedavisine bakılarak çok daha az zaman almaktadır.
- Lazer epilasyon tedavisinde iğneli epilasyon tedavisinde görülen ağrılarla karşılaşılmaz, bu tedaviyi gören kişilerde herhangi bir ağrı söz konusu olmamaktadır.
- Epilasyon merkezlerindende öğrenilebileceği gibi lazer epilasyon tekniği iğneli epilasyona göre daha ucuzdur.
İğneli epilasyon tedavi uygulaması her kıl kökü için farklı farklı uygulama yapılmaktadır ancak lazer epilasyon ile aynı anda birden fazla kıl köküne işlem yapıldığından daha az zaman almakta ve maliyeti daha düşük olmaktadır.

Lazer Epilasyon

lazer epilasyon

İstenmeyen tüylerden kurtulmanın en hızlı ve sağlıklı yoludur. 810 nm diode lazer ve Bi-polar radyo frekanslarının kullanılmasıyla, kıl ve foliküller hedeflenerek ortadan kaldırılır. Melaninden bağımsız olarak RF açık renk kıllarda ve bronz tenlerde diğer tüm lazerlerden daha iyi bir etkiye sahiptir. Lazer cihazı ile üretilen enerji bir dalga boyu ışıktır.Cilde zarar vermeden kıl köküne geçen bu ışık röntgen gibi ışınların aksine vücutta herhangi bir artık bırakmaz. Lazer uygulama, güvenliği ve etkinliği FDA(food and drug association) tarafından 1997 yılında onaylanmıştır. 12 yaş üzeri herkese, uygun nitelikteki koruyucu gözlükle gözler korunarak vücuttaki tüm bölgelere uygulanabilir. Ortalama 4-6 hafta aralıklarla yapılan 4-8 seans ile etkinlik sağlanır. Tek seansta sonuçlanmama nedeni ise, kıl köklerinin sadece aktif gelişme döneminde lazere duyarlı olmasıdır. Dinlenme ve gerileme fazındaki kıl köklerine etki etmek için gelişme dönemine geçmeleri beklenir. Kılların rengi, büyüme devresi değişiklikleri kişiye, hatta aynı kişinin farklı bölgelerine göre değişir.

Hasta elektrik cereyanından ayrıldıktan sonra ne gibi bir tedavi metoduna girişilmelidir?

a.Sunî solunum mümkün olduğu kadar çabuk başlatılmalıdır.

b.Hasta rahat ve sıcak tutulmalı ve gerekirse kendisine oksijen verilmelidir.

c.Genellikle temas yerinde bulunacak olan yanık kısım öteki ya­nıklar gibi tedavi edilmelidir.

Hiperaktif Çocuklara Balık Yağı..

Omega-3 yağ asidi, dikkat eksikliği için de öneriliyor
Hiperaktif çocuklarda, Omega-3 yağ asidi içerikli şuruplar, rahatsızlığın giderilmesinde önemli rol oynuyor..

Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Hasan Koç, ”özellikle hiperaktivite gözlenen çocuklarda, Omega-3 yağ asidi içerikli şuruplar, rahatsızlığın giderilmesinde büyük yarar sağlıyor. Bunu hastalarımızda net bir şekilde gözlemliyoruz” dedi.

Hamilelik sırasında dengeli beslenmeyen annelerin çocuklarında vitamin ve mineral eksikliğine bağlı olarak bazı rahatsızlıklar görüldüğünü de söyleyen Koç, ”hamilelik ya da bebeklik döneminde, beyinsel gelişim için gerekli vitamin ve mineralleri alamayan çocuklar için, Omega-3 yağ asidi takviyesi önerilmektedir” dedi.

“Yararlı olduğu bir başka rahatsızlık ise dikkat eksikliği”

Omega-3′ün balık yağında bulunduğunu belirten Koç, “bu vitamin grubunun yararlı olduğu bir başka rahatsızlık ise ilköğretim çağındaki çocuklarda sıkça görülen dikkat eksikliği” dedi.

Şurupların düzenli kullanımının dikkat toplama güçlüğünü azalttığını da söyleyen Koç, “bu şuruplardan, 1-6 aylık bebeklere günde bir çay kaşığı, 7-12 aylık bebeklere bir tatlı kaşığı, bir yaş üzeri çocuklara ise bir yemek kaşığı içirilebilir. Söz konusu ilaçların, hekim gözetiminde kullanılmasında yarar var” diye konuştu.

“Avrupa’daki araştırmalar gelişmeyi ortaya koyuyor”

Türkiye’de Omega-3 yağ asidi kullanımıyla ilgili bilimsel bir araştırmanın yapılmadığını da vurgulayan Koç, “Avrupa’da yapılan araştırmalar, vitamin-mineral eksikliği tespit edilen çocukların, Omega-3 yağ asidi verilmesiyle beyinsel gelişme gösterdiğini ortaya koyuyor” dedi.

Koç, vitamin bileşeninin, tüm yaş grupları tarafından da kullanılabileceğini söyledi.

Soğuk havalarda kalbinize dikkat EDİN !!

Aşırı soğuklarda ağır işler yapmanın kalp krizini tetiklediği açıklandı.

Kışın aşırı soğukların insan sağlığını olumsuz etkilediği bildirildi. Aşırı soğuklardan yaşlılar ve çocukların daha fazla etkilendiği ortaya çıktı.

Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Hasan Vural soğuk havaların kalbe ekstradan yük bindireceği ve kalp krizi riskini artıracağı uyarısını yaptı. Dr. Hasan Vural, “Kalp hastalığı ya da yüksek tansiyonunuz varsa, soğuk havada dışarda ağır işler yapmayın. Rüzgarın hızı arttıkça vücudun ısı kaybı da hızlanır. Havaların soğumasıyla birlikte kalp rahatsızlıklarında gözle görülebilir artış yaşanır” dedi. Dr. Vural, “Yaşlı kişilerde vücudun hava sıcaklığına uyum gösterme yeteneği azalır. Yaşlıların soğuğa karşı daha duyarlı oldukları unutulmamalı” diye konuştu.

BEBEKLERi Yasını Doldurmadan Önce  Soğuk Odada Uykuya Sakın Bırakmayın !!!!
Yaşını doldurmamış bebeklerin hiçbir zaman soğuk odada uykuya yatırılmaması gerektiğini de kaydeden Dr. Hasan Vural, bebeklerin vücut ısısını yetişkinlerden daha hızlı kaybettiği, yetişkinlerin titremeyle ve vücut ısısını artırabileceği, ancak bebeklerin bunu yapamayacağını ifade etti.

Vücuttaki çatlaklara veda Edin

Kadınların korkulu rüyası çatlaklardan kurtulmanın yolları…

Uzmanlar, çatlakların büyüme çağındaki genç kızlarda, gebelerde ve kortizon tedavisi sonucunda ortaya çıkabileceğini belirtiyor.

Vücut çatlaklarını tıpkı birer yara izi gibi değerlendirmek mümkün. Cilt aşırı derecede basınçla karşılaştığında yıpranır. Dolayısıyla cildin yapısı bozulur ve çatlaklar ortaya çıkar. Önceleri pembe renkli olan bu çatlaklar zamanla beyaza yakın bir renk alır. Ciltteki bu noktalar bronzlaşmaz ve gözden kaybolmaz. Bu çatlakları ortadan kaldırmaktansa çatlak oluşumunu önlemek daha kolaydır. Çatlakların ortadan kaldırılması için ise, çoğu zaman basit estetik müdahalelere veya kozmetik ürünlerine ihtiyaç duyulur.

Soğuk suyla duş yapmak en iyi çözümlerden biri. Duşu çatlakların bulunduğu bölgenin üzerine tutarak dairesel hareketlerle gezdirmek de kan dolaşımını artıracağı için, yeni oluşmuş taze çatlakların ortadan kaldırılması için etkili bir yöntem. Bu şekilde hücreler canlanarak yeniden elastik bir yapıya kavuşacak, dolayısıyla da çatlaklar kaybolacaktır.

Nerelerde daha sık görülür?
Çatlaklara daha çok göğüs, karın ve bel çevresinde rastlanır.

Göğüsler: Vücudun en nazik organları arasında yer alırlar. Göğüsleri saran doku oldukça ince ve hassastır. Bu bölgedeki çatlaklar gelişme çağında bile oluşabilir. Buna rağmen çatlakların çoğunlukla doğum sonrasında ortaya çıktıkları görülür.
Karın: Bu bölgede ortaya çıkan çatlakların oluşumunda da gebelik dönemi önemli bir rol oynar. Genişleyen karın yüzeyi yıpranır ve esnekliğini kaybeder. Vücudun bu bölgesinde çatlak oluşumunu önlemek için cilde badem yağıyla masaj yapmak ve kozmetik ürünlerden faydalanmak olumlu sonuç verir.
Bel çevresi: Daha çok bel çevresiyle belin üst kısmında görülen çatlaklar her yaşta ortaya çıkabilir. Cinsiyet farkı gözetmeksizin kadın ve erkekte meydana gelen bu tür çatlakların en önemli nedenlerinden biri; kısa zamanda çok miktarda kilo alıp vermektir. Bu şekilde oluşan çatlakları önlemek için doğru beslenme alışkanlıkları edinmek ve kilo alıp vermekten kaçınmak önem taşır.

Kozmetik ürünlerinin etkisi Vücudun her bölgesinde kullanılabilen kozmetik ürünleri, içeriklerinde yer alan kolajen, hyalüranik asit, elastin ve vitaminler sayesinde cilde tekrar esneklik kazandırırlar. Günde 1 kez, çatlakların bulunduğu bölge üzerine hafif bir şekilde masaj yaparak uygulayacağınız kremler sayesinde istenen etkiyi elde edebilirsiniz.

Çatlaklar oldukça belirgin ve beyaz renkliyse, genellikle kozmetik ürünler ve soğuk duş gibi çözümlerle yeterli etki sağlanamaz. Bu yöntemler sadece başka çatlakların oluşumunu önlemek amacıyla kullanılabilir. Beyaz renkli ve oluşumu uzun zaman öncesine dayanan çatlaklardan kurtulmak için tıbbi uygulamalara ihtiyaç duyulur.

Bu uygulamaları şöyle sıralamak mümkün:
1) Bitkisel peeling:
Bitkilerden oluşan toz halindeki özel bir karışım, özel losyonuyla sulandırılarak çatlakların olduğu bölgeye masaj hareketleriyle uygulanıyor. Uygulama yapıldıktan 1 hafta sonra ciltte soyulma meydana geliyor. Bu şekilde derideki düzey farklılıkları azaltıldığı gibi, bitkilerin özellikleri nedeniyle cildin kan dolaşımı uyarılıyor. Bunun sonucunda da gergin ve canlı bir görünüm ortaya çıkıyor. Bu işlem, çatlaklar çok ileri düzeyde olmadığı takdirde, karın gevşeme ve sarkmalarında da uygulanıyor.

2) AHA peeling:
Glikolik asit kullanılarak yapılan AHA peeling, yeni başlayan dikey çatlakların tedavisinde etkili bir yöntem. Vücut bölgesi önce glikolik asit içeren temizleyicilerle temizleniyor. Arkasından glikolik asidin yüzde 40’tan başlayan konsantrasyondaki solüsyonları uygulanıyor. Seanslar haftada 1 kez yapılıyor ve seans sayısı kişiye göre değişiyor.

3) İontoferez:
Bu yöntemle çatlakların altında eksilen kolajen yapının uyarılması ve doldurulması amaçlanıyor. Bunun için kolajen içeren ampüller cilde sürülüyor. Ardından yaklaşık 5 - 6 dakika kadar galvanik akım veriliyor ve kolajenin cildin alt tabakasına iletilmesi sağlanıyor. Haftada 2 - 3 seans şeklinde uygulanıyor. Ortalama 2,5 - 3 aylık bir tedavi süresi gerektiriyor.

Beslenmeye dikkat
Cildin esnek ve formunda olması için sadece dıştan korunması değil, içten de beslenmesi gerekiyor. Cildinize gereken özeni göstermek istiyorsanız, öncelikle işe beslenme düzeninizi değiştirerek başlamalısınız. Bu yüzden yediklerinize dikkat etmenizde fayda var.

• Yoğurt, süt, taze sebze ve meyveleri masadan eksik etmeyin.
• Serbest radikallerle savaşarak hücre yenilenmesinde önemli bir rol oynayan E ve C vitamini içeren yumurta, süt ve süt ürünleri gibi besinleri tercih edin.
• Vücuttaki toksinlerin atılmasına yardımcı olan besinleri tüketin. Böylece daha parlak ve sağlıklı bir cilde sahip olabilirsiniz.
• Günde 1 - 1,5 litre su içmeyi ihmal etmeyin. Cilde gereken nemi sağladığınız takdirde esnekliğini uzun bir süre koruyabilirsiniz.

Çatlakları önlemek için öneriler
Bütün rahatsızlıklarda olduğu gibi, vücut çatlaklarının da oluşmasını önlemek, tedavi etmekten daha kolaydır. Bunun için de öncelikle cildin elastikiyetinin sağlanması gerekir. Ayrıca bazı hususlara da dikkat etmelisiniz:

• Kısa zamanda aşırı miktarda kilo alıp vermekten kaçının. Cilt, vücuttaki yağ miktarının artıp azalmasıyla birlikte aynı hızda esnemeyi başaramadığı için yıpranır ve çatlaklar oluşur.
• Cildin elastikiyetini kazanması ve koruması için çaba sarf edin. Bu amaçla yumuşatıcı yağlar, A, E ve F vitamini, kolajen, elastin ve hyalüranik asit yönünden zengin çatlak giderici kozmetik ürünleri düzenli olarak kullanmayı alışkanlık haline getirin.
• Çok dar kıyafetler giymemeye özen gösterin. Bu tür giysiler kan dolaşımını güçleştirerek, cilde gereken oksijenin sağlanmasını engeller. Oksijen almayan cilt yeteri kadar beslenemediği için daha kolay yıpranır ve deformasyona uğrar.

Erkekler seksten neden uzaklaşır

İşte onlara kabus gibi gelen sebepler…Amerikalı Evlilik Terapisti Bob ve Susan Yager Berkowitz Çifti evliliklerinde cinselliğini yaşayamayan 4 bin erkek ve kadın üzerine bir araştırma yaptı. Araştırma sonuçları “O Artık Yalnız Değil” adı altında kitap haline geldi. Sonuçlar tam bir kabus. Evli erkeklerin sadece cinsellikten değil, öpüşmek, sarılmak ve dokunmaktan bile kaçtığı ortaya çıktı.

KORKUTAN GERÇEKLER
Evlilik terapisti Bob Berkowitz ve eşi Susan Yager- Berkowitz’in yazdığı “O Artık Yalnız Değil” (O ile kastedilen erkek) adlı kitap ABD’de en çok satan kitaplar listesine girdi. Her gün pek çok çiftin derdini dinleyen Bob Berkowitz ve eşi Susan Yager-Berkowitz’in, evliliklerinde cinselliği yaşamayan 4 bin kadın ve erkek üzerinde yaptıkları araştırmaya göre çiftler sadece seksten kaçmıyor ayrıca dokunmaktan, sarılmaktan ve öpüşmekten de kaçınıyor. Bir çok çift birbirlerine bir kere bile “seni seviyorum” dememiş. Bir çoğu birlikteyken kendilerini yalnız hissediyor.

Çift herşeyden önce şu gerçeğin altını çiziyor: “Amerika’nın ortak cinsel sorunu tutku eksikliğidir.” Tutkusuz ya da aşksız diye bir şeyi tam olarak yapmak zaten mümkün değil. Tutku eksikliğinde en az kadınlar kadar erkeklerin de suçlu olduğunu kaydeden Bob Berkowitz, “ABD’deki 20 milyon kadar evlilik fiziksel tutkudan yoksun. Amerikalı çiftlerin yüzde 15 yüzde 20’si yılda en fazla 10 kere seks yapıyor. Araştırmamıza katılan kadınların yüzde 66′ı seks olmayan bir evlilikte kendini allak bullak olmuş ve kırılmış hissediyor” diyor.

İLGİSİZLİK BIKTIRIYOR
Çift kitabında erkeklerin seks yapmamalarının nedenlerini de sıralamış. İşte onlar: Eşlerin cinsellikte birbirlerine karşı olan ilgisizliği: Erkeklerin yüzde 68′i eşlerinin cinsel hayatına ilgi duymuyor. Yüzde 61′i de seksten keyif almıyor. Sonuç olarak, erkek seksten sıkılıyor ve yenililikler aramıyor. Bu erkekler hem seksten sıkılıyor hem de yatak odalarında yenilik arayışına ihtiyaç duymuyor. Aksine, eşlerini cinsel iştahı artıracak eğlence ve fantezilere yer vermediği için suçluyor.

Başka kadın arayışına yöneliyorlar: Erkekler evlilikte yaşanan sorunlardan kaçış ve monotoluğu kırış aracı olarak yine başka bir kadını tercih ediyor. Aldatma eğilimleri artıyor. Erkeklerin yüzde 48′i başka kadınlarla birlikte olmaya eğilimli hale geliyor. Etki tepki meselesi ve sonucu: Erkeklerin yüzde 44′ü eşleri tarafından eleştirildiklerini, aşağılandıklarını ve önemsiz görüldüklerini düşünüyor. Eşi tarafından eleştirilen, erkek duygusal olarak kendisini kapatıyor. Kadın daha da eleştiriyor, erkek daha da kendisini çekiyor.

Eşlerin kilo alması: Eşleri cinsellikten soğutan nedenlerden biri de kadın ya da erkeğin aldığı kilolar. Araştırma sonuçlarına göre erkeklerin yüzde 38′i eşleri kilo aldığında artık onu çekici bulmuyor. Erkek kilo alınca ise bunun eşi tarafından düşürülen libidosunun sonucu olduğunu düşünüyor.Evliliğin en güzel tarafı hiç kuşkusuz sevdiğiniz biriyle aynı evi, yatağı ve hayatı paylaşmak.

Ancak insanoğlu hayatta en keyif alması gereken ilişkiler dersinden hep sınıfta kalıyor. Cinsellik, erkekler için kendini kanıtlamanın en iyi yolu olarak görülüyor, öğretiliyor. Eşine verebildiği, vermek zorunda bırakıldığı zevk, bir anlamda onun cinsel yeteneklerinin aynası da oluyor. Erkek, birlikte olduğu kadına ne kadar zevk verebilirse, kendini o kadar güçlü ve yetenekli görüyor.

Bu gerçekleşmediğinde ise kendini suçluyor. Erkekler için cinsellik, bir anlamda kendi egolarının ‘er meydanı’ olarak değerlendiriliyor. Egolarının kanıtlanması için kadının onaylayan tavrına ihtiyaç duyuor. Kadınların seks sonrası soğuk davranması erkeğin egosunda ağır hasar meydana getiriyor. Cinselliğin yanlış ya da hiç öğretilmediği toplumumuzda kadınlar bu konuda erkekler kadar şanssız değiller. Anne olabilmek her şey için yeterli görülüyor.

KONUŞMANIN ZARARI
Evlilik uzmanlarına göre erkek, kadına kendini en bilinmeyen ve doğruluğundan şüphe duyulmayacak biçimde kanıtlamaya çalışırken, kadının onun bu çabasını hafife alacak bir davranışta bulunması, erkeğin sonsuza kadar uzaklaşmasına neden olabiliyor. Bu nedenle uzmanlar sevişmeye karar verildiğinde, her iki tarafın da dikkatli olmasını öneriyor. Örneğin sevişme sırasında kadının komplike cümleler kurması da, eşinin dikkatini dağıtıyor. Bu durumda erkek, kadının aklının başka yerlerde olduğu hissine kapılıyor ve onun sevişmeyi gerçekten isteyip istemediğinden emin olamıyor.

DİĞER SEBEPLER
Ereksiyon bozukluğu
Evlilik hakkında şüpheler
Alkol ya da uyuşturucu madde bağımlılığı
Fiziksel hastalık ya da rahatsızlık
Geçmişte yaşanan travma
Seksi bir ceza olarak görme
Kadın ya da erkeğin depresyona girmesi
Libidoyu etkileyecek meditasyonlar
Genetik cinsel iştah bozukluğu

MUTLULUK REÇETESİ

Berkowitz çifti evliliklerinde, beraberliklerinde mutsuz olan çiftlere bazı önerilerde ve cinsel iştahı açacak tavsiyelerde de bulunuyor:
Mutlaka bir evlilik terapistine gidin ve tavsiyeler alın kendi basınıza hareket etmeyin.. Boşanın.
Çabalarınız başarısızlıkla sonuçlansa bile birlikte kalın. Eşinizi aşkınız, seks partneriniz olarak değil de en iyi arkadaşınız olarak görün yada görmeye calısın
Erkeklerin isteklerinin azalması bir değil, pek çok konunun birleşiminden doğar. Sorunun üstesinden gelmenin en basit yöntemi ise konuşmak ve can kulağıyla bir zamanlar aşık olduğunuz erkeği dinleyip, anlamaktır.

The SEO Rip-Off

by: Joe Balestrino

I have decide to write this article as a result of numerous emails. It seems more and more people are falling victim to bad SEO. The main complaint is that they are paying entirely too much for little or no results. Additionally, many fall prey to bad SEO practices. If you plan to hire an SEO pro in the future, I suggest you use this article as a set of guidelines.

Before going with any SEO firm or individual, do the following:

A) Find out how established and experienced an SEO firm is before you negotiate.
Do they have a sizeable client list under their belt?
Are they published?

B) Scrutinize their portfolio.
What kind of results have they achieved?
Contact a few of their clients. Were they satisfied with the work performed?

C) Consider and confirm their methods?
How will they optimize your site to reach your keywords?
Do they use organic methods? Some individuals or companies use doorway pages, hide text in the background, utilize re-directs and other blacklisted methods. Stay away from these.

D) Get a least three proposals from different SEO firms.
Look at each one carefully. Are there similarities? Proposals will help you see which companies are honest and which are trying to sell you something you don't need.
What is the cost? The cheapest isn't always the best, however, the highest price may not be attached to a comprehensive and viable course of action. Try to find find an individual or organization that will give you what you want within your SEO budget.

E) Contract, Contract, Contract.
Get everything in writing. Look over the document carefully. Be sure it covers everything you have discussed, including methods of achieving your desired results. Have the copies signed by both parties. If the job is a large one you may want to consult a lawyer.

F) Clearly state the terms of payment.
While most SEO firms will not do any work for free or agree to a results based pay scale, many competant SEO professionals will not shy away from a base plus performance incentive package. I am not a firm believer in prepaid contracts.. Most SEO professionals will abide by the 50% up front, 50% upon completion standard. Make sure all financial terms are as clearly defined in your contract as the actual scope of work. This will protect all parties involved in the event that expectations are not met.

All in all, try to do your best to educate yourself on SEO. Have a basic understanding of SEO terminology and SEO methodology. Anyone offering SEO services should not have a problem explaining how they intend to get you results. If they fail gain your confidence or raise a red flag for any reason whatsoever, keep searching. You will eventually find someone who will help you reach your goals for a fair price. Happy hunting.

About the author:

To read more articles on SEO read Joe's blog http://mr-seo.blogspot.com/His SEO services can be found at http://www.mr-seo.comFor affordable web design visit http://www.jnb-design.com

1. iyinet Seo Yarışması

1. iyinet Seo Yarışmasında bugün hiç beklemediğim durumla karşı karşıyayım. "http://img141.imageshack.us/img141/9889/abuseyy0.gif" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.
Sıralamada 2. sıradaydım bugün 2. sayfaya düşmüşüm."http://img293.imageshack.us/img293/521/85cj6.gif" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.
Sağlık olsun, daha önümüzde uzun zaman var.