Siz değerli misafirlerimize Türkü Kervanı harika bir müzik ziyafeti sunan Türkü Kervanı dinletmek için kuruldu.

5 Ekim 2007 Cuma

Ne Görüyorsun

Karadenizli Temel ile Adanalı Birol birlikte tatile çıkarlar.
Fethiye de, Kelebekler Vadisi nde kamp kurarlar. Geçen yıl kavga ettikleri hippiler de orada oldukları için biraz keyifleri kaçar ama pek umursamazlar.
Tatillerinin ikinci gününün aksamı güzel bir yemek yiyip bir şişe de şarabı devirdikten sonra uykuya dalarlar. Birkaç saat sonra Birol uyanır ve Temel i de dürtükleyip uyandırır. Temel uyku sersemidir;
- Ne oldu? Ne istisun?
- Temelcigim. Yukariya bak ve bana ne gördüğünü söyle.
Temel gökyüzüne bakar ve cevap verir:
- Ha punun içun mu uyandirdun benu?. Paktum işte. Milyonlarca yilduz görirum...Işil işil parliyan milyonlarca yilduz...
Birol tekrar sorar:
- Peki, bu sana neyi gösteriyor?Artık iyice uykusu kaçan Temel biraz düşünür ve filozofça cevap verir:
- Teolojik olarak Tanrunun kudretinu ve kendu acizliğimuzu corirum. Felsefi olarak, evrenun sonsuzluğunu ve onun karşisindaki onemsizliğimuzu corirum. Astironomik olarak galaksilerun, yilduzlarun, gezegenlerun varliğini corirum. Meteorolojik olarak pucün havanun cok guzel olacağinu corirum. Yilduzlarun konumuna bakarak da gecenun köru ve saatin 3 olduğunu, penu lüzumsuz yere uyandirduğunu cöruyorum... niye sordun punu pana? Ha sana neyi cösterur?
Birol cevaplar:
- Ulan hıyar, çadirimizi çalmislar...

FBI

FBI eleman alacaktır. Gazeteye ilan verilir, bir gün sonra üç kişi başvuruda bulunur. ilk adam odaya alınarak karını seviyor musun? diye sorulur. Adam evet efendim der. Peki, ülkeni seviyor musun? deyince adam yine evet diye cevap verir.
FBI görevlisi peki o zaman, sana bir sürprizimiz var, karını buraya getirdik yan odada su anda kendisi. Al su silahı karını öldür bakalım deyince adam silahı alarak diğer odaya girer. Birkaç saniye sonra geri döner, kravatı gevşemiş ve terlemiştir.
Yapamayacağını söyleyerek oradan ayrılır.
Sıra ikinci adama gelir ona da aynı şeyleri söylerler o da yapamayacağını söyler ve oradan çıkar gider.
Son olarak sıra Temel e gelir. Ona da aynı şeyler söylenir ve Temel içeri girer. Bir-iki saniye sonra bam bam bam bam bam diye silah sesleri ve hem arkasından büyük bir şangırtı ile cam kırılması sesi duyulur.
Temel geri döner biraz terlemiştir. FBI görevlisi sorar:
- Noldu?
- Bana verdiğiniz tabanca kurusıkı çıktı. O yüzden Fadime yi pencereden aşağı atmak zorunda kaldım!...

Bizim Karı

Mahkemede hakim, Temel e sormuş;
- Kiminle evlisin?
- Bizum kariylan!
Hakim sinirlenmiş,;
- E, herhalde. Sen hiç erkekle evlenen duydun mu?
- Duydum tabi, nasil duymadum!
- Kimmiş,?
- Bizum kari.

İçilir Mi

Temel barda arkadaşıyla içiyormuş. Temel dertli dertli,
- Karim nihayet peni anladu...
Arkadaşı,
- Be adam bunun için içilir mi?
- Ama anlar anlamaz peni terk etti!

Furdik Oni

Babam öldü, demiş Temel.
ilyas sormuş:
- Neden öldü?
- Apartmanın sekizinci katının balkonundan düştü.
- Eyvah parçalandı mı?
- Yok, girişteki bakkalın tentesine düşünce oradan havalanıp karşı apartmana yöneldi.
- Apartmana mı çarptı, nasıl oldu?
- Yok, karşı apartmanın balkonunda çamaşırlar asılı idi. Çamaşır ipine vurup fabrikanın bahçesine düştü.
- Orada mi öldü?
- Yok, fabrika çelik yay fabrikası, bahçedeki yayların üzerine düşüp havalandı yeniden...
- Peki sonra?
- Sonrası ne? Baktık ki yere inmiyor, biz de furdik oni.

Yanıkları Atma

Temel ile Dursun Amerika da itfaiye teşkilatına girerler, yangın ihbarı alınır. Çok katli bir binada kreşte yangın çıkmıştır. itfaiyeci merdiveni çalışmaz.
Temel yukarı çıkar. Dursun aşağıda kalır. Temel aşağıda bekleyen Dursunun kucağına çocukları atmaya başlar. Temel atar, Dursun tutar, kaldırıma koyar.
Bir çocuk, iki çocuk, üç çocuk, derken beşinci zenci çocuktur. Temel bırakır, Dursun yakalamak için kollarını açmaz. Çocuk paat yerde.
Tekrar at, tut kenara koy, tut at kenara koy. Temel yine zenci çocuk atar. Dursun yine tutmaz. Çocuk paat gene yerde.
Dursun yukarı bağırır: Yanıkları atarak vakit kaybetme.

Avcı

Dört kişilik avcı grubu, tecrübeli avcı Temel in önderliğinde ilerlemektedir.
Karşılarına küçük bir delik çıkar.
Temel: -yatin yere, tavşan deliği !
Bütün avcılar yere yatarlar. Gerçekten bir müddet sonra delikten tavşan çıkar. Avcılar hemen vururlar. Tekrar yürümeye başlarlar.
Bir süre sonra büyükçe bir delik çıkar.
Temel : -Yatın yere, tilki deliği !
Yatarlar. Biraz sonra tilki çıkar, onu da vururlar. Tekrar yola düşerler. Bu defa daha büyük bir delik çıkar.
Temel : -Yatin yere, ayi ini !
Yere yatarlar ve çıkan ayıyı vururlar. İyice keyiflenen avcılar yürümeye devam ederler.
Kısa bir zaman sonra kocaman bir deliğin başında dururlar. Acemiler hep birden Temel e bakar.
Temel : -Uşaklar ne çıkacağını bilmiyorum. Ama yatin yere, ne cikarsa bahtimiza!
Ertesi gün gazetelerde :
Dört avcı tren altında can verdi...

Evdeki Kuzu

Bir inşaata amele alınacaktır. Alınacak elemanları kalfa Cemal in seçmesi istenir. Adaylar kalabalıktır. Bu durumda Cemal sınav yapmaya karar verir.
- Pize 1 kisi lazımdur. Pu nedenle sizu imtihan edeceğum. Bir ara gözü
Temel e ilişir. Burnundan tanımıştır. Hemşehrisini işe almak ister. Önce Temeli sınava alır ve sorar.
- Hemşerum söyle baa bakalum.. Sana 3 kuzu verdum, sonra 2 kuzu daha verdum kaç kuzu oldi?
- 6 tane oldi. Cemal biraz bozulur ama çaktırmaz.
- Tabi bu soru biraz zor oldu piraz taha kolayini sorayum.
- Sana 2 kuzu verdum, sonra 1 tane taha verdum kaç kuzi oldi ?
- Tört kuzi oldi. Cemal sinirlenir, Ama hemsehrisinide işe almak ister.
- Peçi 1 kuzi verdim, sonra bir kuzi taha verdum kaç etti ?
- Üç etti. Bunun üzerine Cemal iki tokat çakar ve tekrar sorar.
- Pir kuzi verdum, kaç kuzin oldi?
- İçi tane. Cemal iyice sinirlenir ve Temeli iyice döver.
- Ulan hemşeru teyup işe almak istedum, sende tam salakmişsun. Ula sağa pir kuzi vermişsem pir kuzin olur anladun mi?
- Olir mi, der Temel.
- Penum evde bir kuzi de kendumin var.

Keriz

Temel tatil için gittiği sahil kentinde, sabah erkenden kalkar ve plaj kumsalında yürümeye başlar. Bu esnada bir çift de sabah sporu için plaja gelmiştir. Kadın sabah güneşinden yararlanmak için kumsalda güneşlenirken, eşi de hemen yanında şınav çekmektedir.
Temel bu manzarayı görür ve şöyle der:
- Ula kerize bak, karı altından kaçmış haberi yok.!

Gümrük

Trabzonla Rize arasında bir zamanlar gümrük varmış. Temel hergün bisiklet ve önünde bir kum torbasıyla gümrükten geçermiş. Bir gün Gümrük Memuru bu durumdan kuşkulanmış. Temel e :
- Dur. Ne geçiriyorsun gümrükten, demiş. Temel :
- Kum, demiş.
Memur kum torbasına elini sokmuş karıştırmış gerçekten sadece kum varmış torbada. Bu olaydan sonra Temel yıllarca gümrükten bisikletle önünde kum torbası olduğu halde geçmiş. Yıllar sonra Trabzonda bir kahvede Temelle Gümrük Memuru karşılaşmış.
Gümrük Memuru :
- Ula Temel artık emekli oldum sana birşey yapamam gerçekten ne geçiriyordun gümrükten?, demiş.
Temel:
- Bisiklet, demiş

Temel Ve Ayı

Temel bir gün meyhanede dertli dertli içiyormuş. Onu gören Dursun :
- Ne bu hal, demiş.

Temel :
- Bos ver, demiş. Dursun ısrar etmiş, Temel dayanamamış ve başlamış anlatmaya:
- Hani ben bir zaman Afrikaya gitmiştim ayı avlamaya. Hatırladın mı? Bayağı da uzun kalmıştım hatırlarsan... Avlanmak için günlerce gezindim ve sonunda buldum avlayacak bi ayı ama tam ateş edecekken tüfek bozuldu. Ben de kaçarken uçurumdan aşağı düştüm...
- Eeeee, demiş Dursun, Sonra...
- Her tarafım kan revan içinde komaya girmişim. Sonra ayı beni yuvasına götürdü. Yaralarımı yaladı, balla, sütle besledi beni, iyileştikten sonra da bana tecavüz etti aylarca...
- Buna mi üzülüyorsun, takma kafanı ya bak bu kadar zaman geçti. Çoluk çocuğa karıştın, mutlu bir hayatın var, demiş Durmuş.
Temel :
- Bu da hayat mı be birader... O Afrikada ben burda...

Kasket

Temel başındaki kasketi gösterip,
- Bu kasket penu on yas gençlestirdu, demiş.
- Kaç yaşindasun, diye sormuş Cemal.
Temel,
- Kasketli mu, kasketsiz mu, diye yanıtlamış.

Güvence

Temel in on ikinci oğlunu askere çağırmışlar, ondan önceki on bir tanesi askerde olduğu için Temel itiraz etmiş,
- Söyleyin padişahınıza penum şeyime güvenip sağa sola savaş açmasun.

Kimse Gelmez

Temel ölmüş, cehenneme gitmiş, sille tokat karşılamışlar.
- Poyle yaparsanuz sonra Hiç çimse çelmez, demiş.

Zampara Temel

Temel çok güzel bir kadını gözüne kestirmiş. Kızın peşinde ve bir taraftan da nasıl kızı ayartırım diye düşünüyor.
Klasik tavlama usullerinden biri geliyor aklına ve birden kadına dönüp :
- Hadi bize gidelum sağa pul koleksiyonumu cöstereyim.
Kadın şaşırır fakat bozuntuya vermez:
- Peki ya beğenmezsem
- O zaman ciyinur cidersun.

Anlamlı Anlamlı

Karadenizlinin biri hemşerisine anlatıyor :
-Dün belediye otobüsüne bindim; yan koltuktaki adam bilet almamışım gibi bana anlamlı anlamlı baktı.
-Sen ne yaptın?
-Bende bilet almışım gibi anlamlı anlamlı ona baktım.

Laz Komandolar

Çoğunluğunu Lazların teşkil ettiği komando bölüğü 10 gündür ormanda, çamurda, aç susuz pislik içinde eğitim yapmaktadır.
11.nci gün komutan çavuş Dursun u çağırdı çavuş,10 gündür bölük gayet iyi bir performans gösterdi bizde onları ödüllendirelim, bugün çamaşır değiştirebilirler artık.
Başüstüne Komitanum.
Dursun çavuş bir heves koşarak bölüğü toplar sizlere çok sevineceğunuz bir haber cetirdum. komitan izin verdi bugün erat çamasir degistirecek, siraya geçin değiştirun.
Temel sen Idrisle.....Ismail sen Kemalla.... Sadik sen Cemalla

Arabam Dışarda

Temel kırtasiyeye girmiş, tezgahtara :
-Pana pir roman lazum, demiş.
Kırtasiye tezgahtarı sormuş :
-Efendim ağır mı olsun hafif mi?
Temel :
-Fark etmez, nasul olsa arabam dışarudadur.

Hasret

Çoktandır memleketinden ayrı olan bir Trabzonlu bir gün yolda giderken memleketine ait bir araba görür ve heyecanla koşarak arabanın yanına gider, bıçağını çıkartarak arabanın lastiğini deler. Havasını koklamaya başlar. Bunu gören arabanın sahibi adamın yakasına yapışır ve sorar:
-"Eşşoğlueşşek lastiği neden deldun da?"
Karadenizli gayet sakin:
-"Memleket havası alayrum hemşerum..."

En Büyük Avcı

Temel, Afrikaya safariye gitmiş. İlk günün sonunda avcılar konuşuyormuş. İngiliz; "Ben 1 gergedan vurdum" demiş. Fransız: "Ben de 1 aslan vurdum." Demiş. Temel de; "Ben de 1 noşut vurdum." Demiş. Ertesi günün akşamı yine İngiliz "Ben 2 kaplan vurdum" demiş. Fransız " ben de 1 fil vurdum demiş." Temel "Ben 4 noşut vurdum" demiş.
İngiliz dayanamamış sormuş: "Kusura bakma ama noşut nedir?"
Temel; "Ben de ilk defa burda gördüm. İnsana benzeyen kara kara şeyler, ellerini kaldırıp noşut noşut diye bağırıyorlar" demiş.

Cennet Yemeği

Ahçıda karşılıklı oturmuş, Oflu kabak yemeği, Arnavut pırasa yiyordu. Arnavut tabii pırasayı methederek, cennet yemeği deyince. Oflu asıl cennet yemeği kabaktır dedi. Kabaktır, pırasadır diye atışırlarken çekmişler tabancayı. Ahçıyı da çağırıp ona sormuşlar:
-"Doğru söyle bakalım, önce cennetten kabak mı çıktı, pırasa mı?"
Zavallı ahçı bakmış ki durum fena. İşi şöylece tatlıya bağlamış:
-"Adem babamız cennetten çıkarken kabağı eline almış pırasayı da kılıç gibi beline kuşamış da öyle çıkmış."

Sahipsiz

Yargıç, otomobil çalmak suçundan sanık olarak karşısına getirilen Temel e sordu:
- Otomobil çalmışsın, bunu neden yaptın söyler misin?
- Sahibi yok sanmiştum...
- Peki, sahibi olmadığı kanısına nereden vardın?
- Mezarluğun önine parketmiştu da...

Düşüş

Temel, New York taki gökdelenlerden birinin 53. katında çalışırken aniden ayağı kaymış ve aşağı doğru uçmaya başlamış... 52, 51, 50, 49, 48... Katları yıldırım hızıyla geçen Temel 8, 7, 6, 5, 4, 3, 2... Ve 1 inci kata geldiğinde kafasından şimşek gibi şu düşünceler geçmiş:
- Sağa çok şükür Tanrum, haburaya kadar sağ sağlim celduk... Birinci kattan düşsen de nasil olsa pişeycukler olmaz.

Yassı Tavuk

Karadeniz i gezen bir adam yolda aniden önüne çıkan tavuğu ezmiş. Hayvanı ezdiği için üzüntü duymuş ve gidip sahibine en azından parasını vermek istemiş. Almış tavuğu ve hemen oradaki köye gitmiş. Elindeki tavukla kahveden içeri girmiş ve :
- Affedersiniz; ben hemen köy dışında bu tavuğu ezdim. Sahibini arıyorum, en azından parasını vereyim diye. Acaba bu tavuğun sahibi kim ? Bunun üzerine hep beraber tavuğa bakan Lazlar :
- Hemşerim sen yanlış geldin. Bizim köyde böyle yassı tavuk bulunmaz.

Pipo

Lazlar kahvede otururken bir arkadaşları içeri girmiş :
- Temel, ineklerinden pipo içen var mı ?
- Yok
- O zaman ahırın yanıyor

Laz Ve Deniz

Temel ile Dursun balığa çıkmışlar... O gün kısmetleri açık, attıklarını çekiyorlar.
Kayık balık dolmuş.
Dönerlerken Temel, Dursuna tembihlemiş:
"Ha buraya işaret koy, yarın yine geliriz. Çok balık var burada..."
Ertesi sabah yine denize açılmışlar.
Temel sormuş:
"Ula Dursun, denize işaret koydun mu?"
"Koymadım!"
"İyi halt ettin, şimdi orayı nasıl bulacağız?"
Dursun başını sallamış:
"Ula Temel, hiç denizde işaret durur mu?"
Temel başını kaşımış:
"Haklısın daa, şimdi ne edeceğuz?"
Dursun gülmüş:
"Ben işimi bilirim. Sandalın burnuna tebeşirle işaretimi koymuşum."

Karışıklık

Temel öksürükten Dursun da kabızlıktan şikayetçidir. Beraber doktora giderler.
Doktor Temel e öksürük şurubu Dursun a da müshil verir. Bunlar ilaçları karıştırırlar.
Bir hafta sonra doktor Temel e:
- Nasıl oldu? Hala öksürüyor musun?
- öksürmeye cesaret bile edemiyorum doktor bey.

Desene Ocağım Söndü

Gurbette çalışan iki Karadenizliden biri izinden dönmüş hemşehrisine havadis veriyordu. Memlekete kar yağdı kurtlar, çakallar köye kadar indi deyince, arkadaşı:
-Bir zarar verdiler mi?
-Sizin çilli horozu çakal kaptı.
-Peki karakaş nerede?
-Eşek karakaşa tekme atarak öldürmüştü.
-Eşek değirmende değil miydi?
-Değirmenden babanın tabutunu getirmişti.
-Uy, babam öldü mü?
-Öldü ya. Ananın ölümüne dayanamadı da.
-Ah anam ah! O da mı öldü?
-Eviniz yanarken kurtaramadık.
-Uy desene ocağım söndü.�

Bomba

Komutan askerlere bomba eğitimi veriyormuş: "Pimi çekin, ona kadar sayın, atın." Askerler sırayla uygulamaya başlamış. Sıra Temele gelmiş. Temel pimi çekmiş: "Bir, iki, üç, dört, beş," bombayı bacağının arasına sıkıştırmış: "altı, yedi, sekiz, dokuz, on. Güüüüüümmmmm!"

Arada R Var

Tabura yeni bir komutan gelmis ve askerleri toplayarak bir konusma yapacagini belirtmis. Bütün askerler toplanmislar ve komutan baslamis konusmaya :
Bugün tanismak için sizleri buraya topladim. Benim adim Ahmet,
soyadim Kirç. Tekrar ediyorum, Kirç. Arada R var. Sakin ola diliniz sürçmesin çok fena yaparim. Herkes iyice ezberlesin hata istemem !

Askerler dagilmislar ve herkes Arada R var, arada R var diye içinden ezbere koyulmus. Komutan ise bu konuda ne kadar hassas oldugunu göstermek için sagda solda gördügü askere soruyormus :

- Sen !

- Emredin komutanim!

- Soyadim ne benim ?!

- Kirç komutanim.

- Aferin ! Isinin basina !

Komutan böyle böyle hergün bir kaç kere soyadini soruyor ancak kimse

sasirmiyormus. Temel ise bu konuda çok sanciliymis. Ya bir gün piyango

kendisine çikarsa ve sasirirsa diye daralip dururmus. Nihayet bir gün tören esnasinda komutan aniden arkasina dönmüs ve Temel i isaret ederek :

- Sen ! Soyadim ne benim ?!

Temel heyecandan konusamiyor, nutku tutulmus. Yaprak gibi sallanmaya baslamis. Komutan gayet sinirli :

- Sana söylüyorum, cevap ver, asabimi bozma !

Hemen arkasindaki arkadasi bakmis Temel in basi belaya girecek hemen

fisildamis :

- Arada R var, arada R var...

Bunun üzerine Temel rahatlamis ve cevap vermis :

- Gört !!!

Hangi Yıl Şarap

Temel çok para kazanmış. Ailece en lüks lokantaya gitmişler. En pahalı şarabı seçip ısmarlamış. Garson :
- Hangi yıl tercih ederdiniz, diye sorunca,
- Pi mahzuru yoksa hemen isteyrum.

Güzel Dul

Temel e hani sen güzel bir dulla evlenecektin, ne oldu diye sormuşlar.
Kocasinun ölmesinu pekleyrum , demiş.

Parmak

Lazların atölyesinde bir iş kazası olmuş ve bir Lazın parmağı kopmuş. Lazlar hemen ilk yardım yaparak kopan parmağı bir buz torbası içinde hastaneye yetiştirmişler. Koşarak cerraha parmağı vermişler. Parmağı alan cerrah :
- Güzel, parmağa bir şey olmamış. Hasta nerde?
- Ne hastası? Onu da mı getirmemiz gerekiyordu?

Temel in Kaynanası

Temel bi gün kahveye girmiş. Ustu başı yırtıkmış. Ne oldu diye sormuşlar.
Temel: Kaynanamı gömdük.
Kahvedekiler: Iyi de bu halin ne?
Temel: Biraz direndi de.

Tramplen

Lazlar havuzlardan konuşurlarken bir tanesi:
- Ben geçen gün bir lüks otelin havuzuna gittim ama kovuldum.
- Niye ?
- Çünkü havuza işedim.
- Amaan, herkes işiyor...
- Ama ben tramplenden işedim...

Üç dil

Temel ile Dursun Sultanahmette gezinirken bir turist gelip kendilerine bir adres sorar. Turist İngilizce, almanca ve Fransızca sorar fakat bizim Lazlar anlamaz...
- Ula dursun bir yabancı dil öğrenemedik gitti
- Ula neye yarayacak ki bak adam üç dil biliyor yine derdini anlatamıyo...

Buzdolabı

Temel bir gün kahvede otururken arkadaşlarından biri ona:
- Ula temel senin hanım seni aldatıyo demiş.
Bunu duyan temel hemen eve koşmuş, evi aramış taramış fakat kimseyi bulamayınca sevincinden oracıkta ölmüş. Öbür alemde dolaşırken bir anda arkadaşı Dursun u karşısında görmüş ve şaşkınlıkla:
- Ula dursun ben seni daha dün gördüydüm nasıl olduda ölüp buraya geldin.
- Valla temel hiç sorma donarak öldüm, peki sen nasıl öldünde buraya geldin.
- Dün kahvedeydim biri geldi bana senin hanım seni aldatıyo dedi bende hemen eve gittim aradım taradım ama kimseyi bulamayınca orada yığıldım kaldım.
- Ula buzdolabına baksaydın ikimizde şimdi sağ olacaktık.

İstikamet

Temel trene binmiş, Kontrol gelmiş, biletinin İstanbul a olduğunu, trenin Ankara ya gittiğini söylemiş. Temel kendinden emin:
- Peçi maçinist yanlış istikamete cittiğini piliy mi?

Buz Tutan Göl

Temel dünya turuna çıkar ve yolu Kanada ya da düşer. Kırk yılda bir Karadeniz de hamsi avlamaktan daha değişik bir fırsat çıktığını düşünerek buz tutmuş bir gölde, buzu kırıp balık tutmaya özenir ve işe koyulur. Tam buzu kıracakken, insanın içini titreten bir ses duyulur:
- Oğlum burada balık yok!
Temel az öteye gidip tekrar buzu kıracakken ses yine gürler,
- Burada balık yok dedim sana...
Temel in eli ayağı titreyerek seslenir:
- Tanrım, sen misun yoksa?
Ses yeniden duyulur,
- Hayır oğlum, ben buz hokeyi stadının spikeriyim.

İki Kere İki

Lazın oğlu yüzünde üzgün bir ifade ile okuldan gelmiş. Babası durumu görünce sormuş:
- Ne oldu ?
- Matematik dersinden zayıf aldım.
- Niye ?
- Öğretmen 2 kere 2 kaç eder dedi, bende 6 dedim.
- E oğlum, 2 kere 2 dört eder, hadi bilemedin beş eder. 6 nerden çıktı?

Özel Hayatı

Temel bir gün keçinin boynuna tasma takmış gezdiriyormuş. Arkadaşı Dursun yolda onu görüp:
- Ula Temel Napiysin ?...
- Ula cörmiymisin Çöpeğimi cezdurayrum Dursun kardeşim...
- Ula Temel bunun boynuzlari var.
- Valla ben onin özel hayatina karişmayrum.

Bale

Temel ilk kez baleye gitmiş. Parmaklarının uçlarında dans eden kızlara bakmış, bakmış VE:
- Taha uzun poylu kizlaru seçselerdu ya! demiş...

Laz Vampir

İngiliz vampir, Fransız vampir, bir de Laz Vampir gecenin kor karanlığında uçmaktalardı. Çok acıktığını sezinleyen İngiliz
vampir pike yaptı ve aşağı doğru süzüldü. Birkaç dakika sonra ağzı kan içinde geri döndü.
- Aşağıda bir ağıl vardı. 20-30 ineğin kanını emdim, Nefisti.
Bir sure sonra Fransız vampir de pike yaparak aşağı süzüldü. Geri döndüğünde ağzı yüzü kan içindeydi. İngilizce bakarak,
- Hani senin az önce girdiğin ağıl vardı ya...
- Evet.. - Onun yanında bir ahır vardı, gördün mü?
- Evet gördüm. - işte orada en azından 40 tane atın kanını emdim. Nefisti. Bu konuşmalar sonucunda tabii Laz vampirin de canı beslenmek istiyordu. O da pike yaptı, süzüm süzüm süzüldü. Aradan 5 dakika geçti, Laz vampir her yeri kan içinde geldi... Onun bu hali diğerlerinin, müthiş bir ziyafet çektiğini düşünmelerine neden oldu.
Tabii oldukça meraklanmıştı İngiliz ve Fransız vampirler...
- Eee? Nasıldı? - Ula uşaklar, hacan asağuda pir ağil vardi daa, gordinuz mu?
- Eveet, gördük.
- Hacan onun yaninda da pir ahur vardi daa, oni da gordinuz mu?
- Eveet, gördük. - Hacan o ahurun yaninda da pir elektruk direğu vardi daa, oni da gordinuz mu?
- Eveet, gördük. - Hacan pen oni gormedum daa.

Vites

Temel birgün son model bir mercedes araba ile Trabzon a gelmiş ve arkadaşları ile muhabbete başlamış; Konu arabalardan açılınca, Temel başlamış arabasını övmeye, Almanlar ne kadar zeki insanlar yahu, yaptıkları araba dört dörtlük. Şöyle iyi araba, böyle rahat araba, çok hızlı araba vs. neyse böyle konuşulurken iş iddiaya binmiş ve Temel Ben arabamla Trabzon dan Samsuna 4 saatte giderim demiş.Arkadaşları gidemezsin demişler. Temel hemen heyecanlanarak arabasına binmiş ve gideyimde görün uşaklar demiş.Arkadaşları iyide biz senin oraya ne zaman vardığını nereden bileceğiz demişler.Temel de Samsun a varınca telefon ederim  demiş.Ordan hemen biri atılmış ve iyide Samsun dan aradığını nereden bileceğiz. Sen git şu kişiyi bul ordan, o bizi arasın demiş.Temel adresi alarak yola çıkmış ve 3,5 saatte Samsun a varmış, sözü edilen kişiyi bulmuş ve Trabzon a telefon etmişler.Arkadaşları Temel e oooo Temel iddiayı kazandın tamam hadi gel demişler ve başlamışlar Temel i beklemeye.Aradan 5 saat geçmiş Temel yok. gece olmuş Temel yok.Arkadaşları nerde kaldı bu yahu diyerek evlerine gitmişler. Sabah erkenden herkes birbirine Temel geldimi? diye sormuş ama kimseden cevap yok.
O gün de Temel efendi Trabzon a teşrif etmemiş.Ertesi gün sabah yine yok, öğleden sonra çıkmış gelmiş!.Arkadaşları Temel e hemen yahu Temel Samsun a 3,5 saatte gittin 3 günde ancak döndün, ne oldu uşağım demişler.Temel de Sormayın be arkadaşlar bu Alman lar ne gerizekalı bir millet demiş.Arkadaşları Ne oldu Temel demişler Temel Şu güzelim arabayı yapmışlar, 5 tane ileri vites koymuşlar ama 1 tane geri vitesi koymuşlar demiş.

Evli Kadın İle Dul Kadın Arasındaki Fark

Temel e sormuşlar,
- Evli kadın ile dul kadın arasında ne fark vardur?
- Tul kadın kocasının nerede olduğuni piliy, evli kadın pilmiyo.

Duymasın

Cemal ile Temel askerde beraber nöbet tutarlarken, komutanları bir bakmış
Cemalin elinde bir mektup, okuyor.
- N apıyorsunuz, demiş.
Temel:
- Sevculumden mektup celdi. Okuma yazma pilmem, Cemal okuyo pağa.
- Peki Cemal in kulaklarındaki pamuk ne?
Temel:
- Mektubu tuymasin diye....

Sempatik

Temel Cemal e anlatıyormuş:
- Bi herif bana çok sempatiksiniz dedi.
- O ne demektir?
- Pek de pilmeyrum ama, her ihtimale karşi furdum oni.

Hamile

Küçük Temel birgün sokakta oynarken yoldan geçen bir hamile bayanı durdurur. Kadının karnını işaret ederek Teyze o ne? der. Kadın da O benim çocuğum der. Temel Çocuğunu seviyor musun teyze sen? der. Kadın da: Tabii ki evladım diye cevap verir. Temel de O zaman onu niye yedin? Der.

Yengesinu Tanimeyrum

Temel bir gün ormanda ağaç kesiyormuş. O sırada çevreciler de ormanda yürüyüşe çıkmışlar. Temeli ağaç keserken görünce çılgına dönen çevreciler onu evire çevire bir güzel dövmüşler.Temel üstü başı perişan halde köye dönerken yolda Dursuna rastlamış. Dursun,
- Ula Temel, bu ne hal böyle?
Diye sormuş. Temel de olayı anlatmaya başlamış:
Ormanda ağaç keseydum. Birden kalabalık bir grup geldi. Doğanın yengesinu bozaymişum diye beni dövdüler. Halbuki ben ne Doğayı taniyrum ne de yengesinu...�

Trafik

Trafik polisi Temelin kullandığı arabayı durdurur ve:
-Sizi tebrik ederim beyfendi, bu günkü kontrollerimizde emniyet kemeri takan tek sürücü sizsiniz bu yüzden size üçyüzmilyon lira ödül vereceğiz, ne yapmayi düşünüyorsunuz, demiş.
Temel:
-Hemen cidup bi ehliyet alacagim demis.
-Ne! senin ehliyetin yok mu?
demeye kalmadan yandan Fadime söze girmis:
-Siz ona bakmayin memur bey içince hep boyle sapitiyi
Polis iyice sinirlenmeye baslamis.
Derken arkadan dursun:
-Ula ben size demedimmi çalinti arabayla yola çikmayalim basimiza bi is gelir diye.
Trafik polisi iyice zivanadan çikmis ve bagajdan idris atlamis:
-Noldu usaklar geçtik mi siniri?

Komutan

Temel askere gitmis, komutani tüm birlikteki askerleri etrafina toplamis ve;
Komutan : Simdi hepinizden sirayla evliliginizin ilk gecesini anlatmanizi istiyorum..Ilk üç kisiden sonra sira Temel e gelmis;
Temel : Komutanim evlendigiminyedinci gecesi,
Komutan : Ilk gece dedik oglum...
Temel : Komutanim evlendigimin yedinci gecesi,
Komutan bu sefer Temel i geçip herkese anlattirdiktan sonra;
Komutan : Tamam ne oldu ulan yedinci gece?..
Temel : Komutanim Fadime dedi ki "Çikar oni iseyecegum"...

Giyotin

devrin birinde, bir alman,bir ingiliz ve bizim temel amerikada birlikte suç islemisler ve mahkeme idam edilmelerine karar vermis. hakim bizimkilere üç seçenek sunmus( ilk önce almana) ;

-asilmayi,yanarak ölmeyi mi yoksa giyotini mi tercih edersin?

alman düsünmüs.yanarak ölmek aci verir, idamda can cekisirim en iyisi giyotin... kafasini sokmuslar cellat ipi cekmis tak giyotin almanin kafasina gelince durmus... halktan sesler yükselmeye baslamis,
hakim;

-bu allahin sevgili kuluymus bunu serbest birakin.

serbest birakmislar almani.

sira ingilize gelmis ingilize de ayni secenekler sunulmus.ingilizde düsünmüs... himm yanarak ölmek aci verir, idamda kötü, en iyisi giyotin... kafasini sokmuslar cellat ipi cekmis giyotin inmis inmis ingilizin kafasinin üstünde durmus yine... halktan sesler yükselmeye baslamis yine.

hakim;

-bu da allahin sevgili kuluymus bunu da serbest birakin. ingilizide serbest birakmislar,sira temele gelmis.. hakim yine ayni soruyu sormus.

-yanarak ölmek mi?,idam mi? giyotin mi?

temel düsünmüs ve cevap vermis,

-yanarak ölmek aci verir,giyotininiz de bozuk zaten en iyisi asin beni..

Hasan Sen misin?

Adamın biri sinemaya gider. Tam sinemada film başlarken önüne saçını kazıtmış biri oturur ve sinemanın işıkları bu saçını kazıtmış adamın kafasına vurur... Arkasındaki adam bir türlü filmi izleyemez. Adam içinden "şunun ensesine bi tane yapıştırayım" der sonra "Oğlum adam iri yarı...Ellese bile beni parçalar" diyip vazgeçerken yanına Temel oturur..
Adam Temel e donup "şu kafasını kazıtmış adamın ensesine bi tane vur sana 5 milyon verecem" der. Temel de dayanamaz adamın ensesine bi tane yapıştırır ve devam eder "Ulan Hasan sen burada mıydın" der. Adam dönüp "Ne Hasanı kardeşim" der Temel de "Pardon kardeşim karıştırdım" der ve adam önüne dönünce 5 milyonunu alır.
Adam dayanamaz ve Temel e donup "Kardeş bi tane daha yapıştır sana 10 milyon verecem" der. Temel bi tane daha adamın ensesine vurur ve ilave eder"Hasan sensin be yeme beni" Adam dönüp "Hasan değilim kardeşim be " diyip ön koltuklardan birine oturur.Temel in yanindaki adam artık filmi bırakıp bu kafasını kazıtan adamı aramaya başlar ve bulur hemen Temel e dönüp "Bak kardeşim işte oraya oturmuş. Git ensesine bi tane daha vur sana cebimdeki tüm parayı verecem" der. Temel hemen kafasını kazıtmış adamın arkasına geçip ensesine bi tane yapıştırıp "Ulan Hasan burda mıydın, ben de yarım saattir arkadaki adamı sen sanıp ensesine vuruyorum" der...

Temel Diktirme

Temel in gözü morarmış, nedenini soranlara,
- Pantolon tüymem koptu, diktirmeye komşu kaduna cittum.
- O mu yaptı?
- Yok canım  tikti, tişuyla iplugu koparacakken kocasi içeru cirdi.

Temelin Vasiyeti

Yolculuktan dönen Idris, kahvede oturanlara sordu :
- Yahu pizum Temel nasil öldi?
- Kalpten cittu, dediler.
- Vasiyetu filan var miydu?
- Var idu. "Beni denize gömün" demis idu.
- Cömdünüz mü?
- Cömdük amma, mezarinu kazarken çok kayip verduk...

içkiyi Bıraktım

Temel bir gün avrupaya gider.Temel in kötü bir aliskanligida vardir, sürekli içki içer. Birgun bir bara girip barmenden üç bira ister ve hepsini içer.Üç-bes defa böyle yapinca barmen merak eder ve sorar;
-"Niye hep üç tane bira içiyorsunuz?
Temel cevap verir;
-"Ben, Dursun ve Hamdi bizler üçüzüz. Hepimiz dünyanin farkli yerlerindeyiz. Hepimizde bara girdigimizde birbirimizin yerine bira içeriz, öteki iki birayi o yüzden içiyorum" der.
Yine günlerden bir gün Temel bara gelir ve iki bira ister, barmen verir.Temel biralari içtikten sonra tam kalkarken barmen sorar;
-"Allah rahmet eylesin efendim, kardesinizin biri öldü heralde?" deyince Temel cevap verir;
-"Hayir ben içkiyi biraktim da.."

işi olmayan giremez

Temel Bır gün iş ve işçi bulma kurumuna gitmiş. çay ocağının kapısında işi olmayan giremez yazıyormuş.

Temel bunu görmüş ve kapıdan dünmüş gitmiş...

Verdim ama

Bizim Temel, bir tv kanalinda yarismaya katilir.Kazandigi parayi eksik verirler. Temel sebebini sorar. "E, oyle vergi kesiyoruz" cevabini alir. Bunun uzerine Temel, avukata basvurur. Avakut ona Televizyonu mahkemeye ver der. Aradan zaman gecer avukat yolda Temeli gorur, ona sorar. Ula televizyonu mahkemeye verdin mi ? Temel cevaplar.
Verdim ama ertesi cün keri ketirdim oni...Insan yine de televizyonsuz yapamayi! sonradan geri aldımm onu

Güneş

Bir mecliste konuşulurken,
Amerikalı :
-biz mars a gideceğiz, demiş.
Alman :
-biz yakıtsız giden otomobil üreteceğiz, demiş.
Fransız :
-atom bombasını etkisiz hale getirecek projelerimiz var, demiş.
Bizim karadenizli de onlardan geri kalmamak için :
-biz de güneşe gideceğiz, demiş.
-güneşe gidemezsiniz, demişler. güneş yakar.
Karadenizli gülümsemiş :
-o kadar da enayi değiliz  tabi demiş. akşam serinliğinde gideceğiz

Uy Paralar

Temel banka soymak suçundan yargılanıyormuş , son celsede hakim delil yetersizliğinden temelin tahliyesine karar vermiş . temel bunu duyunca çok sevinmiş ve bağırarak hakime ;
- uy cözünü sevdigumun hacim beyi , yani şimdi bu paralar penim oldu değil mu .....?

Temel Sınavda

Temel üniversite sınavına girmiş. Her soruda yazı-tura atarak cevapları vermiş. İki saat sonra öğrencilerin çoğu sınav kağıdını verip salonu terk etmiş. Temel ise hala yazı-tura atıyormuş. Sınav danışmanı, ne yaptığını anlamak için Temel in yanına gelmiş:

-Bütün sorular için yazı-tura atıyorsun, hala bitiremedin mi?
-Hocam, 1 saat önce bitirdim. Şimdi cevaplarımı kontrol ediyorum!...

Walkman

Temel sürekli walkman dinliyor,kulaklığı hiç kulağından çıkarmıyormuş.Birgün arkadaşları
muzıplik olsun diye kulağından aniden çekip almışlar.Temel de hemen oracıkta düşüp ölmüş.Arkadaşları şaşkınlık içinde ve biraz da merakla walkmanı
dinlemeye başlamışlar. Şöyle diyormuş:
"Nefes al, nefes ver,nefes al, nefes ver.."

Issız Ada

Temel, bir Fransız ve bir Amerikalı ile ıssız bir adadaymış. Bir gun iyi huylu bir deniz perisi gelip demiş ki:

- Uzun zamandır izliyorum sizi. Geminiz battıktan sonra cok acı çektiniz. Dileyin benden, ne dilerseniz.

- N olur beni Fransa ya gonder, demiş Fransız. Hoop gitmiş Paris e.

- Beni de Amerika ya lutfen demiş Amerikalı ve oda hoop California ya.

Sıra Temel e gelmiş. Duşunmuş, duşunmuş.

- O Fransız ile Amerikalı uşakları çok ozledim. Cağır onları geriye.

Müebbet

Zamanın en buyuk Mayfa babası çok ağır bir suçtan yargılanmaktadır ve idamı istenmektedir.Juri üyelerinin icinde Temel de vardır. Mafyanın adamları mahkemeden once Temeli bir kenera cekerler ve  şöyle derler:

- Temel ne yap et Babanın idam kararını muebbet e çevir yoksa bu senin sonun olur

Temel in içine korku duşmuştur acep ne yapsamda bu adamı kurtarsam diye düşünür. Dava baslar gunlerce devam eder ve nihayet Jury uyeleri karar vermek üzere odalarına geçerler. Aradan uzun bir süre geçtikten sonra jury geri gelir ve kararını okur:
- Müebbet hapis derler
Bunu duyan Babanın adamları ne yapacaklarını şaşırılar doğru Temel e gidip afferim sana Temel şimdi gözümüze girdin derler. Ehh be Temel iyi guzel de bu işi nasıl başardın diye sorarlar:
-Temel "Sormayın bre uşaklar der millet Beraat Beraat diye tutturdu Müebbete cevirene kadar aklan karayı seçtim der"

Hızlı Tren

İstanbul - Ankara arasını 3 saatte alan hızlı tren sonunda gerçekleşmiş. İşadamının biri de Ankara ya gidecek bir toplantı için. Yetişebilmek için atlamış hızlı trene. Fakat yolda Ankaradaki toplantı için hazırladığı evrakları İstanbulda unuttuğunu farkediyor. Kondüktöre gidiyor ve derdini anlatıp mutlaka inmesi gerektiğini söylüyor. Binbir yalvarmadan sonra Kondüktör adama trenin hızlı tren olduğunu hiçbir yerde durmadığını ama Arifiye de biraz yavaşladığını söylüyor. Ve diyor ki :
- Yalnız trenden atlar atlamaz hızla trenin gidiş yönünde koşman lazım yoksa parçalanırsın.
Adamcağız çaresiz "Tamam" diyor. Arifiye ye geldiklerinde de atlıyor başlıyor koşmaya.
Bizim Temel le Dursun da en arka vagonda seyahat ediyormuş. Camdan bir bakmış adamcağızın biri son hız koşuyor. "Vah adamcağıza. Yazık, herhalde treni kaçırdı yetişmeye çalışıyor" diyor ve adamı tuttuğu gibi tekrar vagona çekiyor.

Yiyesin Diye

Garson Temel i, lokantanın müşterilerinden biri, yanına çağırıp, azarladı:
-Bana getirdiğin tavuğun bir bacağı diğerinden daha kısa. Bu ne rezalet?
Temel, öfkeyle cevap verdi:
-Ben sana o tavuğu dans edesin diye değil, yiyesin diye getirdim!

İlginç Kaza

Polise bir ihbar gelir. Temel ile Dursun kaza yapmıştır.
Polis olay yerine geldiğinde görür ki, arabalar sapa sağlam, Temel ile Dursun un agzı burnu dağılmış.
Polis sorar:
-Anlat Temel. Olay nasıl oldu?
-Komserum. Hava sisli olduğundan kafami pencereden çikarmiş öyle gideydum.
Meğersem Tursun da karşidan öyle geleyirmuş

Ateşiniz Var mı?

3 astranot uzaya gidecek. Bunlardan biri Alman biri İngiliz biri de bizim Temel.Bunlar yıllarca gelmiyecekleri için en önemli ihtiyaclarını sorarlar. Alman bana sarışın, esmer,
kumral hatun der. İngiliz bana bol bol içki der. Bizim Temel baaa bol bol cigara der.
İstekler temin edilip uzaya fırlatılırlar.Aradan yıllar geçer 3 astronot geri dönüyorlar. Tabi aileler merakla bekliyor.Önce Alman iniyor dalyan gibi Alman olmuş iğne iplik. Sonra İngiliz iniyor adam zil zorna sarhoş.Tabi ki sıra Temele geliyor. Temel kapıda görünür görünmez bi fırlıyor ağzında cigarayla:
- "Allahını seven baaa ateş versuuun."

Aslan

Bir gun temel ve dursun ormanda kamp kurmuşlar. Birsabah bir aslanın kukreme sesiyle uyanmışlar.Temel hemen spor ayakkabılarını giymiş, bağlarını bağlarken Dursun : "ula Temel ne bu telaş aslani geçebileceğini mi duşunisin " deyince Temel : "ula SENİ GEÇSEM YETER " demiş.

Fadime`den E-mail

Şubat ayının soğuk günlerinde, ikisi de Amerika nın değişik bölgelerinde, ayrı ayrı iş gezilerinde olan
Dursun la karısı, Florida da buluşup yaz sıcaklarının yaşandığı bu bölgede, bir kaç gün geçirmeye karar verirler.
Eşi, Dursun dan önce gider Florida ya ve ertesi gün için Dursun a da yer ayırttıktan sonra,
ona bir e-posta gönderir. Fakat mesaj, adreste bir harfi yanlış yazdığı için,
Dursun yerine, bir gün önce karısı ölen Temel e gider. Yaşı da epeyce ilerlemiş bulunan Temel,
bilgisayar ekranında mesajı okuyunca, korkunç bir çığlık atar ve düşüp bayılır.
Zaten çok üzgün olan Temel in bu çığlığı üzerine ev halkı odaya dolar ve herkes yerde yatan Temel e yardım için koşuşturmaya başlar.
Temel, bir süre sonra kendine gelir ve niçin çığlık attığını soranlara, bilgisayar ekranını gösterir:
"Sevgili Kocacığım,
Bugün, buraya ulaşır ulaşmaz, önce yarın senin gelişinle ilgili tüm işlemleri tamamladım,
sonra da bana ayrılan yerime yerleştim. Burası gerçekten de dedikleri gibi çok sıcak...
Seni dört gözle bekliyorum..." (Karın)

Tekrar deneyin

Temel ile Dursun promosyonlu meşrubat alırlar. Meşrubatı açan Temel hemen kapağa bakar:
- "Tekrar deneyin." Kapağı kapatıp yeniden açar ve okur: - "Tekrar deneyin."
En sonunda sinirlenen Temel: - "Ula Tursun. Ha punlar pizi kandıriy!
İki saattir deneyrum hala pi şey çıkmadi."

Yok mu?

Temel in Annesi:
- Vazoyu kim kırdı.
Temel:
- Kedi.
Annesi :
- Bizim kedimiz mi var ?
Temel:
- Yok mu ?

Soğuk Çay

Her gün Temel sabah erkenden Dursun un evine gidiyormuş ve "Soğuk çay var mı?" diyormuş.
Dursun da "yok" diyormuş. Bu bir kaç gün sürmüş. Dursun bir gün merak edip soğuk çay hazırlamış. Temel gene gelmiş.
"Soğuk çay var mı?" demiş. Dursun da var demiş. Temel de "iyi ısıt da içelim" demiş.

Selam

Temel ile Dursun Almanya da okumaya gitmişler. Okulun son haftası Temel Türkiye ye dönmeye karar vermiş. Dursun a:
- Dursun, sen benim karneyi al bizim eve telefon et, babamın anlamaması için de bir zayıf varsa bir Muhammed in, iki zayıf varsa iki Muhammed in selamı var de.
Temel Türkiye ye döndükten sonra Dursun karneyi alır ve Temel e telefon açar.
Dursun:
- Temel, Ümmeti Muhammed in sana selamı var.

Polis Temel

Ula Temel, senden polis olmaz. Nasıl kaçırdın elindeki azılı hırsızı!
-Sormayin komiser bey. Bir anluk dalginluğum sebep oldu.
Üstünde "girmek yasaktir" tabelasi bulunan bi yere girdi, arkasindan gidemedum!

Rica

Temel Karadenizlinin firınından bir ekmek alacak. Kafasını fırından içeri uzatır:
- Ha oradan bi ekmek vermeni rica edeyirum!
- Ula parasini verecek misun?
- Elbette vereceğum.
- Haçan parasini vereceksen ne diye rica edeyisun?

Üç Çeşit

Temel e sormuşlar?
-Kaç çeşit insan vardır?
Temel:
-Üç çeşit vardır demiş. bunlardan ilki sayı saymayı bilenler, ikincisi sayı saymayı bilmeyenler.

Ne Yedum?

Temel, Cemal´e sorar:
-Bu cün ögleye cok güzel bir sey yedum, pil pakalum nedur?
-Ola ne pileyum?
-Pi golayluk edeyrüm sagaa... Yedugum sey "P" ile baslayiii...
-pilav...
-Yok...
-Pirasa...
-Yok...
-Pasturma...
-Yok...
-E.. Pilemedum, sen söyle...
-Pamya!..

Temelin Tahmini

Temel ile Dursun trenle yolculuk yaparken, bir sığır çiftliğinin önünden hızla geçiyormuş.
Temel bir tahmin yapmış:
- Dursun burada tam 397 sığır var...
- Ula Temel, nasıl saydın? Vızz diye geçtuk daa..
- Kolaydur daa... Ayaklarını sayup dorde böliyrum

Deniz

Temel ile Dursun denize yüzmeye giderler. Temel boğulur. Savcı gelir araştırma yapmaya ve Dursun a sorar:
- Olay nasıl oldu.
- Savci bey olay molay yok. Temel bi dalup geleceğim dedi ama siz da göreysiniz gelmedi.

Hepsi Diskografi

Yıl Kapak Resmi Albüm adı ve İçerik
2005 Bir
01-Olmaz Oğlan
02-Nedenini Sorma
03-Yalan
04-Olta
05-Dur Dur
06-Üç Kalp
07-Özgür Değilim
08-Herşeye Rağmen
09-Gitme
10-Olmaz Oğlan (Remix)
11-Gecelerce
12-Dün Tattın
13-Çok Güzelsin
2006 Hepsi 2
01-Mum
02-Kalpsizsin
03-Tik Tak
04-Saklambaç
05-Aşk Sakızı
06-Dinlemem
07-Kolay Mı Sevmek
08-Kafanı Takma
09-Bakalım
10-Uzat Elini
11-Hanimiş
12-İki Kelime
13-Olmaz Böyle Şey
2006 heps1.net Grup Hepsi & Sezen Aksu
Tempo (Single / Pepsi Özel)
01-Tempo
02-Kaç Yıl Geçti Aradan
03-Tempo (Deep-Tech Mix)
04-Kaç Yıl Geçti Aradan (Electro Dub Mix)
05-Tempo (Rio Mix)