Siz değerli misafirlerimize Türkü Kervanı harika bir müzik ziyafeti sunan Türkü Kervanı dinletmek için kuruldu.

13 Ekim 2007 Cumartesi

Bad Penny

A bad penny always turn up
My ex-hot shot has showed up
Obviously once bitten twice shy
Been there done that and come back

Heres my greedy kitten
Yearning for more affection
Cant spoil you forever

Now get your act together
Or Ill find someone hotter
I can always do better

Youve still got what it takes
And you play so many games
Youve still got what it takes
For as long as that body shakes

Easy come easy go my boy
Go find yourself some other toy
Stop beating around the bush boy
Knock on someone elses door.

Grup Hepsi nin Weekend Röportajı

Grup Hepsi’nin Blue Jean Weekend Hürriyetde yayınlanan
Röportajı

Eren | Yasemin | Cemre | Güçlin

Hepsi Grubunun patlamasının nedeni ne sizce?

E : Herkeste farklı kokmamızı sağlayan parfüm karışımı sonucunda bir patlama yaşandı bence :)
Y : Toplama bir grup olmadığımız ve çok sıkı dost olduğumuz içindir herhalde
C : Çok çalışkan ve farklı olduğumuz için.
G : Bir ilk olmam ız dans etmemiz Türkiye’ye bu anlamda büyük katkımız oldu, herkez bizden sonra dans eder oldu :), vokal grubu olmamız , çok sesli şarkı söylememiz, değişik şarkılarımızın olması, iyi klipler ve iyi işler yapmak için uğraş vermemiz…

Dördünüzün kimyası uyuyor. Sizce sebepleri neler?

E : çok eski arkadaş olmamızın verdiği, birbirimizi çok iyi tanıma avantajımız var. birbirimizle ilgili çoğu şeyi biliyoruz.
Y : Beraber büyüdüğümüz için bence.
C : bir tastıkta kocuyoruz. sonuç olarak aynı hayatı paylaşıyoruz.
G : Bu bir mucize değil. olgunuz bir şekilde olduruyoruz ve uyduruyoruz. yıllardır beraberiz, stratejiler geliştirdik.

Aşkın formülü sizce nedir?

E : gözlerden ve bedenden çıkan o acaip şeyin (neyse artık o) yakalanıp , tutulup kitlendiği yer
Y : nabza göre şerbet bence
G : Prenses + kurbağa + öpücük + büyü = aşk
C : kızların hepsine katılıyorum bende.

En Çok gitmek istediğiniz ülke hangisi ?

E : İtalya, çünkü fotograflarından gördüğüm ve hakkında duyduğum herşeyi beni daha da meraklandırıyor. Ayrıca ailem dahil italya’ya her giden benim orayı çok beğeneceğimi söylüyor :)
Y : Hawaii ah orası hep sıcak en kötü 25 derece oluyor hava , deniz , kum , güneş , oh mis gibi yani
C : Mısır’a gitmek istiyorum. tarihi beni çok etkiliyor.

Seyahat etmenin en sevdiğiniz ve en sevmediğiniz yanı?

E : yeni bir yer göreceğim için çok heyecanlanıyorum. çünkü her gittiğim her yeni ülkede yada şehirde çok fazla yeni bilgiyle ve yeni fikirlerle geri dönüyorum. sevmediğim tarafı ise dönüşler
Y : Valla bir yerlere gitmeyi seviyorum ama dönüşünü hiç sevmiyorum. giderken midem kötü olsa bile katlanabiliyorum ama dönerken çok huysuz oluyorum.
C : kendimi özgür hissediyorum, bu çok hoşuma gidiyor. sevmediğim yönü ise çanta toplamak zorunda kalmak.heps1.net
G : Kara yolunu tercih ediyorum, uçak yolculuğunu pek sevmiyorum. farklı hayranlarla tanışmakda en güzel yönü

Parayla aranız nasıl? en çok neye para harcarsınız?

E : en çok dvd filmlere para harcıyorum. ikinci olarak giysilere. hep kendime " Yeter, eren artık bir şeyler alma , bu son" diyorum ama olmuyor. çocukluğumdan beri çok iyi para biriktiriyorum. çocukken bile hep paramla istediğimi alma özgürlüğü yaratmışım. hatta yaşım biraz büyüdükten sonra , kendi paramla bütün bir yaz ordan oraya gezerek bile tatil yapmıştım.
Y : Para biriktiriyorum çünkü anneme ev alacağım. En çok çantaya, ayakkabıya ve sanırım benzine harcıyorum.
C : elime ne kadar para geçerse hepsini harcıyorum. bilmiyorum kötü bir örnek ama ne yapalım öğreneceğim.
G : Grupta en çok para biriktirenim, ama çok da harcıyorum. mesela küçük anahtarlık oyuncaklardan bende çok var. Dayanamıyorum her oyuncakçıdan 6-7 tane alıyorum ve onları çantama takıyorum. Birde son zamanlarda topuklu ayakkabı hastalığı başladı. Bu sene giymeye yeni başladım, çok güzelmiş. heps1.net

Sizin için en çok özel olan bir şarkıdan bir kuple söylermisiniz?

E : I know the spades are the sword of a soldiers,
I know that the clubs are weapons of awr,
I know that diamonds mean money for this art,
But that’s not the shape of my heart.
Y : Söylemesem :)
G : 1. Şarkı
Ben bu yüzden hiç kimseden gidemem gitmem
Unutamam acı tatlı ne varsa hazinemdir
Acının insana kattığı değeri bilirim küsemem
Acıdan geçmeyen şarkılar biraz eksiktir
2. Şarkı
Benim küçük sevgilim
ben sana neler yaptım
kızdım sayfalarca
onlar bilmez onlar bilmez
yakar canımı
sanki yoksun gibi
sanki yalanmışız gibi
C : Aklıma birşey gelmedi şimdi. :)

En sevdiğiniz spor hangisi? Neden?

E : Aslında dalga sörfü ama türkiyede dalga sörfü olmadığı için rüzgar sörfü ve çocukluğumdan beri çok fazla istediğim ama dizimdeki sakatlık yüzünden ancak önümüzdeki yıl başlamayı ümit ettiğim snowboard. Öncelikle ikisinin de kolay olmaması beni cezbeden şey. Ayrıca sörf yaparken vücudun her noktasını inanılmaz bir uyum içinde hareket ettirmeye çalışmak gerekiyor ve denge çok önemli. deniz üzerinde olmaz , beni bu spora çeken en önemli şey. heps1.net
Y : Yüzme, çünkü özgürsünüz
C : Hepsini seviyorum, seçmedim.
G : Pek sporcu değilim. böyle bir soruda modern dans, yoga, pilates derim; hayatım bu.

Ergenlik döneminde yaşadığınız en büyük sıkıntı neydi?

E : Galiba ben ergenlik dönemini yaşamadım hatta sivilcelerim bile daha yeni çıkmaya başladı :) sıkıntı hiç çekmedim.
Y : Sivilcelerim
C : Öyle bir sıkıntım olmaı
G : Protein ağırlıklı sağlıklı sporcu rejimi yapmak böyle bir yaşam tarzını benimsemek bana biraz sıkıntı yaşatmıştı.

İçinizde en fotojenik olan kim ?

E : Bilmem siz söyleyin
Y : Eren
C : Yasemin
G : Yasemin diyeceğim ama dilim varmıyor. Çok komik çıkan fotoları var, güncel hafızamda

HEPSİ MEVSİMLERİ

Herkes kendini bir mevsime benzetse kim ne olurdu ve hangi olumlu ve olumsuz özelliklerini alırdı o mevsimin


GÜLÇİN:Ben sonbahar olurdum.Çünkü herhangi bir negatif etkide hemen kapatıyorum havamı!Bulutlarım geliyor ve arkasına saklanıyorum.Soğuk rüzgürım esiyor.Ama genelde ılık bir insanımdır.Hep gülerim.

CEMRE:Yaz olurdumHerkesin kendini özgür hissettiği bir mevsim çünkü.

YASEMİN:Yaza benzetirim.Sıcak,serin,hareketli ve heyecanlı.Zaman zamanda kurak.

EREN:İlkbahar.Havalar güzeldir,ama her zaman değil.Arada yağmur yağmalıki ,toprak beslensin.

Yasemin hakkında bilinmeyenler

yasemin yürük 21 eylül 1986 doğumlu başak burcu sevgilisi var küçüklüünden beri sahne ile ilgili bi meslek yapıcaını biliomuş aileden gelen bişeymiş tiyatrocu olmak istiomuş ama klasik baleye geçince dansçı olmaya karar vermiş en son gittii film dünyalar savaşı hayatının filmi armageddon muş en son okuduu kitap da vinci şifresi marka tutkunu diil ama ayakkabıda markaya önem verirmiş en son dans ayakkabısı almış nike dan yaseminin okulu kadıköyde istanbul üniversitesi devlet konservatuarıymışşşşşşş :DDDD nese caddede bildii tek yer şaşkınbakkalmış başkada hiç bi yer bilmiomuş sokakları çok karışık geliomuş caddeyle ilgili bi anısı varmış bikaç sene önce orda bi mağzaya girmiş avrupa tarafında öle katlı mağzalar yokmuş o zamanlar henüz annesiyle beraber çok güzel kıyafetler varmış sonra ikinci gittiinde öörenmiş orasının zara olduunu ilk zaranın orda açıldıını biliomuş bağdat caddesiyle ilgili bide yasemin 20 yaşına girdi ideal sevgilisi ukala olmamalıymış,ona güvenmeli yasemininde ona güvenmesi gerekli tabi karakteri oturmuş olmalı iki yüzlü olmamalı dio biraz kıskanç olmalı ama çok olması boğar dio yasemin kıskançmış ama belli etmezmiş içinde kalırmış bi çocukluk anısı var bi kere köpeğiyle beraber uyumuş balkonda büük bi kulübesi varmış sürekli havlıomuş susması için yanına gitmesi gerekiomuş kulübeye girmiş çıkınca gene havlamış oda kulübede onla birlikte uyumuş sabaha kadar sabah uyandıı köpeği yalıomuş onu en çok bi ekmek yiyebilirmiş yemek yemeği çok seviomuş en çok balık ve tavuk severmiş sebzelerden brokoliyi sevio onun dışında anneannesinin yaptıı ayşekadın fasulyeyi ve zeytinyağlı dolmayı yemek yapabilio makarna yapmış ve deişik tarzda sos yapabiliomuş bide bezelye yapmış mutfakta yemek yaparken kimsenin ona karışmamasını istermiş yumurtadan,nanenin taze yapraklarından ve patlıcandan nefret edermiş gece hayatını ve taksimi çok sevio taksimin karışıklıı hoşuna gidiomuş ama genelde gündüzleri.internetle baya haşır neşirmiş seviomuş interneti

Yasemin Tam bir kolakolik..Neredeyse Sabah kahvaltısında bile kola
içiyormus Fakt konservatuardan dolayı farklı bir beslenme durumları war.Bale için sürekli ince olmaları gerektiği için kolayı azaltmaya çaLışıyor..baknz(kola zararLıdır ) Ayrıca Balıklı her yemegi seviomus..tavuk..kırmızı et we işkembe çorbası da Yaseminin sewdiklerinden
biri elini burnuna gtürürse Yasemin'de hemen gtürürmüş böylede garip bi özelligi var
yaprak naneden ve yumurtadan nefreet edior.. Çok güzel,çeşit çeşit Soslar hazırlayabiliomuss.. ayrıca makarnada yapmıs yasemin
Akrabalarına acaip deger veriomus..Sevdiği we değer verdiği insanları kaybetmekten çok korkuyormuş.
Sebnem Ferah'ın "can kırıkları" albümü Yaseminin Favori albümü..
O enfes sesiyle bir cok reklam jingle'ları seslendirDi
YaseMin Armagedon filminin son sahnesinden cok etkilendigini sölüor.

bİr Erkekte ilk önce Gözlere ve dişlere bakarmıs...dişler yasemin için cok önemliymiş
Yasemin duygusal ama romantik Diilmiş
Hiç aldatmamıss ama Bir kez aldatılmıs @ _Şuan sanırım 6 aydır süren bir ilişkisi war..Daha uzun da olabilir..Bu konu hakkında ne siz bir şey sorun ne de ben cewapliyim

annesinin en sevdigi yemegi brokoliymiş ..bir de annesi yemekten çok güzel kek yaparmış.
HEPSİ'yi kalıcı yapabilmek Tek arzusuymus!!!!modifiye arabalara ilgisi var ..Müizk we dans dışındaki en büyük tutkusu arabayla uzun yolculuk yapmak.
1. albümdeki en sevdigi sarkı NEDENİNİ SORMA. aLbümdeKi en sevdiiği şarkı ise Olmaz böyle şey..
cocukken lakabı Maşacı'ymıs Çok esmer oldugu için okuldaki arkadasları ve ögretmenleri maşacı die hitap ediolarmıs yasemin'e.Ortaokulda en sevmedigi Ders İNKİLAPmıs

Notları hiçbir zaman kırk olmamıs ama normal bir ögrenciymiş çok yaramazmıs ve Ceza alırmıs..


21 Eylül 1986
İstanbul'da doğdu
Başak burcu
Kola,balık,et,tavuk ve çikolata en sewdiği yiyecekler
Nane ve yumurtayı hiç sevmez
Mor en sevdiği renk
61 kilo
Kenan doğulu,Madonna,Şebnem ferah,Tarkan en cok dinlediği sanatçılar


BİLİNMEYENLERİ
Yasemin annesi ve anneannesiyle yaşıyor.Babasının 2. eşinden erkek kardeşi var.Adı Meriç.2 yaşında.
Araba park edemiyor.Sürücü kursuna gidiyorr.
Ortaokuldayken dişine tel taktırmış
Küçükken cemreyle çete gibilermiş bütün okul onlardan korkarmış
Cok güzel çeşit çeşit soslar hazırlayabiliyor
Başı ağrıdığında hemen ilaca saldırdığı için bu yaşta gastirt olmuş
Çok esmer olduğu için okulda öğretmenleri ve arkadaşları 'maşacı' diye hitap ediyorlarmış
En sevdiği meyve üzüm
Lisedeyken cok yaramazmış ılgın die bir arkadaşıyla birlikte hep ceza alırlarmıs
Simetri takıntısı var
Biri elini burnuna götürdüğünde kendide götürüyor
Yasemin cok çabuk ağlar ve duygu sömürüsü yapar
2. adı DAMLA
Bi kere oyun oynarken enstrman olarak çaldığı tefi arkadaşının kafasında kırmış
Konsere veya tv ye cıkmadan önce mutlaka sevgilisini ararmış
Bel fıtığı var

arabaları sever yumurta ve nane den nefret eder.
içinde balık olan her şeyi yer..
en sevdiği renk mordur..

Yasemin'in anketi

YASEMİN YÜRÜK
DOĞUM TARİHİ:21 EYLÜL 1986
DOĞUM YERİ İSTANBUL
EĞİTİM:LÜTFÜ BANAT İLKÖĞRETİM OKULU MİMAR SİNAN GÜZEL SANATLAR ÜNİVERSİTESİ DEVLET KONSERVATUARI BALE BÖLÜMÜ
EN SEVDİĞİ YİYECEK VE İÇECEKLER:KOLA,BALIK,ET,TAVUK,ÇİKOLATA
HİÇ SEVMEDİĞİ YİYECEK VE İÇECEKLER:NANE VE YUMURTA
BURCU:BAŞAK
LAKABI:MAŞACI VE ARABACI
EN SEVDİĞİ RENK:MOR
DİNLEDİĞİ SANATÇILAR:KENAN DOĞULU,ŞEBNEM FERAH,TARKAN VE MADONNADIR.
KİLOSU:61
BOYU:1.60
GRUBUN KIZIL DİLBERİ,EN ANNE RUHLUSU,EN GÜZEL BURUNLUSU SON OLARAKTA EN KÜÇÜĞÜ.....
ARABA PARK EDEMİYOR BU YÜZDEN SÜRÜCÜ KURSUNA GİDİYOR.
ORTA OKULDAYKEN DİŞ TELİ TAKMIŞ.
YASEMİNİN KARDEŞİ MERİÇ.
ÇOK GÜZEL ÇEŞİT ÇEŞİT SOSLAR HAZIRLAYA BİLİYORMUŞ.
HİÇ ALDATMAMIŞ AMA BİR KEZ ALDATILMIŞ.
BAŞI AĞRIMAYA BAŞLADIĞINDA HEMEN İLACA SARILDIĞI İÇİN DAHA BU YAŞTA GASTRİT OLMUŞ.
ÇOK ESMER OLDUĞU İÇİN OKULDAKİ ARKADAŞLARI VE ÖĞRETMENLERİ YASEMİNE MAŞACI DİYE HİTAP EDİYORLARMIŞ.
LİSEDEYKEN ÇOK YARAMAZMIŞ ILGIN DİYE BİR ARKADAŞIYLA HEP CAZA ALIRLARMIŞ.
GRUBUN EN ENERJİĞİ VE ZIPPIRIYMIŞ.
BEL FITIĞI VARMIŞ.
PALAKASININ İLK BÖLÜMÜ YY YANİ YASEMİN YÜRÜK.
BUNDAN YAKLAŞIK 1 YIL ÖNCE YASEMİN MERT ADINDA BİR ÇOCUK İLE ÇIKIYORDU.İMZA GÜNÜNE GİDERKEN VE KONSERE ÇIKARKEN HEP SEVGİLİSİNİ ARARMIŞ.YALANSA BİLEMEM AMA DUYULANLAR BU.
YASEMİN ANNESİNE KIZDIĞI ZAMAN ANNESİNİN YASTIĞININ ALTINA ISPANAK KOYARMIŞ.
GÖBEK ADI:DAMLA

Yasemin hakkında bilinmeyenler 2

20 yaşında başak burcu İstanbul üniversitesi devlet konservatuarı klasik bale 2. sınıfta okuyor yaseminin 1 yaşında Meriç adında bir erkek kardeşi var ilk albüm çıkmadan önce babası değil albüm çıkaracaklarına albümdeki sesin onun olduğuna bile inanmamış.Anneannesi klipte giydikleri göbeği açık kıyafetlerle ver renklerle filan takarken,onu baleye yönlendiren ise eski tiyatrocu olan dedesiymiş. Yasemin ağırbaşlı mantıklı güvenilir ve uyumluymuş ama sinirlenmesi fena oluyormuş.Eren’e göre Yasemin yumuşak başlı biri korumacı yapısı gergin ortamları yumuşatması ve konuşurkenki yumuşaklığı sebebiyle birlikteyken bir huzur havası yaratırmış.Cemre’ye göre bazen senden yardım isteyip sonrada senin dediğini dinlemeyen bir tip ama sevdiği bir özelliği varmış oda haksız olduğu zaman çabuk kabullenmesiymiş.Gülçin’e göre Yasemin’e karşı çok şevkatli konuşmak gerekirmiş çünkü kolayca yanlış anlayabilirmiş ve alınabilirmiş.Araba takıntısı varmış doğum günü pastası bile arabalıymış.Kızlar diyor ki Yasemin çok kolay ağlar.Bazen sırf şımarıklıktan ağlar.Duygu sömürüsü yapar.Yasemin kolay aşık olmaz.Bir kapıyı kapatır ve bir daha asla açmaz.Yasemin tam bir kola tutkunu kahvaltıda bile kola içiyormuş kola içmeyince midesi bulanıyormuş.Bazen okulda bale dersi iyi gitmeyince ağlıyabiliyormuş.Grubun en enerjiği ve zıpırıymış.(TABİKİ CEMREYLE BİRLİKTE) Favori albümü Şebnem Ferah’mış.(Benim gibin=]] ) diş fırçası mormuş =)))) en çok görmek istediği ülke Hawai’miş.Balıklı her şeye bayılıyormuş.Sabah yataktan kalkar kalkmaz telefonuna bakarmış.Kahvaltıda nutella olmazsa hiçbir şeye benzemezmiş.Günün en iyi hissteği saati 16:00 ve 21:00 arasıymış.Odasındaki en değerli şeyi yatağı ve müzik setiymiş.Yıllardır bıkmadan mavi-sarı spor ayakkabılarını giyiyormuş.Telefonla konuşmak onun için bazen sıkıcı demekmiş.Yasemin’e göre çileğe en çok yakışacak sos kremaymış=).Justin Timberlake’le tanışsa ilk soracağı şey Hamza’yla nerde tanıştınız olurmuş.Canlı yayında olabilecek en rezalet şey dans sırasında şaşırıp yere kapaklanmak ve müziğin kesilmesi olurmuş.Hayranlarının en çok sadık olmalarını seviyormuş.Annesinin pişirdiği en güzel yemek kekmiş.Müzik ve dans dışında yapmaktan en çok zevk aldığı şey arabayla uzun yolculuk yapmakmış.Yasemin asla yumurta ve nane yemezmiş.Yasemin’e göre kıskançlık sevginin bazı duygularının dışa vurmasıdır.Bu aralar en çok kendi albümlerini ve Rihanna dinliyormuş.Yasemin’e göre spor yapmak vücudu dinç tutmakmış.Gece yatmadan önce mutlaka dişlerini fırçalarmış saatini kurarmış annesini öpermiş ve Canıma dediği kişi kim bilmiyorum ama onu mesaj atarmış

NOT:Yasemin’e göre yazısı hep kötüymüş(Bence o kadar kötü değil) Her zaman yazısından dolayı düşük not alırmış

yaseminin sahne ile ilgili yeteneği ailesinden geliomuş önceden tiyatrocu olmak istiomuş ama klasik baleye geçmiş en son gittiği film da vinci şifresiymiş hayatının filmi armagedonmuş en son okuduğu kitap da vinci şifresiymiş ayakkabıda markaya önem verirmiş istanbul üniversitesi konservatuarında okuomuş vakti olduu zaman grup üyeleriyle modaya gidiomuş yada caddeye.makyajını kendi yapıomuş ideal sevgilisinin ukala olmamasını kendisine güvenmesini kendisininde ona güvenmesini karakterinin oturmuş olmasını biraz kıskanmasını istiomuş ama fazlası boğarmış kıskançmış ama belli etmez içinde kalırmış

en son dünyalar savaşına gitmiş hayatının filmi armageddon muş sonu onu çok etkilemiş en son okuduğu kitap da vinci şifresi marka takıntısı yokmuş sadece ayakkabıda varmış en son nike tan dans ayakkabısı almış okulu kadıköy istanbul üniversitesi devlet konservatuarı bağdat caddesinde sadece şaşkınbakkalı bilio sokakları inanılmaz karışık geliomuş ona caddeyle ilgili hatırladıı bi anısı var bikaç sene önce orda bi mağzaya girmiş öle henüz büük katlı maazalar yokmuş annesiyle bi üst kata çıkıomuş çok gzl kıyafetler varmış snra öörenmiş ki zara die bi yermiş ilk zaranın orda açıldıını biliomuş 20 yaşında ideal sevgili ona göre ukala olmamalı ona güvenmeli yasemininde ona güvenmesi gerekio karakteri oturmuş olmalı ikiyüzlü olmamalı biraz kıskanmalı ama çok diil dio snra kndiside kıskanırmış ama içinde kalırmış sinirli olduunu belli etmesmiş ama snra bi anda patlarmış bi anısı var:Ben bir kere köpeğimle birlikte uyumuştum. Bizim sibirya kurdumuz vardı o zaman daha ona yer yapamamıştık bahçede... apartmanda bakıyorduk bir süre, balkonda kocaman bir kulübesi vardı. Motosiklet geçtiğinde sürekli havlıyor, susması için yanına gitmen gerekiyor... yani ben kulübeye girdim onunla, kulübeden çıkınca yine havlamaya başlıyordu ve ben kulübede onunla birlikte uyudum sabaha kadar. Sabah uyandığımda yalıyordu beni o şekilde uyanmıştım. Çokta büyük, ben de küçüğüm en çok bi ekmek yermiş

Yaseminimi en çok kızdıran şey burnuna dokunulmasıymış...
lisede tel takmış dişlerine

Grup hepsinin dertleri

Şarkilari, tarzlari ve sovlari ile cok konusulan Hepsi kizlari, Cosmopolitan dergisine kendilerini anlatti.
Aslinda hepsi birbirinden o kadar farkli ki...
Gülçin, birini sonsuza dek sevecegine inanmadigi icin evlenmekten korkuyor.
Cemre`nin sıkıntısı, herkesin onu hala kucuk kiz gibi gormesi.
"İnsan kendini yalniz birakmaya zaman ayirmali" diyen Eren, kalabaliktan yana dertli.
Yasemin ise siginacagi, guvenilir bir liman arayisinda.


Bir dedikodu programında hepsi grubu Eren'nin sevgilisini ağızlarından kaçırmışlar.Eren'nin sevgilisi 1.Kaset teki "Yalan" klibinde oynayan genç.

hepsi 1 dizisi merak edilen sorular ve cevapları

Sevgili Hepsi 1 Severler,

Öncelikle dizinin bitip bitmeme konusu. Dizi Ramazan ayının sonuna kadar devam edecek. Ama ondan sonra ne olacağını daha senarist arkadaşımda bilmiyor, işler karışık. Hepsi 1 out, Buzda Dans in mi olur yoksa günlerde değişiklik mi olur? Ama günlerde değişiklik yapmak yetmiyor, neticede belli bir sistem var ve yeni bir program geliyorsa mutlaka bir başka program veya dizinin kalkması gerekir. Ve maalesef kalkacak program olursa listenin başında Hepsi 1 var...

Diğer bölümlere gelince, bu dizinin ne zaman biteceği belli olmadığı için tam bir düzen yok senaryoda. Eğer 3 bölüm sonra "final yapın" denme olasılığı olduğu için olaylar biraz kontrolümüz dışında gelişiyor. Ama denmezse, inanın çok heyecanlı bir dizi geliyor karşınıza.

Ayrıca çok uzun süredir bir çok forumda konuşuluyor, dizide oynayıp olacak olan ama oynamayan. Evet ne yazık ki oldu. Öncelikli ilk planlarımızdan birisi, dizide kızların bir tane kız veya erkek kardeşinin dizide rol almasıydı. Neticede bu bir dizi ama çok uygun bir kişi bulamayınca ve zaman sorunu ortaya çıkınca kardeş karakteri diziden çıktı.

Gelecek bölümlere gelince, dediğim gibi senaryo tam anlamıyla söyleyemem çünkü her an herşey değişebilir açıkladığım gibi. Ama şunu söyleyebilirim, kızları çok zor günler bekliyor. Yasemin ile Alp arasında bir şeyler yaşanmayacak (tabii arkadaşım son anda fikrini değiştirmezse . Ama Yasemin ile Korkut'un arasında çok kısa bir sürede olsa soğuk rüzgarlar veya bir ayrılık yaşanacak bu kesinleşti.

Gülçin, attığı tokattan sonra çok pişmanlık yaşayacak. Mert çok zor durumlara girecek, evde resmen psikoloji çökmüş birisi olarak akli dengesini yavaş yavaş bozmaya başlayacak. Gülçin ile Mert %90 barışacak ama dizi bu ay sonu bitmez ise, Mert ve Gülçin daha çok uzun süre acı çekecek.

Cemre, aralarında en kısa sürede ilişkisini düzeltecek kişi. Ama Emre'nin yanında fragmanlarda gördüğünüz kişi devamlı aralarında soğuk rüzgarların çıkmasına sebep olacak

Eren'e gelince. Eren'in çok uzun bir süre Barış'la barışmasını beklemeyin. Hemde çok uzun süre, hatta Final yapılsa bile barışması çok zor. O biraz buruk bir sevinç ile bitebilir. Ayrıca belirsiz bir kısır döngü. Barış, Teoman. Mert ile yaşandığı gibi ciddi tartışmalar yaşanacak.

Kızların albüm olayına gelince, o bir süre yan konu. Kızların albüm olayı eğer final bu ay yapılmazsa ve 1 sezon uzatılırsa dizi (yani yaz dizisi olarak sona ermezse) herhalde albüm kızlar için çok uzun bir süre bir hayal olarak kalacak

Size birazda kamera arkası hakkında bilgi vermek isterim. Sanırım baya meraklısınız bu konuda

Cemre, aşırı sevimli bir insan. Dizide biraz şımarık gibi dursada, gerçek hayatta tam tersi. Ayrıca dizide olduğu gibi Emre (Cem Avnayim) ile araları gayet iyi, ama dostane olarak

Gülçin, saman altından su yürütüyor vallahi. Çok şeker ötesi bir insan, birde şu Türkçe'sini düzeltse... Kızın konuşma hataları yüzünden bir sahne 10 kez tekrarlanıyor yahu

Yasemin, en deli dolu olanı belkide Korkut'la araları çok samimi değil, ama Barış yani Erman ile çok iyi dostlar.

Eren'e gelince, ne kadar yemeğe düşkün bir insandır.Gülçin "ben çok oburum yaa" diye sızlansada, Eren'in ondan eksik yanı yok ne yalan söyleyeyim. Kamera arkasında çekim yokken devamlı ya elma yiyor yada meyve suyu içiyor.

Korkut, Mert, Emre, Barış vs bu karakterlerde Playstation turnuvaları düzenliyor, yada arada çıkıp hava almaya gidiyorlar. Bir arkadaş küfür konusundan bahsetmiş. Evet oluyor baya Ben kızların kendi başlarına kaldıklarında aşırıya kaçmadan argo kelime kullandıklarını duydum Ama Korkut ve Emre gerçekten fena küfürbazlar.

Eğer isterseniz, dahada gelip devamlı bahsederim bu tip şeylerden. Ayrıca, dizide oyuncu alımları yapıldı doğru. Ama belli olmaz, bu diziye girip çıkan çok oluyor. Eğer gerçekten oynamak istiyorsanız, mutlaka başvurun. Teoman karakteri örneğin, kendisinin başvurusu üzerine seçilmiştir.

Hepsi 1'i kaçırmayın arkadaşlar... İyi Eğlenceler..!
Alıntıdır..

Grup Hepsi roportaj ve resimleri

Hepsi Grubu
4 Birbirinden güzel ve şirin kız... Bir de güzel sesleri, kıvrak ve şölensel dansları biraraya gelince; seyre doyum olmayan ve ülkemiz müzik tarihinde biraraya gelmiş bayan grupların asla yakalayamamış oldukları bir başarıyı resmediyorlar. Hepsi Grubu, kuruldukları ve ilk şarkılarının namelerini kulaklarımıza mırıldanmaya başladıkları tarihten itibaren geniş kitlelerce beğenilen nadir gruplardan. Ve bu beğenimiz (gerçi tescile ihtiyaç yok) MTV müzik televizyonu tarafından da tescillendi desek yeridir.

İşte size birbirinden güzel dört bayan; �Hepsi� ile sımsıcak bir söyleşi...

Siz klasik sorulardan sıkılıyorsunuz galiba öyle bir duyum aldık. (gülüşmeler)
Soru olarak bagdatcaddesi.net�den soru soran arkadaşlarımız var; onların sorularını ilk önce yanıtlayalım. Sonra sohbet edelim. Sohbet sırasında ilginç bir şeyler buluruz aradan tamam mı?

H.G: Tamam

Siteden sorular: Çocukluğunuzda böyle bir yere geleceğinizi hiç düşünür müydünüz? Yada çocukluğunuzdaki hayalleriniz nelerdir? Tuba Demir sormuş.

Gülçin: Ya tabi ki düşünüyorduk. Herkesin sen ne olacaksın dedikleri zaman, zaten mikrofon olarak, her tür silindir şeklindeki eşyayı alıp şarkı söylemeye çalıştığım için böyle bir hayalim vardı yani.

Eren: Benim çocukluk hayalim çok komikti. Ahçı olmaktı. Ama bu çocukluk hayaliydi. Sonra, ortaokul yıllarına geldiğimizde tabi ki hayalimiz böyle bir grup olmaktı. gerçekten� Ama proje başladığında da bu kadar tepki alacağımızı çok kısa zamanda buraya geleceğimizi tahmin etmiyorduk.

Yasemin: Benim de mutlaka sahne ile ilgili bir şey olacağı kesindi, çünkü aileden gelen bir şeydi sonuçta. Tiyatrocu olmayı istiyordum. Ama daha sonra klasik baleye geçince dansçı olmaya karar verdim. Hep değişti bu fikir ama sonradan şarkıcılıkla dans bir arada olunca bu gurup kuruldu ve şimdi buradayız. Güzel yani.

Cemre: Zaten başından beri bunu istiyordum. Tabi klasik bale okuduğum için yani onda da sahne almak iyi ama, başından beri bunu istiyordum. Buraya geleceğimizi tahmin ediyor muyduk derseniz; biraz ukalalık olacak ama, ben ediyordum yani...

Tuba�ya teşekkürler. Muammer Çavuşoğlu demiş ki; Kıbrıs�a gelecekler mi?

H.G: Kıbrıs�a gideceğiz.

H.G: İyi ki sormuş... Kesinleşti 8�inde Kıbrıs�tayız. Cevabı çok kısa oldu bu sorunun ama� (gülüşmeler)

Gökhan Konaş demiş ki; başarılarında bayan ve güzel olmalarının payı onlara göre yüzde kaç?

H.G: Buna toplu cevap verelim isterseniz? Tek tek yüzde vermeyelim.

Eren: Bayan olmamız şu şekilde algılanabilir. Hani yalnızca bayan olduğumuz için değil ama, kız gurubu hani ilk defa bu şekilde bir şey yaptığı için ilgi çekmiş olabilir mesela. %30 olabilir. Bayan olmamız ve dört kişi olmamız bence %30 olabilir.

En son gittiğiniz film?

Yasemin: Eee ben gittim� (gülüşmeler) Dünyalar Savaşı�na gittim çok güzeldi.

Eren: Hatırlamıyorum. Neden hatırlamıyorum çünkü ben her gün birkaç film izliyorum. Yani sinema dışında da. Ne izlediğimi gerçekten hatırlamıyorum. Çok fazla film izliyorum. Hangisi en son film hiç hatırlamıyorum.

Cemre: Angelina Jolie ve Brad Pitt. Ms&Mr Simith.

Hayatınızın filmi?

Eren: Hayatımın filmi. Büyük Umutlar.

Yeni versiyonu mu?

Eren: Evet.

Gülçin: Hayatımın filmi diyemem.Zaten çok fazla film izlemeyi sevmiyorum. Eren gibi ilgim yok. Ama dans filmlerini izlemeyi daha çok seviyorum.

Cemre: Ya ben, şimdi pek film aklıma gelmedi düşün düşün� Genel olarak Angelina Jolie izlerim; çoğu filmini seviyorum ben. Hayatımın filmi... ımm... (gülüşmeler) Pek bir şey aklıma gelmiyor şu anda.

Yasemin: Benim biraz saçma gelecek insanlara ama Armagedon olabilir. Filmin son sahnesi beni çok etkilemişti. O olabilir.

En son okuduğunuz kitap?

Yasemin: Da Vinci Şifresi.

Gülçin: Ben de en son Da Vinci Şifresi�ni yarıda bıraktım. Sonlarına biraz gelmiştim bıraktım okumadım.

Neden yarıda bırakılıyor bu kitaplar?

Gülçin: Çünkü vakit yok.

Cemre: Zamanımız yok. Normalde ben çok fazla kitap yani yazın özellikle onlarca kitap okurum ama yani şey olmuyor böyle zaman�.

Marka tutkunuz var mı?

Yasemin: Yok ama ayakkabıda önem veririm mesela öyle diyeyim.

Mesela en son ne aldın?

Yasemin: En son ne aldım ya ben? Dans ayakkabısı aldım en son. Nike�dan aldım. Hepimiz aldık. (gülüşmeler)

Eren: Marka takıntım yok ama orijinal şeyler giyinmekten hoşlanıyorum. Genelde herkesin üstünde olan moda gibi herkesin üstüne yapışmış giysileri sevmiyorum. Orijinal şeyleri daha çok seviyorum.

Gülçin: Marka takıntım yok ama sevdiğim bir stil var tabi. Her markanın bir çizgisi oluyor. Benim de sevdiğim bir çizgi var tabi ki. Adidas seviyorum ayakkabıda özellikle. Onun dışında böyle çok tercih ettiğim kesin budur dediğim bir şey yok.

Cemre: Benim marka takıntım belli bir marka yok. Bazı genel olarak beğendiğim markalar var onların çoğu ürününü beğeniyorum yani tam benlik diye. Ama genelde her şey değil; bazı ürünlerde gidip özel üretim olan şeyleri bulurum; bunun her bedeninden şu kadar var, onları özellikle alırım... severim öyle tek tük olan şeyleri.

Peki Bağdat Caddesi hakkında ne biliyorsunuz? Karşıda hiç yaşadınız mı? Gezip gördünüz mü?

Cemre: Anneannem oturuyor orada. Fakat şey, ben normalde Etiler�de oturduğum için Bağdat Caddesi�ni bilmiyorum, bana biraz karışık geliyor. (gülüşmeler)

Bağdat Caddesi mi karışık geliyor?

Cemre: Büyük yani orası, güzel ama... ne bileyim�

Yasemin: Benim okulum orada. Kadıköy�de. İstanbul Üniversitesi Konservatuarı. Orada okuyorum... vaktimiz olduğu zaman Moda�ya gidiyoruz yada Cadde�ye... Cadde�de tek bildiğim yer Şaşkınbakkal. (gülüşmeler) Başka da hiçbir yeri bilmiyorum. Birkaç yer biliyorum ama inanılmaz karışık geliyor sokakları bana. Bana diyorlar ki orada yaşayanlar, sizin taraf daha karışık. Aslında değil, oradaki sokaklar birbirlerine çok benziyor çünkü; çok karışık geliyor bana.

Cemre: Bağdat Caddesi derli toplu olması açısından çok güzel bence. Yani mesela bir mağazayı bulabilmek için Etiler�den Bebek�e iniyorsunuz falan... Bağdat Caddesi�nde hepsi var. Bütün alışveriş merkezlerindeki mağazaların hepsi var; o açıdan çok güzel, ama yine de çok iyi bilmediğim için karışık geliyor.

Eren: Benim de hayatım hep Avrupa yakasında geçti. Karşıda da bir tek Cadde�yi biliyorum ve arabayla karşı tarafta her zaman kaybolurum. Bir tek arabaya binip Cadde�ye gitmeyi biliyorum. Başka hiçbir şey bilmiyorum. Cadde çok rahat bir yer bence. Gittiğim zamanlarda her şey süper. Dümdüz bir cadde ve ben ara caddelerinin de çok rahat olduğunu düşünüyorum. Çünkü bence hepsi birbirine paralel ve mantıksal olarak karışık değil.

Ama bu kavramı duymuşsunuzdur en azından. Bağdat Caddesi�nden yaşayanlar hakkında edindiğiniz fikriniz var mı? Etiler insanlarına benziyorlar mı mesela?

Cemre: Mesela Bağdat Caddesi kızları için diyorum ki; ya bunların hepsi nasıl bu kadar bakımlı ve güzel olabilir? hepsi güzel! (gülüşmeler) Ne kadar kızın yanından geçiyorsam hepsi güzel, manken gibiler... Bağdat Caddesi�nin kızları güzel oluyor onu biliyorum.

Eren: Bir de şeyi biliyorum, araba olayını. Orada arabalarla hızlı giderlermiş, arabalarla gezerlermiş onları da biliyorum. (gülüşmeler) Bir de çok kalabalık oluyormuş haftasonu ve hava güzel olunca.

Cemre: Marks&Spencer�ın önünde toplanıyorlarmış dimi Yasemin? Buluşma noktası falan varmış onların. Arabayla gezen gruplar, mesela sahil tarafındaki Mc Donald�s ın orada toplanıyorlarmış öyle biliyorum. (gülüşmeler)

Yasemin: Ben şeyi hatırlıyorum Cadde ile ilgili... Birkaç sene önce orada bir mağazaya girmiştim. Daha küçüğüm. Avrupa tarafında öyle büyük katlı mağazalar yok henüz. Annemlerle beraber, böyle kat kat çıkılıyordu mağazaya ve çok da güzel kıyafetler vardı. Sonra ikinci girişimde öğrendim ki Zara diye bir yermiş. İlk Zara orada açılmıştı onu biliyorum...

Gülçin: Bakımlı insanlar olduklarını biliyorum, böyle diyeyim. (gülüşmeler)

Bu arada yaşlarınız kaç?

Gülçin: 20 yaşındayım 85 liyim.

Cemre: 20

Eren: 21

Yasemin:19

Mesela bugün makyajlarınızı siz mi yaptınız? Siz mi yaparsınız? Makyaj eğitimi aldınız mı?

Yasemin: Ben bugün kuaföre gitmedim. Kendi kendime yaptım her şeyi. Saçıma da fazla şey yapmıyorum artık... konserlere çıkarken bazen kendim yapıyorum, daha kolay ve daha pratik. Doğallıktan yana daha çok yakışıyor açıkçası bana kendi halinde bırakmak. Makyajımı da kendim yaptım. Bugün aslında Erenle biz gitmedik kuaföre üşendik. Biz kendimiz yaptık.

Eren: Makyaj eğitimi almadık. Ama artık suratımıza makyözler çok fazla makyaj yapa yapa kendimize en çok yakışanı yavaş yavaş bulmaya başladık. Bir de makyaj nasıl yapılır yavaş yavaş biz de. Ben de bugün kuaföre gitmedim. Zaten saçlarım normal, yani makyajı da kendim yaptım. Birde sürekli kuaföre gidip makyaj yaptırmak... hani gerek yok diye düşünüyorum.

Gülçin: Bu arada ya şey; biz hep beraber küçüklüğümüzden beri, sahneye çıktığımız için, kendi makyajlarımızı ve sahne makyajımızı kendimiz yapmak zorunda kalıyorduk. Bu sahne makyajı başka bir şey ama, ben öyle bir şey ki bazen özellikle rimel sürerken batırıyorum ve kendim yapmamayı tercih ediyorum o yüzden; ben de bugün kalkıp kuaföre gittim yani. (gülüşmeler)

Cemre: Ben istesem makyajı düzgün şekilde yaparım ama artık saç ve makyaj yaptırmak istemiyorum. Hiç hoşuma gitmiyor saç ve makyaj yaptırmak elimde olsa hiç makyajsız şekilde çıkıcam rahat rahat, ama olmuyor yani.

Erkek arkadaş mevzusuna girelim mi?

Menejer: Ben söyleyeyim, Cemre'nin yok, Gülçin'in yok, Eren'in var, Yasemin'in yok. (gülüşmeler)

İlişkinden memnun musun? Ne kadar zamandır�

Eren: Çok memnunum. İki sene. Çok memnunum çok mutluyum, huzurluyum.

O ne yapıyor? Nasıl biri?

Eren: O ne yapıyor? Normal bir üniversitede okuyor. Biz tabi ki anormal bir üniversitede okumuyoruz. (gülüşmeler) Konservatuar değil. Öğrenci ekonomi bölümünde okuyor. Gerçekten çok alakasız. Ama onun da ruhunda dansçılık ve şarkıcılık varmış. Yaşadığımız bazı ayrıntılarda görüyorum bunu. Bizimle takıldığı sürece baya bir çıkıyor ondan böyle şeyler. O da hayatından çok memnun... bizimle olmaktan çok memnun. Bizimle diyorum, çünkü sırf benle değil yani, hep birlikteyiz.

İdeal bir sevgili nasıl özelliklere sahip olmalı? Dürüst mü olmalı, asla yalan söylememeli mi, yakışıklı mı olmalı... entelektüel mi? Nedir?

B.C: Eren seçmiş tamam.. (gülüşmeler)

Eren: Benimki gibi olmalı; nasıl mı? İdeal bir sevgili tipinin haricinde söyleyeceğim. Çünkü �ideal tip� herkesin kafasında çok farklı. Anlayışlı olmalı diye düşüyorum... yani bazı durumlar vardır her halden durumlardan... hani anlayışlı olmalı, kendi isteklerine göre davranmamalı, karşısındakine tolerans tanımalı. Çok kıskanç olmamalı.

Ama biraz, azcık kıskanmalı mı yani?

Eren: O da olmasın bence, ben öyle kıskançlıktan çok hoşlanmam... çünkü beni boğuyor gibi geliyor kıskanç tavırlar. Onun dışında içten bir insan olması lazım. Herkesin onu sıcak bir insan olarak görmesi hoş olur...

Yasemin: Ya nasıl söylesem... Bu soru daha önce de sorulmuştu bana. Ukala olmamalı, bana güvenmeli, benim de ona güvenmem gerekiyor tabi. Ve nasıl söylesem, karakteri oturmuş olmalı, iki yüzlülükler falan... güzel şeyler değil bunlar. Ne bileyim beni kıskanmayan... biraz kıskansın ama çok kıskanmasın... çünkü Eren�e katılıyorum, çok boğuyor insanı... niye kıskanıyorsun falan, çok kötü olur herhalde. Ben kıskanırım açıkçası... ama fazla belli etmem... içimde kalır, söylemem.

Cemre: Doğal ve dürüst olmalı. Beni merakta bırakmalı. Mutlaka merak ettiğim bir şeyler olmalı hep.

Gizemli kalmalı?

Cemre: Evet gizemli olmalı ve boyu boyuma yakın olmalı ki kendimi güvende hissedeyim.

Boyun kaç?

Cemre: 67 falan galiba. 1;67.

Kolay... standart� (gülüşmeler)

Cemre: Bilmiyorum ya, böyle sorular sorulduğunda hiç birinde aklıma cevap gelmiyor. Bir erkek nasıl olmalı? Ne bileyim rahat olabileyim yanında, abuk subuk yalanlar söylemesin, bir şey yapmak istiyorsa gezmek eğlenmek istiyorsa eğlensin. Açık sözlü olsun bir şey yapıyorsa gelsin suratıma söylesin. Kavga edip sonra sakinleşebilirim. Ama şey bilmiyorum yani çirkin davranışlar olmasın. Bu soruyu böyle sorunca benim aklıma hiçbir cevap gelmiyor. Ne bileyim ben anlık bir cevap veremem buna.

Grup içersinde iş bölümünüz var mı? Mesela röportajlara gittiğimizde Cemre konuşmayı sever, Eren daha arkada kalır genellikle gibi...

Cemre: Yok. Adımızda �Hepsi� zaten öyle bir iş bölümümüz yok aslında. Kim ne isterse o anda o an�a bağlı olarak yapıyor.

Tv programlarına katıldınız, röportajlara gittiniz, en eğlendiklerinizden bir tanesi? Sanırım Zaga�ya katılmıştınız ve baya hareketli ve eğlenceli geçmişti.

Yasemin :Zaga�da bir şey olmadı yaa Beyaz�da çok eğlendik. Gülüyoruz. Konuk olduğumuzu unutuyoruz orada; Beyaz espriler yapıyor biz gülüyoruz eğleniyoruz kendi kendimize.

Cemre : Zaga�da güzeldi.

Eren : Sinyal çok güzel.

Gülçin : Sinyal programına gittik araba kullandığımız böyle işte hepimiz gittik.

Yasemin: Ben rezil oldum.

Hangi hataları yaptın?

Yasemin: Ehliyeti yeni aldım. Trafiğe çıkmadım hayatımda, araba park etmedim ben. Rezil oldum, gerçekten rezil oldum. Gülçin dubaları kaldırdı ben ona rağmen park edemedim o arabayı. İşaretleri falan bildik ama ben arabayı park edemediğim için üç tane ceza aldım. Dans etmek zorunda kaldık. (gülüşmeler)

Cemre: Yaseminle Gülçin takıldı, Erenle ben; işte arabayı işaret dubalarının arasına park etmek gerekiyor, Gülçin�de inip gel gel, git diyor. Gülçin iniyor dubaları kaldırıyor bir güzel. (gülüşmeler)

Gülçin: Kukaları kaldırdım çünkü imkanı yok asla park edemez Yasemin; böyle bir şey yapmak zorundaydım yani. (gülüşmeler)

Eren: Sonuçta ben ehliyeti alalı 3 yıl falan oldu... trafikte geziyorum gerçekten güzel şekilde. Bazı tabelalar var onlar ehliyet kitabında var, trafikte yok; onları koymuşlar oradaki piste, Cemre�de benden 1,5 sene sonra aldı benden daha taze onun bilgileri, arabayı kullanan benim, cevapları veren Cemre. Allah�tan yanımda ehliyet sınavından daha yeni çıkmış yeni biri var yoksa ben yalnızca araba kullanıyorum, güzel park ediyorum... bazı levhalar var gerçekten bilmiyordum... o yüzden Cemre�ye teşekkür ediyorum buradan. (gülüşmeler) Ceza almamızı engelledi.

Peki ne kadar puanla bitirdiniz?

H.G.: Neredeyse hepsi hata. (gülüşmeler)

5 tane soruyorlardı sanırım.

Eren: Soruları bildik ama yani giderken hata yaptık bagajı açık unuttuk. (gülüşmeler) Park edemedik orada hep birlikte çok komik oldu. Kaputu açmam gerekiyor, kaputun kolunu bulamadım bagajı açtım. Sonra kaputu açtık ama bagaj açık kalmış. Öyle gitmişiz kullanmışız. (gülüşmeler) Öyle garip garip şeyler oldu

Bu arada garip bir hikaye dinledik biz.

H.G: Ne, Nasıl bir hikaye?

Karınca hikayesi.

H.G: (gülüşmeler)

Yasemin: Eren küçükken reçellerle birlikte karınca yiyormuş. (gülüşmeler)

Eren: Bahçe katında oturuyorduk. Bahçeli bir evdi. Masada mutfak masasında bal ve reçel hep dururdu. Onlar hani buzdolabına konmuyordu ve çok fazla karıncalanıyordu, karıncaların yolu vardı; şekerin ve reçelin içine girerdi. Ben de küçükken her seferinde ayıklardım çaya ve süte koyarken, reçellerden ayıklamazdım öylece ekmeğimin üstüne sürerdim karıncalarla birlikte.

Annen görmeden mi?

Eren: Annemde görüyor canım ne olacak. (gülüşmeler) Pek önemli değildi. Karıncaları da çok seviyorum... gerçekten çok seviyorum enteresan şekilde. Onlar bana enteresan şekilde tatlı geliyorlar yani çok çalışkanlar. Öyle çocukken karıncaların çok çalışkan olduklarını öğrenirsiniz ya, çocukken çizgi filmlerden falan... o şekilde işlemiş karıncalarda orda bana yabancı gelmedi uzun süre. 7 sene o evde yaşadım... orda ne güzel ekmek üstüne ayıklamadan yedim çok da yemişimdir muhtemelen karınca.

Başka çocukluk anılarınız?

Yasemin: Ben bir kere köpeğimle birlikte uyumuştum. Bizim sibirya kurdumuz vardı o zaman daha ona yer yapamamıştık bahçede... apartmanda bakıyorduk bir süre, balkonda kocaman bir kulübesi vardı. Motosiklet geçtiğinde sürekli havlıyor, susması için yanına gitmen gerekiyor... yani ben kulübeye girdim onunla, kulübeden çıkınca yine havlamaya başlıyordu ve ben kulübede onunla birlikte uyudum sabaha kadar. (gülüşmeler) Sabah uyandığımda yalıyordu beni o şekilde uyanmıştım. Çokta büyük, ben de küçüğüm...

Kaç yaşındaydın?

Yasemin: İlkokul sondaydım orta bire geçicektim. Baya büyüktü o birlikte uyumak zorunda kalmıştık onunla... iğrenç kokuyordum kalktığımda. (gülüşmeler)

Eren: Ben de kız kardeşimle, benden iki yaş küçük kız kardeşim var, annemler evde yokken evdeki birçok eşyayı kül tablası olsun, abajur olsun bir sürü eşyayı; bir tane böyle kapalı barandamız vardı hepsini oraya taşırdık... ve hepsinin üstüne bir fiyat koyardık... annemler eve geldiğinde onlara satmaya çalışırdık... böyle saçma sapan oyunlar oynardık kardeşimle. Evdeki eşyaları annemlere satıyorduk tekrardan. (gülüşmeler)

En çok ne kadar yiyebilirsin?

Yasemin: En çok bir ekmek yerim. (gülüşmeler) Ben yemek yemeği çok seviyorum ama bu sıralar yememem gerekiyor. (gülüşmeler) Baya bir kilo aldım çünkü. En çok balık ve tavuk severim. Sebzelerden brokoli yemeği severim. Bir de anneannemin yaptığı Ayşe kadın fasulyeyi, zeytin yağlı. Zeytin yağlı dolma...

Hiç yemek yaptın mı?

Yasemin: Ben yaptım.

Makarna mı?

Yasemin: Makarna yaptım. Sos yapıyorum değişik tarzlarda böyle, özel soslar yapabiliyorum. Bir de bezelye yemeği yapmıştım.

Yemek yapmak zevkli mi?

Yasemin: Zevkli ama kimse karışmayacak mutfakta... çünkü, mesela annem gelip şunu karıştırmasın yani... ben yapıyorsam ellenmeyecek...

Peki yemek seçiyor musun?

Yasemin: Yemek seçiyor muyum? Yumurta yemem mesela... nefret ederim yumurtadan. Nanenin taze yaprakları vardır ya, salataya falan konur onları da yiyemiyorum. Bir de patlıcan asla yemem.

Eren: En çok ne kadar yerim? mesela patlayana kadar meyve yiyebilirim. Mesela Mc Donald�sın bir tane büyük mönüsünü yediğim zaman yerimden kalkamayacak gibi oluyorum çok fazla geliyor... belki o kocaman mönüyü yiyip arkasından kocaman kolasını yada başka bir şey içtikten sonra çok fazla tıkıyor beni. Zaten o şekilde tıkanmayı sevmiyorum ama patlayana kadar meyve yiyebilirim. Bir blendıra muz, şeftali, bisküvi ya da mevsim meyvelerinden hangisi olursa... Bisküvi, süt, bal bir blender; hepsini içiyorum ve yani bütün gün bir şey yemiyorum... en son yatmadan önce acıkıyorum, bir şeyler daha atıyorum ağzıma o şekilde yatıyorum... en fazla tıkadığım şey herhalde o blenderdır. Onun dışında başka bir şey aklıma gelmedi.

Hiç yemek yaptın mı?

Eren: Yemek yaptım. Ama mesela şöyle, kendi kendime yapamıyorum... anneme telefon açıyorum, anne şimdi ben ne yapıcam diye... ne nerede türünde... ne yapacağımı o bana tarif ediyor... yemeğin tam ortasında anne ben ne yapacaktım diye soruyorum bazen... Güzel bir şekilde yemek yapabiliyorum ama tarifi telefonda almam gerekiyor... Çünkü, bir dahaki sefere yine unutuyorum tarifi. Unutuyorum işte, elimde değil...

Peki, sevgiline hiç yemek hazırladın mı?

Eren: Hııı?� Yok hayır! (gülüşmeler) Yemek ısıtıyorum ama. Annem yapıp buzdolabına koymuş oluyor. Karnım açıktı diyor sevgilim... iyi tamam, ben sana yemek hazırlayayım diyorum. Mutfakta yemek hazır nasılsa... onları ısıtıyorum bir güzel ve tabaklara diziyorum. Her türden faklı farklı şeyler koyuyorum masaya bir sürü tabakta... güzel oluyor yani masa. Sana yemek yaptım diyorum, ısıtıyorum annemin yaptığı yemekleri bir güzel. Aslında pek bişey yaptığım söylenemez tabi (gülüşmeler).

Peki yemek seçer misin?

Eren: Yok ayırt ederim... mesela peynir hiç yemem. Bebekliğimden beri kaşar peyniri ve beyaz peynir de dahil, peynirin hiçbir çeşidini yemedim. Zeytini ilkokul beşinci sınıfta neden bilmem yemeyeceğim bir daha diyerek diye kendi kendime bıraktım. Onları hiçbir şekilde yiyemem o yüzden... sabah kahvaltılarında çok zorluk çekiyorum bundan dolayı. Ne yicem, annem her sabah artık sana ne yedircem Eren diye sıkılmaya başladı. Çünkü her sabah reçel bilmem neyle geçmiyor. Onun dışında ne yemem başka? Bamya da sevmem mesela...

Pekala; sevmediklerinizden değil neleri sevdiğinizden bahsedin.

Eren: Çok şey severim... Imm... evet, evet; çok fazla şey severim. Ama enginar da sevmem. Yaa ben bakla bamya mı dedim, ben bakla da sevmem. Bamya da sevmem sevmem.

Yasemin: Eren sevdiklerini söyle, sevdiklerini� (gülüşmeler)

Eren: Patlıcan da sevmem, enginar da sevmem. (gülüşmeler)

Gülçin her şeyi seviyor galiba? Bir tek et mi yemiyordun?

Gülçin: Yaa et yerken çok seçiyorum, illa paketli olması lazım. Köfte yiyorum daha çok. En çok yiyebildiğim bir ekmek ve bir çeyrek kokoreç...

Bu dediğini bir kere yaptım de lütfen...

Gülçin: İki kere yaptım. (gülüşmeler) Ondan sonra... diğer sorular neydi?

Yemek yaptın mı hiç?

H.G: Yapıyor çok güzel�

Gülçin: Yemek yapıyorum... sebzeli tavuk yapıyorum mesela. Ama her zaman tutmuyor tabi. Bir de şey, pasta tipi şeyler, şekerli şeyleri yapmayı seviyorum. Ama yaptığım şeyi bir kez daha yapmamaya karar verdim mi hiçbir zaman ilk yaptığım gibi güzel olmuyor. Her seferinde farklı oluyor. Böyle işte� Kerevizi seviyorum, zeytinyağlı sebze yemeklerini de çok severim

Peki ya sen Cemre?

Cemre: Ben yemek yapamıyorum. Hiçbir şekilde yapamıyorum ama. Yemek ayırt etmiyorum ama özellikle portakaldan uzak dururum� Parfümünü bile sıkmam yani, o kadar o derece... hiçbir şeyini sevmiyorum. Sevdiğim yemekler ise, enginar seviyorum mesela... Mc Donald�sın her türlü şeyini yiyebilirim örneğin... her mönüsünü, her büyüklükte hiç fark etmez.

Jumbo mönü yiyebiliyor musun mesela?

Cemre: Yiyebiliyorum tabi ki! Sınır tanımıyorum yani o konuda...

Gülçin: Cemre hepsini yiyor evet... ben de yiyorum. Sonra da bir daha yemeyeceğim diyorum ama nafile. Her seferinde aynı oluyor.

Cemre: Yemek seçmem aslında... Gerçekten açsam ve yemek yemek istiyorsam, grupta en çok ben yemek yiyorum. Gerçekten durmuyorum. Bazen diyorum bu yemekler nereme gidiyor diye... kilo da almıyorum.

Pekala; herkese soruyorum şimdi... kısa kısa cevaplar olabilir. Dışarı çıkar mısınız eğlenmek için? Nerelere gidersiniz? Mekan ismi vermek istemeyeceğinizi varsayarak, hangi semtleri tercih ettiğinizi söylerseniz de olur. Bir de gece hayatı hakkında ne düşünüyorsunuz? Sever misiniz?

Cemre: Gece hayatını hiç saçma bulmam. Bence gayet de güzel bir şey... fakat hiçbir şekilde gece hayatım yok. Çünkü hiç zamanım yok. Şöyle düşünüyorum; benim yaşımdaki gençler, gece hayatını gerçekten seviyorlar mantıklı olarak; ama ben bütün gün çalışıyorum. Mesela bir sabah kalkıp 11:00 de dans dersine başlayıp, akşamüstü bitene kadar dans edip ondan sonra da röportajlar falan... E dolayısı ile de gece hayatı olmuyor, olamıyor. Onun yerine evde oturmak daha cazip geliyor. Fakat gündüzleri dışarı çıkmayı düşünüyorsam Etiler�de oturduğum için, oraya yakın yerleri tercih ediyorum.

Gülçin: Ben de genelde evde olmayı severim. Kendime zaman ayırmayı severim ama eğer zamanım olur ise Taksim�de takılmayı daha çok tercih ederim.

Taksim�de daha rahat mı hissediyorsun kendini?

Gülçin: Evet. Daha çok seçenek var. Ama daha çok Etiler�deyiz. Çünkü işlerimiz, mesela kuaförlerimiz orada... dans dersleri hep Etiler�de oluyor. Ayrı kalıyorum biraz yani. (gülüşmeler)

Eren: Gece hayatı...Imm... Çok fazla çıkmam ama arada bir çıkarım tabi. Gece hayatı güzel bir şey, ama ben normalden de az çıktığımı düşünüyorum geceleri. Zaman ve yorgunluk yüzünden bize kalan zamanı dinlenmekle geçiriyorum. Genelde de vakit geçirdiğim yerler de; Arnavutköy, Bebek, Etiler gibi yerler.

Daha sakin diye mi tercihin bu yönde?

Eren: Daha sakin evet...

Peki Yasemin, ya sen?

Yasemin: Cemre�nin dediği gibi gece hayatı güzel bir şey ama tabi çıkabilenler için. Gerçekten hiçbirimizin vakti yok ve olsa da çıkacak halimiz yok. Hani belki doğum günlerinde falan özel günlerde çıkılabiliyor. Onun dışında ben de Taksim�i çok seviyorum. Taksim�in içinde her çeşit insan ve her şey olduğu için... o karışıklık hoşuma gidiyor yani... ama geceleri Taksim biraz göreceli bir kavram halini alıyor. O nedenle gündüz daha cazip geliyor bana.

Web sayfanızın adresi nedir?

Yasemin: www.gruphepsi.com

Peki orada hepinizin ayrı ayrı e-maili yazıyor mu, yoksa tek bir adres üzerinden mi hayranlarınızla kontak kuruyorsunuz?

H.G: Tek bir e-mail adresimiz var.

Kim bakıyor peki gelen maillere?

Yasemin: Hepsi Grubu olarak cevap veriyoruz. Kişisel olarak cevap vermiyoruz; yani kişisel gelen maillere de Hepsi Grubu olarak cevap veriyoruz.

H.G: Forumlarımız var mesela... Onları sık sık takip ediyor, okuyoruz.

Foruma katılıyor musunuz peki?

Yasemin: Bire bir chat yapıyoruz onlarla çoğu zaman. Duyurular bölümünde yayınlanıyor.

Mesela haftanın hangi günleri ve saatleri on-line oluyorsunuz? Varmı böyle bir zaman?

Yasemin: Şu anda böyle bir planlama yapmadık. Rastgele ve vakit buldukça zaman ayırıyor ve ilgileniyoruz.

Bugüne kadar karşılaştığınız en garip soru yada sorular ne oldu sitede?

Yasemin: Boyumuzu çok merak ediyorlar mesela. İlk klibimizde midilliler olduğu için onları bazı insanlar gerçekten at zannedip bizim çok uzun olduğumuzu düşünüyorlarmış. En garibi buydu benim aklıma gelen... Bir keresinde de �memleketin neresi� diye bir soru gelmişti.

Pekala, internetle aranız nasıl?

Yasemin: Ben internetle baya haşır neşir oluyorum. Gezerim, severim yani interneti.

Eren: Genelde teknolojinin çok dışında bir insanım... evde bilgisayarım yok zaten. Kardeşim kullanır sadece. Ama mesela bir tane e-mail adresi alıp, aylarca bakmadığım oluyor. Kendi kendine gidiyor öyle. Sonra bir tane daha adres alıyorum. Şimdi kullandığımı da daha yeni aldım. Millete veriyorum e-mail adresimi bir şeyler yolluyorlardır belki ama ben bakmıyorum... pek internetle haşır neşir değilim yani.

Gülçin: Ben interneti seviyorum, özellikle eve geldiğim zaman çok yorgun olduğum için fiziksel bir şeyler yapamıyorum... oturup internette geziniyorum.

Ceren: Ben pek teknoloji özürlü değilim... Takip ediyorum. Teknolojik aletleri de merak edip kurcalarım. Bazen de bozabiliyorum tabi; ama yine de kurcalamaktan geri duramıyorum. İnternetle de ilgiliyimdir. Ama öyle hadi bugün neler olmuş, ne mail gelmiş falan türünde özel bir çabam yok. Arada bir eserse ilgileniyorum ve zaman ayırıyorum yani.

Klibinizin başlarken bir animasyon izliyoruz. Kimin fikri?

Ceren: Starium�un fikriydi animasyon şirketimizin yani.

Animasyondaki sesler size mi ait, seslendirmeyi siz mi yaptınız?

Ceren: Evet. (gülüşmeler) seslendirme bizim.

Gelecek projeler neler peki?

Gülçin: Şu anda yapacağımız şeylerden en yakın olanı konserlerimiz... Koreografımız Selahattin Kara, dünya çapında ünlü bir koreograf bu arada; Michel Jakson, Britney Spears, Lenny kravitz Madonna gibi birçok insanla çalışmış ve şimdi de bizimle birlikte çalışıyor... bizim için büyük bir şeref tabi bu...

Eren: Biz Türk olduğumuz için şanslıyız bu konuda... O nedenle çalışabiliyoruz onunla. Yoksa çok seçici...

Gülçin: Her şarkımıza koreografi yapıyoruz şu sıralar. Her gün yeni bir koreografi öğreniyoruz ve sürekli verdiğimiz konserlerde bunları sergiliyoruz.

Bir sonraki klip ne zaman peki? Planlama vardır mutlaka...

Gülçin: Dur dur! Belki olabilir diye düşünüyoruz. (gülüşmeler) �Dur dur� adlı parçaya çekilebilir diye düşünüyoruz; daha kesin değil ama... yaz sonu, Eylül belki...

Yurt dışı projeleri var mı peki?

Eren: Yurtdışı daha sonra ki plan... Ama �Olmaz Oğlan� adlı parçanın İngilizce versiyonu zaten yurtdışına gönderildi hatta Bulgaristan ve Kanada�da listelere bile girdi. Bulgaristan listesinde 1 numara oldu hatta... Radyo City Bulgaria diye Bulgaristan�ın bir radyosu bizimle telefon bağlantısı bile yaptı. Söz konusu İngilizce parçamıza bir de klip çektik, yurtdışındaki bazı müzik kanallarında yayınlanıyor hala. Hatta MTV de, kategorisinde 5 numaraya kadar da çıktı.

Peki bu parça Türkiye�de ekranlara taşınacak mı? Var mı bu konuda bir hazırlık?

Ceren:Türkiye�de düşünmedik açıkçası. Bu zaten şirketin bir araştırma politikasıydı. Bir deneme mahiyetinde hazırlandı bu çalışma. Ama uzun vadede böyle bir çalışma düşünüyoruz tabi daha kapsamlı olarak. Tabi tarih belirsiz...

Bizim Bulgaristan�da yaşayan Bulgar arkadaşlarımız var. Şarkınızdan onlar sayesinde haberdar olduk hatta. Ve dinlemek istediğimiz için de mp3 olarak bir kısmını kopya gönderdi.

H.G: Aaaa süper!..

Bulma şansı yok tabi Türkiye�deki hayranlarınızın...

H.G: Mp3 olarak yurtdışı kaynaklı bulunabilir sadece... başka türlüsü hayır...

Hepinize çok teşekkür ediyoruz; sıcak ve samimi; sohbet havasında bir söyleşi oldu...

H.G: Aynen... Biz de teşekkür ederiz...


Kaynak : bagdatcaddesi.net

Go Girl Ve Hepsi Kelime Oyunu

GO GIRL HEPSİ ye sormuş:
Bu sözcüklerin size neyi çağırıştırdığını söyler misiniz?

YOUTUBE:
Yasemin:Her şey var...
Gülçin:İntenet demek neredeyse...
Eren:Video.
Cemre:Hepsi fan'ları.

MP3:
Y:Korsan.
G:MP-3 Player.
E:Korsan.
C:Korsan.

MySpace:
Y:Arkadaşlarım.
G:Irving(Dansçılarımızdan biri; fotolarımızı koymuştu).
E:Kişi hakkında...
C:Kişisel reklam

FUTBOL:
Y:Futbol topu.
G:Kaçmalıyım.
E:Stadyum... Ve konserrrrr.
C:Erkekler.

ROCK:
Y:Şebnem Ferah ve güzel şarkı sözleri.
G:Elektro gitar.
E:İsyan.
C:Sert.

EVLİLİK:
Y:Risk.
G: Değişim.
E:Aile.
C:Çocuk.

ÖRÜMCEK:
Y:Spiderman.
G:Elde etmek.
E:Temizlik.
C:Ağ.

Grup Hepsi Go Girl Roportaji

Kendinizde eksik gördüğünüz yönler var mı?
Y:Sanırım çok saf olmam.Herkesi çok iyi sanıyor ve çabk inanıyorum.Bu yönümü değiştirmeye çalışıyorum...
G:Tabi ki var.Özeleştiride çok kalpsizim.Kendi kendime söylemediğim zamanlarda bn kimse bileme tabi.Üülürüm ama bilirim mki Ah keşke şöyle yapsaydım dediğim drumlar benim bir dahaki sefere daha iyi olmamı sağlar...Yani ironik bir üzüntüdür...Hatta kendimi kutlarım farkındalığım için.Tabi bu durumu benim hiç beğenmediğim ve hep negatif olduğum şeklinde algılayanlar da oluyor...Ama asıl durm öyle değil.
E:Fazla iyi niyetli olmam çookk hem de!
C:Sabırsızlığım...

Gelecek için Mesleki Planlarınız neler?Mesela prodüktörlüğe vb. soyunmak isteyen var mı?
Y:Açıkçası hiç düşünmedim.Ama tv ve sanatla uğraşacağım kesin...
G: Doğrsu her masrafımı kendim karşılayabilmek isterim.Gelecekte yapabilir miyiz acaba?
E:Hepsi olarak bir dans okl açmayı hayal ediyoruz.
C:Gelceğimizi ş an yaptığımız işlerle belirledik zaten.İleride de yine müziğin içinde olacağım kesin...

İlk albümünüzde çok sevip Klip çekmek istediğiniz ama yapamadığınız bir şarkınız var mıydı?
Bu albümdeki favoriniz hangisi?
Y:Bize kalsa her iki albümümüzdeki tüm şarkılara klip çekeriz.
G:Örneğin Mum,Dur dur,Gitme,Saklambaç...
Mum benim en sevdiğim bu albümde...
E:Biz bütün şarkılarımızı çok seviyoruz...Bütün şarkılarımıza klipçekmek istiyoruz.
C:Bütün şarkılar favorimiz..Hatta son klibimizi oylama yaparak seçtik...

Sizinle yıllar önce yaptığımız bir röportajda topukl ayakkabı ve etek giymeyi sevmediğinizi, spor ayakkabı ve patolonlarınızdan vazgeçemeyeceğinizi söylemiştiniz...Stil tercihleriniz değişti mi??
Y:Aslında söylemek istediğimiz o değildi.Yalnızca o giysilerel rahat edemiyoruz..ama yerine göre giyilebilir tabi ki.
G:Artık topuklu ayakkabıyla da kendimi iyi hissediyorum çok güzel bir his.21 yaşındayım geç bile kaldım aslında...Ama her an da giyilmez tabi
E:Stil değil de yaş değişti Ama farkındaysanız biz yine en rahat ettiğimiz kıyafetleri tercih ediyorz.
Sonçta işin ucunda dans var.
C:Dans ederken rahat olmak istiyorz.Etek giyiyoruz. Ama hareketlerimizi sınırlayacak tarzda değil...


Konserlere nasıl hazırlanıyorsunz?
Y:Dans provalarımızı alıyoruz.sesimizi açıyoruz vs.
G:Kafam dinç olsun kuliste sigara içilmesin isterim...Derin nefesler alırım.Yeri gelince meditasyon tipişeyler yaparım.Provamızı yaparız.
Saçımı makyajımı da çok incelerim...Konsantre olmam gerekir...
E:Bol bol prova yaparak...
C:Dans provaları ve tabi ki şan.

Sahneye çıkmadan önce saç makyaj ne kadar sürüyor??
Makyajınızı kendiniz mi yapıyorsunuz??
Makyözünüz mü?
Y:Ayy çok sürüyor yaa.4 kişi olmanın en zor yanı b....3-4 saat sürdüğü oluyor bazen.Makyajımıı makyörümüz Ahmet yıldırım ve ekibi yapıyor.
G:Kimin yaptığına ve modele göre süre değişebiliyor...Ama söz konusu müthiş kuaförlerimiz olunca özellikle saçımı yapan Taşkınsa her eşy yarım saate olur biter..En zor örgüler bile...Saç ve makyaj için Ahmet yıldırım ve onun yardımcılarıyla çalışıyoruz..
E:Hepimiz toplam iki saate hazır oluyoruzAynı anda yani..
C:Offff uzun sürüyor.Üç saat gibi...

Sizce bu yazın modası ne olacak??
Y:Hımmm Kısa kotlar, dar paçalar.Babetler..Ayyy bilmiyorum...
G:Benim içi,n moa ben ne istersem öyle olacak...
E:Şortlar...
C:Şortlar...Herkese şık ve aksesuarlı şortları öneriyorm..Bu yazın modası budur...

Giyim tarzını çok beğendiğiniz bir ünlü var mı??
Y:hımm Kenan doğulu tabi ki...
Birde Nil karaibrahimgil...
G:Hayır ben bir çok şeyi karıştırmayı tercih ediyorum...
E:Gwen stefani...
C:nil karaibrahimgil

Yaz aylarında konserleriniz olacak mı, nerelerde??
Y:Evet olacak tabi.Konuştuğmuz yerler var ama tam olarak şu anda belli değil...
G:Yaz geli,nce Hepsi durmaz!!
E:Evet konserlerimiz var.Yine turne kapsamında devam edeceğiz...Şu anda tarihlerini bilmiyorum...
C:Yazın yine konserler olacak...Belirlenmiş turnemiz var...Ama tarihler ve yerler konusndaki detaylar aklımda değil...


İlk konserinizi nerde ne zaman vermiştiniz?
Y:Rumeli hisarında zerrin özerle
G:taksim tanıtım konser
2005in martı mıydı?
E:5-6 yıl kadar önceydi.

İlk klibinizi izlediğinizde aklınızdan geçen şey??
Y: bizi çok şey bekliyor demiştim
G: güzel olmuş piyasada böyle bir şey yok demiştim
E:bunlar biz miyiz??
C:ikincisini ne zaman çekiyoruz

Tancınızdan yerin dibine girecek gibi hissettiğiniz an??
Y:sandalyeden düşmüştüm
G:beyaz showda ne demek istediğimi anlatamamıştım bir türlü
E:ayyy hatırlamıyorum!!Razz
C:Eyvahhh!!!!Smile

İlk paranızla ne almıştınız??
Y:anneme hediye almıştım
G:hiç hatırlamıyorum. Çok küçüktüm o zaman. AKM çocuk balesi kadrosunda senelerce çalıştım bacak kadar boyumla
C:kendi kazandığım ilk parayla sevdiklerime hediye almıştım

Küçükken nasıl bir çocuk muşsunuz?
Yaramaz mı uslu mu?
Y:hem yaramaz hem de uslu
Muzurmuşum ben
G:çok sosyal faaliyeti olan (piyano, okul, bale koro…)ve zamanı olmayan bir çocuktum. Çok hareketli anında yazıp oynayan roller yapan İngilizce bilmeden İngilizce şarkı söyleyen TV seyrederken bile bilmeden modern dans ve ne idüğü belirsiz esnek hareketler yapan, bilmiş, konuşkan, kontes gibi davranan bir zilli kızdım.
Sessi durduğum da olurdu yerine göre…
C:Usta yaramazlardan…SmileSmile

İlk pişirdiğiniz yemek??
Y:makarna
G:kurabiye annem yaparken ben kandırırdı Gülçin yaptı diye oysa ben yalnızca o şekil kaplarıyla şekil verirdim…
E:makarna ile başladım gerisi geldi…

Tadını hiç bilmediğiniz yemek??
Y:çekirge
G:Meksika yemeklerini pek bilmem
E:Afrika’nın enteresan yemekleri olduğunu duymuştum… Bizim damak zevkimize pek uygun değilmiş…
C:Kurbağa bacağı

Hiç yüzüne bile bakmayacağınız erkek tipi??
Y:pis erkek
G:kapkara ve her tarafı kıllarla kaplı erkek.
E:Çook piss, dağınıkkk,pasaklııı!!
Zaten kim bakar ki öylesine??
C:pasaklı ve pis!!!

Hiç dinlemediğiniz müzik türü??
Y:bilmem düşünmedim hiç…
G:çok karışık türleri henüz keşfetmemiş olabilirim ama genel olarak her türü dinlerim…
E:hemen her tür müziği dinliyorum…
C:her türünü dinlerim

Gitmeyi çok isteyip de hiç gidemediğiniz yer??
Y:Hawaii çok istiyorum gerçekten
G:her yere gitmek isterim öyle özel bir yer yok zaten nereye gidersem gideyim asıl aradığım şey bende
E: Doğu Asya ülkeleri
C:Hawaii

Hiç katılmak istemeyeceğiniz bir tv programı??
Y:neden söyleyeyim ki??
G:çöpçatanlık programları
E:yok canım öyle bir şey
C:Aa olmaz!!

Size şimdiye kadar edilmiş en güzel iltifat??
Y:hayatımın anlamı denmesi…
G:sesin hayatımda duyduğum en güzel ses…
E:hımm bana kalsın hadi bu:)

İnsanlarda en çok neyi kıskanırsınız?
Y:İnsanlarda??Kıskanmam ki…
G:bilemedim yaa…
C:benim düşündüğüm bir şeyi benden önce biri yaparsa kıskanırım...

Sizi en sinirlendiren şey?
Y:bana bağırılması
G:bilmeden konuşmak
E:yalan beni çok sinirlendiriyor!
C:sinirlenmememi söylediklerinde sinirlenirim…

Giydiğiniz en kötü kıyafet?
Y:hatırlamıyorum
G:bazen evden öyle kötü çıkıyorum ki..Gerçekten eğlenceli oluyor…
E:kötü kıyafet giymemmm!!
C:Hımmm hatırlamıyorum

Birlikte en eğlendiğiniz gün??
Y: O kadar çok ki…
G:Sahnede… Ankaradaki konserde Sezen hanımla Rakkas’ı söylerken
E:konserlerde çekimlerde ve ş aralar özellikle de dizi setinde eğleniyoruz…
C:Biz hep çok eğleniyoruz… Hele de en son konserimizde o kadar çok eğlendik ki…

İstanbul’un en sevdiğiniz yeri?
Y:boğazı
G:taksim
E:İstanbul bir bütün olarak sevmeye değer…
C:Boğaz

Beş parasız kalsaydınız??
Y:sorun değil yine mutlu olurdum
G:Bir bada Jazz söylemek isterdim…
E:yine çok çalışır, çalışırdım…SadSad
C:her şey para değil bu yüzden bir yolu mutlaka vardır.

Müziği bırakmanızı isteyen birine kör kütük aşık olsaydınız??
Y:Hımm aşk bu tabi ki neye sebep olacağı belli olmaz ama öyle biri benim hayatımda olamaz!
G:Kendimden ödün vermem. Birine hayatıma girmesi için izin verdiysem değişmesi gereken ben değilim hayat…
E:Bilemiyorum bu ihtimal pek gerçekçi değil…
C:Müzik de bir aşk benim için…

Sirkte çalışsaydınız?
Y:hayvan terbiyecisi olurdum
G:sihirbazın yardımcısı olmak isterim ama dans ederim ve şarkı söylerim…
E:sirkin sahibi olurdum!
C:sanırım bıçak fırlatıcı olurdum…

Bilim insanı olsaydınız?
Y:kanseri yok ederdim..
G:kediler hakkında araştırma yapardım…
E:ışınlanmanın bir yolunu bulurdum.Trafik yeter!!
C:tüm hastalıkları yok ederdim!!

Dünya üzerindeki en büyük problemlerden birine çözüm bulabilecek olsaydınız…?
Y:hastalıkları yok ederdim…
G:Ruhani bir dünya isterdim..Herkesin mistik anlayışla yaşamasını…
E:tüm hastalıkların kaynağını bulup yok ederdim…
C:Kesinlikle hastalıkları yok ederdim…