Siz değerli misafirlerimize Türkü Kervanı harika bir müzik ziyafeti sunan Türkü Kervanı dinletmek için kuruldu.

2 Ekim 2007 Salı

Kanser

Temel akciğer kanseri olmuş. Doktorlar iki aydan daha fazla yaşaman mucize olur demişler ve ümitsiz olduğu icin tedaviye de son vermişler.

Öleceğini anlayan Temel, bütün eşiyle dostuyla helalleşmeye karar vermiş. Fakat bizim Temel gördüğü herkese kendisinin AIDS hastalığına yakalandığını ve iki ay içinde öleceğini anlatıyor ve helal etmelerini istiyormuş haklarını. Tabii bunu duyanlar Temele helallik veriyorlarmış ama bir yandan da elini bile son bir defa sıkıp, kucaklaşmaktan kaçınıyorlarmış.

Temel in en iyi arkadaşı Dursun Temel in bu yaptığını duyunca sormuş

- Yaw Temel, anladık sen kanser oldun ölecen, neden millete AIDS oldum diyon, bak herkesi bir korku sardı demiş.

Temel;

- Yaw Tursun, öyle de öleceeezzz boyle de olecez, bari kariyi sağlama alalim dedim...

2 Katlı Otobüs

Bir gün Temel ile Dursun 2 katlı otobüsle yolculuk ediyormuş. Temel cep telefonunu çıkartıp alt kattaki Dursun u aramış.

- Orada havalar nasıl Dursun kardeşim?

- Bizim şoför uyumuş otobüs kendi kendine gidi yo valla Temel çiğim...

- O da bir şey mi Dursun? Bizim katta şoför bile yok. Otobüs kendi kendine gidi yo...

1881-1920

Küçük Temel ilkokulda okurken bir sözlü sırasında öğretmeni sormuş :

- Söyle bakalım Temel, 1881 de ne oldu?

- Atatürk doğdu öğretmenim...

- Aferin oğlum, peki 1920 de ne oldu?

- Atatürk 39 yaşına bastı öğretmenim!..

100 Hamsi

Dursun Temel e sormuş :

- Uşağım oruçlu oruçlu kaç hamsi yiyebilursun?

Temel : 100 tane yerim valla...

Dursun : Hadi oradan yesen yesen 1 tane yersin geriye kalan 99 hamsiyi oruçsuz yersin...

Bu espri Temel in acaip hoşuna gitmiş.Yolda Cemal i görmüş ve hemen sormuş

- Uşağım oruçlu oruçlu kaç hamsi yiyebilursun?

Cemal : 50 tane yerim ben...

Temel : Tüh be uşağım 100 deseydun sana müthis bir espiri yapacaktum...

Yatağın Altı

Temel ve arkadaşları kahvede oturuyorlarmış. Birisi demiş ki

- "Benim karım galiba beni manavla aldatıyor."

diğerleri nasıl anladığını sorunca

- "Yatağın altında karpuz buldum" demiş...

Başka biri

- "Sanırım karım beni marangozla aldatıyor.

Ben de Yatağın altında testere buldum..."

derken Temel aniden

- "Yavv galiba Fadime beni atla aldatıyor" demiş,

arkadaşları, "Nasıl anladın?" diye sormuşlar.

Temel de "Yatağın altında JOKEY buldum" demiş...

Vesikalık

Temel bir gün Dursun a gidip,

- Dursun, senin makinen var bana 12 tane vesikalık gerekiyor çeker misin?

demiş. Dursun da,

- Çekerim ama benim makine boydan çeker vesikalık nasıl olacak. demiş ve başlamışlar düşünmeye.

Sonunda Dursun un aklına bir şey gelmiş ve,

- Temel, sen sahile git kumu kaz içine gir omuzlarından aşağısı görünmesin böylece vesikalık olur.... tamam demiş Temel, Dursun makineyi almak için eve giderken o da sahile gitmiş, 12 tane çukur kazmış.

Dursun gelmiş,

- Salak niye 12 tane çukur kazdın? Ben 12 tane makine getirmiştim...

Tiryaki

Cemal yolun karşı tarafındaki evinde oturan Temel e seslenir :

- Uy uşak,senun davarlarun arasunda sigara ya da narcule tiryakisi var midur?

Temel şaşkın bağırır :

- Uy sen delurdin mu, hiç davar tütün içer mu?

- Temel,öyleyse senun ahur yaniyor, koş çabuk...

Temel Usulü İntihar

Dursun bir gün ormanda gidiyormuş. Temeli bir ağaca belinden bağlı şekilde bulmuş.

- "Napiyosun Temel" demiş Dursun;

- Temel de "intihar ediyorum" demiş.

- Dursun, "Benim bildiğim öyle intihar edilmez; o ipi beline diil boynuna bağliyacaksin" demiş.

- Temel de: onu da denedim; az daha boğuluyodum...

Temel ve Sevgilileri

Temel in 3 tane sevgilisi vardır. Biri öğretmen, biri doktor, biri de santralcıdır.Fakat öğretmenle evlenmeye karar verir. Bunu bilen arkadaşı sorar

- "Niye öğretmen de diğerleri değil?" diye.

Temel de ona döner:

- Ula der, bilmez misin doktorlar "bugün git yarın gel" der, santralcı de "şu an meşgul daha sonra tekrar deneyin" der. Ama öğretmen ne der? Hadi bir daha tekrarlayalım...

Temel ve Kraliçe Elizabeth

Temel İstanbul a gelmiş, yürüyormuş. Bu arada 5 dakikada bir top atışları duyulmaktaymış. Merak edip sormuş.

- "Hemşerim bu top atışları neyin nesi?" diye.

Kraliçe Elizabeth in gelmesi sebebiyle top atışı yapıldığı anlatılmış. Aradan yarım saat geçmiş ve top atışları halen sürmekteymiş. Temel yine sormuş bir başkasına

- "Bu top atışları neden?" diye.

Aynı cevabı alınca söylenmiş:

- "Ulan, yarım saattir bir karıyı vuramadılar, be!"

Temel, Karısı ve Karısının Aşığı

Temel, bir haftalığına gittiği memleketten, haber vermeden erken dönünce karısını evde başka bir erkekle yatakta bulur. Derhal belinde taşıdığı tabancasına davranan Temel, yatakta yakaladığı adamı alnının ortasından vurur. Tabancayı tam kendi kafasına doğrultmuşken, karısı haykırarak üzerine atlar:

- Dur Temel im, kıyma kendine!..

Temel, sinirden titreyerek haykırır:

- Sus kaltak, sıra sana da gelecek!..

Temel in Arabası

Temel Dursun a arabasının öyküsünü anlatıyordu :

Bir gün otostop yapıyordum ki önümde, bu arabayla, mini etekli güzel bir bayan durdu ve beni arabasına aldı. Bir süre gittikten sonra kadın arabayı kuytu bir köşeye çekti. Mini eteğini iyice yukarı çekip, dudaklarını ıslattı ve

- "Benden ne istersen alabilirsin" dedi, ben de arabasını aldım.

Dursun : iyi etmişsin Temel, zaten mini etek sana hiç yakışmazdı.

Tahliller

Temel hastaneye gitmektedir. Girişte birinin ağladığını görür. Yaklaşır ve sorar,

- "Hayrola hemserim!.. Neden agliyorsun?"

Adam,

- "Kan tahlili yaptırmaya geldim. Parmağımı kestiler." der.

Bu sefer Temel daha şiddetli bir şekilde ağlamaya başlar. Ne olduğunu anlayamayan adam Temel e sorar,

- "Hayırdır hemşerim. Sen niye ağlamaya başladın?".

Temel,

- " Ben..." der, "Idrar tahlili yaptirmaya geldim"...

Tatbikat

Temel ile Dursun bir gün paraşüt tatbikatına katılmışlar. Diğer paraşütçüler gibi onlarında uçaktan atlama sıraları gelmiş ve kendilerini boşluğa salıvermişler. Temel in paraşütü açılmış ancak Dursun un ki açılmamış.

Dursun Temel e :

- Ula Temel bu meret açilmayi da!..

Temel :

- Ula Tursin yardımcı paraşüti aç uşagum!..

Dursun yardımcı paraşütü açmaya çalışmış fakat o da açılmamış ve Dursun Temel e :

- Ula Temel bu merette açilmayi.

Temel :

- Boş ver uşagum nasul olsa tatbikattayiz...

Dursun Temel e :

- Ula Temel bu meret açilmayi da!..

Temel :

- Ula Tursin yardımcı paraşüti aç uşagum!..

Dursun yardımcı paraşütü açmaya çalışmış fakat o da açılmamış ve Dursun Temel e :

- Ula Temel bu merette açilmayi.

Temel :

- Boş ver uşagum nasul olsa tatbikattayiz...

Süper

Temel arabayla giderken bakmış benzini bitiyor. Hemen en yakın benzinciye girmiş, pompanın yanında durmuş, arabadan inip benzin deposunu açmış, başlamış deponun içine işemeye...

Temel in depoya işediğini gören pompacı,

- Ya sen ne yapıyorsun, bu yaptığın normal mi?..

Temel hemen cevap vermiş,

- Yooo Süper...

Sünnet

Temelin çocuğu 20 yaşına basmış ama hala sünnet olmamış. Komşuları Temel e sormuş :

- Temel hayırdır... Çocuğun 20 yaşına bastı neden halan sünnet ettirmedin...

Temel de :

- Banene yahu... Evlenince karusu istedigi kadar kestursun...

Su Derinliği

Temel, dere kenarında oturuyormuş. Oradan jeeple geçmekte olan bir adam

suyun derin olup olmadığını sormuş. Temel,

- Derin değildir, geçebilirsin...

demiş. Adamda Temel e güvenerek suya jeepiyle girmiş. Jeep bir anda sulara gömülmüş. Kan ter içinde sudan çıkan adam Temel in yakasına yapışarak,

- Hani derin değildi ulan.

diyerek Temeli tartaklamaya başlamış. Temel de,

- Abi vallahi benim suçum yok. Demin bir ördek geçiyordu su beline geliyordu...

Sokaktan mı Topluyorum?

Temel sevgilisiyle gidiyormuş. Sevgilisi bir mağazada gördüğü kürkü istemiş. Temel hemen vitrin camına bir tuğla atıp içinden kürkü alıp sevgilisine vermiş. Daha sonra sevgilisi otomobil galerisinde bir de araba görmüş ve bu sefer de onu istemiş. Temel de bunun üzerine

- Ben bu tuğlaları sokaktan mi topluyorum? demiş...

Sinyal

Araba tamircisi arkadaşı Temele seslenmiş,

- Temel, bak bakalım arabinin sinyali çalışıyor mu?

Temel bakmış,

- Calisay calismay calisay calismay calisay calismay...

Sinema Bileti

Temel, oğlu Hasan i ödüllendirmek için para vermiş ve sinemaya göndermiş.

Hasan gişeden biletini almış ve salona girmiş ancak biraz sonra ağlayarak dışarı çıkmış. Gişedeki kız Hasan ın yanına gidip ne olduğunu sorunca Hasan da :

- Kapitaki amica piletumi yirttu...

Sinek Bar

Temel İstanbul a ilk kez gelmiş ve Bebek koyunda methedilen sinek barı arayıp durmuş. En sonunda sinek barı bulmuş ve içeri girmiş. İçkisini içerken kendi kendine düşünmüş "Ya bu sinekli barın ne özelliği var herkes methetti hiç bir özelliği yok". İhtiyaçtan tuvalete gittiğinde bir de ne görsün pisuar altındanmış ve pırıl pırıl parlıyormuş; "Demek buranın özelliği buymuş..." demiş.

Geri dönüp içkisini içmiş. Ertesi akşam yine gelmiş. İçkisini bitirince tuvalete gitmiş ki altın pisuar orada yokmuş. Kızgın bir şekilde geri dönmüş. Barmene çatmış :

- "Hani buranın altın pisuarı kardeşim bir özelliğiniz vardı o da yok şimdi".

Barmen kenarda duran iri yarı adama seslenmiş :

- "Sadullah abi gel dün akşam senin saksofona işeyen adamı buldum"

Seni Kuş Sandım

Temel şehre inmiş. Bakmış pencere kenarında bir papağan. İçinden :

- Allah Allah kuşa bak yav....

demiş. Tabi bu arada papağan da Temel in kendisine baktığını görüp :

- Ne bakıyorsun hemşerim...

demiş. Temel biraz şaşkınlık biraz da saflıkla :

- Afedersun hemşerum. Ben seni kuş sandiydum...

Sadece Bende Var

Temelle Fadime evlenmiş, gerdeğe girmişler. Fadime daha çok toy olduğu için Temel in "Bak bundan sadece bende var..." demesine inanmış ve uzun süre bunu böyle sanmış. Ama Temel in oturduğu mahallede bir de uyanık sütçü varmış. Her gün Temellere gelen bu sütçü sonunda zaten saf olan Fadime yi ayartmayı başarmış ve birlikte olmuşlar. O akşam Temel eve geldiğinde Fadime Temel e : "Sen beni aldattın. Bundan sadece bende var demiştin, ama sütçüde de var..." demiş. Temel olanları anlamış ama bozuntuya vermemiş, "Doğru, bir bende, bir de onda var, ona da ben vermiştim zaten demiş.

Fadime karşılık vermiş, "Madem öyle iyisini neden ona verdin?"...

Reflex

Temel İstanbul da gezerken tam önünde bir genç kız bisikletten düşer.

Bacakları havaya kalkar, eteği açılır. Temel bu sahneyi büyük bir zevkle seyrederken genç kız hemen toparlanır, kalkar ve durumu idare etmek için sorar:

- Refleksimi gördünüz değil mi?

- Uy İstanpul da öyle mi diyorsunuz ona?..

Pilot Temel

Pilot Temel telsize var gücüyle bağırıyordu :

- "Ula, sağ motor bozuldu. Düşeyrum, düşeyrum. Meydey düşeyrum. Kule düşeyrum."

Kule hemen cevapladı :

- "Mesaj anlaşıldı. Yerinizi bildirin, yerinizi bildirin."

Temel gayet ciddi :

- "Pilot kabini, öndeki sol koltuk, pilot kabini, öndeki sol koltuk."

Paraşütçü Temel

Temel NATO da havacı olarak askerliğini yapıyormuş. Komutan askerlere paraşütle nasıl atlanacağını öğretmiş.

- "Uçaktan atlayınca birinci ipi çekeceksiniz. Paraşüt açılmaz ise ikinci ipi çekeceksiniz. Yine açılmadı, o zaman Meryem Ana ya dua edeceksiniz."

Temel uçaktan atlar. Birinci ipi çeker paraşüt açılmaz, ikinci ipi çeker yine açılmaz. O sırada yere yavaş yavaş süzülen komutanının yanından geçerken sorar:

- "Komutanım, komutanım.. O karinin adi neydi ?"

Palavracı Komutan

Temel ve Dursun paraşüt eğitimlerini tamamladıktan sonra ilk atlayışları için havalanırlar. Makul seviyeye geldiklerinde komutanları son kontrolleri yapıp;

- Atladıktan bir süre sonra paraşütün sağ tarafındaki ipi çekin paraşütleriniz

açılacaktır... Şayet açılmazsa hiç telaşa kapılmayın, sol tarafta yedek paraşütün ipi var onu çekin sorun kalmaz... İndiğinizde sizi bir jeep bekliyor

olacak sizi karargaha geri götürecek.

Askerler korkarak da olsa atlamışlar. Heyecanla sağ taraftaki iplerine asılmışlar... Tık yok. Taş gibi düşüyorlar. Hemen sol taraftaki iplere asılmışlar ama paraşütler yine açılmamış...

Temel bunun üzerine bağırmaya başlamış :

- Ula bu komutanun hiçbir dedugu çikmiyor... Hele bir de aşagida jeep yoksa o zaman anasini belleyecegum!..

Otelci Temel

Otelci Temel in kapısını bir gece bir İspanyol asil zadesi çalmış.

- Odanız var mi?

- Kimsunuz?

- Jose de Santana de Monte Cristo de Santa Cruzo.

- Haa, pu katar usagu alacak yerum yok!..

Ormanın Güzelliği

Temel ile Dursun ormanda kamp kurmuşlar. Bir ara Temel Dursun a seslenmiş,

- Dursun şu ormanın güzelliğine bak...

Dursun söyle bir etrafına bakmış,

- Ağaçlardan bir şey göremiyorum ki...

Mercedes-Benz

Temel İstanbul da bir iş yeri açar ve işler tıkırında gidince altına hemen Mercedes marka bir araba çeker. O günlerde Trabzon dan annesi arar ve :

- Temel oğlum, baban öldi. Hemen cel.

Temel arabaya atlar ve hemen yola koyulur. 6 saatte trabzon a varır.

Neyse, babasının cenazesini kaldırırlar, akşam annesinden izin ister ve işleri yüzünden hemen İstanbul a dönmesi gerektiğini söyler. Annesi onayladıktan

sonra İstanbul a telefon açıp yanında çalışanlara :

- Uşaklarim, benceliyoryum beni karsulayun.

Uşaklar bekler Temel gelmez. 1 gün geçer, Temel yok. 2 gün geçer Temel, yok. 3 gün geçer Temel yok. 4 gün sonunda Temel gelir. Hemen sorarlar

- Patron 6 saatte gittin, 4 günde döndün. Çok merak ettik seni.

Temel bunun üzerine uşaklaruna döner ve der ki :

- Ula usaklarum bu Almanlari anlamiyorum... Arabaya 5 tane ileri fites koymuşlar, sanki isin geri dönüsü yok gibi geri fitesten sadece 1 tanecik koymuşlar. O sebepten geç celdum.

Lisan

Temel ve Dursun kahvenin önünde oturuyorlarmış. Bir turist gelmiş ve Temel e İngilizce yolu sormuş. Temelde ses yok. Turist bu defa Almanca sormuş. Temelde yine ses yok. Turist bu defa Fransızca konuşmuş. Yine ses yok. İspanyolca, yine ses yok. Turist kızmış, bağırıp çağırdıktan sonra çekip gitmiş. Bunun üzerine Dursun Temele,

- Bir lisan öğrenmemizin zamanı geldi galiba...

demiş. Temel ise Dursun a dönerek,

- Boş ver, ne gerek var? Adam dünya kadar lisan biliyor ama bir derdini anlatabildi mi?..

Kaşla Göz Arası

Temel in taksisine Texaslı bir adam binmiş. İstanbul da dolaşırken Akmerkezi göstererek "Büyük bina, bizim orda bunu 2 günde yaparlar", Galata Kulesini göstererek bizim orda bunu 1,5 günde yaparlar" diye atıp tutuyormuş.

Sonunda Temelin canına tak etmiş ve Süleymaniye Camisini göstererek,

- "Allah Allah..." demiş. Texaslı ne oldu diye sorunca,

Temel, "Az önce geçtik ama burada böyle bir cami yoktu... Yine kaşla göz arasında yapmış bizimkiler" demiş...

Kamyon Şoförü Temel

Temel kamyon şoförüymüş. Bir gün kamyonu ile yokuş aşağı inerken freninin

patladığını fark etmiş. İleriye doğru baktığında da yolun ikiye ayrıldığını görmüş.

Bir tarafta pazar kuruluyormuş ve yüzlerce insanın alışveriş yapıyormuş. Diğer tarafta ise küçük bir çocuk yolun ortasında oyun oynamaktaymış. Temel çok hızlı bir şekilde düşünerek

- "pazar yerune çirersem pi sürü insan ölür en eyisu çocigu ezeyum" demiş.

Ertesi gün gazetelerde şöyle bir başlık;

- "pazara giren kamyon dehşet saçtı. 150 ölü"

Temel e sormuşlar :

- Sende hiç kafa yok mu? Bu kadar insanı ezeceğine bari çocuğu ezseydin.

Temel cevap vermiş :

- Ula siz benu salak mi sandunuz? Bunu bende düşündüm... Tabii ki çocuğu ezecektim ama çocuk pazara doğri koşunca ben ne yapayim?

İki Bardaklı Temel

Temel her gece yatarken başucuna 2 tane bardak koyuyormuş. Biri su dolu diğeri boş...

1 gece 2 gece derken Temel in oda arkadaşı Dursun dayanamayıp sormuş :

- Ula Temel ne edisin sen her gece her gece bu pardaklarla?..

Temel cevap vermiş :

- Akşamlari uyandigimda bazen canim su içmek istii bazen de istemii...

Internet in Temelcesi

Temel, bilişim sektöründe çalışan bir firmaya iş başvurusu yapmış. Firma yetkilileri önce bir bilgi testinden geçmesi gerektiği söylemişler ve ilk soruyu sormuşlar :

- Internet ne demektir ?

Temel düşünmüş, taşınmış ve :

- İşe ciremedum temektur...

I am Sorry

Temel bara gitmiş. Geçmiş bir kenara oturmuş, biraz sonra bara bir adam girmiş ve siska uzun boylu bir adamın kafasının üzerine şişe koymuş, çekmiş silahı ateş etmiş şişe paramparça... Ateş eden adam elini kaldırmış;

- I am Pekosbill...

demiş ve çıkıp gitmiş. Daha sonra bara bir başka adam girmiş ve yine o sıska adamın kafasının üzerine konserve kutusu koymuş, çekmiş silahı ateş etmiş kutu paramparça... Ateş eden adam elini kaldırmış;

- I am Redkit...

demiş ve bardan çıkıp gitmiş...

Temel bunları seyrettikten sonra dayanamamış, eline bir elma almış ve o sıska adamın kafasının üzerine elmayı yerleştirmiş, çekmiş silahı ateş etmiş ve adamı tam anlının ortasından vurmuş... Elini kaldırıp;

- I am sorry...

demiş ve çıkıp gitmiş...

Helikopter

Hayatında ilk kez helikopter gören Temel yanındaki Dursun a soruyor :

- Ula bu ne öyle?

Dursun cevap veriyor:

- Olsa olsa pin yasunda bi sinektur...

Hatırla

Temel savaşta yanında 10 arkadaşıyla birlikte düşmana esir düşmüş. İlk gün

işkence sonunda ekipten 5 tanesi bülbül gibi konuşmuş. İkinci gün 3 kişi daha dayanamamış itiraf etmiş. Üçüncü gün sonunda bir tek Temel kalmış. Dördüncü gün işkencenin dozu artmış Temel den çit yok. Beşinci gün işkence iyice ağarlaşmış ama Temel yine aynı. İki hafta sonra Temel i kaldığı hücrede izlemeye karar vermişler. Bizim Temel hem kafayı duvara vurmakta hem de söylenmekteymiş :

- Hatırla... Hatırla... Hatırlaaaa...

Güzellik-Aptallık

Temel e sormuşlar : "Güzel olmayı mi tercih ederdin yoksa aptal olmayı mı?"

Temel biraz düşünmüş,

- "Tabii ki aptallığı" demiş.

- "Niye?" diye sormuşlar.

Temel,

- "Güzellik geçicidir." demiş...

Evde Kimse Olmayacak

Temel Fadime ye demiş ki; "Fadime, bu akşam bize gel. Evde kimse olmayacak."

Fadime akşam gelmiş kapıyı çalmış çalmış kimse açmamış...

Gözlük

Temel uzak doğuya gider. 250$ verip bakınca insanları çıplak gösteren gözlüklerden alır. Takar bakar çıplak, çıkarır bakar giyinik. Çok hoşuna gider.

İkide bir takip, çıkarır.

Eve gözünde gözlük gider, bakar Fadime ve sütçü çıplak. Gözlüğü çıkarır bakar çıplak. Takar bakar yine çıplak.

Müthiş canı sıkılır ve Fadimeye der ki :

- Ula Fadime 250$ verdim gözlük aldım ama hemen bozuldu!..

Eş Değiştirme

İki laz çiftimiz vardır. Temel ile Fadime, İdris ile Emine...

Temel, İdris e gitmiş "İdris, ben eş değişme diye bişi duydum, deneyelim mi?" demiş...

İdrisin de aklına yatmış, konuyu karılarına da açmışlar, onların da onayını alınca bu işi yapacakları tarihi belirleyerek ayarlamışlar...

O gün gelmiş, gece olmuş, herkes işini bitirmiş, Temel cigara yakmış, İdrise dönüp "İdris yaw, bizim karılar şimdi ne yapıyordur acaba?" demiş.

Dünyadan Haberin Yok

Bir gün Temel marketten bir kutu orkidle çıkmış. Onu gören Dursun sormuş,

- Ne yapacaksın orkidi?

- Sen bilmiyor musun Dursun? Onunla tenis oynaniyo, bisiklete biniliyo, kosuluyo, oohooo, senin dünyadan haberin yok...

Dönme Dolap

Temel ve Fadime lunaparka giderler. Dolaşırlarken bir ara Fadime dönme dolaba binmek ister. Temel karşı çıkar,

- "Olmaz, donun gözükür..." der. Fadime susar.

Az sonra Temel balonlara tüfek atarken Fadime çaktırmadan yanından ayrılır.

On dakika sonra döndüğünde Temel sorar,

- "Neredeydin?"

Fadime kafasını öne eğip, "Dönme dolaba bindim..." der ve bunu duyan Temel acayip sinirlenir.

- "Ben sana binme donun gözükür demedim mi?" der.

Bunun üzerine Fadime

- "Dedin ama gözükmedi... Çikardim oni"...

Çekirge

Temel Üniversite de profesörmüş ve çekirgeler konusunda bir araştırma yapıyormuş. Prof. Temel in araştırma notları :

1.gün

- Çekirgenin 1 ayağını kopardığımızda, zıpla deyince zıplıyor.

2.gün

- Çekirgenin 2 ayağını kopardığımızda zıpla deyince zıplıyor.

3.gün

- Çekirgenin 3 ayağını kopardığımızda zıpla deyince zıplıyor.

4.gün

- Çekirgenin 4. ve sonuncu ayağını kopardığımızda kulakları duymuyor..

Deniz Bitti

Açık denizde geminin kaptanı ölünce Karadenizli diyerek Temeli kaptanlığa getirirler... Bir gün, iki gün derken işler iyi gider, fakat üçüncü gün sabaha karşı gemi karaya oturunca bütün tayfalar :

- Ne ettin de karaya oturttun gemiyi kaptan?..

diye sorunca, Temel cevap verir :

- Pen pisey etmedum... Denuz pitti...

Cep Telefonu

Temel arkeoloji profesörüdür ve Amerika da gerçekleşecek bir konferansa davet edilir.

Konferansa katılır. Amerikalılar anlatmaya başlar,

- Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 25 metre aşağı indik ve telefon kabloları

bulduk. Öyleyse bizim atalarımız asırlar önce telefon kullanmışlardır.

Sıra Türkiye ye gelir ve Temel başlar anlatmaya,

- Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 50 metre aşağı indik ama bir şey bulamadık.

Buradan şu sonuca ulaştık... Atalarımız asırlar önce cep telefonu kullanmışlardır...

Temel arkeoloji profesörüdür ve Amerika da gerçekleşecek bir konferansa davet edilir.

Konferansa katılır. Amerikalılar anlatmaya başlar,

- Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 25 metre aşağı indik ve telefon kabloları

bulduk. Öyleyse bizim atalarımız asırlar önce telefon kullanmışlardır.

Sıra Türkiye ye gelir ve Temel başlar anlatmaya,

- Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 50 metre aşağı indik ama bir şey bulamadık.

Buradan şu sonuca ulaştık... Atalarımız asırlar önce cep telefonu kullanmışlardır...

Bu dolar Sahte

Marketin birine bir turist gelmiş, bir şeyler almış, kasada ödeme yaparken, kasiyere cebinden 100$ çıkartıp vermiş. Kasiyer paranın sahte olmasından şüphelenerek paranın orasına burasına bakmaya başlamış ama bir türlü emin

olamamış. Bakmış böyle olmayacak parayı sırada bekleyen Temel e uzatmış.

- "Bir de siz bakar mısınız?

- Ben anlayamadım..." demiş.

Temel paranın bir altına bir üstüne bakmış sonra tezgahın üzerine atmış ve

- "Bu para sahte" demiş.

Herkes şaşırmış ve nasıl anladın bu kadar çabuk demişler.

Temel de, Çok kolay, bunun üstünde Atatürk resmi yok. demiş..

Boynuzlu Köpek

Temel bir gün keçinin boynuna tasma takmış gezdiriyormuş. Arkadaşı Dursun yolda onu görüp :

- Ula Temel Napiysin ?...

- Ula cörmiymisin Çöpegimi cezdurayrum Dursun kardeşim...

- Ula Temel bunun boynuzlari var....

- Valla ben onin özel hayatina karismayrum...

Ben de Oynarım

Temel bir arkadaşının daveti üzerine İzmir e gitmiş. Orada arkadaşıyla dolaşırken, birde bakmışlar ki, birkaç efe zeybek oynuyor. Kendilerine özgü ağır hareketlerle kol vurup diz büken efeleri seyrederlerken, arkadaşı Temel e dönüp sormuş :

- Ne güzel oynuyorlar değil mi ?

Temel dudak bükmüş;

- O kadar düşündükten sonra ben de oynarım...

Banka Soygunu

Temel ile Dursun Amerika da yaşarlarken paraları bitmiş ve bir banka soymayı kafalarına koymuşlar. Gece yarısı olmuş, Dursun ve Temel kapıları açıp içeride kasaları aramaya koyulmuşlar. Temel bir kasa görmüş, açmışlar ve içinden bir kase muhallebi çıkmış. E bu kadar uğraştık boşa gitmesin demişler ve bunu Temel afiyetle yemiş. Daha sonra bir kasa daha görmüşler ve onu da açmışlar bir kase muhallebi daha. Bunu da Dursun yemiş. Tabii ikisi de şaşırmış koca bankada nasıl para olmaz diye ve orayı terk etmişler.

Ertesi gün gazetelerde manşet :

- "Dünyanın en büyük Sperm Bankası soyuldu!..

Balık ve Temel

Temel bir gün bir hayvanat bahçesine gitmiş. Akvaryumların yanında birini görmüş. Adam elini akvaryumun neresine götürse balık da takip ediyormuş.

Temel sormuş :

- Ula bu nasi oliyi?..

Adam bilmiş bir tavırla cevaplamış :

- Her zaman daha zeki olan yaratıklar kendinden daha az zeki olanları yönetebilirler...

demiş ve oradan uzaklaşmış. Birkaç dakika sonra geldiğinde bir de ne görsün?

Temel akvaryuma ağzını yapıştırmış, balık gibi bir açıyor bir kapıyor...

Attaaaa Gideceğiz

Azrail Temel in canini almak için gelmişti. Temel hemen bir çare buldu. İşaret parmağını ağzına sokup, "aguk guguk" sesleri çıkartarak bebek taklidi yaptı.

Azrail durumu anlayıp Temel in oyununu bozmak istemedi ve gitti. Ertesi gün Temeli almak için geldiğinde Temel in kendisine bir emzik bile aldığını ve yerlerde emeklediğini gören Azrail, Temel e :

- Temel, gel attaaaa gideceğiz...

Babanın Sonu

- Babam öldü, demiş Temel.

ilyas sormuş:

- Neden öldü?

- Apartmanın sekizinci katının balkonundan düştü.

- Eyvah parçalandı mı?

- Yok, girişteki bakkalın tentesine düşünce oradan havalanıp karşı apartmana yöneldi.

- Apartmana mı çarptı, nasıl oldu?

- Yok, karşı apartmanın balkonunda çamaşırlar asılı idi. Çamaşır ipine vurup fabrikanın bahçesine düştü.

- Orada mi öldü?

- Yok, fabrika çelik yay fabrikası, bahçedeki yayların üzerine düşüp havalandı yeniden...

- Peki sonra?

- Sonrası ne? Baktık ki yere inmiyor, biz de vurduk onu..

Atlar Karışıyor

Temel ile Dursun iki tane at almışlar. Fakat devamlı karıştırıyorlarmış. Hangisi kimin atı belli değil. O yüzden Temel in aklına parlak bir fikir gelmiş ve atın bir tanesinin kuyruğunu kesmiş. Dursun da ona inat o da diğer atın kuyruğunu kesmiş. Temel bu sefer atın bir tanesine boya ile işaret koymuş. Dursun ona inat diğer atın ayni yerine aynı boya ile işaret koymuş.

Temel bakmış böyle olmuyor, Dursuna :

- Dursun bak bu böyle olmayacak. En iyisu beyaz at benimki, siyah at da seninki olsun...

Asansör

Kapıcı Temel çalıştığı on katlı binanın asansörü bozulunca asansörün kapısına şöyle bir yazı aşıyor :

- "Asansör pozuk, en yakın asansör yüz metre ileride, Veysel Apartimanundadir."

Arkadaşlarımı Geri Getir

Bir Fransız bir İngiliz ve bir de Temel bir gemi kazasından sonra ıssız bir adaya çıkarlar. İngiliz kumsalda bir lamba bulur. Fransız bunun Aladdinin sihirli lambası olabileceğini söyler ve lambayı ovuşturur. Gerçektende lambadan bir cin çıkar ve konuşmaya başlar :

- Dileyin benden ne dilerseniz...

İngiliz : Ben ailemin yanına İngiltereye gitmek istiyorum... der.

Cin hemen isteğini yerine getirir.

Sıra Fransıza gelir. O da ailesinin yanına Fransaya gitmek ister. Onun isteği de yerine gelir.

Sıra Temeldedir. Temel biraz düşünür. Cin çabuk olmasını söyler. Temel etrafına bakar ve cine dileğini söyler :

- Arkadaşlarım da gitti ben bu ıssız adada yalnız kaldım onun için arkadaşlarımı hemen geri getirmeni istiyorum" der...

Aslan Yürekli Temel

Temel hayvanat bahçesinde gezerken açık bulduğu bir kafesten içeri dalmış.

Görevliler panik içerinde arkasından bağırmışlar :

- Hoop, dur ne yapıyorsun, orası aslanın kafesi !..

Temel geri dönmüş, görevlilere söyle bir bakıp,

- Sankim aslaninizi yeduk...

Amerika, Amerika

Temel ile Dursun Karadeniz sahilinde oturuyorlarmış.

Temel Dursun a demiş ki :

- Gel beraber Amerika ya yüzelim...

İki kafadar Karadeniz den başlamışlar yüzmeye, Marmara, Ege, Akdeniz felan derken okyanusları da aşıp Amerika ya yaklaşmışlar. Hatta özgürlük anıtını görmüşler.

Tam bu sırada bizim Temel Dursun a dönüp :

- Dursun ben kesildum geri doneyrum...

Akşam Serinliği

Rus kozmonotu Yuri Gagarin in aya ayak basmasından sonra yapılan tartışmaya katılan Temel, olaylara küçümser bir havada yaklaşmakta ve bu arkadaşlarının da garibine gitmektedir. Bir ara Temel konuşmaya başlar :

- "O da pisey midur, piz yakunda güneşe gideceguz..."

Sohbete katılanların gözleri fal taşı gibi açılır ve içlerinden biri :

- "Oraya gidemezsiniz işte!" der, "Çünkü orası çok sıcaktır."

Temel, hiç lafın altında kalır mi?

- "Piz de gündüz gitmeyeceguz ya, akşam serunlugunda gideceguz..."

Alkış

Bir uçak düşmek üzereymiş. Bu yüzden uçağın tabanı da dahil olmak üzere her şeyi atmışlar. Yalnızca uçağın tavanına tutunan yolcular ve pilot kalmış.

Pilot:

- "Uçak hala düşüyor, bir yolcunun atlaması gerekli" demiş.

Temel:

- "Ben atlarım ama sevgili kaptan pilotumuz hariç hepinizden kuvvetli bir alkış bekliyorum..."

deyince bütün yolcular Temel i alkışlamış ve aşağı düşmüş.

Sadece Temel ve pilot kurtulmuş...

AIDS

Temel bir gün ölümcül hastalığa yakalanır. Dursun da yanında refakatçi olarak kalmaktadır. Temel gelen herkese ben AIDS im der. Dursun artık dayanamaz ve sonunda sorar :

- Temel sen AIDS felan değilsin neden herkese yalan söylüyorsun?

Temelde:

-Haçen öylede ölücem böyle de. En azında karıyı sağlama alalim bari...

Ağır Roman

Temel bir kitapevine girmiş, tezgahtara,

- Bana bir roman lazum...

demiş. Tezgahtar sormuş,

- Efendim ağır mı olsun yoksa hafif mi?

Temel,

- Farketmez, nasul olsa arabam kapinun önünde...