Siz değerli misafirlerimize Türkü Kervanı harika bir müzik ziyafeti sunan Türkü Kervanı dinletmek için kuruldu.

2 Aralık 2007 Pazar

Koltuk Ayarı

Diş hekiminin odasına giren genç ve güzel kadın;
-ah doktorcuğum, bu dişi çektirmektense çocuk doğurmayı tercih ederim.

Doktor gayet sakin bir ifadeyle ;
- kararınızı çabuk verin koltuğun ayarını ona göre yapacağım.

Garip Doktor

Uzun ve yorucu bir ask ve sevisme seansindan sonra doktor az otesinde uyuklayan hastasina bakarken birden cok fena halde sucluluk duygusuna kapilmis. Panikler gibi olunca icini rahatlatmak icin kendi kendine soylemeye baslamis
"sakin ol Howard sakin ol... O kadar da dert etme kendine.. Bu dunyada hastasiyla sevisen ilk ve tek doktor sen degilsin.. Pek cok doktor yapmistir bunu.. Tam o sirada kalbinin derinliklerinden gelen vicdaninin sesini duymus.
"Ama Howard sen veterinersin..."

Düşecek

Çok çapkın ve çokda yakışıklı bir adam varmış.Yakışıklı olduğu için çok çapkınmış.
Bu adamın penisinde(erkeklik organı) rahatsızlık çıkmış.Ve ne kadar doktora gittiyse kesmemiz lazım"demiş.Adamda çok çapkın olduğu içinde kestirmek istemiyormuş.
Doktor bir gün bu adama:

-"Benim babam afrikada o bu işleri bilir seni kesmekten kurtarır ama oraya gitmen lazım"demiş.
Adam hemen kabul etmiş.Ve ilk uçakla afrikaya gitmiş.Yaşlı adam bunu görünce:

-"Derdin ne?"demiş.Adamda derdini anlatmış.Yaşlı adam her gece adamın penisine merhem sürmeye başlamış.Aradan 10 gün geçmiş.Yaşlı adam yine merhemi sürmüş.Adam:
-"On gündür bunu sürüyorsunuz nasıl oldu kesmekten kurtulabilecekmiyim?"

Yaşlı adam:
-"Yok kesilmek yarın gece dolunay çıktığında kendiliğinden düşecek."

Daha Gelmedik

Doktor beni morga mi götürüyorsunuz?..
- Evet.
- Ama ben daha ölmedim ki...
- Olsun biz de daha gelmedik zaten...

Çalisiyorken

Dünyanin en ünlü kalp doktoru De Bakey in arabasi bozulmus, arabasini tamire götürmüs. Tamirci arabasinin kaputunu açmis ve De Bakey e dönerek:
- "Size birsey soracagim neredeyse ben ve siz ayni isleri yapiyoruz. Mesela ben simdi itina ile kaputu açacagim bir bakista problemin nerde oldugunu anlayacagim, kapakçiklari temizleyecegim, gerekirse kablolari, motor yagini degistirecegim, hatta çok gerekli ise motoru çikarip yerine yenisini takacagim!!. Söylesenize nasil oluyorda siz milyon dolarlar kazaniyorsunuz ama ben metelige kursun atiyorum?"
Bunun üzerine De Bakey tamircinin kulagina egilmis ve söyle demis:
- "BUNLARIN HEPSINI MOTOR ÇALISIYORKEN YAPMAYI DENESENIZE!!!"

Budala

Psikolog karsisindaki sinir hastasi bir genci teste tabi tutmaktadir.Kagit üstüne bir dikörtgen çizip :

-Bu size neyi hatirlatiyor?diye sorar.
Hasta :
-Içinde kadin bulunan bir yatagi, diye cevap verir.Arkasindan psikolog kagida büyükçe bir kare çizer.Hasta, bu kez :
-Içi kadin dolu bir oda, der.


Derken, çok büyük bir dikdörtgen çizdiginde, hasta bu sefer de :
-Bu da içi kadin dolu bir ev, deyince, psikolog dayanamaz :
-Tamam beyefendi, der.Siz bir kadin budalasisiniz.
Ama psikolog daha lafini bitirmeden, hasta bagirir :


-Ne, ben mi?Aslinda sen kadin budalasisin be! Sabahtah beri bana terbiyesiz resimler çiziyorsun...

Dilsizler

Dilsizin biri yolda yürürken yine kendi gibi dilsiz arkadasina rastlamis. Isaretlerle nasil oldugunu, ne yaptigini sormus. Arkadasi normal bir ses tonu ile "Simdi artik normal sesimi kullanarak konusabiliyorum" diye yanitlamis. Sasirmis dilsiz adam ve nedenini sormus. Arkadasi özel bir uzman doktora gittigini söylemis. Belli bir sistemli çalisma programi sonunda kelimeleri anlamlandiran sesleri çikarmayi ögrendigini söylemis ve hemen oradan doktoru arayip randevu almis. Dilsiz doktora gitmis ve doktor "Soyun ve su divanin üzerine yüzükoyun yat, simdi geliyorum" demis. Dilsiz, birazdan yattigi yerden basini çevirip bakmis ki doktor elinde kisa bir süpürge sapi, tahta bir balyoz ve bir kavanoz vazelinle geliyor. Doktor süpürge sapini vazelinleyip dikkatlice yerlestirmis. Balyoz ile sopanin tepesine vurmasi ile dilsiz "Aaaaaaaaaa!!!" diye bagirarak firlamis. Bunun üzerine doktor "Çok güzel... Önümüzdeki sali -B- plani ile devam edecegiz" demis...

10,9,8…

Adamin biri doktora gitmis.Doktor muayene etmis ve bizimki sormus:
-"Ne oldu doktor bey? Ne kadar ömrüm kaldi?" Doktor cevaplamis:
-"10" Bizimki de
-"Ne 10 u doktor bey, gün mü, ay mi sene mi?" Doktor:


-"9, 8, 7, 6...."

Gaz

Bir hanimefendi doktora gitmis.. Checkupa.. Yani yillik kontrola..
"Doktor" demis.. "Ben fevkalade saglikli bir kadinim. Bir tek kusurum var.Gaz kaciriyorum.. Durmadan gaz kaciriyorum.. Evde.. Iste..
Kilisede.. Otobuste, asansorde, super markette..Durmadan kaciriyorum.. Ama fazla da sikayetim yok. Kendime hic sorun
yapmiyorum bunu.. Cunku benim kacirdigim gazin ne kokusu var, ne de sesi cikiyor.."

Doktor, bir hap yazmis kadinin recetesine.. "Bu haplardan gunde uc tane al, haftaya gel gene beni gor" diye..
Ertesi hafta kadin hisimla girmis doktorun muayenehanesine.. "Doktor" demis.. "Gecen hafta verdigin haplardan sonra, kacirdigim
gazlar les gibi kokmaya basladi.."
Doktor "Guzel" demis.. "Cok guzel.. burnunuzu tedavi ettik demek. Simdi sira geldi, kulaklariniz uzerinde calismaya.."

Kizamik

Bey, telefonu açip seslendi :
-Alo...Doktor Bey, bizim oglan kizamik.
-Biliyorum, dedi doktor, dün sizin eve girip gerekli seyleri söyledim,kendisini kimseyle temas ettirmeyin ve..
-Ama doktor bey, oglan hizmetçiyi öpmüs bir kere...
-Ya bu fena iste...Öyleyse hizmetçiyi de karantinaya almali.
-Doktor bey, bir sey daha var, sonra hizmetçiyi bende öptüm...
-O... Isler çatallasti, hastalik herhalde size de bulasmis olmali.
-Ya..sonra ben karimi öptüm...
-Ne diyorsun be? Öyleyse ben de kizamik olacagim demek...

Kokla

Hasta dahiliye uzmanina gider doktor hastayi soyar ve sadece dinleme anletiyle dinleyerek
- Nefes al birak nefes al birak diyerek muayeneyi tamamlar.Hasta parayi çikarir doktora uzarir:
- Kokla-birak,kokla,birak..

Ne lazim ?

Adam doktora gidiyor.
-"Dr. bey karnim atiyor."
Nasil yani diyor Dr.
-"hani diyor adam kalbim nasil atiyorsa karnim da iste öyle atiyor."
Dr. iyice sasiriyor.
-"Allah Allahi "atmamasi!" lazim."
Sagolun diyor ve gidiyor adam. 2 hafta sonra tekrar geliyor.
-"Tesekkür ederim Dr. bey diyor.Tavsiyeniz üzetine at mamasi aldim yedim.Iyi geldi bütün sikayetlerim bitti."Dr. iyice sasirir:

-"Allah Allah, bitmemesi! lazim"

Türkler iste

Bir tip kongresinde doktorlar tipta gerçeklestirdikleri son gelismeleri anlatiyorlarmis.Ingiliz cerrah çikmis kürsüye anlatmaya baslamis;
-Bir trafik kazasinda bir adamin sadece bir parmagi saglam kalmisti. Biz onu aldik. Ona vücut ekledik. Organlarini, kaslari ekledik. O kadar mükemmel yaptikki çok çaliskan bir insan oldu. 50 kisinin yapacagi isi yapti. 50 kisi issiz kaldi.
Kürsüye Alman cerrah çikmis;
- Biz bir kisinin sadece bir tel saçini bulduk. Ona organlarini ekledik.Kemik ekledik, kas giydirdik. O kadar muazzam yaptik ki çok süper birisi oldu. Çok çaliskandi. 100 kisinin yapacagi isi yapiyordu ve 100 kisiyi issiz birakti.
Kürsüye Türk cerrah çikmis;

- Siz var olan, elle tutulabilir seylere vücut yapmissiniz. Biz daha zor olani yaptik. Bir tik bulduk. Onu aldik, ona uzuvlar ekledik, kemik ekledik, kas yaptik. Bu kisi o kadar çok çalisti ki basbakan oldu. Ve 2.000.000 kisiyi issiz birakti.

Benim bilyem

Doktorun karsisina iki küçük çocuk gelmis. Birisi:
-Bir bilye yuttum. Onu çikarmanizi istiyorum.
Doktor öteki çocuga sordu:
-Ya sen ne istiyorsun?
-Onun yuttugu bilye benim de, almaya geldim...

Su borusu

Adam evinin merdivenlerinden çikarken düsüp, bacagini dört yerinden kirmisti. Hemen hastaneye kaldirilmis, doktor bacagi boydan boya alçiya almis ve:
- "Beyefendi bundan sonra daha dikkatli olun, en azindan alçiniz çikana kadar merdivenlerden inmek çikmak yok", demisti.Üç ay sonra kiriklar kaynamis, alçi çikarilmisti. Adam bu arada doktora:
- "Doktor bey artik merdivenlerden inip çikabilir miyim?" diye sormus, doktor da:
- "Tabii, ancak yine de bir süre daha dikkatli olmalisiniz", demisti.Adam doktorun bu cevabi üzerine sevinçle bagirmis:


- "Oh be sükürler olsun, üç aydir eve su borusundan tirmanarak girip çikmaktan anam aglamisti."

Kuduz

Adamin birini kuduz köpek isirmis ama adam çok ihmalci oldugu için, bu gün igne olurum, yarin igne olurum derken is isten geçmis.Doktora bas vurup da gerçegi anlayinca hemen bir kagit kalem isteyip uzun uzun bir seyler karalamaya baslar.Doktor uzun süre beklemis, bi ara dayanamayip hayretle sormus:
-"Vasiyetnameniz bu kadar uzun mu?"


-"Vasiyetname hazirladigimi söyleyen kim doktor? Ben isiracagim kimselerin listesini yapiyorum !"

Yanlis bacak

Doktorun biri hastasinin yanina gelir ve konusmaya baslar:
- "Size bir iyi, bir de kötü haberim var.Önce kötü haberi söyleyeyim isterseniz...Hmm, maalesef yanlis bacaginizi kesmisiz.Çok üzgünüz. Ama iyi habere sevineceksiniz! Öteki bacaginiz iyilesiyor."

Spagetti

Bir doktor, hemsiresi ile bulusmalara baslar. Bu bulusmalardan kisa bir süre sonra, hemsire gelir ve hamile oldudunu söyler. Fakat doktor bu olayi karisinin duymasini istemediginden, hemsireye bir miktar para verir ve italyaya gitmesini ve çocuk dogana kadar orada kalmasini ister.Fakat bebegin dogdudunu size nasil haber verecegim? diye hemsire sorar.
-"Bana hemen bir kart gönder ve arkasina spagetti " diye yaz.Ben durumu anlarim.
Baska bir açiklama yapmana gerek yok. der doktor.Hemsire parayi alir ve uçaga binip italyaya gider.Alti ay kadar sonra, bir gün doktorun karisi evden arar ve doktora;
- Sevgilim, bugün postadan senin adina avrupadan postalanmi? ilginç bir kart geldi.
Fakat ne anlama geldigini anlayamadim...
Peki karicigim, ben aksama eve gelince sana gerekli açiklamayi yapacagim.der doktor ve telefonu kapatir.O aksam doktor eve geldiginde; karti alir okur ve kalp krizinden oldugu yere düser.Acil yardim ve tibbi müdahelelerin sonunda doktor kendine gelir ve biraz rahatladiktan sonra , karisi karti alir ve okur;

" Spagetti, spagetti, spagetti, spagetti - ikisi; sosisli, ikisi; sade ".

Yaka

Hemsire, doktora hastayi gösterdi:
- Kalbini dinlemek için ne zaman egilsem, kalpatislari hizlaniyor. Ne yapsak?


- Önlügünün yakasini iliklesen...

Parmagin kirik

Temel doktora gitmis.
- Hastayim doktor, cok hastayim, vucudumun her yeri agriyor, nereme dokunsam sizim sizim sizliyor, dokuluyor...
Doktor:
- Nasil hastalik o, tum vucudunu saran, agritan?
Temel parmaginin ucuyla kafasina dokunmus.
- Ay ay ay...
Sonra gogsune parmagini basmis ve yine aciyla bagirmis. Sonra beline, yine acidan allak bullak olmus, sonra bacaklarina... Temel parmagini neresine dokundursa agriyla irkiliyormus... Doktor daha fazla dayanamamis.

- Ver bakayim su elini, demis; Bak oglum senin parmagin kirik...

Surat

Rifki nin aynaya bakinca seyi kalkiyormus.
Bir gün bunu ögrenmek icin Rifki doktora gitmis ve herseyi doktora anlatmis.
Doktor :
-"Bir gec bakayim aynanin karsisina nasil oluyor bu?" demis.Rifki gecmis tabi aynanin karsisina yine seyi kalkmis, doktor bakmis bakmis demis ki:


-"Ee oglum normal tabi senin seyinin kalkmasi, sende böyle amcik gibi bir surat varken.."

Benim doktorum da ayni

Bunalima giren rahip, ruh doktoruna gitti. Doktor, uzun uzun dinledi ve tedaviyi soyledi:

"Birkac gun icin uzerinden bu elbiseleri cikar.. Alelade insanlar gibi giyin. Buyuk sehre git. Keyfince yasa.."
Rahip atladi gitti Londra ya.. Guzel yemekler yedi, guzel filmler, muzikaller izledi. Sonunda bir gece bir topless bara ugradi..
Masanin basina bikinisinin sadece alti olan bir harika sarisin geldi..
"Ne icersiniz peder?..
"

Rahip panikledi..
"Nereden anladiniz?" diye sordu telas icinde..


"Bakin" dedi garson kiz.. "Ben Rahibe Teresa.. Benim doktorum da ayni.."

Sagir

Karisi hamile olan bir adama isyerinde aniden bir telefon gelmis:
-"Beyefendi, bir bebeginiz oldu acele hastahaneye geliniz" diye.Heyecanlanan adam hemen hastahanenin yolunu tutmus.Dogum bölümüne gstmis.Kendisini bir hemsire karsilamis.Adam durumu anlatinca hemsire:


-"Beyefendi,evet dogru bir çocugunuz oldu ama malesef sakat dogdu" demis.Habere çok üzülen adam:
-"Olsun çocugumu gösterin bana" demis. Hemsire:
-"Beyefendi, görmeseniz daha iyi olur çünkü çocugunuz çok ileri derece spastik" demis. Adam yinede:
-"Olsun o benim evladim, görmek istiyorum" diye diretmis. Hemsire:
-"Peki öyleyse" deyip spastik çocuklar bölümüne geçmis.Adamda pesinden gitmis.Ilk bölümde kolsuz çocuklar varmis.Adam:
-"Çocugum burada mi?" diye sormus Hemsire:
-"Hayir beyefendi, çocugunuz ilerideki bölümlerde" diye yanitlamis.Bir sonraki bölüme geçmisler.Buradada bacagi olmayan bebekler varmis.Adam yine:
-"Çocugum burada mi hemsire hanim?" diye sormus. Hemsire yine:
-"Hayir beyefendi, çocugunuz daha ilerdeki bölümlerde" diye yanitlamis.Bir bölüm daha geçmisler buradada hem kolu hem bacagi olmayan çocuklar varmis Adam yine heyecanla:
-"Buradami çocugum?" demis.Fakat hemsire yine:
-"Hayir beyefendi" diye yanitlamis.Üzülen adam bir sonraki bölüme geçmis.Bu bölümde ise sadece kafa olan çocuklar varmis.Adam yine hüzünle:
-"Hemsire hanim, artik sanirim burada çocugum" demis.Fakat hemsire:
-"Hayir beyefendi, çocugunuz simdi gidecegimiz bölümde,fakat isterseniz gitmeyelim çünkü çocugunuzu görünce çok kötü olabilirsiniz" demis.Adam yine israrla:
-"Hayir, ne olursa olsun o benim çocugum" demis. Hemsire
-"Peki o zaman" deyip bir sonraki bölüme gitmis.Bu bölümdeki oda bombosmus.Sadece odanin ortasinda bir masa, masanin üstünde bir kavanoz, kavanozun içindede bir kulak duruyormus.Adam hemen:
-"Bu mu benim çocugum?" diye sormus.Hemsire üzüntüyle:


-"Evet beyefendi, ama malesef çocugunuz sagir" demis.

Benimkilerin üzerine

Kadin gogsunden rahatsizmis. Doktora gitmis. Doktor sikayetini dinledikten sonra;


- Buyrun, surada soyunun hanimefendi, demis.
Kadin "Utanirim" demis, "rica etsem, isiklari kapatabilir misiniz?"
Doktor isigi kapatmis. Birkac dakika sonra;
- Elbiselerimi nereye koyayim Doktor Bey?.. diye sormus kadin...
Doktor da yanitlamis:
- Benimkilerin uzerine lutfen...

Sişman Adam

Her yolu deneyen ancak bir türlü zayıflayamayan adam son umut bu konuda ünlü bir doktora gitmiş. Doktor adama bir hap vermiş ve:
-Bu hapı gece yatarken alın. demiş.
Adam gece yatarken hapı içmiş ve uykuya dalmış. Rüyasında bir sürü muhteşem güzellikte çıplak kadın kaçıyor, adam da yakaladığını yatırıp bir güzel beceriyormuş. Sabah kan ter içinde uyanmış ve bu ilaç bitene kadar her gece devam etmiş.
Yine kendisi gibi zayıflayamayan bir arkadaşı nasıl bu kadar hızla zayıfladığını sorduğunda doktorun ismini vermiş. Arkadaşı da aynı doktora giderek ilaç almış ve gece yatarken içmeye başlamış. Adam rüyasında bir sürü iri zenci çıplak adam görüyormuş. Kim yakalasa bir güzel adamı beceriyormuş. Sabah kan ter içinde uyanmış ve bu ilaç bitene kadar böyle devam etmiş. Arkadaşıyla karşılaştığında:
-Yahu aynı doktora gittik ikimizde zayıfladık ama sen niye güzel hatunlar gördün de ben her gece becerildim?
Arkadaşı düşünmüş ve;
-Sen doktorun muayenehanesine mi gittin yoksa hastaneye mi? demiş.

Kekeme

Adamın biri kekemeymiş, tedavi için doktora gitmiş. Doktor bütün muayenelerini yaptıktan sonra adama :

- Yaptığımız tetkiklerde gördük ki sizin kekeme olmanıza sebep cinsel organınız. Cinsel organınız çok büyük olduğu için konuşamıyorsunuz, biraz kesmemiz lazım.


Adam çaresiz kabul edip ameliyat olmuş. Eve gelmiş karısına müjdeyi vermiş.


- Bak hanım artık düzgün konuşabiliyorum.


Çok sevinmişler hemen orada ilişkiye girmişler. Derken karısı :


- Bey ben anlamam hemen git eski haline getir. Yoksa seni boşarım.


Adam bir telaş doktora gitmiş. Kapıyı hızlıca açıp:


- Doktor bey beni ne yap et eski halime getir yoksa karım elden gidiyor.


Doktor adama dönüp :


- A aa aaartııık çoo çoo çoookkk ge ge geeeçç.

Imam ve Bekci

Kasabanın birisinde çapkınlıklarıyla ünlü imam ve bekçi varmış. O kadar zampara imişler ki, uçan dişi sineği bile götürüyorlarmış. Bir gün kasabaya, mesleğinin baharında genç, idealist bir doktor bey atanmış. Genç doktor, hem yakışıklı hem de çok parlak kız gibi bir şeymiş.


Doktoru gören bekçi ile imam, birbirleriyle iddiaya girmişler. Doktoru önce kim götürürse iddiayı o kazanacakmış. Günlerden bir gün, akşam üzeri kasabanın bekçisi doktorun muayenehanesine gitmiş. Doktora rahatsızlığını söylemiş. Doktor, bekçinin üzerini çıkartıp, sedyeye uzanmasını söylemiş. Bekçiyi muayene etmeye başlamış. Elini bekçinin sırtına ve göğsüne sürerken bekçi doktorun elini nazikçe tutmuş;


BEKÇı:"Doktor bey sana birsey söylemek istiyorum"
DOKTOR:"Söyle bakalım"
BEKÇı:"Ben senden hoşlanıyorum. Mümkünse seni birkere yapmak istiyorum"
DOKTOR:"Hay hay neden olmasın. Biz hastalarımızın her türlü ihtiyacını karşılamak için görev yapıyoruz."

DOKTOR:"Yalnız, şimdi akşam üzeridir, insanlar işten çıkmıstır, muayenehaneme uğrayabilirler, sen şu pencereden bir bak bakayim sokak sakin mi, yakalanmayalım." der.
Pencereler yukarıya doğru açılıp alttan mandallanan pencerelerdenmış. Bekçi pencereyi yukarıya doğru kaldırıp başını dişarı çıkartıp sokağa bakmaya başlamış. Tam bu sırada doktor pencerenin mandalını çevirerek pencereyi kapatmiş ve bekçinin başı dışarıda kalacak şekilde bekçi sıkışmış. Doktor bekçinin arkasına geçip pantolonunu indirmiş ve başlamış gidip gelmeye. Doktor gidip geldikçe bekçinin ağzındaki düdük "düüürt düüürt" diye ötüyormuş. Tam bu sırada sokaktan geçmekte olan imam efendi;


ıMAM:"Hayırdır bekçi efendi, o pencerede ne işin var"
BEKÇı:"Bakıyorum asayiş berkemal mi?"
ıMAM:"Sen onu benim külahıma anlat. Ben dün gece sabaha kadar o pencerede ezan okudum" demiş.

Biraz

Jinekolog (Kadın hastalıkları uzmanı) doktor hastasını muane ettikten sonra kadın giyinirken masası başına geçmiş evrakları ve reçeteyi doldururken kadına sorar :

- Sevk aldın mı, sevk?

Kadın utanır başını öne eğer.Ve :
- Biraz...

diye cevap verir.

Marangoz mu

Kadının biri doktora gitmiş.
-"Doktor bey, bacağımda leke çıktı" demiş.
Doktor kadının bacağında, vajinasına yakın bir yerdeki lekeyi incelemiş daha sonra bir parça pamuğa bir ilaç döküp bu ilaçla lekeyi yok ettikten sonra
-"Tamamdır bayan" deyip parasını almış.
Kadın teşekkür ederek ayrılmış. 2 gün sonra aynı kadın yine gelmiş.
-"Doktor bey yine çıktı aynı leke" demiş.
Doktor yine aynı yöntemi kullanarak lekeyi yok etmiş ve kadın teşekkür ederek ayrılmış.
Bu belli süre hep böyle devam etmiş kadın 2-3 günde bir doktora geliyormuş. En son geldiğinde doktor çok sinirliymiş. Kadını koltuğa oturtmuş dizlerinin üzerine çökmüş lekeyi temizlemeye koyulmuşken bir yandan da kadına sormuş :
-"Hanım hanım senin kocan marangoz mu ?"
-"Evet nerden bildiniz ?"
-"Söyle o salağa bir daha ki sefere vajinanı yalarken kulağının arkasındaki kalemi çıkartsın.."

Dikkat

Tıp Fakültesi birinci sınıfta, profesör öğrencileri kadavranın başında toplamış ve "arkadaşlar" demiş.

- birinci kural; kadavradan iğrenmeyeceksiniz, mideniz bulanmayacak. der ve hemen kadavranın arkasını çevirir, parmağını kadavranın kıçına sokar ve sonra da ağzına götürüp yalar, tüm öğrenciler de iğrenerek bakarlar ama çare yoktur; hepsi de aynı hareketi tekrarlar. Bütün sınıf aynı işlemi yaptıktan sonra profesör yeniden kadavranın başına geçerve "arkadaşlar" der;

- ıkinci ve en önemli kural, kesinlikle çok dikkatli olacaksınız, asla en küçük bir ayrıntıyı bile atlamayacaksınız... Mesela az önce ben işaret parmağımı kadavranın kıçına sokup, orta parmağımı ağzıma götürdüm ama hepiniz bunu atladınız...

Kaza Gibi

birgün kadının biri doktora gitmiş ve doktor ona:
-hamile olduğunu söylemiş kadın sevinçle evine gitmiş durumu kocasına anlatmış kocası şaşırmış:
-nasıl olur ben çook dikkat etmiştim der ve soluğu doktorun yanında alır doktora:
-ben çook dikkat etmiştim ama bu nasıl olur? der doktor da:
-bakın beyefendi bu işler trafiğe benzer siz çok dikkat edersiniz ama başkaları dikkat etmez.

şanssız doktor

şoför çarptığı yayayı teselli eder:
- şansınız varmış, size çarptığım yer tam doktorun karşısı.
Yerdeki inleyerek cevaplar:
- ışte o doktor benim.

Yaşlılar

Yaşlı bir karı koca doktora gitmişler.
Adam:
- "Doktor bey birincide acayip üşüyorum tirtir titriyorum, ikincide ise sıcak basıyor acayip terliyorum"

deyince doktor adamı dışarı çıkarmış karısına sormuş:
- "Nasıl oluyor bu?"
karısıda:
- "Tabii birinciyi ocakta ikinciyi ağustosta yapıyor"
demiş.

Dilsiz

Bir dilsiz, bu alanda çok başarılı oldugu söylenen bir doktora gitmiş.
Doktor dilsize:
Hemen çırılçıplak soyunun demiş.
Utana sıkıla soyunmuş dilsiz.
şimdi arkanızı bana dogru dönün ve iyice egilin .
Dilsiz dönmüş arkasını doktora ve öne dogru iyice egilmiş.
Birden en hassas bölgesinde içini yırtan öylesine bir acı duymuş ki can acısıyla bagırmış:
Aaaaa!
Doktor:
Çok güzel oldu demiş. Artık giyinebilirsiniz. Yarın gelince de B demesini ögretecegim.

Usta disci

Orta yaşlı yakışıklı, barda yalnız başına oturan fevkalade
sarışının yanına oturmuş.. Laf lafı, laf kapıyı açmış tahmin
edersiniz. Soyunmuşlar.. Bembeyaz çarşafların üzerine
uzanırlarken seksi sarışın sormuş:
- Siz dişçisiniz galiba..
- Evet demiş adam, biraz şaşkın..
- Nerden anladınız?..
- Yatağa girmeden önce ellerinizi ne kadar dikkatle,
ne kadar titiz sabunladınız, ona dikkat ettim de..


Yarım saat sonra, seksi sarışın bir daha mırıldanmış:
- Siz sadece dişçi değil, çok büyük, çok usta bir dişçi
olmalısınız!.. Adam hafiften kasılmış.. Yatağın
başucundaki sigara paketine uzanırken mağrur mağrur sormuş:
- Peki bunu nerden anladınız?..
- Zor olmadı, hiçbir şey hissetmedim de...!

Randevu

Genç bir sanatçı adayı , kız doktoruna telefon açıp aldığı randevuya gelemiyeceğini söyledi. Doktor sordu: "Neden çok mu hastasınız?" -Yoo değilim. Yalnız bugün bir prodüktöre gidip bir rol istedim. Sonra terzime gittim. Daha sonra ev sahibiyle kira meselesini tartıştık. Kısacası doktor bey, bir defa daha soyunacak halim kalmadı!

Bir İyi Bir Kötü Haber

Doktor hastasını telefonla arar ve hastasına bir kötü birde çok kötü haberi olduğunu söyler. Daha sonrada ilk önce hangisini söylememi istersiniz diye sorar. Hasta ilk önce kötü haberi duymak istediğini söyler. Doktor hastaya "Tahlillerinizi aldım ve ne yazık ki 24 saat ömrünüz kaldı." der. Hasta yıkılmıştır. Doktora sorar "Daha kötü haber ne olabilirki ?"

Doktor "Dünden beri sizi arıyorum ama telefonunuzu daha yeni düşürebildim."

Öksürük

Adamın biri çok kuvvetli öksürüyormuş, doktora gitmiş derdini anlatmış. Doktorda adama yanlışlıkla öksürük ilacı yerine müshil ilacı vermiş ve demişki:bir hafta boyunca yemeklerden sonra iç ve yanıma gel. Adam bir hafta sonra gelince doktor: Öksürüğün nasıl oldu deyince, adamda: Cesaret edipte öksüremiyorumki,demiş.

DELİMİ NE

DOKTOR DELİLERİ MUAYENE EDIYOMUŞŞ,
BİTANESİNE DEMİŞŞ ŞU TAKSİNİN ÖNÜNE ATLA ATLAMIŞ KAFASINI KIRMIŞ
BİTANESİNE DEMİŞ SENDE ATLA ŞU TAKSİNİN ÖNÜNE ODA ATLAMIŞ KOLUNU KIRMIŞ ,
DELİLERİN BİRİ KENARDA GÜLÜYOMUŞŞ DOKTOR KENDİ KENDİNE DEMİŞŞ TAMAM BU KESİN AKILLANDI ,DAHA SONRA OĞLUM SENDE ATLA ŞU TAKSİNİN ÖNÜNE ,DELİ YOK DEMİŞ
NEDENN:BEN KAMYONETIN ÖNÜNE ATLIYICAM DEMİŞŞ :)

Kendini Fare Zanneden Hasta

Kendisini fare zannettiği için ailesi tarafından bir akıl hastanesine yatırılan adam, birkaç yıllık bir tedavinin ardından; iyice kendine gelmiş. Doktorlar, artık taburcu etmeyi düşündükleri hasta ile son bir görüşme yaparak,iyileştiğinden emin olmak istemişler. Adama sormuşlar:
-Söyle bakalım; sen insan mısın, fare misin? Adam gülümsemiş:
-Doktor bey, o günleri geride bıraktım. Elbette ki ben bir insanım. Doktorlar, içleri rahatlayarak:
-Tamam o zaman, artık burada kalmana gerek kalmadı, demişler ve çıkış belgelerini uzatmışlar. Birkaç dakika sonra, gruptaki doktorlardan biri bahçeye çıktığında, adamı bir ağacın arkasına saklanır halde görmüş.
-N oldu yahu? Sıkılmadın mı buradan, çıksana, git özgürlüğün tadını çıkar!
-İyi de doktor bey, orada bir kedi var!
-Eee, ne olmuş kedi varsa; hani sen artık bir fare olmadığını biliyordun?
-Ya doktor bey, ben fare olmadığımı biliyorum da; kedi benim fare olmadığımı nereden bilecek?

Süper Benzin

İki deli, yolda giderken bir direksiyon bulunca çok sevindiler. O sevinçle saatte 160 la uzunca bir süre yol aldıktan sonra benzincinin önünde durdular. Arabayı süren:
- Onbin liralık, dedi, süper olsun.
Benzinci ikisini de tepeden tırnağa süzdükten sonra:
- Gidin işinize be! diye bağırdı, sizin civatalarınız gevşek!
İkincisi, araba kullanana döndü:
- Gördün mü! Araba masraf kapısı açtı bile!

Deliler

İki deli tımarhanede aynı odada kalıyorlarmış. Odanın kapısına bir anahtar uydurmuşlar her gece kaçıp geziyorlarmış. Bir gün görevli odanın kapısını açık unutmuş. Bunlar kapının yanına gelmişler kapı açık. Bir deli diğerine demiş ki:
- Eyvah bu gece kapı açık nasıl kaçacağız?
Öbürüde:
- Akıllıya bak bu gece de pencereden atlarız.
demiş.

Deli misin?

Delinin biri bir gün balkondan aşağı olta sarkıtmış, yoldan geçen biriyse adama sormuş:
- Kaç balık tuttun?
Deli ise adama:
- Deli misin be adam! Burada balık ne arar.

Delikten Bakanlar

Akıl hastanesine yeni atanan doktor, koridorlarda dolaşırken birde bakmış, otuz kırk kadar hasta sıraya girmişler, bir kapıdali delikten içeri bakıyorlar, sırası geçen tekrar sıraya geçiyormuş. Bunun ne olduğunu merak eden doktor delikten bakmaya çalışınca, deliler buna engel olup,
- Sıraya geç hemşerim, bak biz sabahtan beri sıramızı bekliyoruz, diye adamı terslemişler. Çaresiz sıraya geçen doktor, onbeş yirmi dakika bekledikten sonra sıra kendisine gelince, delikten içeri bakmış fakat birşey görememiş. Bu arada arkada sırasını bekleyenler,
- Hadi kardeşim, işimiz gücümüz var seni mi bekleyeceğiz, diyerek doktoru kenara iteklemişler. Baktığından birşey anlamayan doktor tekrar sıraya geçmiş, sıra kendisine gelince yine bir şey görememiş, arkasındakiler itekleyip kenara atmışlar. Bunun üzerine genç doktor hastalara,
- Arkadaşlar iki defa baktığım halde hiçbir şey göremedim, neden acaba ? diye sorunca, hastalardan biri :
- Doktorcuğum, sen iki defa bakıp birşey görememişsin, biz senelerden beri baktığımız halde hiçbir şey göremiyoruz, diye cevap vermiş.

Bijonlar

Adamin biri arabasiyla akil hastanesinin onunden gecerken arabanin lastigi patlar ve firlar gider. Adam aracini zorla kontrol eder ve sans eseri zararsizca yolun kenarina ceker.Bagajindan stepne lastigi cikarir fakat onu takmak icin hic bijonu yoktur.Adamcagiz baslar kara kara dusunmeye. Bu sirada akil hastanesinin parmakliklarina bir deli tirmanir ve adama seslenir
"Hist n apiyorsun orada?"
Adam:
"Ya sorma lastik patladi, yenisini takacagim ama hic bijonum yok"
Deli guler:
"O da dert mi, diger obur tekerleklerden al birer bijon, boylece her tekerde 3 bijonun olur istedigin yere guvenle gidersin"
Adam bu akla hayret eder ve deliye sorar:
"Ya sen bunu nasil dusunebildin be kardesim"
Deli yeniden guler:
"Deliyiz ama aptal degiliz"

Hepsi 1 Dizisinden Resimler [27.Bölüm]

muazzez_ışın isimli üye den alıntıdır.
Kaynak: www.gruphepsifanclub.net

Peygamber

Deliler hastanesinde bir deli arkadaşına peygamber olduğunu iddia eder ve tabiki arkadaşıda ona inanmaz.
-"Oğlum kafayı yedikte bu kadarda değil".
Daha sonra diğer bir arkadaşının yanına gider ve der ki:
-"hasan peygamber olduğunu iddia ediyor".
Bunun üzerine diğer arkadaş:
-"Yalan, çünkü böyle bir peygamber gönderdiğimi hatırlamıyorum".

Duş

Deliler hastanesinde bir deli sormuş;
-Neden şemsiyeyle duş alıyorsun?
Diğer deli cevap vermiş;
-Havlumu almayı unutmuşum da...

Önce Kaçanlar

Akıl hastanesinden iki deliyi salıvereceklermiş. Doktorlar kendi aralarında,
- "Şunlara son bir test yapalım da görelim akılları başlarına gelmiş mi." demişler...
Bunun üzerine iki deliyi bir masa başına çağırmışlar. Masanın üzerine bir kavanoz dolusu siyah zeytin, bir kavanoz dolusu da canlı hamamböceği dökmüşler ve,
- "Buyrun beyler, yiyiniz." demişler...
Delilerden bir tanesi hemen zeytinlere saldırmış, ötekisi araya girmiş,
- "Önce kaçanları yiyelim, öbürleri nasıl olsa duruyor!"

on üç on üç

adamın biri yolunda giderken bir deli hastahanesinin bahçesindeki seslere kulak vermiş.deliler on üç on üç diye bağırıyorlarmış.adam kafasını uzatmış,bakmış.deliler adamın kafasını içeriye uzatmışlar ve bağırmaya devam etmişler:on dört ondört

Soğuk Makarna

İki deli akıl hastahanesinden kaçmışlar.Zaman geçiyor ve çok acıkıyorlar ama yakalanmamak için mezarlığı terk edemiyorlar. Biri diğerine:
- "Yeni gömülen bir adamın karnını açalım yediği yemeği yiyelim" diyor ve o sırada bir cenaze geliyor, bunlar saklanıyorlar ölü gömülüp insanlar gidince hemen mezarı açıp ölünün karnını açıyorlar. Adam ölmeden az önce makarna yemiştir ikiside birer avuç alıyorlar ama sonra biri yemiyor. Daha sonra makarnayı yiyen adama:
- "Nasıl yedin onu, ya adam hastaysa vs."
deyip adamın midesini bulandırıyor ve adam yediği makarnaları ölünün açık olan karnına kusuyor, diğeri hemen onun kustuğu makarnaları yemeye başlıyor diğeri:
- "Sen demin ne dedin şimdi ne yapıyorsun?"
diye sorunca bizimki:
- "Ben hayatta soğuk makarna yiyemem"
diyor.

Uzun geliyor

Temelle fadime tarlada çalışıyorlarmış
Temel fadimeye demişki:
- Fadime canım seni çok çekti ya burda bir iş tutalım,
Fadime:
- Temel delirdinmi ya gündüz birde meydanda olmaz demiş
Temel:
- Yapma fadime kuduracam,
neyse temel fadimenin gönlünü etmiş
Fadime:
- Nasıl yapacaz temel, demiş
Temel:
- Sen domal apış arandan arkaya bak bende arkana geçer öne bakarım,
bunlar başlamışlar işe neyse temel işini görüyor
Fadime demiş:
- Uzun geliyo
Temel:
- Kırk yıldır uzun gelmedide şimdimi uzun geliyo, demiş
Fadime:
- Yokya köyün delisi uzun geliyor ......

Deli Doktor

Bir deli doktoru, delilerin dışardan deli gibi görünüp görünmediklerini merak etmiş ve yoldan geçenlere sormuş:
- "Ben deli miyim?"
- "Evet."
- "Nasıl anladınız?"
- "Kimse yoldan geçenlere ben deli miyim diye sormaz da ondan."

Deli

9 eylül Üniversitesi Tıp Bölümde bayan bir profersör ders anlatıyor:asalaklarla parazitlerin farkı...
O sırada bir çocuk gülüyor.
Öğretmenen neden gülüyorsun?
Çocuk:Hiiç.Kendi kendime.
Öğretmenen kendi kendine konuşanlara ne denir biliyor musun?
Çocuk:delii.
Öğretmen:Biz şimdi delileri doktor mu yapacağız?
çocuk:Ne diyorsunuz hocam!Profesör bile yapıyorlar.
Sonra teneffüs olmuşta çocuk zor kurtulmuş.

Miyav Dedik ya

Iki deli, akil hastahanesinden kaçmaya karar vermisler. Gece vakti hizli bir sekilde duvardan atlayarak bosluktaki tarlaya çikmislar. Tellerin arasindan sürünerek ilerlerken bir bekçi bunlarin hisirtisini duymus. Hemen bagarmis :
- Kim varorada?
Delilerden biri hemen :
-Miyav, miyavvv...
Diye seslenmis. Hisirtiyi kedinin çikardigini sanan bekçi tam geri dönecekken deliler yine sürünmeye ve hisirtilar çikartmaya baslamislar. Bekçi hemen dönmüs ve bagarmis :
- Kim var orada?
Iyice sinirlenen deli :
-Miyav dedik ya len...

Akıllılık testi

Bir gün doktorlar delilerin akıllanıp akıllanmadığını kontrol etmek için bir test uygulamaya karar verirler. Boş bir havuzun etrafına delileri toplayan doktorlardan biri:
"Evet, şimdi eğlence zamanı"der."Atlayın bakalım havuza",der. Delilerden biri:
"Ya deli misin nesin biz boş havuza niye atlayalım"der.

Gazete

Başhekim, akıl hastanesinin bahçesinde dolaşıyordu, bir ara baktı, bir kalabalık gözüne çarpmıştı. Hemen oraya seğirtti. Deliler bir halka oluşturmuş, ortada dönüp konuşan birini dinliyorlardı :
- Papendreu seçimleri kaybetti. Hastaneye kaldırıldı... Bulgar zulmü devam ediyor. Zorla yollanan soydaşlarımızın sayısı seksen bine ulaştı... Federasyon kupasını Beşiktaş kazandı...
Başhekim bu işten hoşlanmış :
- Ne yapıyorlar bunlar böyle? diye sormuş.
- Efendim, demişler. Ortadaki deli kendinin gazete olduğunu sanıyor, haberleri bildiriyor. Başhekim daha da hoşlanmış. Dolaşmasını sürdürmüş. Az ileride birde ne görsün! Sekiz, on deli iplerle sımsıkı birbirlerine bağlanıp bir köşeye atılmamış mı!
- Onlar mı, okunup da iadeye gidecek eski gazeteler efendim...

Kaçış

üç deli hasteneden kaçmaya karar vermişler.Hastahane duvarı büyükse tünel kazacak eğer küçükse üstünden atlayacaklar.Duvara bakmak için birini gönderirler.Adam geldiğinde
-Hastahaneden kaçamayacağız.Duvar yerinde yok.

Kaçış

Dört deli bir gün kaçma planları yaparlar ve birbirlerinin fikirlerini dinlerler delilerden biri:
-"Helikopterle kaçalım." der.
Hepsi birden hoplar:
-"Olmaz salak helikopteri nerden bulacagiz."
İkinci deli:
-"Gardiyanı öldürelim." der.
Yine digerleri:
-"Olmaz gardiyana yanaşamıyoruz bile." derler.
Üçüncü deli:
-"Duvarı deleriz." der.
Ona da olmaz derler ve dördüncü deli:
-"Ben buldum." der.
Hepsi merakla bekler acaba fikri nedir?
-"Kapı deliğinden kaçacağız." der.
Hepsi gece olmasını bekler.Gece olduğunda birinci deli koşarak kapıya tak diye kendini vurur pat diye düşer.İkinci deli aynen üçüncü derken fikri verene gelir sıra.Önce gider kapının deliğinden şöyle bir bakar ve sonra arkadaslarına döner ve şöyle der:
-"Arkadaşlar kaçamayız çünkü gardiyan anahtarı kapının üstünde unutmus." der.

Deli

Bir gün doktorlar, tımarhanede yaptıkları araştırmada en akıllı deliyi seçeceklermiş. Bir gün delilerden biri bahçede bulunan havuza düşmüş ve boğulmak üzereymiş. Delilerden biri havuza düşen arkadaşını kurtarmaya çalışmış. Bunu gören doktorlar arkadaşını kurtaran deliyi yanlarına çağırmışlar ve "seni en akıllı seçiyoruz" demişler. Doktorlardan biri: "Peki kurtardığın arkadaşını çağır da sana teşekkür etsin" demiş. Deli: "Gelemez ki!" Doktor: "Neden gelemezmiş?" Deli: "Çünkü kuruması için onu astım!"

İlk önce kaçanlar

Bir gün doktor.Bir masaya 1 kavanoz dolusu böcek koyar, diğer bir kavanoza zeytin koyar.
Doktor:
"Yiyin bakalım da karnınız doysun" der.
Delilerin ikisi zeytin dolusu kavanozu açıp yemeye başlar. Diğer deli ise böcek dolu kavanozu açtıktan sonra yemeye başlar ve diğer delilere:
- İlk önce kaçanları yiyelim diğerleri yerinde nede olsa" der.

Mumya

Bir gün Mısır da bir mumya bulunur ve bunun kaç tarihine ait olduğu öğrenilmek için Amerika, İngiltere ve Türkiye den uzmanlar istenir. Tabii ki Türkiye den emniyet görevlileri gider. Neyse İlk Amerikalılar başlarlar. 3-5 saat sonra çıkarlar ve olsa olsa MÖ 1300-1600 senelerine aittir derler. İngilizler girerler.
Bir kaç gün sonra çıkarlar ve olsa olsa MÖ 1300-1420 arasıdır derler. Nihayet sıra Türkiye den giden emniyet görevlilerine gelir ve içeri girerler.
Girerler girmesine de, aradan 10 gün geçtiği halde hala dışarı çıkmazlar. Nihayet 15. gün saç-sakal karışmış halde çıkarlar ve merakla gözlerinin içine bakan Mısırlı bilginlere tam tamına MÖ 1357 derler. Tabii ki herkes şaşar bu işe ve nasıl olur yahu derler. Bizimkiler gayet ciddi,
- "Biraz zor oldu amma, sonunda dili çözüldü
keratanın...

Kim Deli?

Delinin biri deliler hastenesinin balkonundan asagiya olta sarkitmis.
Bunu goren bashekim kendi kendine:
- Dur sununla bir dalga gecim, demis.
Delinin yanina gitmis ve:
- Evladim sabahtan beri burdasin, soyle bakalim, kac balik tuttun?
Deli:
- Delimisin nesin ya, burda balik ne gezer...

Otobüs

Doktorlar akıl hastahanesinin duvarına bir otobüs resmi çizmişler.
- "Hadi otobüse binin"
demişler.
Deliler otobüse binmeye başlamışlar. Bir deli binmemiş doktorlar:
- "Neden binmedin?"
diye sormuş:
- "Çok kalabalık taksiyle gidicem"
demiş.

Kavga

İkı deli anlaşmışlar, bir akşam bir barda kafa çekmeye. O gün bir bara gidip saatlerce içmişler, o gün tesadüf ya yan masada bir kavga başlamış iki delide alkolün etkisiyle kendilerini kavganın ortasında bulmuşlar. Biraz sonra gelen polisler tekme tokat kavga edenleri dışarı çıkarmış. Bizimkilerden biri polisten yediği tekmeden dolayı devamlı topallıyormuş, arkadaşına:
- "Yav donumu indirivereyimde şurama bir bak, çok acıyor ne olmuş?"
der. Donunu indirir poposunu arkadaşına gösterir. Poposuna bakan arkadaşı:
- "Abovv len polis öyle sert vurmuş ki popon yukarıdan aşağıya ortadan ikiye ayrılmış"

Hastaneden Kaçış

Üç deli hastaneden kaçmak için karar verirler. Fakat üçüncü katta olduklarından işleri biraz zordur. En yaşlılarının aklına bir fikir gelir. - "Hergün bir çarşaf çalacağız, birbirlerine bağlayıp pencereden ineceğiz, üç çarşaf, üç gün sonra özgürüz."
Anlaştıkları gibi her gün bir çarşaf çalarlar, üç çarşafı tamamladıktak sonra birbirlerine bağlarlar. En küçüklerinin denemesi için aşağıya sarkıtmaya karar verirler.
- "Şimdi deneme zamanı en küçüğümüz ilk olarak denesin."
En küçükleri bağlanan çarşaflardan aşağı iner bir süre sonra nefes nefese yukarı tekrar çıkar, gözleri çıkacakmışcasına:
- "Mahvolduk, bittik, işimiz zor, çarşaf otuz santim uzun geldi makas lazım...!"

Göremem

Doktor, akıl hastasına sorar:
- Bir kulağını kesersem ne olur?
- Canım yanar.
- Ya iki kulağını kesersem?
- O zaman iyi göremem.
- Peki ama niçin?
- Niçini var mı canım? iki kulağımı da keserseniz gözlüğümü nereye takarım?..

İki Deli Şehirde

İki deli hastaneden kaçmışlar o kadar koşmuşlarki şehrin ortasına geldiklerinde nefes nefese kalmışlar. Aksilik ikisininde acil tuvalet ihtiyacı gelmiş, büyük olan ordan geçen genç bir delikanlıya:
- "Afedersiniz burada tuvalet var mı? Arkadaşla çok şıkıştık." Deli olduklarını anlayan genç ilerde cadde ortasında duran çöp varıllerini göstererek:
- "İşte burası tuvalet."
Dalgasını geçer ve gider. Bizmkileri hemen çöp varillerinin üzerine çıkarlar. Büyük tuvaletlerini yapmaya başlarlar. Bu arada delileri gören halk seyretmek için etrafına toplanır. Bir kalabalık bir kalabalık büyük deli yanındaki deliye:
- "Ulan iyiki acele etmişiz şu tuvalet sırasına, bak bizi bekliyorlar."

El Arabası

Delinin biri hastanenin bahçesinde el arabasını ters çevirmiş ve sürmeye uğraşıyormuş.Bunu gören doktor:
- Öyle sürülmez, düzeltsene arabayı.
Deli hemen cevap verir:
- Geçen gün senin dediğin gibi sürdüm akşama kadar kum taşıttırdılar, enayimiyim ben!

Nefes alamıyorum

Yaşamaktan iyice bıkan delilerden biri intihar etmeye karar verir eline bir ip alır ipi önce beline sonra yüksek bir ağaca bağlar, başlar sallanmaya.
Durumu farkeden gardiyan sorar :
-Sen ne yapıyorsun
Deli:
-İntihar ediyorum, der.
Gardiyan :
Hiç öyle intihar edilir mi ipi beline bağlayacağına boğazına bağlasana, der.
Deli:
-Onuda denedim ama o zaman nefes alamıyorum, der.

Jim&Mary

Jim ve Mary akıl hastanesinde iki hastadır.Bir gün hastanenin yüzme havuzunun etrafında dolaşırken;Jim aniden suya atlayıp en dibe batar.Bunu gören Mary,hemen suya atalayıp dibe kadar yüzer ve Jim i kurtarır.Tabii Mary nin bu kahramanca davranaşı olay olur.Bunu duyan başhekim de,Mary nin artık iyileştiğini ve derhal taburcu edilmesi emrini verir....İşlemler yapılır,belgeler hazırlanır...Başhekim aynı gün Mary nin yanına gider: " Sana bir iyi,bir de kötü haberim var. İyi haberim ; kahramanca yaptığın davranıştan ötürü anladık ki , akli dengen tamamen yerinde ve artık taburcu oluyorsun.Kötü habere gelinceeee....kurtardığın hasta.......Jim.......intihar etmiş........Az önce odasının banyosunda , kendini asmış olarak bulundu.."
Mary gayet sakin yanıt verir...."O intihar falan etmedi kiiii...ben astım onu oraya....kurusun diye ! "

Fare mi insan mı?

Adamın biri kendini fare zannettiği için akıl hastanesine düşmüş. Tedavisi bittikten sonra doktor sormuş. Simdi sen bir fare misin yoksa insan mi?
Deli :
- Fare olur mu doktor bey ben bir insanim.
Doktor :
- O zaman artık gidebilirsin iyileştin artık.
Deli kapıdan çıkmış ve imdaaaaaat diye bağırarak tekrar içeri girmiş doktor “ne oldu” demiş...
Deli :
- Bir kedi gördüm de ondan korktum.
- Sen hani artık kendini bir fare zannetmiyordun.
- Ben fare olmadığımı biliyorum da kedi nerden bilsin...

Plan Bozuldu

Akıl hastanesinde deliler bir araya gelip kaçış planı yaparlar. elebaşları planı anlatır :
-Büyük bir kütük bulup ilk önce 1. kapıyı, 2. kapıyı ve daha sonra 3. kapıyı kıracağız ve herkes başının çaresine bakıp kaçacak. sabah olunca bir kütük bulurlar doğruca 1. kapıyı kırarlar, 2. kapıya koşup onu da kırdıktan sonra 3. kapıya yönelirler. 3. kapının açık olduğunu gören elebaşları der ki :
-Arkadaşlar plan bozuldu geri dönün.

Müdür

Akıl hastanesine yeni atanan müdür hastaneyi dolaşmaya karar vermiş. dolaşırken hastanesinin dışarıya bakan duvarının dibinde bir grup akıl hastasının tek sıra olup duvardaki bir delikten baktıklarını görmüş. merak içinde yanlarına giderek :
-yahu hepiniz toplanmış burada ne yapıyorsunuz.
-hiçbir şey yapmıyoruz sadece bu delikten dışarı bakıyoruz...
Bunun üzerine müdür hastaları kenara iterek :
-durun birde ben bakayım, demiş ve delikten dışarıya doğru bakmış. birde ne görsün delik kapalı ve hiçbir şey görünmüyor. hiddetle akıl hastalarına dönerek :
-yahu, demiş, ben baktım bu delikten dışarı bir şey görünmüyor peki siz ne görüyorsunuz :
-deliler hep bir ağızdan müdür bey, demiş. biz yıllardan beri bakıyoruz bir şey göremedik siz bir bakışta nasıl göreceksiniz ki.

Son Kontrol

Akil hastanesinden iki deliyi salivereceklermis. Doktorlar kendi aralarinda
"Sunlara son bir test yapalim da gorelim akillari baslarina gelmis mi."demisler.
Bunun uzerine iki deliyi bir masa basina cagirmislar. Masanin uzerine bir kavanoz dolusu siyah zeytin, bir kavanoz dolusu da canli hamambocegi dokmusler ve
"Buyrun beyler, yiyiniz." demisler.
Delirlerden bir tanesi hemen zeytinlere saldirmis, otekisi araya girmis,
"Once kacanlari yiyelim, oburleri nasil olsa duruyor!"

Bir kedi daha

Akıl hastanesinden kaçan iki deli, karşıdan gelen bekçiyi görünce iri gövdeli bir çınarın arkasına saklandılar.Bekçi,onların ayak seslerini işitmişti.Sordu:
- Kim o?
ıçlerinden biri kedi gibi miyavladı.
Bu başarılı miyavlamadan sonra bekçi yürüyüp gidiyordu ki,delilerin ayakları altındaki yapraklar hışırdadı.Bekçi geri dönüp yine seslendi:
- Kim var orada?
ıkinci deli cevap verdi:
- Bir kedi daha.

Dikenli Tel

ıki deli tımarhaneden kaçmaya karar vermişler. Biri ötekine: "Git bak bakalım dikenli teller yüksek mi alçak mı, eğer yüksekse altından kaçarız, alçaksa üstünden atlarız." Diğeri gitmiş, bir süre sonra geri gelmiş ve şöyle demiş: "Ne yazık ki kaçamayacağız arkadaşım çünkü hiç dikenli tel yok!"

Balık tutuyorum

Deli duvara oturmuş.Elindeki oltanın ucu sokağa sarkmış....
Yoldan geçen soruyor;
- Orada balık mı tutuyorsun sen?
- Hayır alık tutuyorum.
- Tutabildin mi bari ?
- çook ... Seninle 23 oldu !

Napolyon

Napolyon akıl hastanesini ziyarete gider.Delinin biri yanına gelir.
-Babalık sende kimsin . der
-Ben napolyonum.
-Üzülme bendede böyle başlamıştı.

Kapak

ıki deli çölde seyahat ediyormuş. Bir vahada durup yanlarındaki yemekleri yemeye karar vermişler. Delilerden biri su içerken cam şişesinin kapağını açıyor, içince geri kapatıyormuş. Bunu sürekli tekrarlayınca yanındaki neden böyle yaptığını sormuş. O da "Eğer şişe düşüp kırılırsa içindeki su dökülmesin diye" demiş.

Akrebini Kaybettim

ıki deli arasında konuşma :
-Saat kaç?
-Beş var
-Kaça beş var?
-Bilmiyorum, akrebini kaybettim.

Deli ile maymun

Bir gün delinin biri pastaneye girmiş. Adama bana çorba getir demiş. Adam ise üzgün olduğu söyleyip çorba bulunmadığını belirtmiştir. Deli adam sonra oradan ayrılıp hayvanat bahçesine gitmiştir. Orada bir maymunla tanışmıştır.maymun ile konuşurken deli adamın arkadaşı gelmiştir. O sıradada maymunun elinde muz vardır. Deli adamın arkadaşı deli adama demiştir ki elinden muzu alalım. Deli adamın verdiği cevapta şudur; naaah alırsın. Maymun gözünü açtı...

Delimisin Nesin

Deli adamın biri bir gün balkondan aşağı olta sarkıtmış yoldan geçen biriyse adama sormuş:


-"Kaç balık tuttun" demiş. Deli ise adama:


-"Delimisin be adam burada balık ne arar"

Hediye Ayakkabı

Doktor, akıl hastasının iyileştiğine karar verip akıl hastasını taburcu etmiş. Buna çok sevinen hasta gelip doktoruna şöyle demiş:
-"Doktor Bey, size hediye ayakkabı yapacağım ama sorayım dedim, topuğu önde mı olsun arkada mı?

Fenerli Berberde

Fenerlinin biri berberde saçlarını kestiriyormuş. Berberin durduk yere
"ılk gittiğin maçı hatırlıyor musun?" diye soracağı tutmuş.
"Evet ne olacak�" demiş bizimki sinirli sinirli.
Hangi maçtı?
Bir Galatasaray maçıydı�
"AliSamiyen Stadında mı�"
"Evet ordaydı"
Aradan birkaç dakika geçer ve berber tekrar sorar:
"Hangi maçtı demiştin?"
Galatasaray maçı�
Nerde , Nerede?
AliSamiyen Stadında dedik ya!
Birkaç dakika sonra yine aynı hikaye:
"Demek hayatında ilk gittiğin maç Galatasary maçıydı haaaa....?"
Bizim fenerli giderek sinirlenerek
"Evet be. Galatasaray maçıydı "
Berber aynı konuyu birkaç dakika yine açmaya kalkışınca bizim fenerli isyan etmiş.
"Kardeşim ilk gittiğim maçın Galatasaray maçı olduğunu elli kere söyledim.Niçin tekrar tekrar soruyorsun?"
Berber dayanamaz:
-Galatasaray deyince saçların diken diken oluyor da, daha rahat kesiyorum..

Kafa

Delinin birisi hastaneden taburcu olacakmış ve son muayene için baş hekim gelir. Deliye sorar :
-Elin nerede?
Deli gösterir.
-Bacağın nerede?
Deli yine gösterir.
-Burnun nerde?
Deli yine gösterir.
Baş hekim doktorlara :
-Bırakın emrini verir ve çıkar. Hekim çıktıktan sonra deli göbeğini gösterir ve :
-Bende bu kafa varken tabi salıverirsiniz, der

Plan Bozuldu

Akıl hastanesinde deliler bir araya gelip kaçış planı yaparlar. elebaşları planı anlatır : -Büyük bir kütük bulup ilk önce
1. kapıyı, 2. kapıyı ve daha sonra 3. kapıyı kıracağız ve herkes başının çaresine bakıp kaçacak. sabah olunca bir kütük bulurlar
doğruca 1. kapıyı kırarlar, 2. kapıya koşup onu da kırdıktan sonra 3. kapıya yönelirler. 3. kapının açık olduğunu gören elebaşları der ki :
-Arkadaşlar plan bozuldu geri dönün.

Kurtardım

Delinin birisi bilmeden havuza düşmüş. Bunu da bir başka deli görmüş ve onu kurtarmak için havuza atlamış ve kurtarmış.
Doktorlar daha sonra kurtaranı çağırmışlar ve tebrik etmişler ve:
Havuza düşeni çağır da, onunla konuşalım demişler.Kutaran deli de:-Olmaz, onu kurusun diye astım.

Ders Bitti

Delileri uçağa bindirmişler, bir şehirden ötekine naklediliyorlardı.Ama o kadar çok gürültü yapıyorlardı ki, sonunda pilot dayanamadı, uçağı ikinci pilota teslim ederek içeride ne olup bittiğini görmek istedi.


Deliler uçakta hep bir ağızdan bağırıp çağırıyorlardı.Baktı, en başta, bir deli,
ötekilere uymamış, akıllı, uslu oturuyordu.


-Sen neden bağırmıyorsun? diye soracak oldu.


Adam :


-Ben bunların öğretmeniyim, diye cevap verdi.Onlarda benim öğrencilerim.şimdi
teneffüsteler de onun için ses çıkartmıyorum.


Pilot, çaresiz yerine döndü. Bir süre geçti.Bir an geldi ki sesler büsbütün kesiliverdi.


Pilot:


-Aman çok güzel! diye sevindi.Herhalde kendinin öğretmen olduğunu sanan deli, ötekileri derse almış olsa gerek, diye düşündü.


Ama dakikalar geçiyor, arkadan hiç bir ses seda çıkmıyordu.Pilot biraz daha bekledikten sonra merak etti.Gidip bakmak istedi.


Bir de ne görsün! Uçağın kapısı açık ve içeride öğretmenden başka kimsecikler yok değil mi!

Dehşetle sordu :


-Öğrencilerin nerede?, diye...


-Dersler bitti.Hepsini evlerine gönderdim!

Tavuklarda Biliyor mu

Bir gün adamın biri kendini tavuk yemi saniyormuş ve tavuklardan çok korkuyormuş derken adamı hastaneye yatırmışlar ve
uzun süre tedavi etmişler.
Sonunda adama sormuşlar,
"Artık tavuk yemi olmadığını biliyorsun demi?"
adamın cevabı ise
"Ben biliyorum da tavuklarda biliyormu?"şeklinde olmuş

Yapıştım

Bir gün bir bilim adami yilbasi nedeniyle hastaneleri gezip akillanan delileri salmaya karar vermis.
Bir sürü hastaneyi gezmis fakat hic akillandigina kanaat getirilen deliye rastlamamis.

En sonunda bir hastaneye gitmis birde bakmis ki bütün deliler zipliyor hemen onlarla ilgilenen doktorlara sormus:
-"Bunlar neden böyle zipliyorlar?"
-"Bunlar kendilerini misir patlagi zannediyorlar." demis
Birde bakmislar ki bir tanesi ziplamadan yatagin üzerinde sabit bir sekilde duruyormus. Hemen ona yaklasarak sormus.
-"Sen neden ziplamiyorsun?"
-"Ben tavaya yapistim..."

Deliler

Bir adam evine giderken hastanenin bahçesinden 13,13 diye bağrıldığını duyar.Merak etmiş duvara tırmanmış.Deliler adamın kafasını tuttukları gibi içeri çekmişler ve 14,14 diye bağırmaya başlamışlar

Karşı Duvarın Çivisi

Delinin biri, çiviyi tersine çevirerek sivri tarafına vura vura duvara çakmaya başlamış. Onun bu halini gören başka bir deli işe karışmış :
-Baksana, yahu! Sen yanlış bir iş görüyorsun.Bu çivi karşıki duvarın çivisi olacak galiba,demiş.

Ayakkabici

Deliler hastanesinde doktor birgün bir hastasını yanına çağırı " seni uzun süredir izliyorum sen düzeldin artık seni dışarı salalım" der. adam "
Alah razı olsun doktor bey ben dışarıda ayakkabıcılık yapıyordum size bir çift ayakkabı yapıp getireceğim" der.
Aradan iki ay geçmiştir. doktor bir gün bahçede dolaşırken bir bakar iki ay önce saldığı adam bir bankta düşünceli bir vaziyette oturuyor.
Doktor adama yanaşır " Yav ben seni yollamıştım ne oldu neden geri geldin?"
Adam "size bir ayakkabı yapacaktım ya..."


Doktor "eee!"
Adam "işte o ayakkabıyı yaptım ama topuğunu bir türlü nereye koyacağımı bulamadım önüne mi arkasına mı?

Eski Gazeteler

Başhekim, akıl hastanesinin bahçesinde dolaşıyordu, bir ara baktı, bir kalabalık gözüne çarpmıştı.Hemen oraya seğirtti.Deliler bir halka oluşturmuş, ortada dönüp konuşan birini dinliyorlardı :
-Papendreu seçimleri kaybetti.Hastaneye kaldırıldı...Bulgar zulmü devam ediyor.Zorla yollanan soydaşlarımızın sayısı seksen bine ulaştı...Federasyon kupasını Beşiktaş kazandı...
Başhekim bu işten hoşlanmış :
-Ne yapıyorlar bunlar böyle? diye sormuş.
-Efendim, demişler.Ortadaki deli kendinin gazete olduğunu sanıyor, haberleri bildiriyor.
Başhekim daha da hoşlanmış.Dolaşmasını sürdürmüş.Az ileride birde ne görsün! Sekiz, on deli iplerle sımsıkı birbirlerine bağlanıp bir köşeye atılmamış mı!
-Onlar mı, okunup da iadeye gidecek eski gazeteler efendim

Hepsi eriyor

Deli, kahveye girdiğinde soluk soluğaydı. Boş bir masaya oturup ocağa seslendi:
- "Bana bir çay!" Çay geldi, şekerleri atıp karıştırdı. Garsondan yine şeker istedi.
Onları da atıp karıştırdı, yeniden istedi. Garson: - "Sekiz şeker koydun çaya",
dedi şaşkın şaşkın.. - "Koydum ama, işte görüyorsun, hepsi eriyor.."

Yüzme bilmiyorum

Günün birinde delilere yüzmelerini söylemişler. Hava çok sıcakmış.
Deliler bunu severek kabul etmişler, ama havuz boşmuş. Atlayan çakılıyormuş.
Bütün deliler atlamış, en sona bir deli kalmış.
"Bu deli akıllanmış" diye konuşurlarken sormuşlar: - "Sen niye yüzmüyorsun?"
- "Ben yüzme bilmiyorum ki.."

şişeleri getirdin mi?

İki deli bir gün oyun oynamaya karar vermiş. Biri diğerine:
- "Hadi ben kasap olayım, sen de müşteri ol", demiş. Diğeri de kabul etmiş.
Müşteri olan deli kasaba gelmiş ve: - "Bir kilo odun verir misin usta?" demiş.
Diğeri de: - "Olur, peki şişeleri getirdin mi?", demiş.

Kapı kilitli

Bir akıl hastanesinde deliler iyileşmiş mi, diye bakıyormuş doktorlar.
Doktorlar duvara kapı çizmişler. Bütün deliler bu kapıya çarpıyorlarmış.
En son bir deli kapının üzerine yürümemiş. "Neden geçmiyorsun?" demişler.
"Tabi kapıyı kilitlediniz, anahtarı da aldınız; biz içeriye giremiyoruz." demiş..

Kurmadan yüzer mi?

Deli, saatini hastane bahçesindeki havuza atmıştı. Bunu gören arkadaşı:
- "Niye attın saati havuza," demiş. - "Nasıl yüzdüğünü görmek için..."
- "Peki, kurdun mu?" - "Hayır." - "Enayi, kurmadan yüzer mi?"

Burda bekliyorum

İki deli oturuyormuş, birisi aniden ayağa kalkmış ve yürümeye başlamış. Oturan deli sormuş:
- "Nereye?" - "Seni aramaya.." - "İyi.. Çabuk gel, ben seni burda bekliyorum.."

Armutları topluyorum

Bir gün tımarhane görevlilerinden biri bahçede gezerken iki deli görmüş.
Bakmış ki delinin biri ağacın üstünde; biri ise ağacın altında. İkisi de bir şeyler yapıyormuş.
Aşağıdakine sormuş: - "Yukarıdaki ne yapıyor?" - "Şu yukarıdaki mi? Sen buna bakma, salak işte.
Ceviz ağacından armut toplamaya çalışıyor." - "Peki ya sen burada ne yapıyorsun?"
- "Ben de düşen armutları topluyorum."

Karıştırmadın

İki deli havuzun başında oturuyorlarmış. Biri kalkıp havuza şeker atmış.
Havuzdan bir yudum almış ve tükürmüş. Arkadaşına: - "Havuza şeker attım ama tatlı olmadı..
" demiş. Arkadaşı: - "Karıştırmadın ki salak!"

Provasını yaptık

İki deli bir gün deliler hastanesinden kaçmışlar. Kimse bu delileri bulamamış.
Doktorlar ümitlerini kestikleri an deliler çika gelmiş. Doktorlar hayretle "niye geldiniz?"
demişler.. Deliler: - "Yarın kaçacağız da, onun provasını yaptık."

Tenefüs

Bir uçakta tam yedi deli varmış... Bunlardan sadece uçağı kullanan birinci pilot normalmiş..
İkinci pilot da deliymiş.. Durgun ve normal hava şartlarında yolculuk yaparlarken birden bire
uçağın sağa ve sola yattığını hisseden birinci pilot şaşkınlıkla ikinci pilota sorunun ne olduğunu sormuş;
o da, "sanırım bu dengesizlik içeriden delilerden geliyor" diye cevap vermiş. Birinci pilot,
ikinci pilota emir vermiş: "o zaman git ve rahat durmalarını söyle!".
Bunun üzerine delilerin yanına giden ikinci pilot onları susturmayı başarmış.
Birinci pilot ikinci pilota "nasıl susturdun" diye sorduğunda; "ben öğretmen oldum, onlar öğrenci oldular.. uçağın imdat zilini çaldım şu an tenefüsteler.." diye cevap vermiş.

Kaçanları yiyelim

Akıl hastanesinden iki deliyi salıvereceklermiş. Doktorlar kendi aralarında "şunlara son bir test yapalım da görelim akılları başlarına gelmiş mi?" demişler.
Bunun üzerine iki deliyi bir masa başına çağırmışlar. Masanın üzerine bir kavanoz dolusu siyah zeytin, bir kavanoz dolusu da canlı hamamböceği dökmüşler ve:
- "Buyrun beyler, yiyiniz." demişler. Delilerden bir tanesi hemen zeytinlere saldırmış, öteki araya girmiş: - "Önce kaçanları yiyelim, öbürleri nasıl olsa duruyor!"

Akıl hastanesinden iki deliyi salıvereceklermiş. Doktorlar kendi aralarında "şunlara son bir test yapalım da görelim akılları başlarına gelmiş mi?" demişler.
Bunun üzerine iki deliyi bir masa başına çağırmışlar. Masanın üzerine bir kavanoz dolusu siyah zeytin, bir kavanoz dolusu da canlı hamamböceği dökmüşler ve:
- "Buyrun beyler, yiyiniz." demişler. Delilerden bir tanesi hemen zeytinlere saldırmış, öteki araya girmiş: - "Önce kaçanları yiyelim, öbürleri nasıl olsa duruyor!"

şişeleri getirdim

Akıl hastanesinde bir gün, bir deli hasta bakıcıyı yanına çağırır.
"Bana çabuk 5 şişe kola getir" der. Hasta bakıcı buna kızar ve hastaya beş tokat atar ve "al işte kolalarını" der.
Aradan zaman geçtikten sonra yine aynı hasta, bakıcıyı yine çağırır. Bu sefer hasta; hasta bakıcıyı tokatlar.
Bakıcı, "ne oluyor?" der. Hasta cevap verir: - "Şişeleri getirdim abi."

Kurusun

Bir gün doktorlar, tımarhanede yaptıkları araştırmada en akıllı deliyi seçeceklermiş.
Bir gün delilerden biri bahçede bulunan havuza düşmüş ve boğulmak üzereymiş.
Delilerden biri havuza düşen arkadaşını kurtarmaya çalışmış.
Bunu gören doktorlar arkadaşını kurtaran deliyi yanlarına çağırmışlar ve "seni en akıllı seçiyoruz" demişler. Doktorlardan biri:
"Peki kurtardığın arkadaşını çağır da sana teşekkür etsin" demiş. Deli:
"Gelemez ki!" Doktor: "Neden gelemezmiş?" Deli: "Çünkü kuruması için onu astım!"

Mektup

Akıl hastanesinde gezen bir başhekim, bir delinin oturmuş

kağıda birşeyler yazdığını görmüş;

-Ne yazıyorsun?

-Kendime mektup yazıyorum.

-Ne yazılı mektupta?

-Delimisiniz siz... Mektubu almadım ki nerden bileyim içinde

ne yazdığını?

Kola

Akıl hastanesinde bir gün bir hasta bakıcıyı yanına çağırır. "Bana çabuk 5 şişe kola getir" der. Hasta bakıcı buna kızar ve hastaya beş tokat atar ve "al işte kolalarını" der. Aradan zaman geçtikten sonra yine aynı hasta, bakıcıyı yine çağırır. Bu sefer hasta bakıcıyı tokatlar."Bakıcı ne oluyor?" der. Hasta cevap verir. "Şişeleri getirdim abi".

Temel’in çişi

Temel dut gibi sarhoştur...küçük aptesti de gelince meyhanenin tuvaletine gider...tuvalette yanındakilere sorar:

" Ula uşaklar benim elimde bir şey görüyor musunuz?"

"Hayır..."

"Desenize ben donuma işiyorum..."

Temel’in uykusu

Sabah kahvaltısında Fadime Temel'e anlatıyordu:

"Geceki gök gürültüsünü duymadın mı?"

Temel:

"Hayır duymadım..."

Fadime hayretle:

"Nasıl duymazsın?Bir şimşekler çaktı,bir gökler gürledi kiii ...Aman Yarabbi..."

Temel öfkelendi:

"Niye beni uyandırmadın?Benim şimşek çakarken uyuyamadığımı bilmez misin?"

Temel ve elma

Din dersinde hoca Temele sordu:

"söyle bakalım Temel...Adem ile Havva ne zamana kadar cennette kaldılar?"

Temel gayet sakin:

"Sonbahar'a kadar..."

Hoca şaşırır:

"Ne alakası var Temel?"

"Mantık bunu gerektirir hocam...Çünkü elmalar sonbaharda olgunlaşır..."

Temel ve maske

Dursun Temel'e sorar:

"Doktorlar ameliyatta niçin maske takarlar?"Temel bilgiç bir edayla:

"Niye olacak...Yanlış ameliyat ettikleri hasta tanımasın diye..."

temel sıkılmaz

Dursun:

"yahu Temel on yıldır posta memurusun...on yıldır Allah'ın her günü mektup damgalarsın...ne sıkıcı iş bu...bıkmadın mı daha?"

temel:

"neden bıkayım...her gün tarih değişiyor..."

TEMEL’İN KELİ

Dursun Temel'ine zaman görse onun kel kafasına takılırmış...

Yina bir gün Dursun Temel'lın kelını okşayarak:

"Tıpkı benim hatunun poposuna ben zıyor..." Bu duruma artık tahamül edemeyen Temel eliyle kel kafasını elleyerek:"Dogru söylüyorsun tıpkı karının poposu gibi..."

cennet

öğretmen derste çocuklara sormuş: çocuklar kim cennete gitmek ister Temel hariç bütün öğrenciler parmak kaldırır öğretmen Temele sorar: temel sen niye parmak kaldırmıyorsun Temel şu cevabı verir: annem dediki okuldan sonra hemen eve gel..

TEMEL İLE BABASI

TEMEL BİR GÜN OKULDAN GELİR BABASI SORAR "OĞLUM BÜGÜN NE ÖRENDÜN?"

TEMEL: BABACUĞUM BU GÜN HİÇ BİR ŞEY ÖĞRENMEDİM YARIN YİNE GİDECEĞÜM.

Yangın

Temelle Dursun iş için Amerikaya gider ve Itfaiyeci olur.

Birgün Evde bir Yangın çıkar bunlar oraya gider.

Dursun Evin Üçüncü Katından balkondan İlk Çocuğu atar

Temel tutar yere koyar,Ikinci Çocuğu atar

ama Üçüncü Zenci Çocuğu atar Temel bir adım geri çekilir yere atar

sonra aşağıdan Dursuna bağrır:

"Ula Dursun yanmışları değil yanmamışları atsana...!"

MOR GÖZ

OTELİN BİRİNDE MOR GÖZ DİYE BİR HAYALET VARMIŞ. BU OTELE BİR GÜN KOMUTANIN BİRİ GELMİŞ VE BU KOMUTANA CANAVARDAN BAHHSEDİLİR , KOMUTANDA BEN KORKMAM CAVARDAN MANAVARDAN DEMİŞ AKŞAM KOMUTAN TAM YATAR KEN CANAR ÇIKMIŞ ..BEN MOR GÖÖÖÖÖÖZ DEMİŞ KOMUTAN KORKUDAN BALKONDAN AŞŞAĞI ATLAMIŞ.TEMELDE Bİ GÜN O OTELE GELMİŞ TEMELE DE BAHSEDİLMİŞ AMA TEMEL BU DİNLERMİ HİÇ AKŞAM OLMUŞ CANAVAR ÇIKMIŞ ORTAYA BENN MOR GÖÖÖZ DEMİŞ TEMELDE S..TİR GİT LAN GELİRSEM ÖBÜR GÖZÜNÜ DE BEN MORARTIRIM DEMİŞ.

Neydin ne oldun

Temel ile Dursun güzel bir bahar gününde köyün
yüksek bir tepesine çikmislar. Manzaranin keyfini çikarirken
birden Temel’in gözü içerisinde ineklerin otladigi köyün mezarligina ilismis. Dursun’a dönmüs ve:
-Ula Tursun! Sende pirgün öleceksun, sonra seni aha
su mezarluga gömeceguz. Orada topraga karisacaksun.
Sonra ot olarak yeniden büyüyeceksun. Sonra seni su inek yiyecek.
Sonra da seni sçacak.

Bende o pokun yanuna gidecegum ve diyecegum ki "Ula Tursun!!
Neydiiin ne oldin?"
Tabii Dursun önce ne diyecegini sasirmis. Sonra o da Temel’e
dönmüs:

- Ula Temel sende pirgün öleceksun. Seni aha su
mezarluga gömeceguz. Orada sende toprak olacaksun.
Sonra ot olarak püyüyeceksun. Sonra seni su inekler yiyecek. Sonra
seni sçacaklar.

Bende o pokun yanuna gidecegum ve diyecegum ki:

"Ula Temel! Sen hic degismeyeceksun!!

hotel

temel ile dursun bir gün uzun bir yoldan gelir ve hotele ratlarlar içeri girerler danışmadan bir oda isterler ama hotel 100 katlı danışmada onlara 100. katı verir ve başlarlar merdiven merdiven çıkmaya 20-30-40-80-100 derken temelin arkadaşı derki anahatarı şağıda unuttuk

Vampir

temel bir gün wampir arkadaşlarıyla gezmeye gider bitanesi gider aradan 10 dakika geçtikten sonra geri gelir şurda bi ev var görüyon evet işte ordaki iki kadının kanını içtim sıra ikinciye gelir oda aradan 15 dakika geçtikten sonra geri gelir şu bi ev var görüyon işte ordaki adamların kanını içtim sıra bizim temele gelir temel gider aradan 1 saat geçer temel yok 2 saat geçer temel yok 3.saat temel üstü başı kanlar içinde gelir temele sorarlar temel bu halin ne ne olsu sana katliam mı yaptın temel şu evi göreysun evet peki şu direği göreysun evet işte ben onu görmedum!!

NÖBET

Temel askere gider.Askere gittikten iki gün sonra komutanı Temeli ıssız, karanlık, tepede bir yere getirir ve Burada vatanı bekleyeceksin. der. Temel ise şöyle cevap verir , Peki komitanum beni kim bekleyecek

vasiyet

bir gün dursun kasabaya gelmiş bakmış herkes aglıyor sormuş neden hepiniz aglıyosunuz diye muhtar temelin vasiyeti yüzünden demiş dursunda; temelin vasiyeti neydi demiş. muhtarda; temel vasiyetinde beni denize gömün demiş. dursunda ee gömseydiniz demiş. muhtarda; gömdük gömmesinede gömene dek bayagı kişi kaybettik demiş.

Leyla ile Mecnun

Temel Fadime yle tiyatro gişesine gitmiş:

- Pize içi pilet lütfen.

- Leyla ile Mecnun için mi?

- Hayir Fadime yle penum için.

Araba Markası

Bir gün Temel Fransız ve Amerikan bir yarış yapacaklarmış.Yarış; yarışa katılanların seçtikleri arabayla katılkacaklarmış.Yarış ise şöyleymiş, 40 metre ileriden gaza basarak ileri doğru gitcekler 4 metre kala ise firene bascaklar kim duvara çarpmadan durursa o kazanacakmış.Fransız binmiş gaza basmış basmış 4 metre kala bi frene basmış 2 metre kala durmuş.Herkez alkış alkış işte.Fransız fortis diye bağırmış.Sıra Amerikana gelmiş gaza basmış basmış 3 metre kala durmuş herkez yine bi alkış işte Amerarikan da Mercedes diye bağırmış.Sıra Temel e gelmiş.Gaza basmış basmış aniden bi fren yapmış duvara çarpmış.Temel de demiş ki; A.K.A(A..na koduğumun arabası)

Yeni geldim

TEMEL apartmanın onikinci katından düşmüş. Arkadasları hemen gelip sormuşlar:

Ne oldu lan Temel demişler.

Temel de:VALLAHA BEN DE YENI GELDIM demiş.

Suda kalma yarışması

Temel, Dursun, Cemal suyun altında en çok kalma yarışması yapıyorlarmış. Dursun 15 dakika, Cemal 10 dakika durmuş çıkmışlar. 10 saat olmuş 20 saat olmuş Temel in cesadi karaya vurmuş. Daha sonra Fadimeye baş sağlığı dilemişler.

-Üzülme diye teselli etmek istemişler.

Fadime: -Önemli değil yarışı kazandı ya önemli olan o demiş.

Lazın Eczanesi

Lazın eczanesine eli silahlı, yüzü kadın çoraplı iki soyguncu girmiş ve ellerindeki silahi Laza doğrultup:

- Çabuk kasadaki herşeyi ver !

- Özür dilerim, reçetesiz hiçbirşey vermiyoruz.