Siz değerli misafirlerimize Türkü Kervanı harika bir müzik ziyafeti sunan Türkü Kervanı dinletmek için kuruldu.

25 Ekim 2008 Cumartesi

Natura Sound Therapy 3.0

Bilgisayarınızın başında işinizle uğraşıyorken, bir yandan sanki bir şelalenin veya denizin kıyısındaymışsınız da su sesleri ile birlikte çeşitli doğa seslerini dinleyerek rahatlamak istemez misiniz? O zaman bu program tam size göre...

Natura Sound Therapy bir müzikle tedavi (en azından rahatlama) programı. İçerisindeki doğadan su sesleri, kuş, böcek, kurbağa sesleri ile rahatlatıcı bazı müzik aletlerinin seslerinden istediklerinizi seçerek kendinize uygun rahatlatıcı müzikler oluşturabilirsiniz. Bir yandan işinizi yaparken bir yandan da bu rahatlatıcı müziğin eşliğinde kafanızı dinleyebilirsiniz.

Program geniş ve kişiselleştirilebilir ses efektleri içeriyor. Ayrıca çeşitli frekanslarda "beyin dalgası senkronizasyonu" şeklinde ifade edilebilen bir ses çıkartıyor. Amacınıza uygun (örneğin meditasyon, uyku, dinlenme, enerji artırma, konsantrasyon vs.) frekans ve efektleri seçebiliyorsunuz.

Bunun yanında programın sağ alt köşesinde yine sizin seçebileceğiniz çeşitli doğa olaylarının videoları gösteriliyor. Örneğin bir şelale, gölde yüzen balıklar, kıyıya vuran dalgalar, kelebeğin kanat çırpması gibi 12 farklı video görüntüsü içeriyor. Dinlediğiniz müziğe uygun bir görüntüyü seçerek kulaklarınızın yanında gözlerinize de bir ziyafet çekebilirsiniz.

Programın Özellikleri:
# 34 adet doğa ve müzik sesi içerir.
# 64 farklı tonda beyin dalgası senkronize edici ton içerir.
# 38 adet önceden tanımlı ruhsal durum kipi içerir.
# 12 adet rahatlatıcı özellik taşıyan video görüntüsü içerir.
# Program arayüzü rengini ve arkaplanını değiştirmenize imkan sağlar.
# 121 adede kadar kendi oluşturduğunuz kombinasyonları saklamanıza imkan sağlar.
# Tedavi seans sürenizi belirleyip seans sonunda otomatik olarak durmasını sağlayan sayaç içerir.
# Web sitesi üzerinden ilave ses ve görsel eklentiler yüklenebilir.

Kullanım Amaçları:
# İyi bir gece uykusu çekmek
# Meditasyon yapmanıza yardımcı olmak
# Ders çalışmanıza ve konsantrasyonunuza yardımcı olmak
# İş stresinizden uzaklaşıp rahatlamak
# Bebeğinizin uyumasına ve rahatlamasına yardımcı olmak
# Endişe ve kaygılarınızı azaltmak
# Zihin karışıklığını gidermek

Benim de kullandığım bu programı daha bir çok amaç için kullanabilirsiniz.En azından insanı rahatlattığını ve stresini giderdiğiniz söyleyebiliriz.


Rar Şifresi: www.webvadisi.com

Blogspot ve Blogger kapatıldı!

Blogspot ve Blogger kapatıldı!İnternet kullanıcılarına ücretsiz web sayfası imkanı sunan, Blogspot ve Blogger mahkeme kararı ile kapatıldı.
Youtube'dan sonra dünyada binlerce kullanıcısı bulunan Blogspot ve Blogger'da kapatıldı. www.blogger.com ve www.blogspot.com sitesine girenler "Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir. T.C. Diyarbakır 1. Sulh Ceza Mahkemesi 20.10.2008 tarih ve 2008/2761 sayılı kararı gereği bu siteye erişim engellenmiştir." yazısı ile karşılaşıyorlar.
Blogspot ve Blogger binlerce kişinin kendi sayfasını oluşturmak için kullandığı ücretsiz blog servisidir.
Blogger.com'a Sorunsuz Girmek

Blogger.com'a Sorunsuz Girmek

Blogger.com'a Sorunsuz Girmek1. Sol alttaki "Başlat" butonuna tıklıyoruz.
2. Açılacak olan sekmede "Çalıştır"a giriyoruz.
3. Çalıştır kutucuğuna şunu aynen kopyalayıp yapıştırın ve "Tamam"a tıklayın.
C:\WINDOWS\system32\drivers\etc\hosts

4. Tamam'a tıkladığınız anda "Birlikte açma" penceresi karşınıza çıkacak. Çıkan pencerede "Listeden programı seçmek" seçeneğini işaretleyip yine "Tamam"a tıklıyoruz.
5. Karşımıza çıkacak olan pencerede birçok program arasından "Not Defteri"ni buluyoruz ve çift tıklıyoruz.
6. Açılacak olan Not Defteri'nde en aşağı iniyoruz ve son satırın altına şu iki satırı yazıyoruz:
209.85.165.191 blogger.com
209.85.165.191 www.blogger.com
Yukarda ki satırları yazdıktan sonra not defterini kapatıp değişiklikleri kaydediyoruz.

23 Ekim 2008 Perşembe

Güvercinkökü (jatrorrhiza palmata)

Güvercinkökü (jatrorrhiza palmata) : Jatrorrhiza palmata adlı bitkinin köküdür. İçeriğinde kolombin ve barberin denilen maddeler vardır. Tadı acıdır.

Faydası : İshali keser. İştahı açar. Mideyi kuvetlendirir. Fazla kullanıldığı takdirde, mide ve bağırsaklara zarar verir.

Güveyfeneri (gelinfeneri)

Güveyfeneri (gelinfeneri) : Patlıcangillerden; kireçli topraklarda yetişen bir çeşit bitkidir. Çiçekleri pembe-beyazdır. Yemişleri kiraza benzer. Terkibinde C vitamini vardır. Lezzeti acımtıraktır. Meyveleri Eylül - Ekim aylarında toplanıp, kurutulur.

Faydası : İdrar ve ter söktürür. Karında toplanan suyu boşaltır. Böbrek taşlarının düşürülmesine yardımcı olur. Sarılıkta da faydalıdır.

Güzelavratotu (belladon)

Güzelavratotu (belladon) : Patlıcangillerden; kireçli topraklarda yetişen 180 santimetre kadar boyunda, birkaç sene yaşayan nahoş kokulu bir bitkidir. Meyveleri kiraz gibi yuvarlak ve siyah renktedir. İçeriğinde Atropin vardır. Zehirlidir. Ev ilaçlarında kullanılmaması gerekir.

Faydası : Hekimlikte ağrıları dindirmek için kullanılır. Mide ve bağırsak hastalıkları, astım, beyin hastalıkları, kalp hastalıkları ve sinir hastalıklarında kullanılır.

Güvercinkökü (jatrorrhiza palmata)

Güvercinkökü (jatrorrhiza palmata) : Jatrorrhiza palmata adlı bitkinin köküdür. İçeriğinde kolombin ve barberin denilen maddeler vardır. Tadı acıdır.

Faydası : İshali keser. İştahı açar. Mideyi kuvetlendirir. Fazla kullanıldığı takdirde, mide ve bağırsaklara zarar verir.

Güveyfeneri (gelinfeneri)

Güveyfeneri (gelinfeneri) : Patlıcangillerden; kireçli topraklarda yetişen bir çeşit bitkidir. Çiçekleri pembe-beyazdır. Yemişleri kiraza benzer. Terkibinde C vitamini vardır. Lezzeti acımtıraktır. Meyveleri Eylül - Ekim aylarında toplanıp, kurutulur.

Faydası : İdrar ve ter söktürür. Karında toplanan suyu boşaltır. Böbrek taşlarının düşürülmesine yardımcı olur. Sarılıkta da faydalıdır.

Güzelavratotu (belladon)

Güzelavratotu (belladon) : Patlıcangillerden; kireçli topraklarda yetişen 180 santimetre kadar boyunda, birkaç sene yaşayan nahoş kokulu bir bitkidir. Meyveleri kiraz gibi yuvarlak ve siyah renktedir. İçeriğinde Atropin vardır. Zehirlidir. Ev ilaçlarında kullanılmaması gerekir.

Faydası : Hekimlikte ağrıları dindirmek için kullanılır. Mide ve bağırsak hastalıkları, astım, beyin hastalıkları, kalp hastalıkları ve sinir hastalıklarında kullanılır.

Gül (rosa)

Gül (rosa) : Gülgillerin örneği olan bitki ve bunun çiçeğidir. Bir çok çeşidi vardır. Bunlar; kokusu, rengi, şekli, iriliği ve ufaklığı bakımından birbirinden ayrılır. En çok görülen çeşitleri; sarı gül, van gülü, yediveren gülü, Yabani gül ve Şam gülüdür. Pembe gülün taze çiçeklerinden gülsuyu ve gül esansı elde edilir. İçeriğinde geraniol, rodinol, eugenol, citronel ve feniletilalkol vardır. Hekimlikte çiçeklerinin renkli yaprakları kullanılır. Bunlar, gonca halindeyken toplanıp, sıcak bir yerde kurutulur ve ışık almayan kutularda saklanır.

Faydası : Antiseptik olarak kullanılır. İshali keser. Boğaz ve bademcik iltihaplarını giderir. Göz kanlanmaları ve göz nezlelerinde faydalıdır. Ayrıca krem ve parfümeri sanayiinde kullanılır.

Gülhatmi (althaea rosa)

Gülhatmi (althaea rosa) : Ebegümecigillerden; yaprakları geniş ve yuvarlak, çiçekleri büyük ve türlü renklerde olan bir süs bitkisidir.

Faydası : Balgam söktürür. Vücuda rahatlık verir nezle ve öksürükten kaynaklanan şikayetleri giderir. Boğaz, bademcik ve diş eti iltihaplarını tedavi eder. Bağırsak iltihaplarını giderir.

Greyfurt (altıntop)

Greyfurt (altıntop) : Turunçgiller familyasından; bahçelerde yetiştirilen bir ağaç ve meyvesidir. Meyvesi, portakaldan daha iri, kanarya sarısı renginde, tadı hafif acımsı ve ekşidir. İçeriğinde C vitamini vadır.

Faydası : İştah açar. Karaciğerin normal çalışmasını sağlar. Safra ifrazatını arttırır. Hazmı kolaylaştırır. İdrar tutukluğunu giderir, bol miktarda idrar söktürür. Vücutta biriken suyu ve zehirli atıkları atar. Kanı temizler. Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Felç ve kanamaları önler. Akciğer ve göğüs hastalıklarında faydalıdır.

Gül (rosa)

Gül (rosa) : Gülgillerin örneği olan bitki ve bunun çiçeğidir. Bir çok çeşidi vardır. Bunlar; kokusu, rengi, şekli, iriliği ve ufaklığı bakımından birbirinden ayrılır. En çok görülen çeşitleri; sarı gül, van gülü, yediveren gülü, Yabani gül ve Şam gülüdür. Pembe gülün taze çiçeklerinden gülsuyu ve gül esansı elde edilir. İçeriğinde geraniol, rodinol, eugenol, citronel ve feniletilalkol vardır. Hekimlikte çiçeklerinin renkli yaprakları kullanılır. Bunlar, gonca halindeyken toplanıp, sıcak bir yerde kurutulur ve ışık almayan kutularda saklanır.

Faydası : Antiseptik olarak kullanılır. İshali keser. Boğaz ve bademcik iltihaplarını giderir. Göz kanlanmaları ve göz nezlelerinde faydalıdır. Ayrıca krem ve parfümeri sanayiinde kullanılır.

Gülhatmi (althaea rosa)

Gülhatmi (althaea rosa) : Ebegümecigillerden; yaprakları geniş ve yuvarlak, çiçekleri büyük ve türlü renklerde olan bir süs bitkisidir.

Faydası : Balgam söktürür. Vücuda rahatlık verir nezle ve öksürükten kaynaklanan şikayetleri giderir. Boğaz, bademcik ve diş eti iltihaplarını tedavi eder. Bağırsak iltihaplarını giderir.

Greyfurt (altıntop)

Greyfurt (altıntop) : Turunçgiller familyasından; bahçelerde yetiştirilen bir ağaç ve meyvesidir. Meyvesi, portakaldan daha iri, kanarya sarısı renginde, tadı hafif acımsı ve ekşidir. İçeriğinde C vitamini vadır.

Faydası : İştah açar. Karaciğerin normal çalışmasını sağlar. Safra ifrazatını arttırır. Hazmı kolaylaştırır. İdrar tutukluğunu giderir, bol miktarda idrar söktürür. Vücutta biriken suyu ve zehirli atıkları atar. Kanı temizler. Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Felç ve kanamaları önler. Akciğer ve göğüs hastalıklarında faydalıdır.

Gözlükotu (gözotu)

Gözlükotu (gözotu) : Kırlarda kendiliğinden yetişen bir çeşit bitkidir. Yaprakları dantela şeklindedir. Çiçekleri; ufak, beyazımtırak, mavi ve kırmızı benekli olup, yapraklarının ortasındadır. Çiçekleri, yaz aylarında toplanıp, kurutulur.

Faydası : Göz nezlesi ve göz iltihaplarını iyileştirir. Mide ve bağırsak gazlarını giderir.

Gözlükotu (gözotu)

Gözlükotu (gözotu) : Kırlarda kendiliğinden yetişen bir çeşit bitkidir. Yaprakları dantela şeklindedir. Çiçekleri; ufak, beyazımtırak, mavi ve kırmızı benekli olup, yapraklarının ortasındadır. Çiçekleri, yaz aylarında toplanıp, kurutulur.

Faydası : Göz nezlesi ve göz iltihaplarını iyileştirir. Mide ve bağırsak gazlarını giderir.

Gelincik (poppy)

Gelincik (poppy) : Yazın kırlarda yetişen ve gelincikgillere örnek olarak alınan bir çeşit çiçekli bitkidir. Çoğu kırmızı renklidir. Yaz aylarında toplanıp, gölgede temiz bir kağıt üzerine serilerek kurutulur. İçeriğinde rheadine vardır. Kokusu hoş değildir. Tadı da acıdır.

Faydası : Nefes darlığı, astım, bronşit ve göğüs nezlesinde rahatlık sağlar. Boğmacayı keser. Kan tükürme ve kan kusmayı keser. Uykusuzluğu giderir. Yanıkları iyileştirir. Yılancık da faydalıdır.

Gelincik (poppy)

Gelincik (poppy) : Yazın kırlarda yetişen ve gelincikgillere örnek olarak alınan bir çeşit çiçekli bitkidir. Çoğu kırmızı renklidir. Yaz aylarında toplanıp, gölgede temiz bir kağıt üzerine serilerek kurutulur. İçeriğinde rheadine vardır. Kokusu hoş değildir. Tadı da acıdır.

Faydası : Nefes darlığı, astım, bronşit ve göğüs nezlesinde rahatlık sağlar. Boğmacayı keser. Kan tükürme ve kan kusmayı keser. Uykusuzluğu giderir. Yanıkları iyileştirir. Yılancık da faydalıdır.

Havuçlu Kek

Havuçlu Kek




Havuçlu Kek İçin Malzemeler



  • 3 adet yumurta

  • 1 su bardağı sıvıyağ

  • 3 su bardağı un

  • 2 su bardağı tozşeker

  • 1 paket kabartma tozu

  • 1 paket vanilya

  • 1 su bardağı ceviz

  • 2 su bardağı havuç

  • 1 tatlı kaşığı tarçın


Sosu için:

  • 2 su bardağı süt

  • 1,5 su bardağı toz şeker

  • 1 çorba kaşığı un

  • 1 çorba kaşığı nişasta

  • 1 paket vanilya


Havuçlu Kek Tarifi


Kazrıştırma kabına 3 adet yumurtayı kırın. Üzerine 2 su bardağı toz şeker ekleyip çırpın. Üzerine 1 su bardağı sıvıyağ, 3 su bardağı un 1 paket kabartma tozu ve 1 paket vanilya ekleyip tekrar karıştırın.



Üzerine 1 su bardağı ceviz ve 2 su bardağı rendelenmiş havuç ekleyin. Karışımı kek kalıbına boşaltıp önceden ısıtılmış
170 dercelik fırında pişirin. Sosu için tencereye 2 su bardağı sütü alın.

Üzerine 1,5 su bardağı toz şeker, 1 çorba kaşığı un 1 çorba kaşığı nişasta ve 1 paket vanilya ilave edin. Sosu devamlı karıştırarak bir sos elde edin. Kekini piştikten sonra kalıbından çıkartın. Servis tabağına keki alın. Üzerine sosu dökün.

Meyveli Kavun Kokteyili

Meyveli Kavun Kokteyili




Meyveli Kavun Kokteyili İçin Malzemeler



  • 1 adet kavun

  • 1 su bardağı şeftali suyu

  • 1 su bardağı portakal suyu


Süslemek için:

  • 3 top kaymaklı dondurma

  • 1 adet limon(dilimleri)

  • 3-4 tane kayısı


Meyveli Kavun Kokteyili Tarifi


Bir bütün kavunun içini boşaltın ve çekirdeklerini ayırın. Çekirdeksiz kısmını parçalayıcıya alın üzerine 1 su bardağı şeftali ve portakal suyunu ekleyin ve parçalayıcıdan geçirin.

Kavunun içine bu karışımı boşaltın içine 2 dilim limon ilave edin ve limon dilimleri, nane yaprakları süsleyerek servis edin.

Kivili Kup

Kivili Kup




Kivili Kup İçin Malzemeler



  • 1 kase yoğurt

  • 1 poşet kremşanti

  • 1 çay bardağı süt

  • 2 çorba kaşığı pudra şekeri

  • 3 kivi


Kivili Kup Tarifi


Karıştırma kasenize yoğurdu ve püre yapılmış 1 tane kiviyi koyun. Üzerine sütle çırptığınız krem şantiyi ve pudra şekerini koyup iyice çırpın.

Kaselere paylaştırıp kivi ile süsleyerek ikram edin. Hem çocuklar için hem de akşam yemeği sonrası hafif bir tatlı...

Havuçlu Kek

Havuçlu Kek




Havuçlu Kek İçin Malzemeler



  • 3 adet yumurta

  • 1 su bardağı sıvıyağ

  • 3 su bardağı un

  • 2 su bardağı tozşeker

  • 1 paket kabartma tozu

  • 1 paket vanilya

  • 1 su bardağı ceviz

  • 2 su bardağı havuç

  • 1 tatlı kaşığı tarçın


Sosu için:

  • 2 su bardağı süt

  • 1,5 su bardağı toz şeker

  • 1 çorba kaşığı un

  • 1 çorba kaşığı nişasta

  • 1 paket vanilya


Havuçlu Kek Tarifi


Kazrıştırma kabına 3 adet yumurtayı kırın. Üzerine 2 su bardağı toz şeker ekleyip çırpın. Üzerine 1 su bardağı sıvıyağ, 3 su bardağı un 1 paket kabartma tozu ve 1 paket vanilya ekleyip tekrar karıştırın.



Üzerine 1 su bardağı ceviz ve 2 su bardağı rendelenmiş havuç ekleyin. Karışımı kek kalıbına boşaltıp önceden ısıtılmış
170 dercelik fırında pişirin. Sosu için tencereye 2 su bardağı sütü alın.

Üzerine 1,5 su bardağı toz şeker, 1 çorba kaşığı un 1 çorba kaşığı nişasta ve 1 paket vanilya ilave edin. Sosu devamlı karıştırarak bir sos elde edin. Kekini piştikten sonra kalıbından çıkartın. Servis tabağına keki alın. Üzerine sosu dökün.

Meyveli Kavun Kokteyili

Meyveli Kavun Kokteyili




Meyveli Kavun Kokteyili İçin Malzemeler



  • 1 adet kavun

  • 1 su bardağı şeftali suyu

  • 1 su bardağı portakal suyu


Süslemek için:

  • 3 top kaymaklı dondurma

  • 1 adet limon(dilimleri)

  • 3-4 tane kayısı


Meyveli Kavun Kokteyili Tarifi


Bir bütün kavunun içini boşaltın ve çekirdeklerini ayırın. Çekirdeksiz kısmını parçalayıcıya alın üzerine 1 su bardağı şeftali ve portakal suyunu ekleyin ve parçalayıcıdan geçirin.

Kavunun içine bu karışımı boşaltın içine 2 dilim limon ilave edin ve limon dilimleri, nane yaprakları süsleyerek servis edin.

Kivili Kup

Kivili Kup




Kivili Kup İçin Malzemeler



  • 1 kase yoğurt

  • 1 poşet kremşanti

  • 1 çay bardağı süt

  • 2 çorba kaşığı pudra şekeri

  • 3 kivi


Kivili Kup Tarifi


Karıştırma kasenize yoğurdu ve püre yapılmış 1 tane kiviyi koyun. Üzerine sütle çırptığınız krem şantiyi ve pudra şekerini koyup iyice çırpın.

Kaselere paylaştırıp kivi ile süsleyerek ikram edin. Hem çocuklar için hem de akşam yemeği sonrası hafif bir tatlı...

Meyveli Kavun Kokteyili

Meyveli Kavun Kokteyili




Meyveli Kavun Kokteyili İçin Malzemeler



  • 1 adet kavun

  • 1 su bardağı şeftali suyu

  • 1 su bardağı portakal suyu


Süslemek için:

  • 3 top kaymaklı dondurma

  • 1 adet limon(dilimleri)

  • 3-4 tane kayısı


Meyveli Kavun Kokteyili Tarifi


Bir bütün kavunun içini boşaltın ve çekirdeklerini ayırın. Çekirdeksiz kısmını parçalayıcıya alın üzerine 1 su bardağı şeftali ve portakal suyunu ekleyin ve parçalayıcıdan geçirin.

Kavunun içine bu karışımı boşaltın içine 2 dilim limon ilave edin ve limon dilimleri, nane yaprakları süsleyerek servis edin.

Kivili Kup

Kivili Kup




Kivili Kup İçin Malzemeler



  • 1 kase yoğurt

  • 1 poşet kremşanti

  • 1 çay bardağı süt

  • 2 çorba kaşığı pudra şekeri

  • 3 kivi


Kivili Kup Tarifi


Karıştırma kasenize yoğurdu ve püre yapılmış 1 tane kiviyi koyun. Üzerine sütle çırptığınız krem şantiyi ve pudra şekerini koyup iyice çırpın.

Kaselere paylaştırıp kivi ile süsleyerek ikram edin. Hem çocuklar için hem de akşam yemeği sonrası hafif bir tatlı...

Havuçlu Kek

Havuçlu Kek




Havuçlu Kek İçin Malzemeler



  • 3 adet yumurta

  • 1 su bardağı sıvıyağ

  • 3 su bardağı un

  • 2 su bardağı tozşeker

  • 1 paket kabartma tozu

  • 1 paket vanilya

  • 1 su bardağı ceviz

  • 2 su bardağı havuç

  • 1 tatlı kaşığı tarçın


Sosu için:

  • 2 su bardağı süt

  • 1,5 su bardağı toz şeker

  • 1 çorba kaşığı un

  • 1 çorba kaşığı nişasta

  • 1 paket vanilya


Havuçlu Kek Tarifi


Kazrıştırma kabına 3 adet yumurtayı kırın. Üzerine 2 su bardağı toz şeker ekleyip çırpın. Üzerine 1 su bardağı sıvıyağ, 3 su bardağı un 1 paket kabartma tozu ve 1 paket vanilya ekleyip tekrar karıştırın.



Üzerine 1 su bardağı ceviz ve 2 su bardağı rendelenmiş havuç ekleyin. Karışımı kek kalıbına boşaltıp önceden ısıtılmış
170 dercelik fırında pişirin. Sosu için tencereye 2 su bardağı sütü alın.

Üzerine 1,5 su bardağı toz şeker, 1 çorba kaşığı un 1 çorba kaşığı nişasta ve 1 paket vanilya ilave edin. Sosu devamlı karıştırarak bir sos elde edin. Kekini piştikten sonra kalıbından çıkartın. Servis tabağına keki alın. Üzerine sosu dökün.

Böğürtlenli Çikolata Katları

Böğürtlenli Çikolata Katları




Böğürtlenli Çikolata Katları İçin Malzemeler



  • 8 parça milföy hamuru

  • 1 poşet krem şanti

  • 1 çay bardağı süt

  • 3 çorba kaşığı labne

  • 3 çorba kaşığı pudra şekeri

  • 1 kase böğürtlen

  • 12 adet bitter madlen çikolata


Böğürtlenli Çikolata Katları Tarifi


Tepsi yağlanır. 8 adet milföy hamürü tepsiye dizilir. Çok şişmesini önlemek için hamurlar çatalla delinir. fırına gönderilir. Bu sırada çikolata benmari usülüyle eritilir.

Pişmiş çıtır çıtır olmuş milföyler fırından alınarak üzerine çikolata sürülür. Bir süre buzdolabında bekletilir. Bu arada
krem şanti ve labne karıştırılır. Dolaptan çikolatalı milföyler alınarak üzerine şanti ve labne karışımı şanti torbasıyla sıkılır.

Milföyler 2'şer 2'şer üst üste konulurak 4 tane elde edilir. Her birinin üzerine böğürtlen ve pudra şekeri dökülerek servis yapılır.

Portakallı Kurabiye

Portakallı Kurabiye




Portakallı Kurabiye İçin Malzemeler



  • 125 gram tereyağı

  • 1 çay bardağı esmer şeker

  • 1 adet portakal kabuğu rendesi

  • 1 adet portakal suyu

  • 1 adet yumurta

  • 1 çay kaşığı kabartma tozu

  • Alabildiği kadar un


İç harcı için:

  • 2 çorba kaşığı kakao

  • 1 çay bardağı fındık

  • 1 çorba kaşığı kuru üzüm

  • 1 su bardağı süt

  • Yarım pasta keki

  • Marmelat


Portakallı Kurabiye Tarifi


Karıştırma kabına tereyağını, 1 adet yumurtayı, esmer şekeri portakal kabuğu ve portakal susyunu ve üzerine alabildiği kadar un ilave ederek bir hamur elde edin.

İç harcı için kurutulmuş keki ve fındığı parçalayıcıdan geçirin. Karıştırma kabına parçalanmış keki, fındığı, kakaoyu ve sütü ilave ederek karıştırın. Kıvamı şekil verebilacek kıvamda olmalı.

Kurabiye hamurunu merdane ile açın. Su bardağı yardımıyla yuvarlak şekiller elde edin. Yuvarlak hamurun üzerine iç harçtan ekleyin üzerine yine hamurdan kapatın.

Fırın tepsisine dizin. Önceden ısıtılmış 170 dercelik fırında pişirin. Fırından çıktıktan sonra üzerine pudra şekeri serpin.

Böğürtlenli Çikolata Katları

Böğürtlenli Çikolata Katları




Böğürtlenli Çikolata Katları İçin Malzemeler



  • 8 parça milföy hamuru

  • 1 poşet krem şanti

  • 1 çay bardağı süt

  • 3 çorba kaşığı labne

  • 3 çorba kaşığı pudra şekeri

  • 1 kase böğürtlen

  • 12 adet bitter madlen çikolata


Böğürtlenli Çikolata Katları Tarifi


Tepsi yağlanır. 8 adet milföy hamürü tepsiye dizilir. Çok şişmesini önlemek için hamurlar çatalla delinir. fırına gönderilir. Bu sırada çikolata benmari usülüyle eritilir.

Pişmiş çıtır çıtır olmuş milföyler fırından alınarak üzerine çikolata sürülür. Bir süre buzdolabında bekletilir. Bu arada
krem şanti ve labne karıştırılır. Dolaptan çikolatalı milföyler alınarak üzerine şanti ve labne karışımı şanti torbasıyla sıkılır.

Milföyler 2'şer 2'şer üst üste konulurak 4 tane elde edilir. Her birinin üzerine böğürtlen ve pudra şekeri dökülerek servis yapılır.

Portakallı Kurabiye

Portakallı Kurabiye




Portakallı Kurabiye İçin Malzemeler



  • 125 gram tereyağı

  • 1 çay bardağı esmer şeker

  • 1 adet portakal kabuğu rendesi

  • 1 adet portakal suyu

  • 1 adet yumurta

  • 1 çay kaşığı kabartma tozu

  • Alabildiği kadar un


İç harcı için:

  • 2 çorba kaşığı kakao

  • 1 çay bardağı fındık

  • 1 çorba kaşığı kuru üzüm

  • 1 su bardağı süt

  • Yarım pasta keki

  • Marmelat


Portakallı Kurabiye Tarifi


Karıştırma kabına tereyağını, 1 adet yumurtayı, esmer şekeri portakal kabuğu ve portakal susyunu ve üzerine alabildiği kadar un ilave ederek bir hamur elde edin.

İç harcı için kurutulmuş keki ve fındığı parçalayıcıdan geçirin. Karıştırma kabına parçalanmış keki, fındığı, kakaoyu ve sütü ilave ederek karıştırın. Kıvamı şekil verebilacek kıvamda olmalı.

Kurabiye hamurunu merdane ile açın. Su bardağı yardımıyla yuvarlak şekiller elde edin. Yuvarlak hamurun üzerine iç harçtan ekleyin üzerine yine hamurdan kapatın.

Fırın tepsisine dizin. Önceden ısıtılmış 170 dercelik fırında pişirin. Fırından çıktıktan sonra üzerine pudra şekeri serpin.

Böğürtlenli Çikolata Katları

Böğürtlenli Çikolata Katları




Böğürtlenli Çikolata Katları İçin Malzemeler



  • 8 parça milföy hamuru

  • 1 poşet krem şanti

  • 1 çay bardağı süt

  • 3 çorba kaşığı labne

  • 3 çorba kaşığı pudra şekeri

  • 1 kase böğürtlen

  • 12 adet bitter madlen çikolata


Böğürtlenli Çikolata Katları Tarifi


Tepsi yağlanır. 8 adet milföy hamürü tepsiye dizilir. Çok şişmesini önlemek için hamurlar çatalla delinir. fırına gönderilir. Bu sırada çikolata benmari usülüyle eritilir.

Pişmiş çıtır çıtır olmuş milföyler fırından alınarak üzerine çikolata sürülür. Bir süre buzdolabında bekletilir. Bu arada
krem şanti ve labne karıştırılır. Dolaptan çikolatalı milföyler alınarak üzerine şanti ve labne karışımı şanti torbasıyla sıkılır.

Milföyler 2'şer 2'şer üst üste konulurak 4 tane elde edilir. Her birinin üzerine böğürtlen ve pudra şekeri dökülerek servis yapılır.

Portakallı Kurabiye

Portakallı Kurabiye




Portakallı Kurabiye İçin Malzemeler



  • 125 gram tereyağı

  • 1 çay bardağı esmer şeker

  • 1 adet portakal kabuğu rendesi

  • 1 adet portakal suyu

  • 1 adet yumurta

  • 1 çay kaşığı kabartma tozu

  • Alabildiği kadar un


İç harcı için:

  • 2 çorba kaşığı kakao

  • 1 çay bardağı fındık

  • 1 çorba kaşığı kuru üzüm

  • 1 su bardağı süt

  • Yarım pasta keki

  • Marmelat


Portakallı Kurabiye Tarifi


Karıştırma kabına tereyağını, 1 adet yumurtayı, esmer şekeri portakal kabuğu ve portakal susyunu ve üzerine alabildiği kadar un ilave ederek bir hamur elde edin.

İç harcı için kurutulmuş keki ve fındığı parçalayıcıdan geçirin. Karıştırma kabına parçalanmış keki, fındığı, kakaoyu ve sütü ilave ederek karıştırın. Kıvamı şekil verebilacek kıvamda olmalı.

Kurabiye hamurunu merdane ile açın. Su bardağı yardımıyla yuvarlak şekiller elde edin. Yuvarlak hamurun üzerine iç harçtan ekleyin üzerine yine hamurdan kapatın.

Fırın tepsisine dizin. Önceden ısıtılmış 170 dercelik fırında pişirin. Fırından çıktıktan sonra üzerine pudra şekeri serpin.

Tepsi Kebabı Tarifi

Tepsi Kebabı




Tepsi Kebabı İçin Malzemeler



  • 500 gram kıyma

  • 1 tutam maydanoz

  • 1 adet soğan

  • 2 su bardağı su

  • 1 çorba kaşığı salça

  • 4 diş sarımsak

  • 2 adet domates

  • 5 adet sivri biber

  • Kimyon

  • Karabiber

  • Pul biber

  • Tuz

  • Yarım çay bardağı sıvı yağ


Tepsi Kebabı Tarifi


Kıymanızı karıştırma kabına alın üzerine, soğanı rendeleyin, ince kıyılmış maydonozu ekleyin, sarımsağı ince kıyın ve ekleyin üzerine sıvyağ ve tuz, baharatları da ekleyip hepsini karıştırın. Fırın tepsisini yağlayın ve kıymalı harcınızı tepsiye eşit olacak şekilde yayın.

Üzerine yuvarlak dilimlenmiş domatesi, uzunlamasına kesilmiş yeşil biberleri de kıymalı harcın üzerine dizin üzerine salça ve suyu karıştırıp sos elde edip sosu da yemeğinizin üzerine dökün. Önceden ısıtılmış 190 derecelik fırında yemeğinizi pişirin.

Deniz Börülgesi Tarifi

Deniz Börülgesi




Deniz Börülgesi İçin Malzemeler



  • 2 demet deniz börülcesi

  • 1 kase yoğurt

  • 1 adet domates

  • 2 diş sarımsak

  • Zeytinyağı


Deniz Börülgesi Tarifi


Deniz börülcelerini kaynar suda haşlayın. Soğuk suya alarak kılçıklarından sıyırın. Servis tabağının altına yoğurdu koyun. Üzerine börülceleri daha sonra sarımsak ve domatesleri doğrayarak serpiştirin.

En son biraz zeytinyağı gezdirin. Börülce zaten tuzludur sakın tuz ilave etmeyin. Bugünün en beğenilen yemeği bu salata oldu. Tavsiye ediyoruz.

Tepsi Kebabı Tarifi

Tepsi Kebabı




Tepsi Kebabı İçin Malzemeler



  • 500 gram kıyma

  • 1 tutam maydanoz

  • 1 adet soğan

  • 2 su bardağı su

  • 1 çorba kaşığı salça

  • 4 diş sarımsak

  • 2 adet domates

  • 5 adet sivri biber

  • Kimyon

  • Karabiber

  • Pul biber

  • Tuz

  • Yarım çay bardağı sıvı yağ


Tepsi Kebabı Tarifi


Kıymanızı karıştırma kabına alın üzerine, soğanı rendeleyin, ince kıyılmış maydonozu ekleyin, sarımsağı ince kıyın ve ekleyin üzerine sıvyağ ve tuz, baharatları da ekleyip hepsini karıştırın. Fırın tepsisini yağlayın ve kıymalı harcınızı tepsiye eşit olacak şekilde yayın.

Üzerine yuvarlak dilimlenmiş domatesi, uzunlamasına kesilmiş yeşil biberleri de kıymalı harcın üzerine dizin üzerine salça ve suyu karıştırıp sos elde edip sosu da yemeğinizin üzerine dökün. Önceden ısıtılmış 190 derecelik fırında yemeğinizi pişirin.

Deniz Börülgesi Tarifi

Deniz Börülgesi




Deniz Börülgesi İçin Malzemeler



  • 2 demet deniz börülcesi

  • 1 kase yoğurt

  • 1 adet domates

  • 2 diş sarımsak

  • Zeytinyağı


Deniz Börülgesi Tarifi


Deniz börülcelerini kaynar suda haşlayın. Soğuk suya alarak kılçıklarından sıyırın. Servis tabağının altına yoğurdu koyun. Üzerine börülceleri daha sonra sarımsak ve domatesleri doğrayarak serpiştirin.

En son biraz zeytinyağı gezdirin. Börülce zaten tuzludur sakın tuz ilave etmeyin. Bugünün en beğenilen yemeği bu salata oldu. Tavsiye ediyoruz.

Deniz Börülgesi Tarifi

Deniz Börülgesi




Deniz Börülgesi İçin Malzemeler



  • 2 demet deniz börülcesi

  • 1 kase yoğurt

  • 1 adet domates

  • 2 diş sarımsak

  • Zeytinyağı


Deniz Börülgesi Tarifi


Deniz börülcelerini kaynar suda haşlayın. Soğuk suya alarak kılçıklarından sıyırın. Servis tabağının altına yoğurdu koyun. Üzerine börülceleri daha sonra sarımsak ve domatesleri doğrayarak serpiştirin.

En son biraz zeytinyağı gezdirin. Börülce zaten tuzludur sakın tuz ilave etmeyin. Bugünün en beğenilen yemeği bu salata oldu. Tavsiye ediyoruz.

Tepsi Kebabı Tarifi

Tepsi Kebabı




Tepsi Kebabı İçin Malzemeler



  • 500 gram kıyma

  • 1 tutam maydanoz

  • 1 adet soğan

  • 2 su bardağı su

  • 1 çorba kaşığı salça

  • 4 diş sarımsak

  • 2 adet domates

  • 5 adet sivri biber

  • Kimyon

  • Karabiber

  • Pul biber

  • Tuz

  • Yarım çay bardağı sıvı yağ


Tepsi Kebabı Tarifi


Kıymanızı karıştırma kabına alın üzerine, soğanı rendeleyin, ince kıyılmış maydonozu ekleyin, sarımsağı ince kıyın ve ekleyin üzerine sıvyağ ve tuz, baharatları da ekleyip hepsini karıştırın. Fırın tepsisini yağlayın ve kıymalı harcınızı tepsiye eşit olacak şekilde yayın.

Üzerine yuvarlak dilimlenmiş domatesi, uzunlamasına kesilmiş yeşil biberleri de kıymalı harcın üzerine dizin üzerine salça ve suyu karıştırıp sos elde edip sosu da yemeğinizin üzerine dökün. Önceden ısıtılmış 190 derecelik fırında yemeğinizi pişirin.

Domatesli Püreli Biftekler Tarifi

Domatesli Püreli Biftekler




Domatesli Püreli Biftekler İçin Malzemeler



  • Yarım kilogram biftek

  • 3 adet domates

  • 3 adet sivri biber

  • 4 diş sarımsak

  • Zeytinyağı

  • Tuz

  • Karabiber

  • Kekik


Patates püresi için:

  • 3 adet patates

  • 1 çorba kaşığı tereyağ

  • Alabildiği kadar süt

  • Tuz

  • Muskat


Domatesli Püreli Biftekler Tarifi


Zeytinyağında biftekerli kızartın. Domatesleri ve biberleri küp şeklinde doğrayın. Etlerin üzerine domatesleri ve biberleri ilave edin. Sarımsaklrı bütün olarak ekleyin karabiberini ve tuzunu da ilave edrek en son olarak etinizin üzerine biraz sıcak ekleyerek yemeğnizi pişirin.

Püresi için haşlanmış olan patatesleri rendeleyin ve tncereye alın üzerine tereyağını ilave edin ve sürekli karştırarak sütünü, tuzunu muskatı da rendeleyerek bir püre elde edin. Servis tabağına patates püresini ve pişen etleriniz ile serviz edin.

Yayla Kebabı

Yayla Kebabı




Yayla Kebabı İçin Malzemeler



  • 350 gram kuzu eti

  • 300 gram kıyma

  • Yarım tavuk göğsü

  • 1 soğan

  • 1 yumurta

  • 2 diş sarımsak

  • Kekik

  • Tuz

  • Karabiber

  • Kurutulmuş ekmek


Pidesi için:

  • 3 su bardağı tam buğday unu

  • 1 paket kurumaya

  • Tuz

  • Şeker

  • Su


Üzeri için:

  • 1 kase domates püresi

  • 1 kase yoğurt

  • 2 çorba kaşığı tereyağı

  • 1 soğan

  • 1 domates

  • 2 biber


Yayla Kebabı Tarifi


Öncelikle tam buğday unu, maya ,tuz, şeker ve ılık su ile kulak memesi yumuşaklığında bir hamur hazırlayın. Hamur mayalanırken kıyma, soğan, sarımsak, kurutulmuş ekmek ve yumurta ile ızgara köfteler hazırlayın. Kuşbaşı etleri çöp şişlere geçirin.



Tuz ve baharatla tatlandırın. Tavuk göğüs etinden ızgara hazırlayıp bütün et ve köfteleri ızgarada pişirin. Mayalanan
hamurdan büyük bir pide hazırlayın. 200 derecede pişirin. Fırından çıkan pidenizi küp küp kesin. Servis yapacağınız tabağın altına biraz pide koyun.

Eğer tek ve büyük bir tepside servis yapacaksınız bütün pideye tabağınızın altına yerleştirin. üzerine çırpılmış yoğurdu dökün. Bunun üzerine ızgara yapılmış etleri yerleştirin. En üstüne bir taşım kaynatılmış domates püresini dökün  ve teflon tavada az yağda sotelenmiş biber ve domates dilimlerini yerleştirin.

En üstüne kızartılmış tereyağı dökün. Sıcak sıcak soğutmadan servis yapın. Bu malzemelerle 10 kişi rahatlıkla doyabiliyor. Kebap da tam kebap oluyor.

Meyveli Tost Tarifi

Meyveli Tost




Meyveli Tost İçin Malzemeler



  • 10 dilim tost ekmeği

  • 2 çorba kaşığı tozşeker

  • 1 tatlı kaşığı tarçın

  • 50 gram tereyağı

  • 2 çorba kaşığı bal


Arası için:

  • Kivi

  • Muz

  • Çilek


Meyveli Tost Tarifi


Tost ekmeklerinizin 5 tanesinin birer yüzlerine tereyağı sürün. Sonra tarçın ve tozşekeri karıştırıp tereyağlı kısmı içine batırın. Ekmeğin beyaz kalan kısmına muz, çilek ve kivi dilimleri koyun.

Kalan 5 dilimi de tereyağlayıp tarçın, şeker karışımına batırın. Tarçınlı kısmı üste gelecek şekilde meyvelerin üzerine kapatın. Tost makinasında basın. Sıcakken üzerine bal dökün. Farklı ama çok değişik bir lezzet. Okuldan gelen çocuklar için tatlı bir sürpriz.

Domatesli Püreli Biftekler Tarifi

Domatesli Püreli Biftekler




Domatesli Püreli Biftekler İçin Malzemeler



  • Yarım kilogram biftek

  • 3 adet domates

  • 3 adet sivri biber

  • 4 diş sarımsak

  • Zeytinyağı

  • Tuz

  • Karabiber

  • Kekik


Patates püresi için:

  • 3 adet patates

  • 1 çorba kaşığı tereyağ

  • Alabildiği kadar süt

  • Tuz

  • Muskat


Domatesli Püreli Biftekler Tarifi


Zeytinyağında biftekerli kızartın. Domatesleri ve biberleri küp şeklinde doğrayın. Etlerin üzerine domatesleri ve biberleri ilave edin. Sarımsaklrı bütün olarak ekleyin karabiberini ve tuzunu da ilave edrek en son olarak etinizin üzerine biraz sıcak ekleyerek yemeğnizi pişirin.

Püresi için haşlanmış olan patatesleri rendeleyin ve tncereye alın üzerine tereyağını ilave edin ve sürekli karştırarak sütünü, tuzunu muskatı da rendeleyerek bir püre elde edin. Servis tabağına patates püresini ve pişen etleriniz ile serviz edin.

Yayla Kebabı

Yayla Kebabı




Yayla Kebabı İçin Malzemeler



  • 350 gram kuzu eti

  • 300 gram kıyma

  • Yarım tavuk göğsü

  • 1 soğan

  • 1 yumurta

  • 2 diş sarımsak

  • Kekik

  • Tuz

  • Karabiber

  • Kurutulmuş ekmek


Pidesi için:

  • 3 su bardağı tam buğday unu

  • 1 paket kurumaya

  • Tuz

  • Şeker

  • Su


Üzeri için:

  • 1 kase domates püresi

  • 1 kase yoğurt

  • 2 çorba kaşığı tereyağı

  • 1 soğan

  • 1 domates

  • 2 biber


Yayla Kebabı Tarifi


Öncelikle tam buğday unu, maya ,tuz, şeker ve ılık su ile kulak memesi yumuşaklığında bir hamur hazırlayın. Hamur mayalanırken kıyma, soğan, sarımsak, kurutulmuş ekmek ve yumurta ile ızgara köfteler hazırlayın. Kuşbaşı etleri çöp şişlere geçirin.



Tuz ve baharatla tatlandırın. Tavuk göğüs etinden ızgara hazırlayıp bütün et ve köfteleri ızgarada pişirin. Mayalanan
hamurdan büyük bir pide hazırlayın. 200 derecede pişirin. Fırından çıkan pidenizi küp küp kesin. Servis yapacağınız tabağın altına biraz pide koyun.

Eğer tek ve büyük bir tepside servis yapacaksınız bütün pideye tabağınızın altına yerleştirin. üzerine çırpılmış yoğurdu dökün. Bunun üzerine ızgara yapılmış etleri yerleştirin. En üstüne bir taşım kaynatılmış domates püresini dökün  ve teflon tavada az yağda sotelenmiş biber ve domates dilimlerini yerleştirin.

En üstüne kızartılmış tereyağı dökün. Sıcak sıcak soğutmadan servis yapın. Bu malzemelerle 10 kişi rahatlıkla doyabiliyor. Kebap da tam kebap oluyor.

Meyveli Tost Tarifi

Meyveli Tost




Meyveli Tost İçin Malzemeler



  • 10 dilim tost ekmeği

  • 2 çorba kaşığı tozşeker

  • 1 tatlı kaşığı tarçın

  • 50 gram tereyağı

  • 2 çorba kaşığı bal


Arası için:

  • Kivi

  • Muz

  • Çilek


Meyveli Tost Tarifi


Tost ekmeklerinizin 5 tanesinin birer yüzlerine tereyağı sürün. Sonra tarçın ve tozşekeri karıştırıp tereyağlı kısmı içine batırın. Ekmeğin beyaz kalan kısmına muz, çilek ve kivi dilimleri koyun.

Kalan 5 dilimi de tereyağlayıp tarçın, şeker karışımına batırın. Tarçınlı kısmı üste gelecek şekilde meyvelerin üzerine kapatın. Tost makinasında basın. Sıcakken üzerine bal dökün. Farklı ama çok değişik bir lezzet. Okuldan gelen çocuklar için tatlı bir sürpriz.

Domatesli Püreli Biftekler Tarifi

Domatesli Püreli Biftekler




Domatesli Püreli Biftekler İçin Malzemeler



  • Yarım kilogram biftek

  • 3 adet domates

  • 3 adet sivri biber

  • 4 diş sarımsak

  • Zeytinyağı

  • Tuz

  • Karabiber

  • Kekik


Patates püresi için:

  • 3 adet patates

  • 1 çorba kaşığı tereyağ

  • Alabildiği kadar süt

  • Tuz

  • Muskat


Domatesli Püreli Biftekler Tarifi


Zeytinyağında biftekerli kızartın. Domatesleri ve biberleri küp şeklinde doğrayın. Etlerin üzerine domatesleri ve biberleri ilave edin. Sarımsaklrı bütün olarak ekleyin karabiberini ve tuzunu da ilave edrek en son olarak etinizin üzerine biraz sıcak ekleyerek yemeğnizi pişirin.

Püresi için haşlanmış olan patatesleri rendeleyin ve tncereye alın üzerine tereyağını ilave edin ve sürekli karştırarak sütünü, tuzunu muskatı da rendeleyerek bir püre elde edin. Servis tabağına patates püresini ve pişen etleriniz ile serviz edin.

Meyveli Tost Tarifi

Meyveli Tost




Meyveli Tost İçin Malzemeler



  • 10 dilim tost ekmeği

  • 2 çorba kaşığı tozşeker

  • 1 tatlı kaşığı tarçın

  • 50 gram tereyağı

  • 2 çorba kaşığı bal


Arası için:

  • Kivi

  • Muz

  • Çilek


Meyveli Tost Tarifi


Tost ekmeklerinizin 5 tanesinin birer yüzlerine tereyağı sürün. Sonra tarçın ve tozşekeri karıştırıp tereyağlı kısmı içine batırın. Ekmeğin beyaz kalan kısmına muz, çilek ve kivi dilimleri koyun.

Kalan 5 dilimi de tereyağlayıp tarçın, şeker karışımına batırın. Tarçınlı kısmı üste gelecek şekilde meyvelerin üzerine kapatın. Tost makinasında basın. Sıcakken üzerine bal dökün. Farklı ama çok değişik bir lezzet. Okuldan gelen çocuklar için tatlı bir sürpriz.

Yayla Kebabı

Yayla Kebabı




Yayla Kebabı İçin Malzemeler



  • 350 gram kuzu eti

  • 300 gram kıyma

  • Yarım tavuk göğsü

  • 1 soğan

  • 1 yumurta

  • 2 diş sarımsak

  • Kekik

  • Tuz

  • Karabiber

  • Kurutulmuş ekmek


Pidesi için:

  • 3 su bardağı tam buğday unu

  • 1 paket kurumaya

  • Tuz

  • Şeker

  • Su


Üzeri için:

  • 1 kase domates püresi

  • 1 kase yoğurt

  • 2 çorba kaşığı tereyağı

  • 1 soğan

  • 1 domates

  • 2 biber


Yayla Kebabı Tarifi


Öncelikle tam buğday unu, maya ,tuz, şeker ve ılık su ile kulak memesi yumuşaklığında bir hamur hazırlayın. Hamur mayalanırken kıyma, soğan, sarımsak, kurutulmuş ekmek ve yumurta ile ızgara köfteler hazırlayın. Kuşbaşı etleri çöp şişlere geçirin.



Tuz ve baharatla tatlandırın. Tavuk göğüs etinden ızgara hazırlayıp bütün et ve köfteleri ızgarada pişirin. Mayalanan
hamurdan büyük bir pide hazırlayın. 200 derecede pişirin. Fırından çıkan pidenizi küp küp kesin. Servis yapacağınız tabağın altına biraz pide koyun.

Eğer tek ve büyük bir tepside servis yapacaksınız bütün pideye tabağınızın altına yerleştirin. üzerine çırpılmış yoğurdu dökün. Bunun üzerine ızgara yapılmış etleri yerleştirin. En üstüne bir taşım kaynatılmış domates püresini dökün  ve teflon tavada az yağda sotelenmiş biber ve domates dilimlerini yerleştirin.

En üstüne kızartılmış tereyağı dökün. Sıcak sıcak soğutmadan servis yapın. Bu malzemelerle 10 kişi rahatlıkla doyabiliyor. Kebap da tam kebap oluyor.

Vitaminlerin Yararları Kadar Zararları da var



Yararları kadar zararları da var

Yağ oranı düşük balık, iyi kalite protein kaynağı yumurta ve antioksidan deposu kahveyi tüketirken zararlarını göz ardı etmemeliyiz

BALIK
Yağ oranı düşük olan balık hayvansal proteinin önemli bir kaynağıdır. Balık yüksek kaliteli protein, omega 3, omega 6, vitamin ve mineral içermesi açısından besin değeri yüksek bir besindir. Kalp sağlığı üzerine koruyucu etki göstererek, kötü huylu kolesterolün azalmasını, iyi huylu kolesterolün artmasını sağlayan, bu sayede kan damarlarının tıkanmasını önleyerek dolaşımın akışkanlığını devam ettiren omega 3 yağ asitleri yönünden zengin olan balığın bu etkileri konuyla ilgili çok sayıdaki araştırmayla da desteklenmektedir.
Omega 3 yağ asitlerinin sağlık üzerine bir diğer etkisi kansere karşı koruyucu kalkan işlevi görmesidir. Özellikle göğüs, prostat ve kolon kanserinde omega 3′ün yararlı olduğu bilinmektedir. Balığın özellikle çocuklarda zekâyı geliştirici özelliği vardır. Düzenli olarak omega-3 bakımından zengin besinler tüketenlerde beyin yaşlanması daha da yavaşlar.
Peki balığın vücuda verebileceği zararlar olabilir mi? Evet, maalesef günümüzde çevresel kirlenmeler nedeniyle yediğimiz balıklar da beyin hasarına neden olan cıva ve “poliklorine bifeniller” (PCBs) ile kirlenmiş durumdadır. Özellikle çocukların, doğurganlık çağındaki kadınların, gebe ve emziklilerin ağır bir metal olan civayı almaları, beyin gelişimlerini olumsuz etkileyebileceği için, yüksek cıva içeren balık tüketimlerini kısıtlamaları gerekir. Bu nedenle kılıçbalığı, kiremitbalığı, uskumru gibi cıva ile kirlenme oranı yüksek olan balıklar tüketim açısından tercih edilmemelidir.

KAHVE
Son çalışmalarda kahvenin siroza ve diyabete karşı koruduğu görüşü yer almaktadır. Yine çalışmalarda kahvenin en genel antioksidan kaynağı olduğu, mutasyona uğramış gen taşıyan bireylerin meme kanseri risklerini azalttığı bulunmuştur. Hafızayı artırabileceği kanıtlanmıştır.
Kahve tüketimi düşük riskini artırabileceği için hamileyken kahve tüketilmemelidir. Kafein uykusuzluğa, mide ekşimesine ve reflüye neden olabilir. Eğer kahve tüketmeyi seviyorsanız, günlük maksimum 4 fincanla sınırlandırın; ancak eğer kafeinle ilgili problemli genlere sahipseniz günlük 1 fincanı geçmeyin.

YUMURTA
Yumurta iyi kalite protein kaynağı olan, yapısında kolin (özellikle hafıza kaybına karşı koruyucu etkisi bulunur), lutein ve zeaksantin (gözü katarakt ve maküler dejenerasyona karşı koruyan karotenoidlerdir) gibi esansiyel aminoasitleri içeren önemli bir besindir. Ancak orta boy bir yumurtada ise 187 mg kolesterol bulunur. Önerilerde herhangi bir hastalığı bulunmayan bireylere günlük olarak kolesterol takibini yaptıkları sürece 1 adet yumurta tüketebilecekleri; ancak önemli hastalığa sahip olanların, kalp hastalıklarının oluşmasını engellemek için tükettikleri yumurtayı haftada bire düşürmeleri gerektiği belirtilmektedir.

Vitaminlerin Yararları Kadar Zararları da var



Yararları kadar zararları da var

Yağ oranı düşük balık, iyi kalite protein kaynağı yumurta ve antioksidan deposu kahveyi tüketirken zararlarını göz ardı etmemeliyiz

BALIK
Yağ oranı düşük olan balık hayvansal proteinin önemli bir kaynağıdır. Balık yüksek kaliteli protein, omega 3, omega 6, vitamin ve mineral içermesi açısından besin değeri yüksek bir besindir. Kalp sağlığı üzerine koruyucu etki göstererek, kötü huylu kolesterolün azalmasını, iyi huylu kolesterolün artmasını sağlayan, bu sayede kan damarlarının tıkanmasını önleyerek dolaşımın akışkanlığını devam ettiren omega 3 yağ asitleri yönünden zengin olan balığın bu etkileri konuyla ilgili çok sayıdaki araştırmayla da desteklenmektedir.
Omega 3 yağ asitlerinin sağlık üzerine bir diğer etkisi kansere karşı koruyucu kalkan işlevi görmesidir. Özellikle göğüs, prostat ve kolon kanserinde omega 3′ün yararlı olduğu bilinmektedir. Balığın özellikle çocuklarda zekâyı geliştirici özelliği vardır. Düzenli olarak omega-3 bakımından zengin besinler tüketenlerde beyin yaşlanması daha da yavaşlar.
Peki balığın vücuda verebileceği zararlar olabilir mi? Evet, maalesef günümüzde çevresel kirlenmeler nedeniyle yediğimiz balıklar da beyin hasarına neden olan cıva ve “poliklorine bifeniller” (PCBs) ile kirlenmiş durumdadır. Özellikle çocukların, doğurganlık çağındaki kadınların, gebe ve emziklilerin ağır bir metal olan civayı almaları, beyin gelişimlerini olumsuz etkileyebileceği için, yüksek cıva içeren balık tüketimlerini kısıtlamaları gerekir. Bu nedenle kılıçbalığı, kiremitbalığı, uskumru gibi cıva ile kirlenme oranı yüksek olan balıklar tüketim açısından tercih edilmemelidir.

KAHVE
Son çalışmalarda kahvenin siroza ve diyabete karşı koruduğu görüşü yer almaktadır. Yine çalışmalarda kahvenin en genel antioksidan kaynağı olduğu, mutasyona uğramış gen taşıyan bireylerin meme kanseri risklerini azalttığı bulunmuştur. Hafızayı artırabileceği kanıtlanmıştır.
Kahve tüketimi düşük riskini artırabileceği için hamileyken kahve tüketilmemelidir. Kafein uykusuzluğa, mide ekşimesine ve reflüye neden olabilir. Eğer kahve tüketmeyi seviyorsanız, günlük maksimum 4 fincanla sınırlandırın; ancak eğer kafeinle ilgili problemli genlere sahipseniz günlük 1 fincanı geçmeyin.

YUMURTA
Yumurta iyi kalite protein kaynağı olan, yapısında kolin (özellikle hafıza kaybına karşı koruyucu etkisi bulunur), lutein ve zeaksantin (gözü katarakt ve maküler dejenerasyona karşı koruyan karotenoidlerdir) gibi esansiyel aminoasitleri içeren önemli bir besindir. Ancak orta boy bir yumurtada ise 187 mg kolesterol bulunur. Önerilerde herhangi bir hastalığı bulunmayan bireylere günlük olarak kolesterol takibini yaptıkları sürece 1 adet yumurta tüketebilecekleri; ancak önemli hastalığa sahip olanların, kalp hastalıklarının oluşmasını engellemek için tükettikleri yumurtayı haftada bire düşürmeleri gerektiği belirtilmektedir.

Vitaminlerin Yararları Kadar Zararları da var



Yararları kadar zararları da var

Yağ oranı düşük balık, iyi kalite protein kaynağı yumurta ve antioksidan deposu kahveyi tüketirken zararlarını göz ardı etmemeliyiz

BALIK
Yağ oranı düşük olan balık hayvansal proteinin önemli bir kaynağıdır. Balık yüksek kaliteli protein, omega 3, omega 6, vitamin ve mineral içermesi açısından besin değeri yüksek bir besindir. Kalp sağlığı üzerine koruyucu etki göstererek, kötü huylu kolesterolün azalmasını, iyi huylu kolesterolün artmasını sağlayan, bu sayede kan damarlarının tıkanmasını önleyerek dolaşımın akışkanlığını devam ettiren omega 3 yağ asitleri yönünden zengin olan balığın bu etkileri konuyla ilgili çok sayıdaki araştırmayla da desteklenmektedir.
Omega 3 yağ asitlerinin sağlık üzerine bir diğer etkisi kansere karşı koruyucu kalkan işlevi görmesidir. Özellikle göğüs, prostat ve kolon kanserinde omega 3′ün yararlı olduğu bilinmektedir. Balığın özellikle çocuklarda zekâyı geliştirici özelliği vardır. Düzenli olarak omega-3 bakımından zengin besinler tüketenlerde beyin yaşlanması daha da yavaşlar.
Peki balığın vücuda verebileceği zararlar olabilir mi? Evet, maalesef günümüzde çevresel kirlenmeler nedeniyle yediğimiz balıklar da beyin hasarına neden olan cıva ve “poliklorine bifeniller” (PCBs) ile kirlenmiş durumdadır. Özellikle çocukların, doğurganlık çağındaki kadınların, gebe ve emziklilerin ağır bir metal olan civayı almaları, beyin gelişimlerini olumsuz etkileyebileceği için, yüksek cıva içeren balık tüketimlerini kısıtlamaları gerekir. Bu nedenle kılıçbalığı, kiremitbalığı, uskumru gibi cıva ile kirlenme oranı yüksek olan balıklar tüketim açısından tercih edilmemelidir.

KAHVE
Son çalışmalarda kahvenin siroza ve diyabete karşı koruduğu görüşü yer almaktadır. Yine çalışmalarda kahvenin en genel antioksidan kaynağı olduğu, mutasyona uğramış gen taşıyan bireylerin meme kanseri risklerini azalttığı bulunmuştur. Hafızayı artırabileceği kanıtlanmıştır.
Kahve tüketimi düşük riskini artırabileceği için hamileyken kahve tüketilmemelidir. Kafein uykusuzluğa, mide ekşimesine ve reflüye neden olabilir. Eğer kahve tüketmeyi seviyorsanız, günlük maksimum 4 fincanla sınırlandırın; ancak eğer kafeinle ilgili problemli genlere sahipseniz günlük 1 fincanı geçmeyin.

YUMURTA
Yumurta iyi kalite protein kaynağı olan, yapısında kolin (özellikle hafıza kaybına karşı koruyucu etkisi bulunur), lutein ve zeaksantin (gözü katarakt ve maküler dejenerasyona karşı koruyan karotenoidlerdir) gibi esansiyel aminoasitleri içeren önemli bir besindir. Ancak orta boy bir yumurtada ise 187 mg kolesterol bulunur. Önerilerde herhangi bir hastalığı bulunmayan bireylere günlük olarak kolesterol takibini yaptıkları sürece 1 adet yumurta tüketebilecekleri; ancak önemli hastalığa sahip olanların, kalp hastalıklarının oluşmasını engellemek için tükettikleri yumurtayı haftada bire düşürmeleri gerektiği belirtilmektedir.

A VİTAMİNİ

Kilo alamama, boyun uzamamasi, gözün parlakligini yitirerek asiri kurumasi, gözyasinin yetersiz salgilanmasi, kuru ve pullanmis deri, halk arasinda tavuk karasi diye adlandirilan gece körlügü( serum düzeyi 20µg/dl altinda olursa) görülür. Tedavisinde A vitamini günde 25000 Ü bir-iki hafta verilir. Protein bakimindan zengin beslenme önerilir.

Vitamin Çeşitleri En Fazla Hangi Besinlerde Bulunur?

Hangi besinlerde bulunur?
D vitamininin başlıca kaynağı, güneş ışınlarıdır. Güneşlenme ile günlük gereksinimin yüzde 80?i karşılanır. En çok yağlı balıklar, karaciğer, yumurta sarısı, peynir, tereyağı, süt ve mantarda bulunur.


Eksik alınırsa nelere yol açar?
Çocuklarda raşitizm, yetişkinlerde ve menopoz dönemindeki kadınlarda osteoporoz ve osteomalasia denilen kemik hastalıkları, akciğer, kolon ve prostat kanseri riski artar. Bebeklerde dişler düzensiz ve geç çıkar, bıngıldak geç kapanır.

D vitaminli besinler nasıl korunmalı?
Işığa ve ısıya duyarlıdır.
Pişme esnasında

D vitamini aktivitesinde yüzde 20 oranında kayıp olur.

Fazla alınırsa nelere yol açar?
Zehirlenme, kanda kalsiyumun artması ve bu mineralin organlarda birikmesine yol açar. Bu da hücre metabolizmasının bozulmasına ve hücrelerin ölümüne neden olur.

Günlük doz ne kadar olmalı?
Süt bebekleri 10-15 mcg, çocuklar en fazla 10 mcg, kadınlar ve erkekler en fazla 15 mcg, hamileler 10 mcg ve süt veren anneler 10 mcg almalıdırlar. 150 gram konserve tonbalığında 21 mcg ve 1 bardak (200 ml) sütte 0.12 mcg D vitamini bulunur.

Kimler daha çok almalı?
Alkolikler, et ve süt ürünlerini tüketmeyen vejetaryenler, böbrek yetmezliği olanlar, güneşi az bölgelerde yaşayanlar, balık ve süt ürünlerini yeterince tüketmeyen kişiler, bebekler ve yaşlılarda gereksinim artar.

Vitamin Çeşitleri En Fazla Hangi Besinlerde Bulunur?

Hangi besinlerde bulunur?
D vitamininin başlıca kaynağı, güneş ışınlarıdır. Güneşlenme ile günlük gereksinimin yüzde 80?i karşılanır. En çok yağlı balıklar, karaciğer, yumurta sarısı, peynir, tereyağı, süt ve mantarda bulunur.


Eksik alınırsa nelere yol açar?
Çocuklarda raşitizm, yetişkinlerde ve menopoz dönemindeki kadınlarda osteoporoz ve osteomalasia denilen kemik hastalıkları, akciğer, kolon ve prostat kanseri riski artar. Bebeklerde dişler düzensiz ve geç çıkar, bıngıldak geç kapanır.

D vitaminli besinler nasıl korunmalı?
Işığa ve ısıya duyarlıdır.
Pişme esnasında

D vitamini aktivitesinde yüzde 20 oranında kayıp olur.

Fazla alınırsa nelere yol açar?
Zehirlenme, kanda kalsiyumun artması ve bu mineralin organlarda birikmesine yol açar. Bu da hücre metabolizmasının bozulmasına ve hücrelerin ölümüne neden olur.

Günlük doz ne kadar olmalı?
Süt bebekleri 10-15 mcg, çocuklar en fazla 10 mcg, kadınlar ve erkekler en fazla 15 mcg, hamileler 10 mcg ve süt veren anneler 10 mcg almalıdırlar. 150 gram konserve tonbalığında 21 mcg ve 1 bardak (200 ml) sütte 0.12 mcg D vitamini bulunur.

Kimler daha çok almalı?
Alkolikler, et ve süt ürünlerini tüketmeyen vejetaryenler, böbrek yetmezliği olanlar, güneşi az bölgelerde yaşayanlar, balık ve süt ürünlerini yeterince tüketmeyen kişiler, bebekler ve yaşlılarda gereksinim artar.

A Vitamin,C Vitamin,D Vitamin,E Vitamin,K Vitamin,B6 Vitaminleri Ve Yemeniz Gerekenler


Vitaminler, insan bedeninde ki hücre ve organların düzgün çalışabilmesi, metabolik olayların gerçekleşebilmesi için gereklidir. Ancak bilinçsiz vitamin tüketiminin kalp rahatsızlarından böbrek hastalıklarına kadar pek çok zararı olabileceğini biliyor musunuz?


Etiler Memorial Polikliniği İç Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Murat Görgülü’nün verdiği bilgilere göre; vitaminler kalori ve besin değeri içermeyen ancak insan bedeninde ki hücre ve organların düzgün çalışabilmesi, metabolik olayların gerçekleşebilmesi için gerekli, yiyecekler ya da içeceklerle belirli miktarda alınması gereken, ileri biyolojik etkinliğe sahip organik bileşiklerdir. İnsan bedeni vitaminlerin büyük çoğunluğunu hiçbir şekilde üretemez ya da gereksiniminin çok altında üretebilir o yüzden dışarıdan alınmaları önemlidir. İnsan bedeni ancak bir miktar A vitamini öncülü, D vitamini ve gereksinimin çok altında Niasin üretebilir. Vitamin alımında ki eksiklikler sonucunda insan organizmasının çalışması, doku ve hücre metabolizmasında bir takım aksaklıklar oluşur.


Vitaminler ana olarak iki gruba ayrılır, bunlar yağda eriyen A,D,E,K vitaminleri ile suda eriyen B grubu vitaminler ( B1,B2,B3,B5,B6,B9-folik asit- ve B12 ), C vitamini, Biotin (H vitamini), P vitaminidir.


Hangi Vitaminler, Nasıl Zararlar Verebilir?


Sigara, alkol kullanımı, gebelik, hastalık hali, kanser tedavisi, bir takım sindirim sistemi rahatsızlıkları, hormonal rahatsızlıklar ve bazı çevresel etkenler vitamin gereksinimini arttırır. Ancak vücuda gereğinden fazla alınan vitaminler yarar sağlamaz ve büyük kısmı değişime uğramadan safra yolları ya da böbrek aracılığıyla atılır.


Vitaminlerin fazla alınımında doğabilecek rahatsızlıklar ise şöyle:


Vitamin A: Süt, yumurta ve bazı yeşil sebzelerde bulunur. Gereğinden fazla alındığında oldukça toksik etki yapar, günlük 50.000 Ü üzeri alımlarda bulantı, kusma, baş ağrısı, iştahsızlık, görme bozukluğu, kas ve eklem ağrılarına neden olur, yalancı beyin tümörü bulguları gösterir. Özellikle gebe kadınların bir günde 20.000 Ü üzeri A vitamini almaları sonucunda, bebekte bedensel ve zihinsel sakatlıklar oluşabilir. Gene A vitamininin öncülü olan Beta karoteninin gereğinden fazla alınması benzer yan etkiler yapabilir.


Vitamin D: Süt ve süt ürünleri başlıca vitamin D kaynağıdır. Ayrıca insan vücudu güneş ışınları ile kolesterolden D vitamini sentezi yapabilir. Günde 5.000 üniteden fazla D vitamini alınması kabızlık, karın ağrısı, ağızda kuruma, böbrekte hasar, taş oluşması, elektrolit bozukluğu ile kalpte fonksiyon ve ritim problemi yaratabilir.


Vitamin E: Bitkisel yağlar, kuruyemişler, yeşil yapraklı bitkiler ve ette bulunur, günlük 1000 ünite üzerinde bir takım yan etkiler görülebilir.


Vitamin C: Taze meyve, sebze, özellikle turunçgillerde bulunur, günlük 1 gr önerilen güvenli üst dozdur, daha yüksek uzun süre kullanımda sindirim sistemi tahrişleri, bulantı, karın ağrısı, kanda elektrolit bozukluğu ve böbrek taşı oluşumu yapabilir.


Vitamin B6: Tavuk, balık, yeşil yapraklı sebzeler, patates, muz, kuruyemiş, kepekli ekmekte bulunur, aslen bazı sinir tahribatlarının tedavisinde kullanılsa da 6 aydan uzun süre 100 mg üzerinde kullanılması sinirlerde tahribatı arttırabilir, günde 2000 mg üzeri kullanımlarda sinirlerdeki tahribat çok daha hızlı olur.


Vitamin K: Kanda pıhtılaşmayı sağlayan ve hayvansal kaynaklı olan bu vitamin fazla alınımı ancak tedavi sırasında yüksek doz verilmesiyle olur, bu kişilerde kanın pıhtılaşma ve emboli oluşma riski oluşabilir.



Vitaminlerin bilinen belli başlı toksik etkileri yukarıda özetlendiği gibidir. Günümüz çevresel şartları, beslenme bozukluğu, fast food beslenme alışkanlığı, sigara, alkol kullanımı ve sentetik madde katkıları nedeniyle besinlerin vitamin değerleri değişmektedir. İnsanların belli dönemlerde vitamin takviyesine başvurması gerekmektedir, ancak bu tip durumlarda izlenecek en iyi yol hekime başvurarak doğru dozda, doğru vitamini kullanmaktır.

A Vitamin,C Vitamin,D Vitamin,E Vitamin,K Vitamin,B6 Vitaminleri Ve Yemeniz Gerekenler


Vitaminler, insan bedeninde ki hücre ve organların düzgün çalışabilmesi, metabolik olayların gerçekleşebilmesi için gereklidir. Ancak bilinçsiz vitamin tüketiminin kalp rahatsızlarından böbrek hastalıklarına kadar pek çok zararı olabileceğini biliyor musunuz?


Etiler Memorial Polikliniği İç Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Murat Görgülü’nün verdiği bilgilere göre; vitaminler kalori ve besin değeri içermeyen ancak insan bedeninde ki hücre ve organların düzgün çalışabilmesi, metabolik olayların gerçekleşebilmesi için gerekli, yiyecekler ya da içeceklerle belirli miktarda alınması gereken, ileri biyolojik etkinliğe sahip organik bileşiklerdir. İnsan bedeni vitaminlerin büyük çoğunluğunu hiçbir şekilde üretemez ya da gereksiniminin çok altında üretebilir o yüzden dışarıdan alınmaları önemlidir. İnsan bedeni ancak bir miktar A vitamini öncülü, D vitamini ve gereksinimin çok altında Niasin üretebilir. Vitamin alımında ki eksiklikler sonucunda insan organizmasının çalışması, doku ve hücre metabolizmasında bir takım aksaklıklar oluşur.


Vitaminler ana olarak iki gruba ayrılır, bunlar yağda eriyen A,D,E,K vitaminleri ile suda eriyen B grubu vitaminler ( B1,B2,B3,B5,B6,B9-folik asit- ve B12 ), C vitamini, Biotin (H vitamini), P vitaminidir.


Hangi Vitaminler, Nasıl Zararlar Verebilir?


Sigara, alkol kullanımı, gebelik, hastalık hali, kanser tedavisi, bir takım sindirim sistemi rahatsızlıkları, hormonal rahatsızlıklar ve bazı çevresel etkenler vitamin gereksinimini arttırır. Ancak vücuda gereğinden fazla alınan vitaminler yarar sağlamaz ve büyük kısmı değişime uğramadan safra yolları ya da böbrek aracılığıyla atılır.


Vitaminlerin fazla alınımında doğabilecek rahatsızlıklar ise şöyle:


Vitamin A: Süt, yumurta ve bazı yeşil sebzelerde bulunur. Gereğinden fazla alındığında oldukça toksik etki yapar, günlük 50.000 Ü üzeri alımlarda bulantı, kusma, baş ağrısı, iştahsızlık, görme bozukluğu, kas ve eklem ağrılarına neden olur, yalancı beyin tümörü bulguları gösterir. Özellikle gebe kadınların bir günde 20.000 Ü üzeri A vitamini almaları sonucunda, bebekte bedensel ve zihinsel sakatlıklar oluşabilir. Gene A vitamininin öncülü olan Beta karoteninin gereğinden fazla alınması benzer yan etkiler yapabilir.


Vitamin D: Süt ve süt ürünleri başlıca vitamin D kaynağıdır. Ayrıca insan vücudu güneş ışınları ile kolesterolden D vitamini sentezi yapabilir. Günde 5.000 üniteden fazla D vitamini alınması kabızlık, karın ağrısı, ağızda kuruma, böbrekte hasar, taş oluşması, elektrolit bozukluğu ile kalpte fonksiyon ve ritim problemi yaratabilir.


Vitamin E: Bitkisel yağlar, kuruyemişler, yeşil yapraklı bitkiler ve ette bulunur, günlük 1000 ünite üzerinde bir takım yan etkiler görülebilir.


Vitamin C: Taze meyve, sebze, özellikle turunçgillerde bulunur, günlük 1 gr önerilen güvenli üst dozdur, daha yüksek uzun süre kullanımda sindirim sistemi tahrişleri, bulantı, karın ağrısı, kanda elektrolit bozukluğu ve böbrek taşı oluşumu yapabilir.


Vitamin B6: Tavuk, balık, yeşil yapraklı sebzeler, patates, muz, kuruyemiş, kepekli ekmekte bulunur, aslen bazı sinir tahribatlarının tedavisinde kullanılsa da 6 aydan uzun süre 100 mg üzerinde kullanılması sinirlerde tahribatı arttırabilir, günde 2000 mg üzeri kullanımlarda sinirlerdeki tahribat çok daha hızlı olur.


Vitamin K: Kanda pıhtılaşmayı sağlayan ve hayvansal kaynaklı olan bu vitamin fazla alınımı ancak tedavi sırasında yüksek doz verilmesiyle olur, bu kişilerde kanın pıhtılaşma ve emboli oluşma riski oluşabilir.



Vitaminlerin bilinen belli başlı toksik etkileri yukarıda özetlendiği gibidir. Günümüz çevresel şartları, beslenme bozukluğu, fast food beslenme alışkanlığı, sigara, alkol kullanımı ve sentetik madde katkıları nedeniyle besinlerin vitamin değerleri değişmektedir. İnsanların belli dönemlerde vitamin takviyesine başvurması gerekmektedir, ancak bu tip durumlarda izlenecek en iyi yol hekime başvurarak doğru dozda, doğru vitamini kullanmaktır.

Dereotu (tereotu)

Dereotu (tereotu) : Maydanozgillerden iplik biçiminde yaprakları olan güzel kokulu bir bitkidir. Sonbahar aylarında toplanıp, kurutulur.

Faydası : Mide ve bağırsak gazlarını söktürür. Hazmı kolaylaştırır, midenin gereği gibi çalışmasını sağlar. Hıçkırık ve hava yutmayı önler. Sinir zafiyetini giderir. Uyku verir. Aybaşı kanamalarının kolay olmasını sağlar. Anne sütünü artırır. İştah açar. Ağız kokusunu giderir. Çocuklardaki gaz ağrılarını giderir. Yemeklere ve salatalara tat vermek için konur. Hamileler kullanmamalıdır.

Devedikeni (chardon)

Devedikeni (chardon) : Bileşikgillerden; tarlalarda yetişen 1 metre kadar boyunda bir bitkidir. İnce ve çengellidir. Yaşken güzel kokuludur. Kuruyunca bu koku kaybolur.

Faydası : Ateşi düşürür, terletir ve vücuda rahatlık verir.

Dereotu (tereotu)

Dereotu (tereotu) : Maydanozgillerden iplik biçiminde yaprakları olan güzel kokulu bir bitkidir. Sonbahar aylarında toplanıp, kurutulur.

Faydası : Mide ve bağırsak gazlarını söktürür. Hazmı kolaylaştırır, midenin gereği gibi çalışmasını sağlar. Hıçkırık ve hava yutmayı önler. Sinir zafiyetini giderir. Uyku verir. Aybaşı kanamalarının kolay olmasını sağlar. Anne sütünü artırır. İştah açar. Ağız kokusunu giderir. Çocuklardaki gaz ağrılarını giderir. Yemeklere ve salatalara tat vermek için konur. Hamileler kullanmamalıdır.

Devedikeni (chardon)

Devedikeni (chardon) : Bileşikgillerden; tarlalarda yetişen 1 metre kadar boyunda bir bitkidir. İnce ve çengellidir. Yaşken güzel kokuludur. Kuruyunca bu koku kaybolur.

Faydası : Ateşi düşürür, terletir ve vücuda rahatlık verir.

Denizsaçı (mousse de corse)

Denizsaçı (mousse de corse) : Deniz kayalarında bulunur. Kuru iken saç gibi ince, esmer, birbirine girmiş liflerdir. Deniz bitkileri gibi kokar. Tadı tuzludur.

Faydası : Bağırsak solucanlarını düşürür.

Denizüzümü (ephedra campylopoda)

Denizüzümü (ephedra campylopoda) : Yurdumuzun hemen hemen her yerinde yetişen her zaman yeşil, uzun ömürlü, çalı görünümünde bir bitkidir. Gövdesi incedir. Yaprakları, gövde üzerine karşılıklı, çapraz şekilde dizilmiştir. İçeriğinde "efedrin alkoloid" bulunur. 35 kadar türü vardır.

Faydası : Astım hastalığının şikayetlerini giderir. Terletir. Ateş düşürür. Romatizma ağrılarını dindirir.

Denizkadayıfı (carrageen)

Denizkadayıfı (carrageen) : Esmer su yosunlarından bir çeşit deniz bitkisidir.

Faydası : Solunum ve hazım sistemi nezlelerini giderir. Vücudu besleyici olarak da kullanılır.

Denizsaçı (mousse de corse)

Denizsaçı (mousse de corse) : Deniz kayalarında bulunur. Kuru iken saç gibi ince, esmer, birbirine girmiş liflerdir. Deniz bitkileri gibi kokar. Tadı tuzludur.

Faydası : Bağırsak solucanlarını düşürür.

Denizüzümü (ephedra campylopoda)

Denizüzümü (ephedra campylopoda) : Yurdumuzun hemen hemen her yerinde yetişen her zaman yeşil, uzun ömürlü, çalı görünümünde bir bitkidir. Gövdesi incedir. Yaprakları, gövde üzerine karşılıklı, çapraz şekilde dizilmiştir. İçeriğinde "efedrin alkoloid" bulunur. 35 kadar türü vardır.

Faydası : Astım hastalığının şikayetlerini giderir. Terletir. Ateş düşürür. Romatizma ağrılarını dindirir.

Denizkadayıfı (carrageen)

Denizkadayıfı (carrageen) : Esmer su yosunlarından bir çeşit deniz bitkisidir.

Faydası : Solunum ve hazım sistemi nezlelerini giderir. Vücudu besleyici olarak da kullanılır.

Demirhindi (tamarin)

Demirhindi (tamarin) : Baklagillerdn bir çeşit ağaçtır. Boyu 25 metre kadardır. Meyvesinden şerbet yapılır. Sıcak ülkelerde yetişir. Çiçekleri sarı kırmızı salkımlar halindedir. Meyvesi koyu kırmızımtırak, büyük ve tohumludur. Meyvesinin mayhoş lezzetli, macuna benzeyen öz kısmı kullanılır. İçeriğinde ekşi maddeler, nişasta ve şeker vardır.

Faydası : Susuzluğu giderir. Vücuda rahatlık ve serinlik verir. 20 gramı müshil tesiri gösterir. Bağırsakları temizler. Soğuk içilir.

Damkoruğu (kulakotu)

Damkoruğu (kulakotu) : Damkoruğugillerden ılık iklimlerde yetişen bir bitkidir. Çiçekleri kırmızıdır. Yaprakları etli ve çiçeklerin dibindedir. Haziran - Ağustos ayları içinde toplanır. Çoğu zaman taze halde kullanılır.

Faydası : Basur memelerini giderir. Nasırları söker.

Defne (laurus nobilis)

Defne (laurus nobilis) : Defnegillerden yaprakları güzel kokulu ve yaz kış yeşil olan ağaçtır. Boyu 2 metre kadardır. Akdeniz kıyılarında yetişir. Meyveleri yuvarlaktır. Rengi siyahımtıraktır. Yapraklarından yeşil renkli bir yağ çıkarılır.



Faydası : Terletir, ateşi düşürür, vücuda rahatlık verir. İdrar ve adet söktürür. İştah açar, Hazmı kolaylaştırır. Sinir ağrılarını (nevralji) dindirir. Yağı bazı merhemlerle karıştırılır. Baharat olarak da kullanılır. Hamileler kullanmamalıdırlar.

Darı (akdarı)

Darı (akdarı) : Buğdaygillerden, kuraklığa dayanıklı bir bitkidir. Tohumları besin olarak kullanılır.

Faydası : Darı unundan yapılan yiyecekler, zihin yorgunluğunu giderir. Sinirleri kuvvetlendirir. Hamilelere de faydası vardır.

Demirhindi (tamarin)

Demirhindi (tamarin) : Baklagillerdn bir çeşit ağaçtır. Boyu 25 metre kadardır. Meyvesinden şerbet yapılır. Sıcak ülkelerde yetişir. Çiçekleri sarı kırmızı salkımlar halindedir. Meyvesi koyu kırmızımtırak, büyük ve tohumludur. Meyvesinin mayhoş lezzetli, macuna benzeyen öz kısmı kullanılır. İçeriğinde ekşi maddeler, nişasta ve şeker vardır.

Faydası : Susuzluğu giderir. Vücuda rahatlık ve serinlik verir. 20 gramı müshil tesiri gösterir. Bağırsakları temizler. Soğuk içilir.

Damkoruğu (kulakotu)

Damkoruğu (kulakotu) : Damkoruğugillerden ılık iklimlerde yetişen bir bitkidir. Çiçekleri kırmızıdır. Yaprakları etli ve çiçeklerin dibindedir. Haziran - Ağustos ayları içinde toplanır. Çoğu zaman taze halde kullanılır.

Faydası : Basur memelerini giderir. Nasırları söker.

Defne (laurus nobilis)

Defne (laurus nobilis) : Defnegillerden yaprakları güzel kokulu ve yaz kış yeşil olan ağaçtır. Boyu 2 metre kadardır. Akdeniz kıyılarında yetişir. Meyveleri yuvarlaktır. Rengi siyahımtıraktır. Yapraklarından yeşil renkli bir yağ çıkarılır.



Faydası : Terletir, ateşi düşürür, vücuda rahatlık verir. İdrar ve adet söktürür. İştah açar, Hazmı kolaylaştırır. Sinir ağrılarını (nevralji) dindirir. Yağı bazı merhemlerle karıştırılır. Baharat olarak da kullanılır. Hamileler kullanmamalıdırlar.

Darı (akdarı)

Darı (akdarı) : Buğdaygillerden, kuraklığa dayanıklı bir bitkidir. Tohumları besin olarak kullanılır.

Faydası : Darı unundan yapılan yiyecekler, zihin yorgunluğunu giderir. Sinirleri kuvvetlendirir. Hamilelere de faydası vardır.

Dalakotu (kurtluca)

Dalakotu (kurtluca) : Eğreltiotugillerden; sıcak bölgelere yetişen bir bitkidir. Güzel kokulu, pembe çiçekleri vardır. Yapraklarının üstü parlak, altı donuk yeşil kadife rengindedir. Tadı acıdır.

Faydası : Ateşi düşürür, vücuda kuvvet verir. Dizanteri ve ishali keser. Nefes almayı kolaylaştırır. Öksürüğü keser. Karaciğer ve mide hastalıklarının iyileşmesine yardım eder.

Çitsarmaşığı (convolvulus sepium)

Çitsarmaşığı (convolvulus sepium) : Uzun ömürlü, 1-5 metre boyunda sarılıcı bir süs bitkisidir. Haziran - eylül aylarında çiçek açar. Kökü, oldukça uzundur. Yaprakları gövde üzerinde sarılmış vaziyettedir. Hekimlikte kök ve yaprakları kullanılır. 30 kadar türü vardır.

Faydası : Kabızlığı giderir.

Dalakotu (kurtluca)

Dalakotu (kurtluca) : Eğreltiotugillerden; sıcak bölgelere yetişen bir bitkidir. Güzel kokulu, pembe çiçekleri vardır. Yapraklarının üstü parlak, altı donuk yeşil kadife rengindedir. Tadı acıdır.

Faydası : Ateşi düşürür, vücuda kuvvet verir. Dizanteri ve ishali keser. Nefes almayı kolaylaştırır. Öksürüğü keser. Karaciğer ve mide hastalıklarının iyileşmesine yardım eder.

Çitsarmaşığı (convolvulus sepium)

Çitsarmaşığı (convolvulus sepium) : Uzun ömürlü, 1-5 metre boyunda sarılıcı bir süs bitkisidir. Haziran - eylül aylarında çiçek açar. Kökü, oldukça uzundur. Yaprakları gövde üzerinde sarılmış vaziyettedir. Hekimlikte kök ve yaprakları kullanılır. 30 kadar türü vardır.

Faydası : Kabızlığı giderir.

Çirişotu (sarızambak)

Çirişotu (sarızambak) : Zambakgillerden, beyaz çiçekli bir bitkidir. Kökündeki yumrulardan çiriş yapılır. Nisan - Temmuz aylarında çiçek açar.

Faydası : Kadınlarda görülen beyaz akıntıyı keser. Memeli basuru tedavi eder. Mafsal ağrılarını dindirir. İdrar ve adet kanı söktürür. Saçkıran tedavisinde de kullanılır.

Çitlembik (celtis)

Çitlembik (celtis) : Karaağaçgiller familyasından; 70 kadar türü olan bir çeşit sakız ağacının meyvesidir. Çitlembik ağacının meyveleri mercimekten az büyük ve buruk fıstık tadındadır. Hekimlikte meyvesi, yaprakları, tohumları ve sakızı kullanılır.

Faydası : Ayak terlemelerini keser. Yaraları tedavi eder. Böbrek kumlarının dökülmesine yardımcı olur. Mide ağrılarını dindirir. Öksürüğü keser.

Çirişotu (sarızambak)

Çirişotu (sarızambak) : Zambakgillerden, beyaz çiçekli bir bitkidir. Kökündeki yumrulardan çiriş yapılır. Nisan - Temmuz aylarında çiçek açar.

Faydası : Kadınlarda görülen beyaz akıntıyı keser. Memeli basuru tedavi eder. Mafsal ağrılarını dindirir. İdrar ve adet kanı söktürür. Saçkıran tedavisinde de kullanılır.

Çitlembik (celtis)

Çitlembik (celtis) : Karaağaçgiller familyasından; 70 kadar türü olan bir çeşit sakız ağacının meyvesidir. Çitlembik ağacının meyveleri mercimekten az büyük ve buruk fıstık tadındadır. Hekimlikte meyvesi, yaprakları, tohumları ve sakızı kullanılır.

Faydası : Ayak terlemelerini keser. Yaraları tedavi eder. Böbrek kumlarının dökülmesine yardımcı olur. Mide ağrılarını dindirir. Öksürüğü keser.

Çiğdem (mahmurçiçeği)

Çiğdem (mahmurçiçeği) : Zambakgiller familyasından türlü renklerde çiçekler açan zehirli bir kır bitkisidir. Çiçekleri Ağustos-Eylül aylarında açar. Rengi sincabidir. Hekimlikte soğan kısmı, çiçekleri ve tohumu kullanılır. Etkili maddesi "colcihine alkoloidi"dir. Birçok çeşidi vardır.

Faydası : İdrar söktürür. Kabızlığı giderir. Tavsiye edilen dozdan fazla kullanılmamalıdır.

Çilek (kocayemiş)

Çilek (kocayemiş) : Gülgillerden sapları sürüngen, çiçekleri beyaz bir bitkidir. Yemişi pembe renkli olup, kokuludur. Birçok çeşidi vardır.

Faydası : Vücudu kuvvetlendirir. Hasta olmayı önler. İdrar söktürür ve karında biriken suyu boşaltır. Böbrek ve mesane hastalıklarının iyileşmesine yardımcı olur.

Mide ve bağırsak tembelliğini giderir. Sinirleri kuvvetlendirir. Yüksek tansiyonu düşürür. Bağırsak kurtlarını döker. Safra ifrazatını arttırır ve safra taşlarının dökülmesine yardımcı olur. Karaciğer kifayetsizliğini ve şişliğini giderir. Ateşi düşürür. Dişdibi taşlarını eritir. Cilde tazelik ve güzellik verir. Damar sertliği, mafsal iltihabı, romatizma, ve nikriste de faydalıdır. Şeker hastaları da yiyebilir. Midesi zayıf olanlar suyunu içmelidir. Alerji yapabilir.

Çınarağacı (platanus)

Çınarağacı (platanus) : Çınargiller familyasından; 30 metreye kadar boy salan, gövdesi kalın, uzun ömürlü, koyu gövdeli bir ağaçtır. Hekimlikte kozalakları ve yaprakları kullanılır. Birçok çeşidi vardır.

Faydası : Kadınlarda görülen beyaz akıntıyı keser. Diş ve vücut ağrılarını dindirir. Saç kepeklerini giderir.

Çiğdem (mahmurçiçeği)

Çiğdem (mahmurçiçeği) : Zambakgiller familyasından türlü renklerde çiçekler açan zehirli bir kır bitkisidir. Çiçekleri Ağustos-Eylül aylarında açar. Rengi sincabidir. Hekimlikte soğan kısmı, çiçekleri ve tohumu kullanılır. Etkili maddesi "colcihine alkoloidi"dir. Birçok çeşidi vardır.

Faydası : İdrar söktürür. Kabızlığı giderir. Tavsiye edilen dozdan fazla kullanılmamalıdır.

Çilek (kocayemiş)

Çilek (kocayemiş) : Gülgillerden sapları sürüngen, çiçekleri beyaz bir bitkidir. Yemişi pembe renkli olup, kokuludur. Birçok çeşidi vardır.

Faydası : Vücudu kuvvetlendirir. Hasta olmayı önler. İdrar söktürür ve karında biriken suyu boşaltır. Böbrek ve mesane hastalıklarının iyileşmesine yardımcı olur.

Mide ve bağırsak tembelliğini giderir. Sinirleri kuvvetlendirir. Yüksek tansiyonu düşürür. Bağırsak kurtlarını döker. Safra ifrazatını arttırır ve safra taşlarının dökülmesine yardımcı olur. Karaciğer kifayetsizliğini ve şişliğini giderir. Ateşi düşürür. Dişdibi taşlarını eritir. Cilde tazelik ve güzellik verir. Damar sertliği, mafsal iltihabı, romatizma, ve nikriste de faydalıdır. Şeker hastaları da yiyebilir. Midesi zayıf olanlar suyunu içmelidir. Alerji yapabilir.

Çınarağacı (platanus)

Çınarağacı (platanus) : Çınargiller familyasından; 30 metreye kadar boy salan, gövdesi kalın, uzun ömürlü, koyu gövdeli bir ağaçtır. Hekimlikte kozalakları ve yaprakları kullanılır. Birçok çeşidi vardır.

Faydası : Kadınlarda görülen beyaz akıntıyı keser. Diş ve vücut ağrılarını dindirir. Saç kepeklerini giderir.

Çay (transtraemiaceae)

Çay (transtraemiaceae) : Çaygillerden bir ağaçcıktır. Yapraklarında tanen, legumin, esans ve teofilin vardır. Tesirli maddesi, teindir. Çay yaprakları fermantasyondan sonra kavrulursa siyah, önce kavrulursa yeşil çay elde edilir.

Faydası : Aşırı miktarda olmamak şartıyla içilecek olursa bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Sinirleri uyarır. Mide tembelliğini giderir. İdrar söktürür. İshal ve dizanteriyi keser. Damar kireçlenmesini önler. Damar sertliği, kalp yetersizliği, kan kanseri, guatr, nefrit, kolera ve bağırsak hastalıkarında koruyucu ve tedavi edicidir.



Haddinden fazla içilecek olursa çarpıntı, göğüs anjini, sinir bozukluğu, baş ağrısı, sıkıntı, mide bulantısı, el titremesi ve uykusuzluğa sebep verir. Şişmanlar, kalp, sinir, mide ve karaciğer hastaları, romatizma ve nikristen şikayet edenler, böbreklerinde kum veya taş olanlar, kabızlık ve yüksek tansiyondan yakınanlar, üremi veya albüminüri olanlar mümkün olduğu kadar az çay içmelidirler.

Çıfıtotu (kokarsedefotu)

Çıfıtotu (kokarsedefotu) : Sedefotugillerden, çayırlarda ve hendek kenarlarında yetişen zehirli bir bitkidir. Yaprakları geniş, çiçekleri küçük ve sarı renklidir. Çiçekleri dallarının dışına çıkmış demetler şeklindedir. Keskin bir kokusu vardır. Acıdır. Kullanırken, tavsiye edilen dozu aşmamak gerekir.

Faydası : Kalp çarpıntılarını giderir. Mide ağrılarını dindirir. Zeytinyağı ile kavrulduktan sonra çıbanların üstüne konulacak olursa, olgunlaştırır.

Çıbanotu (Veronica officinalis)

Çıbanotu (Veronica officinalis) : Germenlerin yaşadığı bölgeleri ele geçiren Romalılar, topraklarına çok bağlı bu insanlardan, en çok değer verdikleri şifalı bitkiler olarak, çıbanotunu tanımışlar. O zamanlar ona, tüm hastalıkların ilacı deniyordu.

Yavşanotu diye de anılan çıbanotu, kuru toprağı sever. Ormanlarda, ağaçların kesilmiş olduğu yerlerde, çitlerin diplerinde, hendeklerde, yol ve orman kıyılarında yetişir. Toprağın üstünde yatan tüylü ve sürüngen sapındaki, kenarları dişli yaprakları gümüş gibi parlar. Başını yukarı doğru kaldırmış olan çiçek başağındaki çiçekler, açık mavi-menekşe rengidir. Yapraklar, dokunulduğunda, saptan kolayca ayrılırlar. Çiçeklenme zamanı Mayıstan Ağustos� a kadardır. Üstünde çiçeklerin açmış olduğu, sap bölümü toplanır. En etkili olan bitkiler, orman kıyılarında ve meşe ağaçlarının altında yetişenleridir.

Faydası : Bu geleneksel bitki, kan temizleyici olarak çok aranır ve taze ısırgan otu yaprakları ile birlikte kullanıldığında, kronik egzamaları iyileştirir. Rahatsız edici yaşlılık kaşıntılarında, çıbanotu hararetle önerilir. Zayıf ve duyarlı kişiler, sindirimi de uyaran bitkiyi, hafif bir mide ilacı olarak rahatlıkla kullanabilirler. Mide de sümüksel salgı birikimi ve bağırsak rahatsızlıkları da onunla tedavi edilebilir. Şu konuyu önemle belirtmek isteriz ki, ruhsal sürmenajlardan kaynaklanan sinirlilik halleri tedavisinde bitki olağanüstü iyileştirici güçlere sahiptir. Kereviz kökü ile karıştırılarak alındığında, sinir yorgunluklarını ve melankoliyi ortadan kaldırır. Hatta, mesane kumu, romatizma ve gut ile ilgili organ ağrılarını da, çıbanotu büyük bir başarıyla tedavi edebilir. Kuru bronşiyal nezlelerde de aynı biçimde gerçek mucizeler yaratır. Göğüs hastalıklarına karşı kullanılan çay için yapılan bitki harmanı ise, ciğerotu, öksürükotu yaprakları, dar yapraklı sinirli ot ve çıbanotundan eşit oranda harmanlanarak hazırlanır. Bu çay, bal ile veya haşlama suyunda eritilmiş nöbet şekeri ile tatlandırılabilir. Çiçeklenme zamanında da, kronik deri hastalıklarında ve her şeyden önce egzamada önerilen, taze bitki özsuyu hazırlanabilir. Bu sudan günde yarım tatlı kaşığı alınır. Çıbanotunun, iltihaplı ve zor iyileşen yaraları iyileştirmedeki başarısı, eski bitki kitaplarında da önemle öne çıkarılır. Onu, özellikle baldır kemiği üstündeki inatçı yaralar için de öneririm. Yaralar, önce, bitkinin kaynama suyuyla iyice yıkanıp temizlenir. Daha sonra, gece için, taze demlenmiş çaya batırılmış bir kompres yaranın üstüne uygulanır ve yara sıcak kalacak biçimde örtülüdür. Romatizma ve gut hastası olanlar da, kendileri kolayca hazırlayabilecekleri, etkili çıbanotu tentürünü denemelidirler. Bu tentür dıştan friksiyonlarla (ovarak sürme), içten ise günde 15 damla, biraz suyla inceltilerek kullanılır.

Çemen (çimen)

Çemen (çimen) : Baklagiller familyasından sarımsı beyaz çiçekli 20-40 santimetre boyunda, bir yıllık, otsu bir bitkidir. Tohumlarında, müsilaj, uçucu ve sabit yağ, trigonellin vardır.

Faydası : Balgam söktürür. Göğsü yumuşatır. Vücuda rahatlık verir. Şehvet artırır.

Çay (transtraemiaceae)

Çay (transtraemiaceae) : Çaygillerden bir ağaçcıktır. Yapraklarında tanen, legumin, esans ve teofilin vardır. Tesirli maddesi, teindir. Çay yaprakları fermantasyondan sonra kavrulursa siyah, önce kavrulursa yeşil çay elde edilir.

Faydası : Aşırı miktarda olmamak şartıyla içilecek olursa bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Sinirleri uyarır. Mide tembelliğini giderir. İdrar söktürür. İshal ve dizanteriyi keser. Damar kireçlenmesini önler. Damar sertliği, kalp yetersizliği, kan kanseri, guatr, nefrit, kolera ve bağırsak hastalıkarında koruyucu ve tedavi edicidir.



Haddinden fazla içilecek olursa çarpıntı, göğüs anjini, sinir bozukluğu, baş ağrısı, sıkıntı, mide bulantısı, el titremesi ve uykusuzluğa sebep verir. Şişmanlar, kalp, sinir, mide ve karaciğer hastaları, romatizma ve nikristen şikayet edenler, böbreklerinde kum veya taş olanlar, kabızlık ve yüksek tansiyondan yakınanlar, üremi veya albüminüri olanlar mümkün olduğu kadar az çay içmelidirler.

Çıfıtotu (kokarsedefotu)

Çıfıtotu (kokarsedefotu) : Sedefotugillerden, çayırlarda ve hendek kenarlarında yetişen zehirli bir bitkidir. Yaprakları geniş, çiçekleri küçük ve sarı renklidir. Çiçekleri dallarının dışına çıkmış demetler şeklindedir. Keskin bir kokusu vardır. Acıdır. Kullanırken, tavsiye edilen dozu aşmamak gerekir.

Faydası : Kalp çarpıntılarını giderir. Mide ağrılarını dindirir. Zeytinyağı ile kavrulduktan sonra çıbanların üstüne konulacak olursa, olgunlaştırır.

Çıbanotu (Veronica officinalis)

Çıbanotu (Veronica officinalis) : Germenlerin yaşadığı bölgeleri ele geçiren Romalılar, topraklarına çok bağlı bu insanlardan, en çok değer verdikleri şifalı bitkiler olarak, çıbanotunu tanımışlar. O zamanlar ona, tüm hastalıkların ilacı deniyordu.

Yavşanotu diye de anılan çıbanotu, kuru toprağı sever. Ormanlarda, ağaçların kesilmiş olduğu yerlerde, çitlerin diplerinde, hendeklerde, yol ve orman kıyılarında yetişir. Toprağın üstünde yatan tüylü ve sürüngen sapındaki, kenarları dişli yaprakları gümüş gibi parlar. Başını yukarı doğru kaldırmış olan çiçek başağındaki çiçekler, açık mavi-menekşe rengidir. Yapraklar, dokunulduğunda, saptan kolayca ayrılırlar. Çiçeklenme zamanı Mayıstan Ağustos� a kadardır. Üstünde çiçeklerin açmış olduğu, sap bölümü toplanır. En etkili olan bitkiler, orman kıyılarında ve meşe ağaçlarının altında yetişenleridir.

Faydası : Bu geleneksel bitki, kan temizleyici olarak çok aranır ve taze ısırgan otu yaprakları ile birlikte kullanıldığında, kronik egzamaları iyileştirir. Rahatsız edici yaşlılık kaşıntılarında, çıbanotu hararetle önerilir. Zayıf ve duyarlı kişiler, sindirimi de uyaran bitkiyi, hafif bir mide ilacı olarak rahatlıkla kullanabilirler. Mide de sümüksel salgı birikimi ve bağırsak rahatsızlıkları da onunla tedavi edilebilir. Şu konuyu önemle belirtmek isteriz ki, ruhsal sürmenajlardan kaynaklanan sinirlilik halleri tedavisinde bitki olağanüstü iyileştirici güçlere sahiptir. Kereviz kökü ile karıştırılarak alındığında, sinir yorgunluklarını ve melankoliyi ortadan kaldırır. Hatta, mesane kumu, romatizma ve gut ile ilgili organ ağrılarını da, çıbanotu büyük bir başarıyla tedavi edebilir. Kuru bronşiyal nezlelerde de aynı biçimde gerçek mucizeler yaratır. Göğüs hastalıklarına karşı kullanılan çay için yapılan bitki harmanı ise, ciğerotu, öksürükotu yaprakları, dar yapraklı sinirli ot ve çıbanotundan eşit oranda harmanlanarak hazırlanır. Bu çay, bal ile veya haşlama suyunda eritilmiş nöbet şekeri ile tatlandırılabilir. Çiçeklenme zamanında da, kronik deri hastalıklarında ve her şeyden önce egzamada önerilen, taze bitki özsuyu hazırlanabilir. Bu sudan günde yarım tatlı kaşığı alınır. Çıbanotunun, iltihaplı ve zor iyileşen yaraları iyileştirmedeki başarısı, eski bitki kitaplarında da önemle öne çıkarılır. Onu, özellikle baldır kemiği üstündeki inatçı yaralar için de öneririm. Yaralar, önce, bitkinin kaynama suyuyla iyice yıkanıp temizlenir. Daha sonra, gece için, taze demlenmiş çaya batırılmış bir kompres yaranın üstüne uygulanır ve yara sıcak kalacak biçimde örtülüdür. Romatizma ve gut hastası olanlar da, kendileri kolayca hazırlayabilecekleri, etkili çıbanotu tentürünü denemelidirler. Bu tentür dıştan friksiyonlarla (ovarak sürme), içten ise günde 15 damla, biraz suyla inceltilerek kullanılır.

Çemen (çimen)

Çemen (çimen) : Baklagiller familyasından sarımsı beyaz çiçekli 20-40 santimetre boyunda, bir yıllık, otsu bir bitkidir. Tohumlarında, müsilaj, uçucu ve sabit yağ, trigonellin vardır.

Faydası : Balgam söktürür. Göğsü yumuşatır. Vücuda rahatlık verir. Şehvet artırır.

Çavdarmahmuzu (claviceps purpurea)

Çavdarmahmuzu (claviceps purpurea) : Çavdar ve ona benzeyen bitkilerin çiçeklerinde üreyen parazit bir mantarın kışı geçirmek üzere aldığı mukavemet şeklidir. 10-35 milimetre uzunluğunda, 2-5 milimete genişliğindedir. Dışı siyahımsı-mor; içi pempemsi veya morumsu beyaz renktedir. Tadı yoktur. İçinde ergotin denilen zehirli bir madde vardır. Ev ilaçlarında kullanılmamalıdır.

Faydası : Damarları daraltıcı özelliğinden ötürü hekimlikte kullanılır.

Çavdarmahmuzu (claviceps purpurea)

Çavdarmahmuzu (claviceps purpurea) : Çavdar ve ona benzeyen bitkilerin çiçeklerinde üreyen parazit bir mantarın kışı geçirmek üzere aldığı mukavemet şeklidir. 10-35 milimetre uzunluğunda, 2-5 milimete genişliğindedir. Dışı siyahımsı-mor; içi pempemsi veya morumsu beyaz renktedir. Tadı yoktur. İçinde ergotin denilen zehirli bir madde vardır. Ev ilaçlarında kullanılmamalıdır.

Faydası : Damarları daraltıcı özelliğinden ötürü hekimlikte kullanılır.

Çamfıstığı (pinus pinea)

Çamfıstığı (pinus pinea) : Çam kozalaklarının içinden çıkarılır. Kuvvetli bir besindir. Günde 2 çorba kaşığı kadar yaklaşık 25 gram'dan fazla yenilmemelidir.

Faydası : Bronşit, verem, akciğer hastalıklarının çabuk iyileşmesine yardımcı olur. Cinsel istekleri artırır, ruhi çöküntüyü giderir. Kalp hastalıklarında da faydalıdır.

Çamağacı (pinus)

Çamağacı (pinus) : Birçok çeşidi olan bir ağaçtır. Kozalakları ilk yıl kapalıdır. İkinci yıl açılıp, kurur ve ağacın dibine düşer. İlaç yapımında; tomurcuğu, palamutu, kozalağı, filizleri ve çırası kullanılır.

Faydası : Balgam söktürür. Müzmin öksürüğü keser. Kolay doğum yapmayı sağlar.

Çarkıfelek (fırıldakçiçeği)

Çarkıfelek (fırıldakçiçeği) : Çarkıfelekgillerden; çiçekleri tekerlek biçiminde, sarmaştığı için duvar kenarlarına ve kameriyelere ekilen bir çeşit süs bitkisidir. Hekimlikte yapraklarının üst kısımları kullanılır.

Çamfıstığı (pinus pinea)

Çamfıstığı (pinus pinea) : Çam kozalaklarının içinden çıkarılır. Kuvvetli bir besindir. Günde 2 çorba kaşığı kadar yaklaşık 25 gram'dan fazla yenilmemelidir.

Faydası : Bronşit, verem, akciğer hastalıklarının çabuk iyileşmesine yardımcı olur. Cinsel istekleri artırır, ruhi çöküntüyü giderir. Kalp hastalıklarında da faydalıdır.

Çamağacı (pinus)

Çamağacı (pinus) : Birçok çeşidi olan bir ağaçtır. Kozalakları ilk yıl kapalıdır. İkinci yıl açılıp, kurur ve ağacın dibine düşer. İlaç yapımında; tomurcuğu, palamutu, kozalağı, filizleri ve çırası kullanılır.

Faydası : Balgam söktürür. Müzmin öksürüğü keser. Kolay doğum yapmayı sağlar.

Çarkıfelek (fırıldakçiçeği)

Çarkıfelek (fırıldakçiçeği) : Çarkıfelekgillerden; çiçekleri tekerlek biçiminde, sarmaştığı için duvar kenarlarına ve kameriyelere ekilen bir çeşit süs bitkisidir. Hekimlikte yapraklarının üst kısımları kullanılır.

Civanperçemi (yaraotu)

Civanperçemi (yaraotu) : Bileşikgillerden; çeşitli türleri olan bir kır bitkisidir. Kuru topraklarda, yol kenarında yetişir. Yaprakları uzun ve parçalıdır. Çiçekleri beyaz ve pembedir. Kandil şeklinde gruplaşmıştır. Kokusu çok güzeldir. Hekimlikte dal, yaprak ve çiçekleri kullanılır. İçinde Achillein denilen acı bir madde vardır.



Faydası : Hazımsızlığı ve kansızlığı giderir. Kanı temizler. Balgam söktürür, öksürüğü keser. Sinirleri ve vücudu kuvvetlendirir. Bağırsak ve mide gazlarını giderir. İshali keser. Basur memelerini tedavi eder. Kızamık, boğmaca, raşitizm, albasması, aybaşı gecikmesi ve kemik hastalıklarında faydalıdır. İdrar söktürür. Yaraları iyileştirir.